Arabic Turkish
 
2015-09-08   Arkadþýna gönder
14377 (1564)


Tisin´li Şair, Celal Rıza Efendi´nin, Kerkük Üzerine Yazdığı Şiirler


Aydın Kerkük



Eskiden Kerkük´e bağlı bir köy olup, şimdi ise Kerkük´ün en büyük semtlerinden biri sayılan (Tisin), yetiştirdiği şair Celal Rıza Efendi ile birlikte anılarak, her ikisi de sembolik olarak dillerde dolaşmakta olup, hatıralarda yaşamaktadırlar. Tisin dedik bu güzel köyümüz ve semtimiz, uğradığı zulümleri birkaç kelimeyle de olsa anlatmak bizim boyun borcumuzdur. Bilindiği gibi geçen rejim zamanı yoğun bir Türkmen bölgesidir diye içinden, yüzlerce insan suçsuz yere idam edildikten sonra, semtteki evler yıkım makineleriyle yıktırılıp haritadan silinmek istenmiştir. Hatta Tisin o kadar vahim bir hale gelmişti ki, 2003´ten sonra işbaşına gelen hükümet, Tisin´i felaketzede bölgesi olarak ilan etmiştir.
Celal Rıza Efendi, yüksek ahlakıyla ve çok sayıda yazdığı üstün seviyeli şiirleriyle ister halk tarafından, veya Türkmen edebiyatçıları tarafından her zaman ilgi kaynağı olarak gönüllerde mesken tutmuştur. Şair Celal Rıza Efendi´nin Türkmen matbuatında çıkan şiirleri bir yana dursun, onun yayınlanmayan şiirleri, Türkmen Edebiyatçıları ve şiirinin hayranları tarafından sabırsızlıkla ve uzun zamandan beri beklenmektedir. Şair Celal Rıza, Tisin´de parmakla sayılacak çok kültürlü hemde zengin bir aileye mensuptur. Nitekim onun babası Rıza Efendi, Osmanlılar devrinde Kerkük´te nüfus müdürü görevinde bulunmuştur. Şairin ailesinin şiirle pek ilgilenmemesi yanında,yine de dedelerinin sandıklarda kalan şiirlerini koruyarak bu güne kadar ulaştırmışlardır. Buna ilaveten, şairin ailesi dedelerinin şiir ve yazılarını toplayarak kitaplar halinde görmeyi çok arzu etmeleriyle birlikte, bu işi kimin başaracağı üzerinde yıllarca tartışıp kalmışlardır.
Bu uğurda vefadar ailenin imdadına bazı dostlar koşarak, ilk önce el yazması halinde duran şiir taslaklarını teker teker bilgisayar makinesiyle
Yazıp, 444 sayfalık bir kitap haline getirmişlerdir. Belli bir sayıda basılan bu kitaptan şairin çok kadirşinas yakınları bizi unutmadan bir kitap bize armağan ettiler. Kitabın hazırlanmasında büyük emeği geçen değerli kardeşimiz Hacı Necat Necef Hamzeli Beyefendi, kitap için rica ve vefa borcu adlı bir sayfalık yazısında, kitabın bu haliyle çıkışnda kendilerine yardımda bulunan herkese teşekkür ettiğini bildirmektedir.
Kitabı hazırlayanlar, şairin öz geçmişini ve kendi yazmış olduğu bir buçuk sayfalık bir yazıyı kitaba alarak yetinmişlerdir. Şair, (edebi hayatım) adlı yazısında şunları anlatmıştır: (Evvela üç yıl Tisin köyü mollasında okudum 1329 Rumi Şarki tarihinde Kerkük´te olmak üzere o zaman şimdiki Mecidiye Kahvesi karşısındaki mektepte iki sene okudum. Sonra binası yeni bitmiş Sultani Mektebine naklolduk. Sultani Mektebi, sonraları Kerkük Maarif dairesi edilmişti. İki yıl dahi bu mektepte okudum.
1333 Rumi Şarki yılında Kerkük´te şiddetli bir pahalık oldu, mektebe devam etmedim. Pahalığı müteakip İngilizler Kerkük´ü İhtilal etti, sonradan açılan okullara dahi gittim, çok bilgilerimi Osmanlı devrinde nüfus memuru babam rahmetli Rıza Efendi´den öğrendim. 1920 yılında babam Allahın rahmetine kauvuştu, ardında çok sayıda Türçe tarih ve şiir kitapları bıraktı. Ben o kitapların bir çoğunu mutala´a ettim, bilmediğim sözleri (yani Türk diline alınan arap ve Fars kelimelerini) Osmanlı lügati denilen kitaptan öğrendim ve hiçbir öğreticiye gitmedim.
Şiirde ise: Aruz ve Hece vezninde dahi şiir yazabilirim ve bu malumdur ki şair, şiir alemine girerken geçmiş hangi bir şairin divanına ve şiirine düşkün meraklı ise, kendisi dahi o üslüpta daha iyi şiir yazabilir, meraklı olduğu o şiir divanı, kendisine üstad olur.
