Arabic Turkish
 
2006-01-22   Arkadþýna gönder
1358 (530)


´Türkmenler siyasette yetersiz kaldı´



Arkadaşımız Fikret Çelik, "Irak´ta en yetkili Türk" konumundaki Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Dr. Muzaffer Arslan´la Kuzey Irak´ı, Türkmenleri, Irak seçimlerini ve Türkiye´nin Irak politikasını konuştu.
F. Çelik: Irak’ın şu andaki genel durumu ve 15 Aralık tarihinde yapılan Irak seçimleri ve sonrasındaki yapılanma hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Dr. Arslan: Üç buçuk sene önce Amerikalılar Irak’a girdikten sonra Türkmenler büyük ümitlerle hayatlarında birçok değişiklik olur diye sevinmişlerdi. Amerika’nın iddiası, "Irak’a demokrasi ve özgürlük getireceğiz" şeklindeki ifadelerdi. Ancak zamanla Irak’ın içinde ciddi birtakım değişiklikler oldu. Amerika Irak’a girdiği zaman Irak’ın içindeki bazı grupları yanına alarak Irak’ta iktidarı sağlamak için bir çaba içerisine girdi. Belki bu işi yapmakla ilk hatasını yapmış oldu. Çünkü Irak’ın içinde olup bitenler, Saddam döneminde yapılan haksızlıklar ve mezalimler sadece Kürtlere ve Şiilere karşı yapılan bir şey değildi. Irak’ın bütün etnik gruplarına, bütün mezheplere hatta kendi partisi içinde olan insanlara karşı büyük bir zulüm yaptı, ama bundan daha çok pay alanı Türkmenler oldu. Bu hem Arap olmamaları, hem de Türkmenlere karşı eskiden beri olan ciddi düşmanlıktan dolayı idi. Türkmenlerin önde gelenleri idam edildi, soykırım yapıldı, onbinlerce Türkmen sürgünlere gönderildi, hapishanelerde çürümeye terk edildi, mahkemelerde süründürüldüler.
Şimdi tabii ki, "Amerikalılar gelince rahat bir nefes alacağız" diye düşündüler, ancak Saddam gitti ve özellikle Türkmen bölgelerinde Kürtlerin hakimiyetiyle karşı karşıya kalındı, daha doğrusu Kürtler bu durumu istismar ederek, hem Türkmen bölgelerinin etnik yapısını değiştirmek için çaba içerisine girdiler, hem de bu bölgelerde hakimiyet kurmaya çalıştılar. Türkmenlerin bütün şikayetleri, bütün müracaatları olumsuz sonuçlandı veya hiç cevaplandırılmadı.
Bu üç yıl içinde iki seçim yapıldı, bu seçimlerde çok açık olarak bir suiistimal, bir tezvirat söz konusu oldu. Ancak seçimlere gelmeden önce çok sayıda Iraklı Kürt vatandaşının Irak’ın kuzeyinden Türkmen bölgelerine getirilip yerleştirilmeleri ve bunlara özel olarak bazı imkânların sağlanması, ibrenin devamlı Kürtlerin lehine dönmesine sebep oldu. Buna önceleri Amerikan yönetimi göz yumdu, bilahare Iraklı yöneticiler de bu davranışa ortak oldular. Haliyle bütün olup bitenleri, bütün haksızlıkları Iraklı yöneticilere de tamamen yüklememiz doğru olmaz. Bu süreçte tabii ki Türkmenlerin de bazı eksik tarafları vardı. Özellikle siyasi yapılanmada birtakım sıkıntıları olmuş, en azından Irak´ta politika yapan siyasi gruplar kadar eski bir siyasi geleneğe sahip olmamalarının da büyük etkisi olmuştur, çünkü bilindiği gibi Irak´ın güneyinde yaşayan Şiiler, İran’ın desteğiyle ciddi bir varlık kazanmışlar, Saddam döneminde sayıları 100 bini bulan silahlı güçler, milisler oluşturmuşlardır. Son 15 yıl içerisinde Irak’ın kuzeyinde oluşan güvenlik bölgesinden yararlanarak, tabii daha önceden de hazırlıklı oldukları için ciddi bir milis kuvvete sahip olmuşlardı. Ayrıca siyasi gelenekleri de vardı. Irak Türkmenlerinin siyasi yapılanmasından daha ziyade milli ve milliyetçi bir yapıları vardı. Ancak bu ortamda sadece milliyetçi bir söylemle başarı göstermek mümkün değildir. Biraz da Irak’ın içindeki gerçekleri görerek, Irak´taki etnik ve mezhepsel yapıyı görerek bazı siyasi etkinliklerde bulunmaları gerekirdi. Bunlarda geç kalınmıştır, ama hiçbir şey yapılmadı değil, bir gayret gösterildi, fakat bu gayretler yetersiz kaldı. İşte bugün sonucu belli olan seçimlerde Irak Türkmenlerini temsilen Irak Türkmen Cephesi siyasi