Arabic Turkish
 
2010-12-18   Arkadþýna gönder
5185 (1899)


Milli Mücadele Yolunda (17) Halk Ozanı - Mustafa GÖKKAYA


Sadun KÖPRÜLÜ


Türkçülük büyük içli milli bir dava olarak, dünyanın her yerinde tüm
Türk dünyasında, Türkler kendilerini toprak, yurt, millet için Türkçülük
İçin, yakarak, şehit vererek tutuşmaktadırlar, ölümü, idamı, göze alarak
Korkmadan, çalıştılar yoruldular ve yorulmaktadırlar.

Dava adamlarımız tarih boyunca iz bıraktılar, sürgün oldular,
Yurtlarından, Ana topraklarından uzak düştüler, milli mücadeleyi
Kanlarıyla, canlarıyla sürdürdüler ve sürdürmektedirler.

Millet için Türklük için can atarak, kan vererek, bu milli yolda yürümekle,
Büyüklerle, kadınlarla, kızlarla bu davayı savundular, savunmaktadırlar.

İster Edebiyat, Sanat, Siyaset alanda olsun Milli Mücadeleyi sürdürmekle
Geceli, gündüzlü çalıştılar kendilerini yetirdiler millet için kanlarını
Adadılar.
Şair Halk Ozanımız şiiriyle kelamı ile okumayla, yazmayla kendisini
Öğreterek milletimizin milli davasıyla ilgilenerek çok sayıda gençler
Yetiştirdi.

Mustafa Gök Kayanın dükkânı, büyük bilgi dolu okul sayılarak, üstün
Kafalı, Aydın düşünceleriyle, milliyetçi, Türkçü, çalışkan, yorulan, baba
Yiğit, atılgan, kahraman, onurlu, töreli gençlerle, erleri yetirmede büyük
Katkısı olmuştur.

Rahmetli Gök kaya kendisini iç Türkçülük duygusunu Türk şehri Kerkük’e
Adayan duygulu, gönüllü olarak Türkçü, milliyetçi üstün bir Ozanımız olan
Mustafa Gök kaya Kerkük Bulak mahallesinde 1910 yılında dünya göz açtı
Ve 1986 yılında Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.

Milliyetçi Türkçü ozanımızla, 1970 yılında Ahmet Fikri gözlükçülük iş
Yerinde tanıştım, onunla buluşmuştum, dükkânın bir yerini kırtasiye
Yaparak, bayramlık, Kerkük görüntüler, kartları ara sıra orada Türkçe
Kitapları görünce dayanmadan, her Türkçe kitaplardan birkaç tanesini
Seçerek toplardım, kitapların içinde büyük yazar araştırmacı Ata Terzi başı
Kerkük havaları, üç bölüm Kerkük hoyratları ve manileri, Mola Sabır’ın
Kerkük Müntahip hoyratları, Mevlit Taha Kayacının Şehitleri Anarken,Kerkük kızı, Abdulvahit Küzeci, Zeki Moran Reşat Nuri’nin Çalı koşu

Kitapları.

Artık sonradan halk ozanı Türkçü Kerküklü Mustafa Gök kaya ile ilgim
Güçleşerek ilk, orta, liseye kadar sürerek, her gün birkaç saat soydaşlarım
Türklük uğrunda şehi ler Celil Terzi oğlu, Rüştü Muhtar oğlu, Muhsin
Kaleli, Mehmet Korkmaz, Hüseyin Demirci, Fatih Şakır, Muzaffer
Köprülü, Rahmetli, Mehmet İzzet Hattat, Halk Ozanı Nasip Bezirgân,
Fatih Saatçi, İzzettin Beyatlı, Osman Mazlum, Hasan Gören, Muhsin
Behçet Köprülü ve başkaları ile toplanırdık, görüşürdük.

Rahmetli Şairimiz Mustafa Gök kaya 1970 yıllarından sonra, Kerkük Atlas
Caddesi, Sineması karşısında kırtasiye bir dükkânı açarak, orada her türlü
Türkçe kitaplar, dergiler, gazeteler bulunmaktaydı.

