Arabic Turkish
 
2004-07-17   Arkadþýna gönder
2549 (1067)


Katliam Anisinda-Bu meşaleyi Söndüremezler


Ümit KÖPRÜLÜ

Kerkük Katliamı yer yürüzünde hiç bir insanlk kesiminin kabul etmiyeceği, gerçekleştirenlerini kınayarak onlardan nefret edeceği bir eylemdir. Zulümün, insansızlığın, acımazlığın, işkencenin ve haksızlığın bu güne dek ermediği en yüksek mertebedir.

Yıl 1959. Gün 14 Temmuz. Bir şum Salı akşamı. Alkımlar içinde süslü, bezekli ve halkı, effendi, kültürlü, uygar, barışı, özgürlüğü, demokrasıyı seven, insan haklarına saygılı bir şehrin örnekliğine dayanmayan, dağ ayıları, dinsiz, imansız ve prensipsiz şovenizmin, kumizmin köleleri, su ekmeğe saygısı olmayan, acımasız, marhemetsiz, yaşlı, çocuk, ve gebe kadın, hasta falan düşünmeyen zalim, gaddar ve kafirler düğününde gelin gibi bezenmiş bir şehri, dakikalar süresinde alevler içinde bir savaş alanına çeviriyorlar. Her yeri ateşleriyle yakarak, ellerindeki sopa ve demir alatleriyle yıkarak harebeye dönderiyorlardı. Yanlarında kendilerini koruyacak hiç bir şey bulunmayan Kerkük insanlarının düzenledikleri barışcı yürüyüşlerinin üstüne çümlece Saldırarak, acmazcasına döverek yok ediyorlrdı.
Evet Kerkük’te durum günler öncesi çok kötüydü, ancak Türkmenler, her zaman su ve ekmekleri bile böldükleri, aynı şehirde kardeşleri sandıkları canilerden yurt dışnda pılanlanmış böyle bir eylemi uygulayacaklarını asla düşünememişlerdir. Onların savurdukları kin ve nefretlerine aldırmayarak, Kerkükt’e taklar kurarak 14.Temmuz Cumhuriyet bayramını ilk anısını büyük şenlik ve fastivallarla kutlamaya hazırlanıyorlard. Bir yandan Kerkükün cadde ve sukakları, gökkuşağı renkleri, çeşitli güller ve karanfiller içinde süslüyken, diğer yandandan da şehrin her yerinden kan kokuyordu.

14 Temmuz gününden önce bir sürü olayları gerçekleştirerek Türkmenlerin sevincini bozmak isteyen hainlere cevap hep aldırmamak ve iyi niyetle karşılamak olmuştu. Ancak
Tören günü akşamleyin Türkmenler yürüyüşteyken pılanın ilk bölümü uygulamaya koyulmuştu. Türkmenler Atlas caddesine girer girmez her türlü bıçak, sopa, süngü ve tüfeklerle silahlanan çoğu Kerkükün dışından Süleymaniyye Erbil ve Karağan şehirlerinden gelen yurt hainleri üstelerine saldırarak, güçsüz silahsız insanları dövmeye, iş yerleri ve dükanları kırıp dağıtarak talan etmeye başladılar. Binlerce masum insanları ağır yaraladılar ve kimilerini döverek anında öldürmüşlerdir. İlk şehidimiz Atlas Caddesindeki 14 Temmuz Gazinosu sahibi rahmetli Osman Hıdır idir. Onu öldürdükten sonar arabaya bağlayarak sürüklemişlerdi.

Kürt ve Komünist pılanın ikinci ve önemli bölümü 15 Temmuz günü sabahleyin saat on cıvarında uygulanmıştı. Irkcı hainler Türkmen milliyetçilerini birer birer evlerinden çıkararak çocuklarının gözü önünde her türlü işkence yaptıktan sonar, onları askeri arabalara bağlayarak, caddelerde sürüklemişlerdi. Şehitlerimizin canlarına vahşicasına kıydıktan sonar onları toplu olarak bir kuyuya atmışlardı. Aileri onların temiz naaşlarını çıkararak gömmüşlerdir. Şehitler kuyuya atılmadan once sıcak Temmuzun üç gün üç gecesi ağaç ve elektrik direklerine asılı verilmişlerdi. Kimi şehitlerimizin cesetleri parçalanarak satılışa arzedildikten sonar itlerin önüne atılmıştı.

