Arabic Turkish
 
2010-10-05   Arkadþýna gönder
3032 (1245)


Zehretme Hayâtı Bana Cânânım


Nusret Merdan





Zehretme hayatı bana cananım
Elemlerle doldu benim her anım
Kederinle yanıp sönse de canım
İnan ki ben sana yine hayranım (sana kurbanım) .

Acem-Kürdî makamındaki bu ölümsüz eserin söz ve bestesi zeki Müren’e ait. Bu şarkı , zeki Müren’in ilk eseridir.
Bu şarkıya tutkundu dost ismet özcan. Esasen duygu ve hüzün yüklü olan bu şarkı , özcan’ın O buğlu , O ( kerx) sesinde yüzlerce defa hüzün ve duygu ıramağında yıkanırdı , böylece kalbime yolunu alırdı.
Bir zamanlar ( Türkmen Milli Müzik takımı) nın solistlerinden olduğundan dolayı, İsmet Özcan bu şarkıyı her defasında ayrı bir tadla söylerdi.
Şimdi ne zaman bu şarkıyı dinlesem , ister istemez O tadına doyum olmayan Erbil’li yıllarıma , evimdeki O bitmez , tükenmez sohbetlerimizi yürek acısı ile anar ve yaşarım.
Özcan her zaman bize misafir geldiğinde saatlarca edebiyat bahçesine dalardık , çoğu kere güzel dostumuz ve şafak’daşımız Mehmet Ömer kazancı’da bu tartşmlara kartılrdı. Bu ölümüz sohbetlerin önemine üçümüz de inannıyorduk . çok kere teype almasına yeltendim. Ancak evimin salonda sadece bir çok büyük bir teypin dışında , daha pratik olan küçük bir teypımın olmayışı , ne yazık ki önümüze bir engel olarak kaldı.
Böylece gecelere uzanan sohbetlerimiz , hep bir hoş seda olarak kaldı zamanın kulağında .

Özcan’la Ankara’da tanıştım

Yetmişli yılların başlarında Toros treni beni Musul’dan Ankara’ya taşıdı. Ankara’da o yıllarda Irak’tan gelen treni Tüekmen öğrencileri, Ankara garında beklerlerdi. Ben hiç kimseyi tanımıyordum. Fakat yine dostça karşılandım . Beni karşılıyanlar arasında O zaman ziraat fakültesinde öğrenci olan (Hàlen ITC genel başkanı) sayın Saddettin Ergeç ve dost İsmet Özcan ve adlarını hatırlamayacığım başka arkadaşlar da vardı.
Kısa bir sure kaldığım Ankara’da Saddtttin Ergeç , şair ruhlu , zengin bir kitaplığı olan ağabeyi salah Egeç’le birlikte ikamet ediyordu. Benim de kaldığım yer Bahçelievler olunca , evlerine bir kaç kere gittim , Ergeç kardeşler de kaldığım eve geldiler. Ama en fazla İsmet ozcan ziyaertime gelirdi. O zamanlarda Yaşar özel ve Ahmet sezgin’nin seslerine tutkundu.
Bir kaç ay süren Ankara serüveninden sonra , İzmir Ege Üniversitesinin imtahının kazandım ve haliyle Ankra’dan ayrıldım.


12 yıl sonra Erbil’de karşılaşma

Erbil’deyim. Ekonomi ve idare fakültesindeyim. Yıl 1983 , ilk şiir kitabım ( Kuşlarla Dostluk) basılıyor ve iyi ses getiriyor.
Bir gün Şahap isimli bir öğrencim , bana şunları söyledi:

- Hocam , geçen gün yeni tanıştığım bir arkadaşın elinde sizin şiir kitabınız vardı . Bana dedi Nusret Merdan eski bir arkadaşımdır.

Benimle bulunan başka arkadaşlarla vardı. Bizde ona :
- Bizim de hocamızdır, dedik.

