Arabic Turkish
 
2017-04-05   Arkadþýna gönder
31378 (3280)


Anayasal Açıdan Kerkük Sorunu


Ziyat Köprülü

Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bayrağının resmi kurum ve kuruluşlarda çekilmesi hususunda İl Meclisinin Karar almasını talep eden Kerkük valisinin Kerkük İl Meclisi Başkanlığına gönderdiği 742 sayılı ve 14.03.2017 tarihli yazısıyla Kerkük’te bir bayrak krizi başlamıştır. Akabinde Kerkük İl Meclisinin 28.03.2017 tarihinde Türkmen ve Arap üyelerinin boykot ettiği toplantıda ve sadece Kürt üyelerin tek taraflı kararıyla kanunsuz bir şekilde talebin kabul edilmesi krizin şiddetini bir doz daha artırmıştır.

Bu gelişmelerle birlikte Irak Kürt bölgesel Yönetimi bayrağı Kerkük’te kamu kurum ve kuruluşlarındaki gönderlere çekilmiştir. Büyük bir infiale neden olan bu kanunsuz karar Türkmen halkını harekete geçirmiştir. Türkmen gençliği; Kamu binaları sizinse cadde ve sokaklar bizimdir sloganıyla sokaklara inerek her yeri Türkmeneli bayraklarıyla süslemiştir.

Irak Parlamentosu başkanlığı 30 Mart 2017 tarihli 21. oturumunda anayasaya aykırı bir şekilde alınan Kerkük İl Meclisi kararının iptaliyle ilgili Türkmen milletvekillerinin ortak talebini teslim almış ve talebin 02 Nisan 2017 tarihli 22. Oturumu gündeminde ele alınacağını açıklamıştır. Bu oturumda Parlamento Başkanı konuyla ilgili bir karar taslağını oylamaya sunacağını açıklayınca Kürt üyeler oturumu terk etmişler. Mecliste nisabın sağlandığı başkan tarafından tespit edildikten sonra ve yapılan oylama sonucunda Kerkük’teki resmi dairelerde ve kamu kuruluşlarında Irak bayrağı dışında başka bir bayrağın asılmaması yönünde oy çokluğuyla bir karar alınmıştır.

Kerkük valisi ve İl Meclisinin Kürt üyeleri Irak Parlamentosunun böyle bir karar alma yetkisinin olmadığını iddia ederek bayrak asma karalarından vazgeçmeyeceklerini ve bayrağı indirmeyeceklerini düzenledikleri bir basın toplantısında açıkladılar. Aslında işin en gülünç tarafı kendi kararlarının yasal ancak Irak Parlamentosunun kararının anayasaya aykırı olduğunu iddia etmeleridir.

Bu da yetmedi Kerkük İl Meclisinin sadece Kürt üyeleri 04 Nisan 2017 tarihinde toplanarak Kerkük’te Irak Bölgesel Kürt Yönetimine katılmak için bir referandum kararı aldı. Anayasanın 140. Maddesine aykırı olan bu kararın alındığı toplantıya Türkmen ve Arap üyeler boykot ederek katılmadılar.

Peki anayasal olarak bu konuda kim haklı kim haksız? Aşağıda sıralayacağım birkaç noktada bunları acizane olarak sizlere izah etmeye çalışacağım:

1- Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Irak’ın üç vilayetinden oluşmaktadır. Bunlar Erbil, Süleymaniye ve Duhok vilayetleridir. Kerkük vilayeti önceden olduğu gibi hal hazırda da Irak merkezi hükümetine bağlıdır. Ayrıca anayasanın 12. maddesi ‘’Bayrak kanunla düzenlenir’’ demektedir. Yani Bayrakla ilgili her husus kararla değil kanunla düzenlenir. Kanunlar ise yasama organı olan Irak Parlamentosu tarafından çıkarılır. Dolayısıyla bölge bayrağının Kerkük ilinin resmi dairelerinde asılması anayasaya külliyen aykırıdır.

2- Her ne kadar Kerkük il Meclisi 11 Mayıs 2003 – 28 Haziran 2004 tarihleri arasında Irak Geçici Koalisyon Yönetimi Başkanı olan L. Paul Bremer’in 2004 yılı 71 nolu kararıyla seçildiyse de Kerkük herhangi bir bölgeye bağlı olmayan illere uygulanan 2008 yılı 21 nolu kanuna tabi illerden olup, Merkezi Hükümetin yasa ve kararlarına tabidir.

3- Irak anayasasında söz konusu 140. Madde Kerkük ilini çekişmeli araziler dahilinde zikretse de, bu çekişmenin veya anlaşmazlığın giderilmesini anayasada üç aşamalı şartın gerçekleşmesine bağlamıştır. Bu şartlar (Normalleştirme, Sayım ve Referandum) olarak belirlenmiştir. Ayrıca bunların gerçekleştirilmesini bir süreyle sınırlandırmıştır. Anayasanın 140. maddesinin ikinci bendi, halkın iradesini ortaya koyan ve aşamaların sonuncusunu teşkil eden REFERANDUM ile biten aşamalar için en geç 31 Aralık 2007 tarihini tespit edip sınırlandırmıştır. Sürenin üzerine yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen henüz ilk aşama olan normalleştirme tamamlanamamıştır. Dolayısıyla şarta bağlanan anayasanın 140. Maddesi geçerliliğini yitirmiştir.