Tabii acı ve üzüntü dolu bu katliamın olaylarına tanık olmamama rağmen, ağabe ve büyüklerimizden duduğumun kadarıyca her 14 Temmuz anısı geldiğinde gaddar saldıganların suçlarını kınayarak onlardan intikam almaya yemin ederim.
Zalim ve acımasızların Kerkükü ele geçirmek için Türkmenleri yok etmek ereğiyle başlattıkları büyük katliamları Saddam rejiminin idam ettiği büyük lider rahmetli Abdullah Abdurrahmanın ciddi girişimleriyle durdurulmuştu ve Katliami uygulayan zalimlerden birer birer intikam alınmıştı.
Ancak hksızlıklar milletimize karşı bugünümüze dekin devam etmektedir. Bu haksızlıklar karşısında Türkmenlerin milli mücadeleleri de devam etmektedir . Türkmenlerin özgürlük ve yasal hakları geçekleşinceye kadarda bu meşala devam edecektir ve üç buçuk Türkmenin elinde taşıdığı bu milli dava meşalasını hiç kimsede söndüremiyecektir.
Şehitlerimizle gurur duyarak izlerinde yürüyeceğiz. Yaşasın var olsun sonsuza dek Türkmen Ulusu.

Ümit KÖPRÜLÜ
Türkmen şanı Dergisinin Genel Yönetmeni
Turkmensani@yahoo.com



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Ben Bir Oğuz Türkmenim
2 - İsmail Serttürkmen ve “Ant olsun mavi asmanım sana”
3 - Mezopotamya Özerk Bölgesi
4 - 2017 İl Mecisleri Seçimleri İçin Ne Kadar Hazırız
5 - 2003 Yılı Öncesi Türkmen Milli Mücadelesi
6 - El Turkmaniyye TV. Muhabiri Başika’daki Türk Gücü Varlığından Rahatsızmış
7 - Liderlik Sana Yakışır Erşet
8 - Uyuyan Dayış Hücreleri
9 - Ölümünün 25. anısında ... Mehmet İzzet Hattat’tan Baas celladlarına direnme dersi
10 - Ölümünün ikinci anısında Türk Dünyasının ölümsüz kaybı Sadun Köprülü
11 - Kerkük Katliamı'nın 57. anısı ve düşündürdükleri
12 - Ah Temmuz ne kadar da uğursuzsun Türkmen'e
13 - Erşet Salihi ile Mesut Barzani’nin buluşması
14 - Cennet annelerin ayağı altındadır
15 - Körfez savaşı sonrası Irak ve Altunköprü katliamı
16 - Türkmen Davası Perişanlar kıralı Nihat Akkoyunlu’sunu kaybetti
17 - Altunköprü Destanı
18 - Daha kaç Fatma, Masume’ler kurban vereceğiz
19 - Türkiye’yi terör bitiremez
20 - Beşir, Tazehurmatu ve IŞİD Belası
21 - Bağdat 20 yıldır aynı tas aynı hamam
22 - Aşkımsın Kerkük sevdamsın Kerkük
23 - Kerküksüz elden ele düşmüşem
24 - Hür, bağımsız ve güçlü bir Türkmen İradesi için İstanbul Çalıştayı başlıyor
25 - Türkmeneli İzlenimleri (11) Erbil Çağdaşlığın zirvesinde
26 - Türkmeneli İzlenimleri (10) Türkmen Medyası
27 - Irak’ta Mezhepçiliğin tek garantisi Türkmenlerdir
28 - Beşir Köyü Destanı
29 - Türkmeneli İzlenimleri (8)
30 - Yurt dışındaki Türkmen aydınları İstanbul Forumunda buluşuyor
>>Sonraki >>