Arabic Turkish
 
2006-10-09   Arkadþýna gönder
2646 (1082)


Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?


Cengiz Bayraktar

İki bin altı yılının mübarek ramazan ayının ikinci Cuma’sını da huşu içinde ve de milli endişelerle yola saldık. Aydın Türkmen toplumu olarak bugüne nasıl geldik, bir eli kanlı zalimden kurtulduk derken bin bir eli kanlıya nasıl mahkûm olduk. Kıyıcı benzeri görülmemiş desiselerle, yalanlarla, bu denli varlığımızı tehdit edecek, karış karış topraklarımıza el koyacak, dünyanın her türlü desteğini almış, sözde mazlum bir toplumun milis gücünün zulmüne, sahipsiz, öksüzler gibi terk edildiğimizi akla hayale sığdırmak mümkün mü? Bu ihtimal varit mi? daha önce görülmüşü? Yoksa bu da Türkmen milletine reva görülen geçici bir durum olup üç yıl beş yıl bilemedin on yıl gibi zulmün, çilenin son demleri mi?
Sosyal bilimciler, daha önce devlet tecrübesi olmayan bir toplumun, aşiret yapısından devlete intikal etmesi için elli, yüz yıl gibi bir süre yeterli sayılmaz, daha uzun bir süre gerekir diye ifade etmektedirler. Kuzey Irak’taki, aşiret liderlerinden gelen biz devlet olduk, sınırlarımızı da tayin ettik Telafer, Erbil, Kerkük bizimdir vaveylâlarından endişelendiğimiz gibi bir hâsılı hiç kimse aklının ucuna getirmesin. Kürt Celal Talabani Bağdat tahtında oturduğu sürece bu vaveylaya kulak asmak ancak latife olur.
Mutat endişemiz daha çok bir yandan Türkmeneli bölgesinin yeraltı, yerüstünü zenginliklerini talan eden bir yandan da (daha önce de dedelerine yaptıkları gibi) bu zavallı aşiret reislerine imkânsız vaatlerde bulunarak masum Kürt halkını devlet olduk naralarıyla galeyana getirip Türkmen ve Arap kardeşlerine karşı katliam yapmak.
Gelgit endişemiz ise kafamıza sirayet eden, geçmişimizle, geleceğimizle yakından alakalı Lozan antlaşması öncesi ve sonraları ve bu anlaşmadan doğan günümüzdeki ağır sancılarıdır. O günkü, bugünkü TBMM’nin çoğunluğunun benzer bakış açıları, özellikle Irak Türkmenleri için hayati önem arz eden Türk Millet Vekillerinin duruşları, önerileri, kararları bölgenin ve Türkiye’mizin geleceği hakkında haklı endişelerdir.
Dünü andığımda ''Bu bayramı da Musul’suz kutladık'' manşet cümlesi yorgun kalbimin atışlarını bozuyor. Yine dünkü TBMM kürsüsünde: Siirt Mebusu Necmettin Bey: “Musul'u terk etmenin bütün doğu vilâyetlerini terk etmek anlamına geldiğini, bu meselenin Cemiyet-i Akvam'a havale edilmesinin, Musul'u İngiltere'ye vermek anlamına geldiğini ısrarla ifade ettiğini görüyorum”,[1] ardından Erzurum Mebusu Hüseyin Avni bey “Gerek Vekiller Heyeti'nin, gerekse TBMM'nin Misâk-ı Millî'den zerre kadar fedakârlıkta bulunması hâlinde, millet ve namus adına bu işten el çekmeli ve çekip gitmelidir diyerek sertçe mevcut hükümeti uyarıyor”[2] sıra büyük komutan Gazi Mustafa Kemal’e geldiğinde, Kurt bakışlı gazi şöyle haykırır:
“Efendiler, arazi meselesi ve hudut meselesi Misak-i Milli'nin malim-i aliniz birinci maddesinin daireyi şümulüdür, Misak-i Milli şu hat bu hat diye hiçbir vakit hudut çizmemiştir, o hududu çizen şey milletin menfaati ve heyeti celilenin isabetli kararıdır..
Musul meselesinin hallini muharebeye girmemek için bir sonraki talik etmek demek ondan sarfı nazar etmek demek değildir. Belki bunun istihsali için daha kuvvetli olabileceğimiz bir zaman intizardır. Bugün sulh yaparız, bir ay sonra iki ay sonra
Musul meselesini halletmek için kıyam ederiz[3].”
Atatürk’ün işaret ettiği kıyam günü çok yakın olmalı ki bugün TBMM’nin ehemmiyetli konuları arasında öncelikte yer alan ve ne kadar Kuzey Irak sorunu gibi bu yeni terminolojiyi duysak ta esas itibariyle Musul meselesidir.