Edebiyata gelince malumdur ki her milletin edibi ve edebiyatı vardır. Edebiyat, gerek topluma faideler ve nokta-i hayatına bilgi izleri yaradıp sağlasın. Edebiyatçılar ise, mensup oldukları milletin içinde yazılmağa layık oldukları ve olmak istedikleri uygun bir şekil ve üslupta, yani edebi bir lisan ile yazıp anlatmaktır ve ulusunu ahlaki, içtimai bilgi köşelerinden yükseltmeye teşvik edip, cehalet uykusundan ilim ve bilgi alemine uyandırmağa heyacanlı sözlerle öğütler vermektir. Bir edebiyatçı, güzel ve anlamlı mevzuları kendi ulusuna anlatmak için öz dili ile düzgün bir tarzda yazıp anlam vermektir. Her edip üdeba ortasında yazdığını takdir edilmekle şayan ve tenkit edilmemek için yazısına dikkat etmeleridir. İşte Türkmen Edebiyatımız, nurlu fikirlerle böylece yükselmiş ve daha yükseleceğini ümit ederiz.
Şair Celal Rıza efendi´nin vefatından sonra hakkında ilk eseri tanınmış edebiyatçı, Hasan Kevser hazırlamıştı. Bakınız (Celal Rıza Efendi ve şiirlerinden Örnekler 146 s, 2001, Bağdat Türkmen Kültür Müdürlüğü Yayınlarından).
Şair hakkında yazılan yazılar ise, Irak Türkmen Edebiyatı kapsamında muhtelif edebiyat ansiklopedilerinde neşredilmiştir. Şairin edebiyatı ve sanatı hakkında son değerlendirmeyi üstad Ata Terzibaşı Kerkük şairleri Adlı şaheser´inin 3. Cildinde yapmıştır. Terzibaşı, rahmetli şair Hasan Kevser´in hazırladığı kitabında vermiş olduğu bazı yanlış bilgileri eleştirerek, yanıldığını yazmıştır. Ata Terzibaşı hoca, adı geçen kitabında şair celal Rıza Efendi´nin şiiri hakkında şöyle yanıt vermektedir: Şair Celal Rıza Efendi, Münevver bir aile ortamında yetiştiği ve okuduğu Tükçe kitaplar sayesinde şiirlerinin hepsini Türkçe olarak yazmıştır. Şiirlerinin hepsini Aruz vezninde yazan şair, Hasan Kevser´in iddiasına göre, şairin hece vezninde de şiir yazdığını tespit etmesine karşı cevaben Terzibaşı hoca şunları yazmaktadır: Hasan Kevser, adı geçen kitabında (s.18 ve 19) şairin, Hece vezninde de şiir yazdığını söylemesi düşündürücüdür. Netekim hece vezni olduğu iddiasıyla verdiği örneklerin hepsi aruzla yazılmış eserlerdir. Şöyle ki kitabının 18. Sayfasında koşma biçiminde yazılan dörtlükler aruzun Failatün Failatün Failün vezniyle , ( gelse geçer)şiiri de aruzun Feilatün Feilatün Failatün Feilün vezniyle yazılmıştır; hece ile değil. Şu var ki, yiyenler sözü aslınd vezin gereği yerli şive ile yenler olarak söylenmiştir. Beşinci mısrada baskı sebebiyle bir kelime düşmüş olmalıdır.(1)
Terzibaşı Celal Rızanın şiir sanatını değerlendirirken şunları yazmaktadır:
(Celal Rıza şiir sanatında yenilik yapmış sayılmaz, ama mukallit bir şair de değildir. Divan edebiyatının şiir tekniğini edebi tahsil ve tetebbuatı sonunda öğrenmekle birlikte manzumeleri süsten ve edebi sanat ve kelime oyunlarından ari olup, topluma seslenen sade bir dille yazılmıştır. Elimizde bulunmakta olan kitapta, genel olarak İlahiyyat, İbadet, Peygamber efendimiz (s.a.v) ve Ehlibeytine şiirler, İbretli sözler, Kerkük ve Tisin hakkında şiirler, Gazeliyat, Edebiyatçılar ve başka kimselerin hakkında yazdığı şiirler konular kapsamında toplam (618) parça şiir yer almaktadır. Bendeniz kitabı araştırdığmda gözüme çarpan, bu adamın ruhunda yurt ve millet sevgisi en fazla belirgin bir şekilde gözükerek dikkat çekmektedir. Türkmen milleti ve Türkmen edebiyatı için büyük bir müjde sayılan bu kitabın vucuda gelmesi sevidiricidir. Kitap hakkında araştırmalarımız devam edecektir, bunu yaparken onur duymaktayız.
(1)Ata Terzibaşı, Kerkük şairleri üçüncü kitap, sekizinci cilt, İstanbul 2013,
s.317, Celal Rıza efendi.