Bu tesadüf eseri 12 yıl aradan sonra kadim dostum İsmet Özcan’la , bir daha ayrılmamak üzere sık sık görüştüm ve ailece de tanıştık ve karşılıklı
geliş – gidşlerimiz başlamış oldu.
İsmet emekli olup Tuz’de yerleşmesine rağmen Erbil’le sık sık bize gelirdi.
Ben Kerkük’e gittiğimde , telefonla aradığımda kış , yaz, gece ,gündüz demeden arabya atlar beni görmeye gelirdi.
Dosluk dışında Mehmet Ömer’le birkikte biz kurduğumuz (Şafak) şiir akımında birleştirmişti. Şiirlere , sözcükler kenetlenmemizi sağlamıştı.
(Bu konuyu geçen sayıda bu konuya etraflice değinmiştim).

Bir Tuzhurmatı ziyareti

Bir yaz günü Kerkük’te bulunduğum sırada ailece İsmet’leri ziyarette gittik. Tuz’un garajında bir taksi kiraladım. İsmet’lerin evinin sadece (İdare Mahalliye) semtinde olduğunu biliyordum. Gerisini taksicinin himetine kalıyordu.
Taksi biraz ilerledikten sonra , şoföre Türkmence :
- lütfen idare mahaliye evlerine ,dedim
Şoför bana ters ters baktı , azarlacısına :
- İhçi arabi ..( Arapça konuş) dedi .
Bu iki kelimelik lafı çok küstahça söylediğinden dolayı , hemen durmasını isetdim. Parsını verdikten sonra. Bir şerbetçi dükanının karşısında taksi beklemeye koyulduk.
Yeni bir taksiye bindik , Şoför biraz yaşlıcaydı .
- Hacı idre mahaliye evlerine gedirem . oraları tanısan ?
- Sehildi ..sehil ( Kolaydır .. kolay).
Yaşlı şoförün biz o yana bir bu yana gittiğin görüncem , işinin hiç (sehil) olmadığına kanaat getirdim. Bir defa ismet’ı ziyaret etmiştim , geldiğim semt hiç bu dolaştığımız mahalelere benzemiyordu.
Bunu ona söylediğimde , hidetle , el kol hareketi eşliğinde bana çıkştı , O güzel Tuz şivesiyle :
- Madam tanmısay , nişi taksiye minisey !
Taksile yine şerbetçinin önüne döndük. çoluk çocuk indik taksiden .
Bu dükkanın önünde taksiye inip binmemiz , şerbetçinin dikkatını çekmiş olacak ki , bana fuzuli fuzli kimin evini ardığımız sormaktan kendini almadı.
- kimin evine gedisiz ?
- İsmet’in :
- Haxsı İsmet ?
- Murat babası
- Haxsı Murat babası ?
- İsmet semin .
- Haxsı İsmet semin ?
- Karanazlı ismet Semin .
Bir yeni (Haxsı) demesine fırsat vermemek için yeniden bir taksiye atladık. Bereket ki şoförü bu defa oraları tanıyordu.
İsmet’e olup bitenleri anlatınca kahkahlarla boğulacaktı nerdeyse.
Meğerse herkesin bir lakabı varmış Tuz’da .. köse abdi , topal kadir , uzun cabbar gibi ,bir insanın lakabı söylemenmeden çoğu kimseler tanınmazmış.


Kara haber Ankara’da buldu beni

Irak’ı terk etmek zorunda kaldığımda , Ankara’da Irak Milli Türkmen partisi’nin genel merkezinde çalşarak, Partinin gazetesi olan Erbil’de sorumluluğunu aldığım Doğuş gazatesin çıkarmaya devam ettiğim günlerde Yurt gazetesinin bir sayısında ismet’in başarlı bir ameliyat geçirdiğini okudum.
Hayatı enine boyuna seven Özcan hangi hastalık sevgi dolu O mert vucüdünü kemirebilir ki?
O zamanlar Irak’a telefon etme imkanım yoktu. Aylar geçtikçe kafam acabalarla dolup taşttı.
Bir gün Partiye , O zamanlar partinin Erbil enformasyon sorumlusu Nihat İlhanlı geldi. Hemen İsmet’in sağlık durumunu sordum. Bir ara hastanede kaldığını ve endişe verici bir durumun olmadığını söyledi bana .
Bir kaç gün geçmemişti ki , Yurt gazetesinde kara haberi okudum.
İsmet Özcan aniden dünyamızdan göç edip geçmişti, kalbimde ve ruhumda binlerce anı bırakarak.

