Arabic Turkish
 
2021-03-31   Arkadþýna gönder
236 (172)


Başkan mı değişti politika mı? Irak Türkmenleri için kritik karar


Çetiner Çetin

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi’nin görevinden istifa etmesi kimilerini küstürdü, duygulandırdı. Kimileri içinse Türkmen siyasetinin içinde bulunduğu sıkışmışlığa isyanıydı. Sosyal medyada ve bazı mecralarda Salihi’nin Ankara tarafından istifa ettirildiği yazıldı, buna yönelik tepkiler dile getirildi. Peki aslında durum neydi?
Kerkük hoyratlarının duygulu ama tok sesidir Irak Türkleri yani Türkmenler. Araplar ve Kürtlerden sona Irak’ın üçüncü büyük halkıdır. Osmanlı’dan sonra gelen Irak yönetimleri, Baas rejimi dönemlerinde büyük baskılar ve katliamlara karşı kimliklerini korumayı başardılar. Ama aynı baskı ve katliamlara 2003 sonrası ve DEAŞ işgalinde de maruz kaldılar. Bütün bu süreçlerde milli Türkmen çizgisinin oluşturduğu en önemli siyasi yapılanma Irak Türkmen Cephesi (ITC) oldu.

ITC kurulduğu günden bu yana Kerkük, Musul, Telafer, Erbil, Tuzhurmatu ve Diyala’yı içine alan Türkmenlerin yoğun yaşadığı bu coğrafyada mezhepçilik (Şii-Sünni ayrımı) olmadan Türkmenlerin siyasi örgütlenmesini amaçladı, onların haklarının korunması amacıyla Bağdat ve Erbil siyasetinde mücadele veriyor.

Etnik ve mezhebi bölünmenin dibini gören Irak’ta Türkmenlerin milli bir siyaset izlemeleri ve bunu Bağdat ve Erbil’de temsil edebilmeleri oldukça zor ve sınırlı oldu. Ancak burada Türkmenlerin de kendi içinde mezhep ayrılıklarının olduğu ve ayrılığın zaman zaman bölgesel oyuncular tarafından kullanıldığı da bir gerçektir.

Zira Türkmenler bu mezhep kavgası içinde çok dağıldılar. Bu mezhep farklılığına yönelik ayrışmalar Türkmenlerin Irak siyasetinde layıkıyla temsil edilebilmeleri ve haklarını almalarını engellemiştir. Buna karşı, ITC’nin Türkmen-yoğun bölgelerde örgütlü ve güçlü olması, yöneticilerinin halkla bütünleşmesi her Türkmenin hayali olageldi.

Türkmen halkı maalesef Arap ve Kürt halklarının sahip olduğu imkânlardan mahrum bırakıldı. Bu konuda Türkmen siyasetçilerin yetersiz kaldığı, kendi aralarında çıkar kavgaları birlik lafının söylemden öteye geçemediği en çok şikâyet edilen konulardır.

Ancak 2003’te Irak’ın işgal edilmesi, DAEŞ meselesi, DAEŞ sonrası durum, İran etkisi… Türkmen siyasetini daha da kırılgan hale getirirken ve Suriye’de bir PKK devletine yol açılırken ITC’deki görev değişimi ve yeniden yapılanmanın ihtiyaçlara cevap verme maksadı taşıdığı aşikar.

Geçtiğimiz günlerde ITC başkanlığını, yardımcısı Hasan Turan’a devreden Erşat Salihi de, 2011’de Türkmen siyasetinde ve ITC içinde yaşanan ayrışmaların akabinde Türkmen Meclisi’nin verdiği geçici bir kararla bu göreve getirilmişti.

Salihi aslında ailesiyle beraber bedel ödemiş bir siyasetçidir. Abisi Saddam Hüseyin rejimi tarafından idam edilmiş, kendi hapis yatmıştır.

Ancak belli ki tabanın bazı beklentilerini karşılayamamış. Görev yaptığı süre boyunca ITC’nin de kurucuları olan diğer Türkmen partiler ile birlikte hareket etme konusunda gerekli adımları atmamış olması, kendisini göreve getiren ve bütün Türkmenleri toparlayan Türkmen Meclisi’nin günden güne atıl hale gelmesi ve dağılmasına seyirci kalması Salihi’ye yönelik uzun soluklu bir eleştiridir.

ITC ilk Erbil merkezli olarak kurulsa da bugün merkezi Kerkük’tedir. Fakat bugün gelinen noktada Bağdat’ta güçlü varlık göstermesi, Türkmenlerin temsili ve haklarının korunması açısında hayati öneme sahip ama alınan yol sıfır. Kadrolar sıfır…

Türkmen ileri gelenleri arasındaki en temel kabullerden biri, ITC Başkanı’nın milletvekili olmaması, ITC teşkilatları ve Türkmenlerin sorunları ile birebir ilgilenmesi, ITC milletvekillerinin ise Bağdat ve Erbil siyasetinde varlık göstermesi gerektiği şeklindeydi.

