Arabic Turkish
 
2006-08-18   Arkadþýna gönder
1378 (530)


Göz Ardı Edilen Bir Değer: NÜFUS


Gökhan B. Yetiş


Irak’ta ABD işgali ile şüphesiz ki yeni bir döneme girilmiş, yeni dönem de her grup için yeni ve güncelleştirilmiş birer strateji ihtiyacı doğurmuştur. Uzun bir dönem ABD merkezli politikaların sahneleneceği Irak’ta, siyasette etkin olabilecek gruplar, bünyelerindeki öğeleri hazmedebilmiş ve ortak hareket edebilme yetisi kazanmış gruplar olacaktır.

Irak’taki büyük etnik grupların en küçüğü olarak tanımlanan Türkmenlere yeni anayasaca bazı haklar verilmişse de, uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. İşgal sonrası gerçekleşen ilk seçimlerde, Türkmenler arasında seçimlere katılıp katılmama konusunda yaşanan tereddüt, bir sarsıntıya sebep olmuşsa da seçimin sonuçlanmasıyla ortaya çıkan tablo kadar yıpratıcı olmamıştır.

Seçimlerin en çarpıcı sonucu, mevcut Türkmen politikalarının temel öğesi olan “nüfus çoğunluğu”nun en güvenilen bölgelerde dahi etkisinin yitirilmesi olmuştur. 1957’den itibaren uygulanan Araplaştırma politikası gereği Türkmenler aleyhine yönetilen ülke içi göç hareketleri, yeni dönemde de ABD’nin göz yumması ve Batılı şirketlerin kreditörlüğünde gerçekleşmektedir.

ABD’nin Irak’ta federatif bir yapı mı yoksa kuzeyde kukla bir Kürt Devleti mi kurmak istediği şu an için pek seçilememektedir. Ama şu bir gerçektir ki, bölgede Kürt adı verilen gruplarla aktif bir işbirliği içindedirler ve onlara Türkmenlere rağmen bazı haklar verilmektedir.

Birçok olumsuzluklara rağmen Türkmenler nüfus politikalarından vazgeçmemeli, hatta daha bilimsel bir boyuta taşınmalıdırlar. Bu da ancak demografik araştırmaların geliştirilmesiyle mümkündür.

Türkmen aşiretleri ve aile yapısı hakkında elimizde çok az kaynak bulunmaktadır. Bunlar arasında belki de bu alanı içeren ilk eser olarak sayılabilecek el-Azzavi’nin “Irak Aşiretleri”nde Türkmen varlığına yeterince nüfuz edilememişse de, Irak’ta mevcut bütün aşiret ve boyların Arap olduğunu ispat etmeyi amaçlayan Yunus el-Samera’nın “Irak Kabileleri”ne göre daha objektiftir. Irak aşiretleri konusunda yapılan en ciddi çalışmalardan birisi de Samır el-Amiri’nin araştırmalarını içeren “Iraklı Aşiretler Ansiklopedisi”dir. Bu eserde Türkmenlere özel bir bölüm ayrılmış, tarihleri, kökenleri ve Irak’ta kurdukları devletler anlatılmıştır(1). Yakın dönemde ise “Irak’ta Türkmen Aşiretleri, Habib Hürmüzlü ve Ekrem Pamukçu” ile “Tarihi Gelişim İçinde Irak’ta Türkmen Varlığı, Suphi Saatçi” dikkat çekmektedir.

Türkmen nüfusu her kesimce tartışılmışsa da, şimdiye kadar herhangi bir mutabakata varılamamıştır. Bazı çevreler siyasetlerinde yararlı olacağı düşüncesiyle nüfusu 5 milyona yaklaştırmakta, bazı çevreler ise daha önce yapılmış nüfus sayımlarını ölçek alarak çıkarım yapmakta, nüfusu 2–2,5 milyon olarak savunmaktadırlar. Dolayısıyla analitik bir değer olan nüfus, bilgi eksikliği nedeniyle siyasi bir mevzu haline gelmiştir.

Türkmen demografik yapısına yönelik ise elimizde yeterince kaynak bulunmamaktadır. Bu alanda 2005 yılında Global Strateji Enstitüsü bünyesinde yayınlanan Dr. İbrahim Sirkeci’nin “Irak’tan Türkmen Göçleri ve Göç Eğilimleri” adlı araştırması Türkmenlerin nüfusa bakış açılarını bilimsel bir şekle büründürmesi açısından çok önemlidir. Araştırma bünyesinde Bağdat, Kerkük, Musul ve Erbil başta olmak üzere Türkmenlerin yaşadığı çeşitli Irak kent ve kasabalarında yaklaşık 1500 hanede yüz yüze görüşmeler yapılarak uluslararası göç davranış ve eğilimleri hakkında bilgi toplanmış ve farklı siyasi hassasiyetlerle oluşturulan çeşitli kaynaklarda değişiklik gösteren “nüfus”un ancak Irak’ta uygun ve adil bir nüfus sayımı yapılması ile gerçekleşeceği savunulmuştur(2).

Nüfus politika ve programlarının kalkınma stratejileri ile bütünleşmesi ancak nüfusun planlama süreci içinde herhangi diğer bir ekonomik sektör gibi, ayrı bir sektör olarak ele, alınması ile mümkün olacaktır. Başka bir ifade ile nüfus, kalkınma planlarının “endojen” bir sektörü olabildiği ölçüde kalkınma stratejisi ile tutarlılığı sağlanmış olur(3).

ABD, Irak’ta demokratik ve ekonomik kalkınmanın etnik ayrımcılık yapılmadan toplumun genelinde etkili hale getirilmesini amaçlıyorsa, Türkmen nüfusu üzerine de mutlaka eğilmeli, tarafsız bir nüfus politikası gütmelidir.

Nüfus, Türkmenler için har vurup harman savurabileceği bir değer değildir. Nüfus, bilimsel araştırmaların ve Türkmen milli mücadelesinin ana eksenine oturtulmalı, her yönüyle Türkmen demografi haritası çizilmelidir.


Dipnotlar:

1. Hürmüzlü, Erşat, Irak’ta Türkmen Gerçeği, Kerkük Vakfı Yayın Nu: 16, İstanbul 2006, s. 142–144
2. Sirkeci, Dr. İbrahim, Irak’tan Türkmen Göçleri ve Göç Eğilimleri, Global Strateji Enstitüsü Yayın No:3, Ankara 2005, s. 5
3. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı: Nüfus, Demografi Yapısı, Göç Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT, Ankara 2001, s. 3




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmenciliği Niçin Bırakmalıyız?
2 - Türkmen Deklarasyonundaki Tezatlıklar
3 - “Kerkük Kimin” mi?
4 - Var Olmak Üstüne İki Mesele, Bir Not
5 - Çorbacılar
6 - Türkmen Tercihleri ve Toprak İlişkisi
7 - Türkmen-Kürt Kardeşliği(!)
8 - Irak’ta Sağlanamayan İstikrar ve Ülke İçi Göç Hareketleri
9 - Bir Lider Bekleniyor Ama...