Her gün aydın, kültürlü, Türkçü, milliyetçi Türkler burada bulunurdu
Tartışırdı.

Bu dükkân bir okul sayılarak, burada toplanarak Edebiyat, Siyaset,
Ekonomik milli Türkçülük davsı konuşulurdu.

Artık şairlerimiz, ses sanatkârlarımız burada aydınlanırdı, bilgi alırdı,
Her türlü sorular sorulurdu, bu dükkâna çoğunluk yeni hikâye, roman,
yazı, şiir yazanlarda şiirlerini gösterdi ve düzenlenirdi, çoklar burada şiir
Yazmayı öğrenirdi, büyük yazarlar öğretmenlerin katkısıyla burası bilgi
Alanı kaynağı olmuştur.

Her gün ozanımız Mustafa Gök kaya yazmış olduğum şiirlerimi
Hoyratlarımı görmek isterdi, ona okurdum, görüşünü alırdım, beni
Yazmaya överdi, beni hiçbir zaman kırmadı hep iyi karşıladı yazdıklarımı.

1973 yılında birkaç şiirimi toplayarak Altunköprü adında bir kitap
Yayınladım, kitabin önsüzünü rahmetli halk ozanı Nasip Bezirgân yazdı.

Hiç unutmayacağım bir dörtlükte bana büyük Türkçü ozanımız Mustafa
Gök kaya yazmıştı.

Sadun on dört, yaşında
Bu genç, aklı başında
Ben bunu, yiğit gördüm
Türk millet, savaşında

Artık Mustafa Gök kayanın dükkânında, milli Türkçülük oklunda, çok
Yaralandık, çok şeyler öğrendik en önemlisi büyük Türk, Azerbaycan
Irak Türklerinin aydın kültürlü büyük insanları ile tanıştım bunlardan
Azerbaycanlı yazar Gazanfer Paşa yiv, Türkiyeli Abdulkadir Kara han,
Ekrem Pamukçu, İsmail Sert Türkmen, Mehmet Korkmaz, Ali Maruf
Oğlu, Ata Terzi başı, Hasan Görsem, Muhsin Behçet, Mehmet Kara ulus ve
Başkaları.

Rahmetli Ozanımız Mustafa Gök kaya içli duygulu Türkçü, Milliyetçi,
Kerkük aşkı ile coşarak şiirlerini hep millet için yazdı. Milletin derdine
Acısına üzülürdü. Çok zamanda millet derdinden durmadan ağlardı.

Rahmetli ozanımız günlük olarak, bana her gün bir kitap verirdi onu
Okurdum, bilgilenerek tekrar yarın ona verirdim, bana vermiş olduğu
Kitaplar genel olarak edebiyat ile ilgili idi Türkçe şiir, hikâye, romanlar idi
Bu kitaplardan çok yaralandım, bilgilendim dersler aldım.

Mustafa Gök kaya dükkânı büyük bir Türkçe okul sayılmaktaydı, liseyi
Bitirdikten sonra, yerli Türkmen giyimini severek çocuk yaşlarımda Kayacı
Diye başımı kendisi bana öğretti bağlamayı.

Her gün Türkmen giyimini girmekteydim, Defalarca Kerkük Saddam
Rejiminin Emniyeti arkamdan bunu bir gün her nasıl olursa tutuklayarak
Parçalarız, idam ederiz söylerdiler.

Liseyi bitirdikten sonra Bağdat’ta Fakülteye yazılarak, Türkmen kardeşlik
Ocağı öğrenci yurdunda kalmaktaydım, oda Basçı Saddamcı olmadığım
İçin, Irak hükümeti bana öğrenci yurdu veremedi.
Her hafta Kerkük’e dönmekle, soydaşlarımla birlikte ozanımız Mustafa
Gök kaya’ya uğrayarak, birkaç Türkçe kitapları benim için hazırladığını
Görünce sevinmiştim.

