Arabic Turkish
 
2003-10-26   Arkadþýna gönder
3311 (1281)


Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-


Cengiz Bayraktar

Tutuklanan öğrenciler arasında Türkmen halkı tarafından çok sevilen, Öğretmen, Tiyatro Sanatçısı Hüseyin Ali Demirci'de vardı. Demirci maalesef işkenceler esnasında can vermiş, şehit edilmişti. Türkmen halkını zorda olsa tutuklamalarla, bir nebze kontrol altına aldığını zanneden Katil yerel Baasçı yöneticiler bu ani ölüm karşısında tedirgin olmaya başlarlar. Hem Bağdat'ın hem kızgın Türkmenlerin tepkisini almamak için ölüm olayını örtbas etmek isterler. Şehit Hüseyin Ali Demirci'nin ruhsuz bedenini işkence odasından, akşamın geç saatlerinde gizlice alıp, Kerkük'ün Tisin ilçesine yakın yüksek voltajlı elektrik direği yakınına bırakarak kimseye görünmeden uzaklaşırlar. İlçe sakinleri sabahın ilk ışığıyla Demirci'nin mübarek cesedini fark ederler. Tabii cesedin her bir yanı sanki yüksek voltajla çarpılmış gibi, kap kara, kömür rengindedir. Buna rağmen, Türkmenlerce, cesedin Hüseyin Ali Demirci'ye ait olduğu bırakıldığı yerde teşhis edilir. (Şehit Hüseyin, o yıllarda Tembel Abbas tiplemesiyle baş rolde oynayan hem Türkmeneli'de hem Kerkük'te tanınan ilgiyle izlenen bir tiyatro sanatçıydı). Bu kara haber, Kerkük'te bir anda bomba gibi patlar. Türkmen halkı birer birer Tisin semtine gelerek şehidin cesedi başında toplanır. Şehit tekbirlerle Otopsi yapılması için Kerkük hastanesine götürülür. Doktorların, elektrik çarpması sonucu ölüm, raporu inandırıcı gelmez. Türkmenlerin hükümete karşı öfkesi son haddine ulaşır. Öğrenciler tekrardan boykota devam etme kararı alır.
"Hatırlıyorum Ben Kerkük Merkeziye Orta Okulu'nda okuyordum, Şehit Hüseyin'in (Tembel Abbas'ın) ölüm haberi okulumuzda da yankılarla duyuruldu. Okuldaki boykota katılmak için Öğrenci arkadaşlarımla bir grup oluşturduk on kişi kadar vardık ayrı ayrı sınıfın öğrencisiydik, çoğumuz Kerkük Kale mahallesi sakinlerindendik, hepimiz şehit Hüseyin'in Tembel Abbas oyununa hayrandık, okulda o hafta sabahçıydık, haberi ikinci dersten sonra teneffüste öğrendik, arkadaşlarım ve ben, bizim ve diğer bir kaç sınıfın kapısının önünde durmaya başladık. Zil çaldığında öğretmen ve öğrencilerin sınıfa girmelerini engelledik, malum olaya boykotumuz var dedik, birkaç kişi (Türkmen olmayan) dışında çoğu öğrenciler gerekçeyi haklı bularak sınıfa girmediler. Tarih öğretmeniz geldiğinde ona da saygılı bir şekilde durumu izah ettik. Tarih hocası bizi dinledikten sonra demokrat bir Türkmen olduğu için mi? bilinmez yüzümüze gülümseyerek öğretmenler odasına geri döndü . Başta biz olmak üzere kimse bu haberin doğruluğuna inanamamış, Ta ki bir öğrencinin olay yeride şehidin yanmış