Arabic Turkish
 
2014-09-10   Arkadþýna gönder
2417 (1118)


Türkmenler İçin Güvenli Bِlge Oluşturulmalı idi…


Suphi Saatçi

Irak’ta geçmiş dikta rejimi dِneminde çeşitli acılar çeken ve sürekli haksızlığa maruz kalan Türkmenler, Saddam’ın devrilmesinden sonra daha büyük acı ve sıkıntılarla karşı karşıya kalmışlardır. Irak’ta silahlı gücü olan herkes demokratik kazanımlar elde ederken, Türkmenler hâlâ hak ve hukuklarına kavuşmak için mücadele veriyorlar. İşgal sonrası durum düzelir diye beklerken, Irak her geçen gün daha büyük kaoslara sürüklenmektedir.

Irkçı Baas yِnetimi de Telafer’i, sürekli baskı altında tutmuştu. Musul Valiliğine bağlı olan Telafer kentine yıllarca yatırım yapılmamış ve bilerek belde halkı ülkenin refahından mahrum bırakılmıştı. İşgal dِneminde ise Telafer, toplu biçimde bombardımana maruz kalmıştı. Birkaç kez Telafer’e bombalar yağdırılmış, evleri başlarına yıkılan halkın feryadına bütün dünya kulaklarını tıkamıştı.

IŞİD hareketinin baş gِsterdiği 10 Haziran 2014 tarihinden itibaren Irak’ta çatışmalar başlamış, kargaşa ve yaşanan iç karışıklıklar da en çok Türkmen bِlgelerini etkilemiştir. Özellikle Türkmeneli’nin kuzeybatı bِlgesinde kalan Telafer ve Musul çevresindeki Türkmen kِyleri Muhallebiye, Şeyh İbrahim, Reşidiye, Bekkekut, Şirehan ve Karayatağ saldırıların hedefi olmuştur.

İlk ِnce Irak’ın Musul bِlgesini ele geçiren IŞİD ِrgütü en çok Türkmen toplumuna zarar vermeye başlamış ve bِlgede yaşayan Türkmenlere musallat olmuştur. Bu yüzden halk cehennemî sıcaklar altında çِlde nereye gideceğini bilmeden kaçmaya başlamıştır. Kaçışa başlayan bِlge halkının ِnünde iki seçenek vardı: Ya Erbil’e veya Türkiye’ye sığınmak. Erbil’e doğru kaçanlar peşmerge engeline takıldı. Aynı ülkenin vatandaşları olan Telafer halkını, sanki başka bir ülkenin vatandaşlarıymış gibi, aynı ülkenin kuvvetleri tarafından Erbil’e sokulmadı. Ölümden kaçan ve Türkiye sınırına dayanan Türkmen gِçmenlerini, pasaportları yok diye Türkiye de içeri almadı.

Bِylece yüzlerce Türkmen ailesi perişan olmuş, her gün güneşin kavurucu sıcaklığı altında aç ve susuz kalan Türkmenlerin onlarca çocukları ve bebeleri ِlmüştür. Yapılan bu zulme de maalesef bütün dünya yine seyirci kalmıştır. Türkmeneli yurdunun en bahtsız beldesi olan Telafer halkının hayatı adeta cehenneme dِnüşmüştür.

Diğer yandan Türkmeneli’nin güneydoğu bِlgesini oluşturan Kerkük-Tuzhurmatu arteri de tehdit altına girmiştir. Nitekim saldırılarla Kerkük yِresindeki Beşir, Tazehurmatu, Yayçı ve Tirkalan Türkmen kِyleri ile Tuzhurmatu çevresindeki Türkmen Bayat kِyleri olan Amirli, Bastamlı, Çardağlı, Süleymanbeg, Biravcılı, Kِküz, Karanaz ve Yengice gibi silahsız Türkmen bِlgeleri hedef alınmıştır. Birçok masum Türkmen şehit olmuş ve saldırılar yüzünden binlerce Türkmen ailesi evlerini ve kِylerini bırakarak gِçmek zorunda kalmıştır.

Irak’ta başlayan IŞİD hareketi dِrdüncü ayına girmiş bulunuyor. Cereyan eden kanlı çatışmaların daha ne kadar süreceği bilinmiyor. Ufukta her hangi bir olumlu gelişme, insanlara umut ve moral verecek bir belirti yok. Devlet gücünün olmadığı, peşmerge güçlerinin işe yaramadığı da anlaşılınca, Irak’taki vatandaşlar başlarının çaresine bakmak zorunda kalmışlardır. İç karışıklıkların başlaması ile 1 milyonun üzerinde vatandaşın yollarda perişan olduğu, evsiz barksız ve gıdasız kaldığı, her gün bebelerin ِldüğü bildirilmektedir.

IŞİD’in bِlgedeki faaliyetleri ile neyi hedeflediği hakkında sağlıklı haber ve bilgiler de alınamıyor. İşin garip tarafı olan da budur. Bu durum hayret edilecek kadar da düşündürücü. Bِlgeden ne Türkiye, ne de dünyanın diğer medya kuruluşları doğru dürüst haber alabiliyor. Gazze’deki durumu, her saat başı ulaşan gِrüntü ve haberlerden takip eden medya tarafından, İsrail’in Gazze’de nereyi vurduğu, kaç ِlü ve kaç yaralı olduğu yolunda haberler, gِrüntüleri ile birlikte anında servis ediliyor. Fakat her ne hikmetse IŞİD’den ve yaptıklarından haber sızmıyor. Sağlıklı haber alınamayınca, sağlıklı ve doğru yorum ve tahminlerde bulunmak da zorlaşıyor.