yarışa katılmıştı, maalesef cephe adına Kerkük’te bir milletvekilliği kazanıldı. Diğer ittifaklarla da iki milletvekilliği daha kazanıldı, o da Musul’da Sünni ittifaklarla girilen partilerle kazanılmıştır. Geçen sene özelikle Kerkük’te seçime katılım 73 bin civarında olmasına karşın aldığımız bu sonuca göre aşağı yukarı 59 bin Türkmen oyu çıkmıştır Kerkük bölgesinden. Bu büyük bir farktır, kaldı ki bizim beklediğimiz 200 - 300 fazla bir oydu, ancak böyle bir sonuçla karşı karşıya kaldığımız ortadadır. Bunun büyük ölçüde seçim sistemindeki yanlışlıklarla ve Kürtlerin seçim sandıklarında yaptıkları tezviratla da alakası olduğu bir gerçektir, ama bunun yanı sıra da son üç sene içerisinde tespit ettiğimiz, Türkmen vatandaşların da siyasi güçlerini benimsememesinden ileri gelmektedir. Bu da zamanla değişebilir, biraz önce de belirttiğim gibi Türkmenler siyasi yapılanmada diğer gruplara göre geç kalmışlardır.
Bilindiği gibi Irak Milli Türkmen Partisi, Körfez Savaşı´ndan sonra Türkmen haklarını iddia ederek ortaya çıkmış ve dünya kamuoyuna Türkmen meselelerini duyurmaya başlamıştır. O dönemde bizim başkanlığımızda olan faaliyetler vardı. Gerek Amerika’da, gerek Avrupa’da olsun, haklarımızı savunuyorduk. Daha sonra Irak siyasi yapılanmasında Irak Türkmen Cephesi olarak bu yarışa girildi. Anlaşılan şu ki; Irak Türkmen Cephesi’nin yapısında bir eksiklik vardır, temennim; ileride bu yapının düzelmesi veya başka alternatiflerin doğmasıdır.
F. Çelik: Şu anda açıklanan seçim sonuçlarına göre Irak’ta en fazla oyu Şiiler, ikinci olarak da Kürtler aldı. Tabii bunda Amerika´nın seçim esnasında ve öncesinde Kürtlere yaptığı yardımların da büyük etkisi olmuştur. Peki bu sonuçların Kürtlerin federasyon isteklerinde ne gibi etkileri olacaktır?
Dr. Arslan: Şimdi Irak Anayasası zaten bir federasyona izin veriyor, yani muhtemelen Irak´ın kuzeyinde Kürtlere bir federasyon hakkı tanınacaktır, ancak şu anda tartışma konusu olan şey; Irak’ın güneyinde yaşayan Şiilerin de buna benzer talepte bulunmalarıdır. Bu yüzden federasyon konusu Irak’ta ciddi olarak tartışılmaktadır. Ama her halükârda son 15 senenin avantajlarını kullanarak, Kürtler şu anda Irak’ın kuzeyinde adı ne olursa olsun bir oluşum kurmuşlardır. İster "özerklik", ister "federasyon" deyin bu bir gerçekliktir. Şu anda kendileri o bölgeyi yönetmektedir. Bu süreç nasıl devam edecek, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak biz kendi açımızdan meseleye baktığımız zaman, Türkmenler de buna benzer haklar için mücadele vermelidirler. Bu özerklik olabilir, federasyon olabilir veya Irak’ta kendi coğrafyaları içinde Türkmenlerin kendi kendilerini yönetmeleri şeklinde olabilir. Bunun için de bir altyapı oluşması lazımdır. Bu da Irak’ın içinde yaşayan Türkmenlerin milli bir vazifesidir. Buna göre kendilerini hazırlayıp siyasi arenaya çıkmaları lazımdır.
F. Çelik: Peki bu seçimlerde Türkmenlerin oylarının düşmesinde; Türkmenlerin başka siyasi oluşumlara, mesela Şii ittifakına, Sünni ittifakına oy vermeleri etkili olmuş mudur? Ayrıca Türkiye’nin Irak politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dr. Arslan: Irak’taki Türkmenlerin bir kısmının Sünni bir kısmınınsa Şii olduğu biliniyor, yani saklanacak bir tarafı yoktur. Tabii ki Şii kesimin bir bölümü Şii ittifaka oy vermiştir ve oradan üç milletvekilliği alınmıştır çıkan bu sonuca göre. Bu da bizim için lehte olan bir sonuçtur, ancak beklentimiz daha çok milletvekilliği idi bunu da belirtmek lazım. Diğer partilerden girenler ise mesela Musul’da Türkmenlerin anlaşarak Sünni ittifakla bazı arkadaşları seçime soktuğu biliniyor. Oradan da iki milletvekilliği kazanılmıştır, o da bizim lehimize bir gelişmedir. Buna benzer teşebbüsler olmuştur Irak Türkmen Cephesi´nin dışında. Bizim bunları yadırgamamız lazım, madem ki demokrasiden bahsediyoruz, bunları olgunlukla karşılamamız lazım. Türkmenlerin birbirleriyle çekişmeleri yerine, ayrı ayrı kulvarlarda Türkmenlerin haklarını savunacak hangi imkânlar varsa, hangi yollar varsa bunları kullanmaları lazım. Irak´taki Türkmenler şu veya bu partiden aday olabilirler, bu yasal bir haktır, bunu yadırgamak veya suçlamak kanaatimce doğru değildir.