Kerkük

Yada sal hasret ile devr-i sefay-i Kerkük´ü
Hame-i Kerkük´e yazdır gel bahay-i Kerkük´ü
Aşığı çoktur cihanda çehre-i huban gibi
Her gelen dilden çalar hubb-u nevay-i Kerkük´ü
Rahmet olsun çokta rahmet o güzel devrane kim
Bir güzel lehçe ile kurdun binay-i Kerkük´ü
Derdini her an lisan-i hal ile söyler sana
Gel işit içten gelen hüzn-ü niday-ı Kerkük´ü
Sen ana oldun garip senden (dahi oldu) garip
İşbu hicran artırır herdem cefay-i Kerkük´ü
Seveni çoktur veli hubbunda haindir ana
Versin Allah haine kahr-u cezay-i Kerkük´ü
Her gelen insanlara hubb-u sadakat gösterir
Yerlisinden fazla ehz eyler gıday-i Kerkük´ü
Nimetin küfran eder kafir gibi haktan kaçar
Kimsesizdir sende kırma binevay-i Kerkük´ü
Servetin mebzül alır ister anı tebdil ede
Renk şekil lehçe-i şirin eday-i Kerkükü
Saf idi bi- renk idi her dem aman
Ettiler telvis tozla havay-i Kerkük´ü
Var idi eğlenceler bahs-i şeref gayret idi
Hane-i cud-u sefa divan aray-i Kerkük´ü
Belde-i rahmet dahi kani vefa feyyaz idi
Görmemiş çarhın gözü öyle sefay-i Kerkük´ü
Bezl ederdi hanedanı hane-i muhtacına
Oldu bigane vefadan gör ceday-ı Kerkük´ü
Neşe-i hubb-u selefden zevk alır her yerlisi
Dönderir mi bu felek ab-u hava-yi Kerkük´ü
Geldi geçti çok edip şair kitabesi
Varise terk ettiler gülşen fezay-i Kerkük´ü
Mecme-i ilm-u edepti şairi vardı anın
Safi-i Kabil gibi hem şeyh Rızay-i Kerkük´ü
Halis Faiz misali Esa´ad Hicri dede
Kasım Örfi güzel şair Baha- yi Kerkük´ü
Var idi katipleri nesr-i belagette anın
Bahs kıl Tevfik Rıza hemde ziya-yi Kerkük´ü
İlimde Mahmut nasıh vaızı Molla Rıza
Zikr kıl şer-i münevver reh-nüma-yi Kerkük´ü
Ehlini irşad için vardı tasavvuf erleri
Reh-nüma-yi (Kadiri´ye)Evliya-yi Kerkük´ü
Açılırdı kahve pazarı oruçlu geceler
Doğru bir sevgi ile yad et safa-yi Kerkük´ü
Her gece vardı çok evde muhabbet meclisi
Millete ra´fet eden beg-ü ağa-yi Kerkük´ü
Asılırdı çarşısında geceler neft Fanusu
Kalpler pır nur idi gör o Safa-yi Kerkük´ü
Anlamaz ol devirde bigane olan her şahıs kim
Bilseler kurban ederler Kehreba-yi Kerkük´ü
Kahveler Çayhaneler vardı güzel çift kahvesi
Gel hayal eyle (bin) o çay-i Kerkük´ü
Her kimi gördünse işiyle meşgul idi
Bir hüdü´ içre yaşardı bay-u geda-yi Kerkük´ü
Kendini evladı bildin çıkma izinden anın
Can kulağıyla işit herdem seda-yi Kerkük´ü
Menbe´-i servet nimetleri mevfurdur
Hatem Tayye misal olmaz seha-yi Kerkük´ü
Cilve-i şad-ı sa´detle gönül pır nur idi
Ohşamaz göz ışığı o tecalla-yi Kerkük´ü
Zerre-i hakinde vardır ruh eksir-i hayat
Hıkd eder aktar-ı alem kimya-yi Kerkük´ü
Kerkük´e baksan gönülden hasbihal eyler sana
Ekşi yüzle bir sorur nerde vefa-yi Kerkük´ü
Tisine en sevgili bir belde-i mahbub idi
Hakkı var eyler Celal herdem sena-yi Kerkük´ü