4- Kerkük İl Meclisinin 04 Nisan 2017 tarihinde aldığı Referandum kararı her türlü halde anayasaya aykırıdır. Şöyle ki :
 Anayasanın 140. Maddesi 2007 yılı sonu itibarıyla geçerliliğini yitirmiştir.
 Anayasanın 140. Maddesi geçerliliğini yitirmediğini farz edelim. Ona rağmen ilk iki aşama (Normalleştirme ve Sayın) tamamlanmadan referandum kararı almak yine anayasaya aykırıdır.
 Bu karar ayrıca 2008 yılı 36 nolu İl, İlçe ve Kasaba Meclisleri Seçimi Kanununun 23. Maddesinin ‘’Seçimler yapılana dek Kerkük ili statüsünün anayasada zikredildiği şekilde devam edecek’’ ibaresini içeren 5. fıkrasına da aykırıdır.

5- Irak Parlamentosunun 02 Nisan 2017 tarihinde Kerkük ile ilgili almış olduğu karar, 2008 yılı 21 nolu (Değişik:2010) İl Meclisleri kanununun 20. Madde hükümlerine uygundur. Bu madde Parlamentoya, bir İl Meclisinin Anayasa ve kanunlara aykırı aldığı herhangi bir kararı iptal etme yetkisi vermiştir.

6- Anayasanın 122. Maddesi herhangi bir bölgeye bağlı olmayan iller hususunda İl Meclislerinin yetkilerini idari ve mali olarak sınırlamıştır. Dolayısıyla İl Meclislerinin siyasi ve egemenlik konusu olan bayrak konusunda karar alma yetkisi yoktur.

7- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1500 sayılı kararıyla 14.08.2003 tarihinde kurulan ve 2007 yılında 1770 sayılı karar gereği rolü genişleyen çekişmeli araziler sorununu çözme konusu dahil Irak hükümetine yardım amacıyla görev yapan Birleşmiş Milletler Irak’a Yardım Misyonu (UNAMI) da bu karardan endişe duyduğunu açıklamış ve Irak hükümetinin, anayasaya göre Kerkük ilinin merkezi hükümete bağlı olduğunu Irak bayrağı dışında başka bir bayrağın asılamayacağını açıkladığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak ve bütün bu dayanaklara rağmen Kerkük ile ilgili bu tartışma bitti mi veya biter mi? Cevap çok basit HAYIR..!
Peki neden? Çünkü Kürt tarafı kayıp ettikçe yeni bir sorun ve yeni bir tartışma konusunu ortaya atacaktır.

Ancak aklıselim Iraklıların gözünde Irak’ın küçük bir modelini teşkil eden ve kardeşlik şehri olarak baktığımız Türkmen şehri Kerkük, yaşanan bu krizde dahi birleştirici özelliğini bir kes daha ortaya koymuştur. 1-2 Nisan 2017’de Irak Parlamentosunun tarihinde bir ilk gerçekleşti ve ilk kes Sünni ve Şii Arap milletvekilleri ittifak içinde Kerkük İl Meclisinin kararını iptal etti. Böylece Türkmen şehri Kerkük bir kes daha ulusallığın ve kardeşliğin simgesi olduğunu bariz bir şekilde ortaya koymuştur. Türkmenler ise gerek parlamentoda gerekse Türkmen bölgelerinde düzenledikleri barışçıl tezahüratlarında taşıdıkları bayrak ve pankartlarla Irak’ın birliği ve dirliğini nedenli önemsediklerini bir kez daha gözler önüne sermişlerdir. Umarım ki sergilenen bu onurlu davranış ve vatanperverlik Irak halkının bütün kesimleri tarafından benimsenip örnek alınır.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Papa’nın Irak Ziyareti ve Düşündürdükleri
2 - Büyükelçi Fatih Yıldız’ın Kerkük Ziyareti Hakkında Düşünceler..
3 - Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup
4 - BÜYÜKLERE MASAL-10
5 - Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...
6 - TÜRKMEN TOPLUMUNUN HEDEFİ ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ…
7 - UNUTULMAYAN KATLİAMIN GETİRDİKLERİ
8 - BM GÜVENİRLİĞİNİ KAYBETMEK ÜZERE…
9 - Telafer Neden İl Olmasın ?
10 - BÜYÜKLERE MASAL (8)
11 - BÜYÜKLERE MASAL (VII)
12 - BÜYÜKLERE MASAL (VI)
13 - Rice’ın Kerkük Ziyareti… Mesajlar ve Yapılması Gerekenler
14 - BÜYÜKLERE MASAL (V)
15 - BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN IRAK’A DÖNÜŞÜ VE KERKÜK
16 - BÜYÜKLERE MASAL (4)
17 - BÜYÜKLERE MASAL (III)
18 - Birlik ve beraberliğin örneği olalım..
19 - ALLAH'A ŞİKAYETÇİYİM.. BAŞKA KİMİM VAR..?
20 - BÜYÜKLERE MASAL…(II)
21 - BİR TÜRKMEN GÖZÜYLE KERKÜK…
22 - SADDAM… TÜRKMENLER… VE DÜNYA BARIŞ ELÇİSİ'NİN İNSAFI
23 - KERKÜK'ÜN IRAKLILIĞINI SAVUNMAK
24 - MADEM Kİ KADERİ PAYLAŞIYORUZ.. O ZAMAN YÖNETİMİ DE PAYLAŞMALIYIZ.
25 - SEÇİMLERİN DÜRÜSTLÜĞÜNDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE SEÇİM YÜKSEK KOMİSERLİĞİ SORUMLUDUR
26 - BÜYÜKLERE MASAL…
27 - IRAK ANAYASA TASLAĞI, “ETNİK TEMİZLİK” İÇİN BİR DAVETİYEDİR.
28 - ULUSLAR ARASI KRİZ GRUBU
29 - Irak Seçimleri Hakkında Düşünceler
30 - SAYIN GAZİ AJAİL AL-YAVER’E AÇIK MEKTUP
>>Sonraki >>