Fakülteyi bir hafta bitirdikten sonra, Türklükten Türkiye’den
Turancılıktan dolayı 158 ve 204 maddesiyle tutuklanarak önce idam
Sonradan hayat boyu yargılandım.

Görüşmeme gelen anne, babam, kardeşlerimle, her zaman Gök kaya
Bana kitaplarla yeni şiirlerini gönderdi, benimle kardeşim Ümidin
Tutuklanmamıza çok üzülmüştü, bizim tutuklandığımızdan bir süre sonra
1986 tarihinde hastalanarak Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.

Ama onda olan Türkçülük, milliyetçilik duygusu yaşamaktaydı, O her
Zaman Saddam rejiminin bir an önce düşmesini umut ederdi.

Saddam döneminde her zaman ozanımızın dükkânı Irak Emniyeti,
Muhaberat, istihbaratı tarafından gözetim altında olarak, gözlenmekle
Gelen gidenler aranırdı.

Ozanımız Mustafa Gök kaya gibi insanlar ölüp giderler, Allah’ın
Rahmetine kavuşurlar, yapmış oldukları büyük çalışmalarından, işlerinden
Yorgunluklarından dolayı iz bırakarak, yerleri unutulmayarak, değerleri,
Özellikleri hiç bir zaman kafalardan, gönüllerden silinmeyecek.

Mustafa Gök kaya unutulmayan milli dava Türkçülük, Kerkük aşkıyla
Tutuşan yanmaktaydı, Türklük, Kerkük şehri onun Davranışlarında,
Konuşmalarında, şiir hoyratlarında verimli bir simge sayılmaktaydı.

Kerkük’ün bir an bile aşkı ondan uzaklaşmıyordu, Kerkük, Türk milleti
için her zaman gözlerinden yaşlar akıyordu, ama düşmanlardan bir
Türlü Kerkük’ü kurtaramıyordu, Saddam rejimi Kerkük şehrini Türk
Şehrinden bir Arap şehrine döndürmekteydi, Arapları Filistin’den
Arap devletlerinden Irak’ın güneyinden para, ev karşılığı Kerkük’e
Yerleştirmekteydi.

Ne tekim bu politikayı Kürtler uygulamaktadırlar, binlerce İran, Türkiye,
Irak Kürtlerini, Türk şehri Kerkük’e yerleştirmektedirler.

Mustafa Gök kaya öldü yeri, Türkçülüğü, Kerkük duygusu sevgisi tüm
Türklerin bilincinde, gönlünde yaşamaktadır.

Çünkü o Türkçülük ilkelerine bağlı bir halk ozanı Kerkük Irak
Türklerini şiirleri, hoyratlarıyla her an bizimle yaşamaktadır, bizi
Duygulandırmaktadır.

Büyük ozanımız orta hâlli, tanılan bir Türk ailesinden olarak okula
Girmeden, okumayı yazmayı üç yıl gece okuluna devam ederek
Öğrenmişlerdir.
Hayatını, yorgunluk çalışmaya milletine vermiştir.

Ozanımız Kerkük’te eskiden halk âşıkları Aslı Kerem, Arzu Kamber,
Ferhat Şirin, Leyla Mecnun, Âşık Yunus, Dede Kurt gibi kitapların
Okuyarak, onda esin kaynağı yerleşerek, doğmuştur bunların yanında
Koşma Şiirleri ile ilk önce hoyratlar ve halk şiirleri yazmaya katılmıştır.

Ve şiirin başka türlerini deneyerek ortaya birkaç kitap koymuştur. İlk önce

1963 tarihinde Kerkük katliamı ile ilgili yaralı Kerkük adlı şiir kitabını
Yayınlamıştır, bu kitapta Kürtler komünistler Kerkük Türk milletine üç
Gün süreyle yapmış oldukları, büyük kanlı Kerkük katliamını şiirlerle dile
Getirmiştir.