cesedini gözleriyle gördüğünü söylemesine kadar. Olayın doğruluğu kanıtlanınca okulda ortam bir anda karıştı, duruma hakim olmak kabil değildi, itiraf edeyim ki bazı kızgın öğrenciler anti demokratik yollara baş vurdu, sınıflarının camlarını birer birer kırdılar, sıraların ahşap bölümlerini sökerek oraya buraya fırlattılar. Hükümete karşı zaten sorumluluk içinde olan müdürümüz kendi okuluna zarar veren bu öğrencilere sinirlenir. Tabii daha sonra başta tahribe karışanlar olmak üzere hepimiz, okulun disiplin kuruluna verildik. Karar, zarar ziyanın ödenmesi ve bir hafta okuldan men edilmek".
Yerel yöneticiler şehit Demirci'nin ölümüyle ilgili resmi yollardan ilişkimiz, haberimiz yok dese de el altından başka dedikodular yaymaktaydılar. Ne gibi diyenler için, o zamanlar kulağımla duyduğum bir çok dedikodudan bir tanesine yer vermek istiyorum. Güya şehit Hüseyin bir gün önce Kerkük Televizyonu için çektiği piyesin filmlerini Türkiye'ye götürmek için izin istemiş buna ret cevabı alınca da vermeseniz intihar ederim demiş, böylece elektrik direğine çıkarak intihar etmiş !.
Yerel yöneticiler, 07 Temmuz 1970 tarihinde şehit Mehmet Saatçi için Türkmen halkınca düzenlenen ve de çok ses getiren cenaze töreninden ders alaraktan, Türkmenlere baskı yaparak, bu bir intihar olayıdır, cenaze töreni yaptırtmam demiştir. Aynı yöneticiler, şehidin ailesine baskılar yapmış, cenazenin sessiz sedasız gömülmediği takdirde aile fertlerinin tümünü ölümle tehdit etmiştir. Türkmen şahsiyetlerini de uyararak, her türlü önlemi almış bunda da başarılı olmuştur. Böyle olunca da hem yerel yöneticiler hem Bağdat rahat bir nefes alabilmiştir
Türkmen aydınlarına gelince, abluka altında olduğunu fark etmiş, daha fazla zayiat vermemek için cenaze töreni yapmamış acısını sineye çekmiştir.
Okullarda boykot sona ermiş, Kerkük şehri tekrardan sessizliğe bürünmüş, semasında kara bulutlar eksik olmamış tersine fazlalaşmıştır.
Okul müdürümüz (Rahmetli Mehmet Abdullah) tanınmış, şahsiyetli iyi bir Türkmen'di üstelik rahmetli babamın arkadaşı olmasından dolayı özellikle ben ve birkaç arkadaşım boykota iştirak etmemiz nedeniyle fazla cezaya çarptırılmamıştık. Buna rağmen o zamanlar müdürümüze kızıyor, bizden yana tavır koymadığı için onu hıyanetle suçluyorduk. Yıllar sonrada olsa rahmetli müdürümüzün neden böyle davrandığını öğrenmek, arkadaşlarımı bilmem ama inanın beni çok rahatlattı. Aşağıdaki satırları dikkatle okursanız bu konuda bana hak vereceğinizden eminim.
14 kasım 1971 tarihinde Kerkük okul müdürlerine, İL Eğitim Müdürü İzzettin el-Serdar'ın imzasıyla gizli bir genelge gönderilir. Dr.Nefi Demirci'nin bahsi geçen kitabında yer alan bu 396 sayılı genelgenin tercümesi aynen şöyle.