Kerkük İçin Kaside
Tercii Bend

Ey gönül seyran kıl geçmiş zaman Kerkük´ü
Neş´e-yi)şirin hayal eyle lisan Kerkük´ü)
Manevi bir fikr ile dinle figan Kerkük´ü
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*******************
Her gönül Ol çağında Çok saf idi
Şive-i hüsn-ü edep Kerkük´lüde Avsaf idi
Sireti cüd-u Kerem bil anlara ankaf idi
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
******************

Var idi lütf-ü zatında mahabetten nişan
Çarh döndükçe tagayyur eyledi devr-i zaman
Dad elinden ey Felek feryad elinden El-eman
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
********************
Sevgili güller açılmış ilk bahar bir dağ idi
Sahibi vardı o çağda özgeye bir dağ idi
Ol günün yad eyledikçe ne güzel o çağ idi
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*******************
Neşelerle tobdolu her kimseye sen yar iken
Har bitti yerlerinde gülün gülzar iken
Sen ana kıldın mahabbet ol sana ağyar iken
Gelmeseydi görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
******************
Hame-i kudret o çağ resmin edip gayet cemil
O sebebden ol zamanda kadrin olmuştu celil
Çarh-ı devran´ı seni endirdi çok etti zelil
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
****************
Kaş herdem bade-i hubbun ile beyhuş olam
Ol sa´adet günlerin zikri ile sarhoş olam
İstemem akl-ı zeka-yı mest-u medhuş olalım
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*****************
Nerde kaldı sendeki cüd-u sehavat haneler
Münhedim etti Felek berbad olup kaşanler
Bir daha gelmez geri heyhat ol merdaneler Gelmeseydi görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*****************
Bir nesim-i subh´i tek daim eserdi yellerin
Keyf-i efrah-ı sefa ile geçerdi illerin
Söylemem yok belke çok az idi gamginlerin Gelmeseydi görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
******************
Sende çok doğmuş idi insan´ı gayretli veled
Sen gibi dünya yüzünde varmı bir şanlı beled
Getti o eski mazahır bir daha dönmez ebed
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*****************

Esir-i aşk eder ol dide-i fettanın ey Kerkük
Eser eyler kulub-i aşıka her şanın ey Kerkük
Ne cezzab mehasındır senin her anın ey Kerkük + Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*******************
Ol safa-yı safhanı elvaniler büktü keman etti
Beni mazur tut cana sana çarh-ı zaman etti
Senin bu haletin elbet benim halim yaman etti Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
*****************


Var idi mehtab-ı hak envar vermiş Kerkük´e
Nur-i iman içre ol ebrar vermiş Kerkük´e
Emn-u emanın gider esrar vermiş Kerkük´e
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
**********************
Gam yeme ruh-i revanım kainat dönmektedir
Gördügün her bir mazahir akibet sönmektedir
Sabır kıl cümle beşer bir bir gelip gitmektedir
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü
**********************
Halet-i kevn fesaden adeti etmez devam
İnkilab üzre yaranmış böyle olmuştur nizam
Nerde ey Kerkük cemalin nerde ferzend-i kiram
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe bfn kaddi keman Kerkük´ü
********************
Gel söze tul verme kısa et kısa kelam
Geçmişin ervahına olsun yüzbin selam
Hayfa geçti yok oldu bize nurlu eyyam
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü´
****************
Gitti sende gödüğüm ol behcet-i hüsn-ü cemal
Renk renk düşübtür yüzüne lekke melal
Varmıdır meşşata pak etsun gubarı ey Celal
Gelmeseydim görmeseydim ben cihan Kerkük´ü
Ağlarım gördükçe ben kaddi keman Kerkük´ü