Ama son 10 yıldır Bağdat siyasetinde büyük oranda tek başına mücadele eden Salihi, Türkmeneli’ni ziyaret edemediği, Kerkük’te bile sınırlı sürelerle kalabildiği yönünde eleştiriler yapıldı. Kısacası tabanla bağının koptuğuna yönelik eleştiriler…

Gerek Türkmen halkı gerek Ankara, Salihi’den ilerleyen süreçte milletvekili sıfatıyla Türkmen haklarının ve kazanımlarının Bağdat’ta korunmasına yönelik atılacak adımlarda önemli bir rol üstlenmesini bekliyor. Kaldı ki ITC bu çalışmalara destek vermeye devam edecektir zira murad edilen de budur.

Önümüzdeki ekim ayında Irak’ta genel seçim planlanıyor. Türkmenlerin temsili açısından oldukça kritik bir eşik. Çünkü yeni seçim yasası gereği Kerkük Arapların bulunduğu Batı, Kürtlerin bulunduğu Doğu, Türkmenler yanında Kürt ve Arapların da bulunduğu Merkez olarak üç seçim bölgesine ayrılıyor. Bu düzen içinde Türkmenler sadece merkez bölgede milletvekili çıkarma imkanı buluyor. Bu sebeple Türkmenlerin birlik içinde tek bir liste ve az sayıda aday ile seçime girmesi ve önceki seçimlerde sandığa gitmemiş olan 150 bin civarındaki ilave Türkmenin sandığa götürülmesinin sağlanması şart. Aksi halde sadece 4 vekil çıkacak olan merkez bölgeden sadece bir Türkmen vekil seçilmesi gibi bir sonuçla karşılaşılabilir.

Bu zafiyet Türkmeneli’nin kalbi olan Kerkük’te Türkmenleri zayıf bir azınlık konumuna düşürür. İşte bu yüzden ITC’nin diğer Türkmen partileri biraya getirmesi, bölünmeyi önlemesi ve milli adaylar çıkması için çaba göstermesi çok önemli. Kendi içinde mezhep farklılığı olan Türkmenlerin Şii ve Sünni güçlere eşit mesafede durmaları gerekiyor.

Kerkük’teki siyasi çevrelerde ve diğer Türkmen partileri arasındaki genel kabul, ITC Başkanı Hasan Turan’ın bu birlikteliği, ihtiyaç duyulan birleştirici ve aklıselim liderliği gösterebileceği yönünde.

Son birkaç aylık dönemde Kerkük’teki Türkmen siyasetine, siyasi partiler arasındaki tartışmalara dair basına ve sosyal medyaya yansıyan gelişmelerin, ITC ile diğer partiler arasında yaşanan tartışmaların, ITC içinde de bir uyumsuzluğun baş gösterdiği iddiaları, Türkmeneli yanında Türkiye’de bulunan Türkmen ileri gelenleri arasında da endişelere yol açmıştı.

Türkiye’den bazı önemli Türkmen şahısların, ikna çabalarının yetersiz kalması üzerine, bizzat Kerkük’e giderek Erşat Salihi ile diğer Türkmen liderleri bir araya getirmeye çalışmış, ancak ilerleme kaydedilememiştir. Bu durum da Türkmen taban nezdinde, Salihi’ye yönelik sürdürülen eleştirilerde önemli bir yer tutuyor.

Kerkük İl Meclisi Başkanlığı ve Kerkük milletvekilliği yapmış tecrübeli bir siyasetçi olan yeni başkan Turan’ın, tüm siyasi çevrelerle olumlu ilişkiler tesis ettiği, aklıselim ve alim bir tavırla Türkmen kimliğini ve haklarını savunduğu 2003’ten bu yana herkes tarafından biliniyor.

2007’den beri Kerkük’ün statüsüne ilişkin BM tarafından yürütülen müzakereler konusunda yerel ve uluslararası aktörlerin muhatap aldığı en önemli Türkmen siyasetçi Turan.

Öte yandan yerel kaynaklar Salihi’nin başkanlığı süresince, diğer Türkmen partileri ile ITC arasındaki ilişkilerin kopma noktasına geldiğini, ITC içinde de kopmalar yaşandığını, Salihi’nin “tek adam” yaklaşımına sahip bir lider kimliğine büründüğünü söylüyor.

Bu arada Salihi bugüne kadar en uzun süre ITC başkanlığı yapan isim oldu. ITC başkanlığı bu kadar misyon yüklüyken bir de milletvekilliğinin kendisini yorduğu dillendiriliyordu. Hatta bir iddia da yakın çevresine sürekli istifa edeceğini gündeme getirmesi Türkmen kurumları ve tabana olumsuz yansıdığı yönünde...

Dolayısıyla bu revizyon tabanın beklentisini yansıtıyor aslında. Bundan sonra bize lazım olan Türkmen kurumları ve siyasetinin eş zamanlı güçlendirilmesi, birbirini tamamlaması. Ruhu parçalanmış bir Irak’ta Türkmenlerin sımsıkı bir yumruk olması Ankara için de büyük önem arz ediyor.

Kaynak: www.haberturk.com/
Arkadþýna gönder