Kerkük Eyaleti
Talim ve Terbiye Müdürlüğü
Sayı : 396
Tarih : 14.11. 1971
Gizlidir

Bütün Okul idarecilerine
Konu :Devamsızlık
Genel boykota İştirak eden bütün öğrencilerin, bu aylık ara imtihanlarına iştirak etmeleri yasaklanmıştır. Okul idaresinin imtihana boykottan dolayı iştirak etmeyen bütün öğrencilere o ders için 0 (sıfır) notunun verilmesi bildirilir.
Bu emre riayet etmeyen Okul idareleri mesul tutulacağı gibi en ağır cezalara çarpılacağını bildiririm.
Talim ve Terbiye Müdürü
İzzetin el-Serdar

Bu karar aynı zamanda Bağdat ve Musul üniversitelerinde boykota destek veren Türkmen öğrencileri de kapsar.
Türkmeneli'de, Kerkük'te durum sakinleşirken Türkiye'de Türkmenlerin kızgınlığı daha yeni başlar. Başta Irak Türkleri Kültür Yardımlaşma derneği olmak üzere Türkiye'deki Türkmenler öğrenci boykotuna arka çıkmakla birlikte Hüseyin Ali Demirci'nin feci şeklide şehit edilmesini şiddetle protesto ederler. Türkiye'deki Türkmenler, Kerkük'teki tutuklamalarla, Demirci'nin ölümüyle ilgili Türkiye Hükümeti nezdinde girişimler de bulunur.Türk basınına demeçler verilir, bildiriler sunulur. O günlerde Türkmenler tarafından iki basın toplantısı yapılır. Biri başkent Ankara'da, tanınmış Türkmen tiyatrocu Kerküklü İsmet Hürmüzlü tarafından, diğeri de İstanbul'da, Irak Türkleri Kültür Yardımlaşma Derneği binasında Başkan Dr Nefi Demirci tarafından. Her iki basın toplantısında da İlk önce Kerkük'teki öğrenci boykotunun nedenlerinden söz edilir, bunun demokratik bir şekilde yapıldığı vurgulanır. Daha sonra haksız tutuklamalar, işkenceler dile getirilir. Tutuklananlardan bir kaçının adı zikredilir, özelikle de işkence esnasında şehit edilen öğretmen Hüseyin Ali Demirci'ye dikkat çekilir. Irak'ın Ankara büyükelçiliği, bu olayın daha fazla büyütülmemesi için, Türk hükümetinin ve kamuoyunun tepkisini önlemek için bir basın toplantısı düzenleyerek savunmaya geçer. Bütün Konuşanları tekzip ederek Türkmen öğrenciler üzerinde herhangi bir baskı söz konusu değildir, diye beyanda bulunur.
11 ocak 1972 tarihinde Irak'ın Ankara büyükelçiliği, Türk Haber Ajansına sunduğu bildiriye yine Dr. Nefi Demirci ( DÜNDEN BU GÜNE KERKÜK) kitabında özetle yer vermiştir. Olduğu gibi aşağıya alıyorum :
" Irak'ın Ankara Büyükelçiliğinin bu konudaki bildirisi özetle şöyledir:
Her insanının doğal hakkı olan geleceğini çizme hakkından faydalanarak Türkiye Cumhuriyeti uyruğuna geçen bazı maksatlı Türkmenler düzenledikleri basın toplantılarında, Irak'lı Türkmen vatandaşlara baskı yapıldığını Irak makamlarının bu vatandaşlardan bazılarını tutukladıklarını bunlara işkence yapılıp ve bundan da ileri giderek Hüseyin Ali Tuzlu adında bir Türkmen vatandaşın yapılan işkence sonucunda öldüğü iddia edilmektedir.
İleri sürüldüğü gibi Hüseyin Ali Tuzlu isminde bir kişi yoktur. Bugün Irak'ta görüşleri ve inancı nedeniyle tutuklanan hiçbir edebiyatçı yoktur.Ayrıca Türkmen edebiyatçıların Bağdat'ta özel bir birlikleri vardır. "Irak Devrim Hükümeti bizzat Türkmenlere Kültürel Haklarını tanıdı, aynı hükümetin bu hakları tekrar geri alması mantığa uymayan bir davranış olur. Irak Hükümeti diğer vatandaşlarla Türkmenler arasında hiçbir ayırım yapmamaktadır."
Irak büyükelçiliği/ Ankara
Baştan sona kadar yalan olan, Irak'taki Baas rejimine yakışır her zamanki gibi Türkiye'deki Türkmenleri hedef alan bu bildiride tek bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Şehit Hüseyin Ali Demirci'nin soyadına Tuzlu olarak yer verilmiştir. Kanımca Dr. Nefi olmak üzere Türkmenlerde Tuzlu soyadında ısrar etmişlerdir. Bunun bilincinde olan, Irak büyükelçisi Dr. Nefi beyin dediği gibi yüzü kızarmadan böyle garip bir bildiri düzenlemiştir. Belirtmek gerekir diye söyleyeyim şehit Hüseyin'in soyadı Demirci'dir, ancak Kerkük-Tuzhurmatu ilçesi doğumlu olduğu için umumiyetle Türkmen halkı arasında daha çok Hüseyin Tuzlu olarak yad edilirdi. İyi bir tiyatrocu olmasına rağmen asıl mesleği öğretmenlikti, ama oda bir çok idealist öğretmen gibi insanlığa hizmet etmek için tayinini dört gözler bekliyordu. Ne yazık katil ve de vahşi eller onun bu isteğine mani oldular. Bu kadarıyla da kalmayıp varlığını dahi inkar ettiler.





Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
>>Sonraki >>