Ey Kerkük

(Zaman) içre seni gördüm gülgünsün ey Kerkük
Asil evladına karşı neden üzgünsün ey Kerkük
Şikayetin kim dinlesin kime küskünsün ey Kerkük
Yanar kahrinden evladın oda bir gündür ey Kerkük
***************
Sana sahip çıkan yoktur kalıpsın dehride bikes
Ne yapsalar sana a´da ana yoktur eden bir ses
Hamur oldun elinde duşmanın, mazlum gibi bi ra´s
Yanar kahrından evladın buda birgündür ey Kerkük
*******************
Seni ayrı grev aldı edip r´ayiyle termim
Güzel adın değiştirdi bugün seni kıldı te´mim
Senin kuvvetle ey mazlum vucudun eyledi tesmim
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
***************
Sen isminle mübarek Türklerin sancağıydın
Merkez-i Türkmen dahi sen anların cananıydın
Cismine kuvvet veren Türkmenlerin al kanıydın
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
******************
Kimdi kan versin sana ta kuvvete gelsin vucut
Kansız olmaz bil hayat kimdir sana etsin ucut
Bizde umut kalmadı geyrisi etsin meğer vurud
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
******************
Yüzün her kim göreydi ol zaman şadan idi
Türk (Türkmendi )diğer millet o dem nadan idi
Sendeki zevk-u hayat hergün şeker nadan idi
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
******************
Aklıyla huş ne yapsın neylesin kasır imam
Kadir ellerde idi her emr ol vakt zimam
Lezzet nefse değildi nail hükme meram
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
*********************
Asil ehlinden ey mazlum seni cebren edip teğrib
Yerin ehlinden aldı gayesi etsin seni tarib
Gelir su arzına elbet sebat et eyleme tahrib
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey aKerkük *******************
Latif insanların gitti letafet kalmadı sende
Feda ettim seni şimdi geçen gün bir küçük kende
İmanım var kabül eylersin ey Kerkük sözüm sende
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
********************
Senin o asmanından esen yeller o devranda
Saçardı buy-i rahmet güşe-i Pazar her yanda
Günler pak idi mesrur her lahza her yanda
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
**********************
Seninle eyledi tamir bilad cümle urbanı
Fakat me´yüs edip senden öz oğlun Türk Türkmanı
Gerek nezr eylesin ehlin senin yolunda kurbanı
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük ***********************
Yıkıp asar-ı Türkman´ı gönülden eylesin nisyan
Saray-ı Köprüyü Türk yaptığı asar-ı A´lişan
Ebed çıkmaz gönüllerden eğer Türk eğer Türkman´ı
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
Cevr yok idi adaletten zaman me´mun idi
Her umur yerli yerinde hak ile mazmun idi
Tabi´ metbu´ bir reng bir bire makrun idi
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
******************
Bahtın (etti) ol zaman aldı sen gayrı gerve
Koymadı kudret vucudunda rezil oldu vücüh
Necm-i sa´dın afil oldu gitti senden o şüküh
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük ******************
Gönlüme geldikçe ey dılhun senin şad günlerin
Ger sayarsam başa yetmem ben safada binlerin
Sahibin çoktur o dem namın diyem kimin ben
Yanar kahrından evladın buda bir gündür Kerkük
*******************
Ne afettir seni duttu niçin böyle rezil oldun
Tağyir düştü beyninde onuçun sen zelil oldun
Sebat-ı azmin mahvyledin andan sefil oldun
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
***********************
Bir daha görsem seni evvel gibi taze gelin
(var mıdır tahlis ede) mazlum olan Türkmenelin
Ruhliye onda diyerdim ey Celal anda sevin
Yanar kahrından evladın buda bir gündür ey Kerkük
Ne meclisler ne sohbetler nice devran idi ol gün
Mahabbet aleminde zevk vardı her gece her gün
Nice bir zulumdur senden edip evladın sürgün
Yanar kahrındanevladın buda bir gündür ey Kerkük




























Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Yeşil Pusula- Türkmenlerin Ölüm Fermanı
2 - Daış Bitti Savaş Bitti...
3 - Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinden Kerkük´lü Avni Nakkaşoğluna Hattatlık İcazesi
4 - Kerkük´te Cami ve Mescitlerin Tarihi
5 - Değerlendirme: 1921-2014 yılları Arasında Irak´ta çıkan Kanuni Yasamalarda (Türkmenler)
6 - Türkmen Kültür Sahasında Tafsilatlı Olarak Ele Alınmayan (Zavra) Gazetesi 146. Kuruluş Yıl Dönümünde
7 - Ağla Kalem Usta Baş Aldı Getti
8 - Elveda Umuduna Erişmeyen Babayiğidim Elveda Cüneytciğim
9 - Türkmen Muharipleri, Başınız sağ olsun
10 - Başarı ve Şahlanış
11 - Ata Terzibaşı Türkmeneli uydu kanalına konuştu