Olmadı Dostum olmadı

Hiç olmadı aziz dostum , daha birlikte yapacağımız nice nice işler vardı.
1991 den sonra eski Sovyet Birliğinin boyundurluğundan kurtulan Türk devletlerininin ardarda kurtulup bağımsızlığına kavuştukça ,senin O coşkulu halini asla unutmam ,arkasından patlatırdın , O muhteşem , yüreklere derin bir yara gibi işleyen ezgiyi :

Çırpınırdı Karadeniz
Bakıp Türk'ün bayrağına
Ah ölmeden bir görseydim
Düşebilsem toprağına

Sırmalar sarsam koluna
İnciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türk'ün bayrağına

Hani seninle oraları gezecektik karış karış !. . (kımız) içecektik atalar diyarında . Elimizi çin seddinin duvarına bastıktan sonra dönüş yoluna koyulacaktık. Hiç sormadım senden neden Çin Seddine gezip tozmadan , sadece duvarına el basıp döneceğiz diye ?.
Dostumuz Kazncı’nın muhteşem kalemiyle yalnızlık içinde hastenede geçirdiğin O son geceyi her okuduğumda tarifsiz kederler ıramağında çıpınırım.

Saat gece yarısı bir . sesizlik etrafımı sarmakta, yapayalınızım. Ruhumun deriınliklerinde , zeki Müren’nin sesini değil , senin O kadife , duygulu , etkileyici , O (kerx) sesin damla damla akıyor ruhuma. Üzülüyorum ve sarsılıyorum :

Zehretme hayatı bana cananım
Elemlerle doldu benim her anım
Kederinle yanıp sönse de canım
İnan ki ben sana yine hayranım (sana kurbanım)


3. 9. 2010
Cenevre



Arkadþýna gönder

Yorumlar:

tesekurler
sayin degerli kardeslerim .ESREF .ve Diyar ERBIL .sezlerden cok memnun oldum sagolin allah sizlerden ve tum kardesimi unutmiyanlarden razi olsun
talat ozcan
tesekur
sayin nusret bay sana nekader tesekurlarimi kanimla bela olsa yazsam hala bana az gelir cok cok sagol kardesim saygilarimla
talat ozcan
Duygulandim!
Ismet Ozcan´i yad etmeniz beni cok duygulandirdi, Allah nur icinde yatirsin Merhum Ismet Ozcan´i.
Esref
Ustalar Kalem Oynat‎nca
Ustalar kalem oynat‎nca, ba‏ka oluyor yaz‎lar, ayr‎ tat veriyor sِzcükler ve diken diken oluyor tüyleriniz. Ac‎lar‎ içine s‎ًd‎rsa bile, gerçekler hep güzeldir. Eliniz saًl‎k hocam. Ozcan Hocam‎z‎n da ruhu ‏ad olsun. Edebiyat‎m‎zda ve milli davam‎zda yeri ooldurulmayacak bir bo‏luk b‎rakt‎. Ben de Erbil´de hocam‎zla bir kaç defa gِrü‏mü‏ ve konu‏mu‏tuk. اok iyi bir milliyetçi ve edebiyatç‎yd‎. Allah rahmet eylesin.
Diyar ERBفL


Yazarýn diðer yazýlarý

1 - İsyana Davatiye
2 - Dolandı Gün
3 - Ay Işığında ve sevgililer Günü
4 - Ağaçlar aykta ölür (Dr. Funda Aydın Mustafa “ya)
5 - Nereye gittiysem izledin beni
6 - Yirmi yıl sonra Şafak şiiri
7 - Türkmeneli Vakfı’na yanıt
8 - Bir Soru, ama gerekli
9 - Nusret Merdan’dan Şiirler
10 - ( En)ler diyarından notlar
11 - Türkmen aydını hiç bir partinin (Arzuhalcısı) değildir
12 - kör olma kardeşim, gör beni !