Ve altı ay sakalını tıraş etmeden, onu kaç defa Kürtler yakalamak,
Öldürmeye kalkarak kurtarmıştır, ayrıca Kozak ve Kerkük Kahve
Sohbetleri adlı birkaç kitap yayınlamıştır.

Birçok şiir kitabı evde durmaktadır.

Mustafa Gök kayanın Bağdat’ta yayınlanan kardeşlik dergisi Türkiye’de
Fuzuli dergisi ve birçok Azerbaycan gazete, dergilerinde yazmış oldukları
Şiirleri yayınlanmıştır.

Şiirleri çoğunluk milli dava, Türklükle ilgilidir, Türk milletini düşünerek
Millet için yazmıştır.
Ayrıca halkın arasında geçen bir bölüm toplumsal, yanlış, kötü yünleri,
Masalları, atasözleri, deyimleri şiirlerine işlemişlerdir.

Şiir koşmalarıyla güzel içli hoyratları, gönülleri okumaktaydı. Bunlardan.

Korumaz
Çulha çoktu Korum az
Dökülen şehit kanı
Bin il kalsa korumaz

Karın Çalar
Kalp oynar, Karın çalar
Bir yanım kurt kuş yedi
Bir yanım Karıncalar

Ay çığdı (çıktı) ayaz oldu
Su endi dayaz oldu
Genç ömrüm umut gözler
Sakalım beyaz oldu

Ozanımız Mustafa Gök kayanın birçok şiirleri bestelenerek Abdulvahit
Küzeçı, Abdurrahman Kızılay ve başkaları tarafından okunmuştur ön
değer kazanmıştır.

Şiirlerinden örnekler
1-

Kerklülü ( Kerküklüyüz ) Kerküklü
Dostlar şad Düşman yüklü
Fideyiğ (Fideyiz) bu vatana
Hem Gençler hem de Tüklü (tüylü)

Irak’ta Kerkük şehri
Kara Neft Ağar nehri
Daş (taş) torbağ (torbak) gömüş
Sür safa çekme kahrı

Severiğ (severiz) biz vatanı
Hem Ana hem atanı
Ölürseğ (ölürsek) terk etmeriğ (etmeyiz)
Bu toprakta yatanı

Geçeriz yüz bin ili
Terk etmeriz(etmeyiz) bu dili
Irak Türkü Türkmeniğ (Türkmeniz)
Dünyada her kes bili

2- Tevkif yolunda Türkmen
Gece yatmış kalğ (kalk) dediler
Karşı yana bağ (bak) dediler
Mindirdiler (bindirdiler) cebe meni
Gören dostlar ağ dediler (ah)

Aman zalim vurma meni
Kollarımdan burma meni
Ezelinden kederliyem
Dost öğünde kırma meni

Cebe batılar meni
İpten astılar meni
Ağaçtan vura , vura
Dilden kestiler meni

Kimse derdim sora bilmez
Hiçbir ehlim göre bilmez
Yağlığ (yağlık cep de elim bağlı
Göz yaşlarım sile bilmez

3- 1959 Temmuz günü
Nene (ana) bayram olmadı

Bakım babam gelmedi
Menimçin zubun çeket( Irak Türk milli kıyafeti)
Babam nişin almadı
Nene babam gelmedi
Menim sabrım kalmadı

Gün battı gece oldu
Bilmirem nece oldu
Dünya gözüm öğünde
Renk , renk alaca oldu
Nene babam gelmedi
Menim sabrım kalmadı

Nede neden ağlısan(ağlısın)
Kapıları bağlısan
Nişin Türkmen kesiller
Uşakları(çocukları) salkısan
Nene babam gelmedi
Menim sabrım kalmadı

Gene nenem yığladı (ağladı)
Ciğerimi dağladı
Balam Türkmen kasıllar
Meni evde sakladı
Nene babam gelmedi
Menim sabrım kalmadı