Musul’a, Erbil’e ve Kerkük sancağına ani bir ziyarette bulunan 2006 yılının TBMM temsilcileri üzerlerine sinen o mübarek topraklarının kokusunu, toprak zerreciklerini bugün TBMM binasına taşıdılar. Dün ağlayarak, zorunlu olarak ayrıldıkları Türk topraklarını capcanlı bulduklarını oradaki Türk varlığını ümit dolu, sabır dolu olmalarının yanında ezik, sahipsiz üvey evlat muamelesine mahkûm edildiklerine şahit olduklarını dile getirdiler ve bölgenin sorunlarıyla ilgili 30 sayfalık raporlarını TBMM başkanına, başbakana ve muhalefet başkanına, dışişleri bakanına sundular. Bugün TBMM Ak parti Milletvekili Çömez ile CHP Milletvekili Orhan Derin kürsüye gelerek, Amerikan himayesinde oldubitti bir referandumla Türkmenli’de, Kerkük’te hükümranlıklarını ilan etmek isteyen Kürt aşiret reislerini uyardırlar, haksız icraatlarını, mezalimlerini dile getirdiler. Türkmeneli topraklarını kuzey Irak’a iltihakını asla kabul etmeyeceklerini, bunun gerçekleşmesi durumunda Türkiye’nin bölgeye askeri müdahalede bulunması kaçınılmaz diye haykıran milletvekillerinin manidar sözleri özellikle Türkmen toplumunu büyük ölçüde rahatlatmış bizimde bu gelgit endişemizi şimdilik kafamızın en ücra köşesine itmiştir.
Türkmen toplumunu, masum Kürt halkının varlığı hiçbir zaman rahatsız etmemiştir.
B konuda küçük bir endişemiz olsa olsa Türkmen toplumunun da insan ruhu taşıdıklarını ve haklı davalarına bir türlü kanaat getirmeyen ve getirmeyeceğine inandığımız Amerika ve onun iki asıl stratejik ortakları İsrail ve İngiltere’dir, tabii birde bunların ortak uşakları kukla aşiret reisleri ve onun paralı milis gücüdür. ( İsrail dâhil bu yabancı güçlü devletleri küçümsediğimizi kimse algılamamalı, zira bu tanım uzun sürelide olsa geçici varlıklarından dolayıdır)
Büyük endişemiz ise TBMM’lerinin dış Türkler meselesine farklı bakış açılardır. Bu da diğer dış meselelerimizde olduğu gibi Musul Meselesini kimi zaman tozlu raflarda bekletip kimi zamanda yarım yamalak, devlet ciddiyetinden uzak, hele hele Türkiye gibi nice imparatorluk kurmuş kaç bin yıllık devlet geleneğini olan birine yakışmayan kararsızlık içinde gündeme getirme şekliyle alakalıdır. Temennimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Musul Meselesini gündemine ciddiyetle ele alması, Türkmen soydaşlarının meselelerini içte ve dışta irdelemesi, mazlum Türkmen halkına maddi manevi her türlü desteği aralıksız sağlamasıdır, Türkmen siyasetçilerini saflarını bir, dimdik tutmalarına yardımcı olması, siyasi, kültürel ve diğer haklarını elde etmelerine kadar ağabey rolünü üstlenmesidir. .
En büyük endişemiz ise cefakâr Türkmen toplumunun cefakâr siyası kadrosunun Eyüp peygamber misali netice almadan sabırlarının, nefeslerinin son bulması, kendi elleriyle saflarını bozmalardır. Kürt valilerini sineye çekmeye devam etmeleri, Kerkük Meclis, Belediye başkanlıklarını ve diğer resmi kurumları hak etmedikleri halde Kürtlere kaptırmalarıdır. Kerkük Vali makamının nelere mal olabileceğinin fakına varmamaları,, son seçimdeki Kürt valinin rolünü anımsamamaları, olup biten haksızlıklarda Kürt valinin gizli parmak izlerini aramamalılarıdır. Her şehrin en büyük sorumlusunun vali olduğunu unutup, bu kutlu makama talip olmamalarıdır. Bizde Iraklıyız, hem bu şehrin çoğunluk yüzüyüz, valililik bizimde hakkımız diyerek ısrarla talep etmemeleri, yediden yetmişe her Türkmen’in bu haklı isteği papağan misali dillendirme teşvik, tavsiyede bulamamalarıdır. Türkmen siyasi kurum ve kuruluşlarının dağınık görünümünden kurtulması için saflarını gözden geçirmemeleri, abesçe sözde kalan, tekrardan başka anlam ifade etmeyen birlik beraberliklerini gerçekçi, önyargısız ciddi ve de ivedilikle ele almamalarıdır. Türkmen siyasi sahnesinde, ne istediğini bilen karalı, bilgili her mahfilde mücadelesini verebilen, hâkimiyetini sabırlı, vakurlu Türkmen toplumundan almasını bilen milli Türkmen konseyini biran önce zuhura getirip Irak’ın Amerikansız yeni oluşumunda güçlü bir şekilde Türkmen milletinin haklarını savunmanın yollarını irdelememeleridir.
Kürt aşiret reislerine, ve onun peşmerge tehditlerine her yönden pabuç bırakmamaları ve.............koltuk, maddiyat, ne ve nasıl olursa olsun önde görünme olsun kavgasını yapmamalarıdır.

[1] Mim Kemal Öke; Kerkük-Musul Dosyası, İstanbul, 1991, s.62
[2] T.B.M.M. Gizli Celse Zabıtları;GXt IV, s.31-35.; M. Kemal Öke; Musul Meselesi Kronolojisi 1918-1926, İstanbul, 1987, s
[3] TBMM Gizli Celse Zabıtları,cilt 3/27 Şubat 1922


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
>>Sonraki >>