Türkiye’nin siyasetine gelince, tabii ki Türkiye büyük ve binlerce senelik geleneğe sahip köklü bir devlettir. Kendine göre çizdiği bir dış siyaseti vardır, ama son Irak olaylarında ve olup bitenlerde Türkiye çok arzu edilen seviyede etkili olamamıştır. Bu sadece Türkmenler açısından değil, kendi açısından da böyledir. Hatta çoğu zaman Türkiye’nin kaybına ve aleyhine sonuçlanan olaylara sebep de olmuştur. Türkiye bu politikasını muhakkak ki gözden geçirecektir, çünkü Irak Türkiye için yabana atılabilecek bir mesele, yer değildir, olamaz. Irak’ta olup bitenler ciddi bir şekilde Türkiye’yi de ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Hem stratejik konumu itibariyle, hem de siyasi sebeplerden dolayı Türkiye’nin bazı önlemler almasını gerektiren bir yerdir. Irak’ta barışın sağlanması, istikrarın sağlanması bölge için, Irak için olduğu kadar Türkiye için de çok önemlidir. Ben Türkiye’nin de bu konuda katkısı olacağına inanıyorum. Bu ileride ciddi bir şekilde görülecektir. Irak’ın hem Türkiye, hem de Türk milletiyle bağları vardır. Türkmenlerin soy birliği vardır, ama diğerlerinin de tarihi bağları vardır, dini bağları vardır. Osmanlı Devleti´nden gelen bir ortaklıkları vardır, onun için bu avantajları Türkiye’nin kullanması gerekmektedir ve kullanacağına inanıyorum.
F. Çelik: Şu anda Irak içinde en yetkili konuda bulunan tek Türk sizsiniz. Irak Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı olarak Türkmenler adına ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?
Dr. Arslan: Dediğiniz görevi Türkmenlerin isteği üzerine almış ve kabul etmiş bulunuyorum, bunu da en iyi bir şekilde milletime hizmet etmek için kullanmaktayım. Tabii ki Irak’ın bu geçiş sürecinde bazı sıkıntılarımız olmaktadır, olacaktır da. Her şey istediğimiz gibi olmuyor, ancak mümkün olanları zorlayarak Türkmenler için elde edebileceklerimizi almaya gayret ediyoruz. Bu meyanda birçok Türkmen´i ilgilendiren problemi ve sorunu halletmek için gereken tedbiri alıp gereken yerlerle irtibatı sağlamaktayız. Bu sadece Cumhurbaşkanlığı nezdinde değil, aynı zamanda hükümet kanadında da yapılmaktadır. Bunun dışında da Irak Meclisi´nde de meseleleri dile getirmek için Meclis´te bugüne kadar görev yapmış arkadaşlarla işbirliği içerisinde hareket ediyoruz. Bu konumda bulunduğum sürece Türkmenlere hizmet etmek için elimden gelen çabayı sarf edeceğim. Tabii Türkmenlerin sorunları, meseleleri, sıkıntıları çok büyüktür. İşsizlik had safhadadır, demokratik sürecin işlememesinden dolayı çok büyük sıkıntı yaşanmaktadır. Özellikle Türkmen bölgelerinin Kürtler tarafından işgal edilmesinden dolayı yaşanmaktadır. Bunları oradaki hemşerilerimizle, yurttaşlarımızla ve soydaşlarımızla elbirliği içinde çözmeye çalışıyoruz...

aygazete.com


Arkadþýna gönder

Yorumlar:

yetersiz
yaz‎n‎z‎ okudum hayret pest ya siz ve sizin gibilerde yüz yok yada ba‏kalar‎na hizmet ediyorsunuz ?ya arkada‏ siz ve ekibiniz onun bunun ispiyoncular‎ türkmeni y‎llar boyu yِnetmediniz kim yetersiz türkmenler yüzünden ‏ahsiyet kazanan siz yetersiz kalan ve kacan siz türkmen aha türkmenelinde duruyor her halda birdah türkmenleri kand‎rmak akl‎ndan geciriyosun pek iyi yeterli siz olun 5 y‎ld‎r yapt‎klar‎n‎ annat. bugün tükmenlerin mal‎ can‎ namusu ev kِyü tehlikedeyse müsebbibi siz ve 15 ki‏ilik ekibinizin boynunda ahirete kadar tak‎lacakt‎r
çoban ali