Nene yığlar (ağlar) kız yığlar
Oğlan yığlar yüz yığlar
Birbirin kucağlıyıp (kucaklayıp)
Dize vurar diz yığlar
Nene babam gelmedi
Menim sabrım kalmadı

4- Yaralı Kerkük
Bilmem sen haralısen
Diyisen (söylersen) yaralısen
Gözlerden yaş ağar
Gök girip karalısen

Kerkük’üm yaralıyım
Gök girip karalıyım
Gözlere tikan (diken) oldum

Men çünkü yaralıyım

Kerkük’üm karalıyem
Ciğerden yaralıyem
El diyer bizim Kerkük
Bilmem men haralıyem

Kerkük’üm nice Kerkük
Düşüptü saça Kerkük
Allah’tan imdat diler
Her gün her gece Kerkük

Kerkük’ün yanar dağı
Boynunda siyah bağı
Her gün her gece geli
Hastalar sorar sağı

Kerkük’ün harasına
Oh değdi yarasına
Ağtarı (aktarı) tabip tapmaz
Derdinin çaresine


Arkadþýna gönder

Yorumlar:

buyuk bir calisma
Gercekten buyuk bir calisma gunul ister bazi yazarlarimiz sizi ornek alsinlar.gozlerinden operim.
sevgi ve saygilarimla
Abbas Kasap


Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Milli Mücadele Yolunda 16 Ocak 1980 Tarihinde Şehit olan Türkmen Liderlerimiz
32 - Çinliler tarafından Doğu Türkistan’da soykırım, katliam ve asimilasyon politikası uygulanmaktadır.
33 - MİLLİ MÜCADELE YOLUNDA; ŞEHİT YAŞAR CENGİZ
34 - Tanınmış Yiğit Türkmen Barak Aşireti Oymağı,
35 - Arap Baas Partisi Diktatörü Suriye Türkmenlerine yeni bir katliam düzenledi
36 - Büyük Türkmen Oymak Aşiretlerinden Bayat boyundan Bahadırlı Aşireti
37 - Ana Yurdumuz, Gönül bağımız Kerkük için Şiirler
38 - Türklüğün Simgesi Kerkük
39 - Türkmen Afşarlar, Avşarlar oymağı:
40 - Türkmen Karagol- Karakol (Karagül) Oymak Aşiretinin Türkmen Olmanın duygusu
41 - 31 Ağustos 1996, Mesut Barzani Ve Erbil Katliamı
42 - 15 Yıl Önce 31 Ağustos 1996, Barzani, Saddam Erbil Türkmen katliamı unutulmadı.
43 - Ramazan Şeker Bayramınız kutlu olsun
44 - Türk Dilimizi Birleştirmeliyiz
45 - Türk Dilimizi Birleştirmeliyiz
46 - Türkmen Karagol (Karakol) aşireti ile bir arada
47 - Milli Mücadele Yolunda(27) Şehidimiz Mehmet Korkmaz KİFRİLİ
48 - Milli Mücadele Yolunda Özveriye var mısınız?
49 - Abdülvahit Küzeci Türkü Hoyratlarıyla bizimle yaşamaktadır.
50 - Ülkücü Şehidimiz .. Kemal Ahmet Terzi
51 - Doğu Türkistan`da Türklere karşı soykırım politikası
52 - Benim Babam .. Babalar Günü Kutlu olsun
53 - Milli Mücadele Yolunda(26)Dr: Nefi Demirci ve Kerkük Bülteni
54 - Suriye Türklerine karşı baskılar, İşkenceler sürmektedir
55 - Korku, Engelleri Aştık biz...
56 - Kahraman Türkmen Şehidi .. Mustafa KEMAL Yaycılı
57 - Azerbaycan Türklerine uygulanan Hocalı Katliamı
58 - TÜRK ANNELERE ŞİİRLERİM
59 - 3 Mayıs Türkçülük Bayramı tüm Türklerin Bayramıdır
60 - Türkmenlerin gözbebeği Kerkük Türk’tür
>>Sonraki >> << Önceki <<