Türkiye, Türkmenlere yaptığı insanî yardımlar konusunda kusurlu davranmamıştır. Özellikle sınırda Türkmen sığınmacılara bir kamp kurduğu veyahut kurulacağı ifade ediliyor denildi. Ancak bu noktada çok geç kalındığını ifade etmek zorundayız. Özellikle Telafer’den ve Musul çevresindeki Türkmen yerleşim bِlgelerinden binlerce kişi Irak’ın güney illerine perişan biçimde sığınmak zorunda kaldılar. Hâlâ yollarda ve dağ eteklerinde, Erbil’e yakın yerlerde açıkta bekleyen, Kerkük’e sığınan, sokaklarda, inşaat şantiyelerinde kalan ve çaresiz durumda bekleyen binlerce aile vardır.

Herkes biran ِnce yerine yurduna, topraklarına ve evlerine kavuşmak ümidiyle bekliyor. Gıda ve diğer insanî yardımların yapılması elbette ki büyük ِnem taşıyor. Bunun için Türk devleti ve devlet dışındaki başka STK’lar da insanî yardım gِnderiyor. Ancak Türkmenlerin Irak’ta içine sürüklendiği dramatik duruma siyasî çِzüm üretmek konusunda Türkiye’den herkesin beklentisi vardır. Siyasî çِzüm bulmak ve bunu dış politikada Irak ve diğer komşu ülkelerle birlikte olgunlaştırıp kabul ettirmek büyük ِnem taşımaktadır.

Türkiye bu gelişmeleri daha ِnceden topladığı istihbarat bilgileri ışığında, stratejik bir plan hazırlayabilirdi. Hatta ilk başta bizzat Telafer’in bir güvenlik çemberi ile sarılarak, oradaki insanlar yerlerinde ve yurtlarında korunabilirdi. Bunu yaparken de BM ile dünyanın demokratik ülkelerinin temsilcilerini bِlgede toplar, insanların yaşadıkları dramı, bütün Batılı ülkelere anlatır ve gِsterirdi. Daha ِnce Irak’ın kuzeyinde oluşturulan Güvenlik Bِlgesi gibi, Türkiye sınırına 40-50 km mesafede olan Telafer’de bir güvenlik çemberi sağlanırdı. Bunun yanı sıra Irak merkezî hükümeti ile komşu ülkeleri arasında bu konuda uzlaşma ve koordinasyon da sağlanabilirdi. Türkiye’nin bu girişiminden İran, ـrdün ve Bağdat’taki merkezî hükümet, hatta ABD ve Batılı ülkeler de memnun kalırdı. Bu iş için yine de geç kalınmış değildir. Yezidiler ve bِlgede yaşayan Hıristiyanlar tehlikeye maruz kalınca süper güçler acilen askerî harekâta başladı. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’dan peşmergeye silah ve mühimmat desteği geldi. İşte tedbir bِyle alınır.

Yerle gِk arasında yalnız, kızgın güneş altında gِlgesiz, gıdasız ve susuz kalan bu insanların burnumuzun dibinde bِylesine ِlüme terk edilmeleri, vicdan ve insaf sahibi olan herkesi kahrediyor. Bunları hadi Türk veya Türkmen diye kabul etmekten vazgeçtik, bari birer insan olarak kabul edelim, diyoruz. Bu bakımdan Türkmenler için mutlaka bir güvenli bِlge oluşturulmalıdır. Ramazanları ve Bayramları zehir olan bu insanların can ve mal güvenlikleri kalmamıştır. Artık vakit kaybetmeden Türkmenler için güvenli bِlge yapılandırılmasını Ankara ciddiye almalıdır. Sadece Türkmenler değil, bütün bِlge halkı, Türkiye’yi kurtarıcı ve hami olarak gِrüyor. Buna Ankara’nın da inanması gerekiyor.

not:
Kadaşlık 63. sayının baş yazısıdır
Kadaşlık 63. sayının diğer yazıları aşağıdaki bağlantıda

Kaynak: www.bizturkmeniz.com/publications/Kardaslik63.pdf
Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Kerkük Kayserisi
2 - Irak Bir Hukuk Devleti Olabilir mi?
3 - Türkmenlerin Demokratik Zaferi
4 - Aşkı, vatan için canını verenlerden öğrenen: Kahraman Şehit Musa Özalkan
5 - Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi
6 - Kerkük’te Bayrak Zorbalığı
7 - Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…
8 - Kardaşlık 18 Yaşında
9 - Bu Coğrafya Emlakçiden Alınmamıştır
10 - Irak’ın Geleceğine Dair…
11 - Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci
12 - Türkmen Dağarcığı: Bir Türkmen Sevdalısı - Gezenfer Paşayev
13 - Irak Dramı Nereye Kadar…
14 - Türkmen Gençlerine Sesleniş
15 - Irak Anayasası Düzeltilmedikçe…
16 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
17 - Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim
18 - Tuzhurmatu’ya Kıyan Eller Kırılsın
19 - Yalnızlık Denizinde Yüzen Şehir: Kerkük
20 - Fuzuli ـniversitesi Hakkında…
21 - Türkiye ve Türkmenler
22 - Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşkِprü
23 - Davutoğlu’ndan Fuzûlî İçin Bir Mezar İstiyoruz
24 - Irak’ta Etnik ve Mezhep Ayırımı Devam Ettikçe
ـlkede Huzur ve Güven Sağlanamaz
25 - Türkmen Yazar Mehmet Hurşit Dakuklu’nun Ardından
26 - Türk Ocakları ve Irak Türkmenleri
27 - Türkmenler Erdoğan’a Neden Kırgın…
28 - Büyük Dava Adam‎: Mevlut Taha KAYACI, Hakka Yürüdü
29 - Külah Kapma Yarışı Hızlanırken
30 - [SEÇİM SONRASI IRAK] Şaşırtmayan sonuçlar
>>Sonraki >>