Arabic Turkish
 
2003-10-18   Arkadþýna gönder
2990 (1300)


Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-


Cengiz Bayraktar

14 Temmuz 1959 Türkmen Katliamıyla ilgili haberler dünya radyolarından acil olarak verilirken, Türk radyosundan çok komik onur kırıcı haberler duyulur. BBC ye dayanarak olaylarla ilgili TRT'nin verdiği haber şöyleydi, ( Kerkük'te bir takım olaylar olmuş ama Kerkük'teki İngiliz Garnizonuna her hangi bir zarar gelmemiştir) kısa ve de öz.. Eminim, Irak'ın o zamanki Cumhur Başkanı General Abdülkerim Kasım Türk devletinden (Hükümet ve Cumhur Başkanı) tepki beklerken böyle komik bir beyanatın Türk devletinin resmi kanalından verildiğine inanmamıştır, kendi kulaklarıyla duyduktan sonrada olduğu yerde şaşakalmıştır. Türk Dışişleri Bakanlığına gelince, mecburiyetten mi yoksa Kerkük Katliamı'nın dış dünyada yankılanmalarının devam etmesinin etkisinde kalmasından mı bilinmez, 25 temmuz 1959 tarihinde yani katliamdan bir hafta sonra Türk kamuoyuna bir açıklamada bulunur. (Kerkük'te bazı üzücü olaylar olmuş, otuza yakın Türkmen'in öldüğü öğrenilmiştir. Bağdat Büyükelçi'si kanalıyla girişimlerde bulunulduğu gereğinin yapılması için güvence alındığı beyan edilmiştir).
Ancak 21 Ekim 1959 tarihinde yani takriben üç ay sonra nedeni bilinmemekle birlikte Kerkük katliamı hakkında her türlü resim, film ve sair dokümanların Türkiye'ye girmesi veya dağıtılması Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmıştır. Bu karar Cumhuriyet Gazetesinin 22 Ekim 1959 günkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İptali için baş vuran olmadığına göre beklide bu karar hala yürürlüktedir.
Burada klasikleşmiş bir soruyla parantez açmak istiyorum. Acaba Atatürk yaşasaydı veya misyonu yaşatılsaydı Türkiye'de böyle şeyler olur muydu? Hayır efendim asla olmazdı. Bir defa Atatürk yaşasaydı kapattığı Yahudi Lobilerinin yandaşlarına göz açtırmazdı. Irak'ta ve dünyada söz hakkı ellerinden alınan Türkmenlerin anavatan topraklarında seslerini kesip kıskaca alınmalarına asla izin vermezdi. Türkmeneli Türkü, Kerküklüler bundan emindi, çünkü Atatürk'ü ve ilkelerini çok iyi takip ediyor, Atatürk'ün çizdiği Misak-ı Millisinden haberdardırlar. Genç Türkiye'nin sorunlarıyla boğuşan, dış ülkelerinin tehdidiyle bir o kadar yoğun olmasına rağmen Atatürk, Irak Türküyle irtibatı kesmiyor her fırsatta onlara yapılması gerekenleri, Irak Türküne düşen vazifeyi hatırlatıyor, kendi kalemiyle mektuplar gönderiyordu. Nitekim Kerkük Kale Eşrafından seyit Muhammed'e gönderdiği 1 Ağustos 1925 tarihli mektupta önemli gördüğü şu satırlara yer veriyordu:
" Muhterem Mücahit Seyit Muhammed ve Akrabalarına,
Memleketin ayrılmaz bir parçası olan Musul'un ahalisinin yakında kurtulacağına inanç ve güven olunarak, öteden beri devam eden çabalarınızda kararlı olmanızı, gelecekteki selâmet ve saadetiniz adına, bilinen hamiyetine terk eylerim.
Türkiye Hükümeti'nin aidiyeti hasebiyle yakın gelecekten asla ümit kesmeyerek, zulümlere karşı yüksek bir mücadele ruhu ile aydınlık bir istikbal temin olunması din kardeşlerimizin huzur ve saadeti için kıymetdardır. Kurtuluş günleri yakındadır. Kurtuluş güneşinin doğmasını sabırlı biçimde beklenilmesini hatırlatır, Cenâb-ı Vacibü'l-Vücud' dan cümleye muvaffakiyetler temenni eylerim. İmza Gazi Mustafa Kemal".
(10 kasım 1972' de Fethi Tevetoğlu'nun Atatürk ve Musul ile ilgili yazısında Atatürk'ün bölgeyle alakasından söz etmiş delil olarak bu mektubun metnine yer vermiştir. )

9.10. 1959 tarihinde yani bu katliamdan dört ay sonra Türkmenler, haklı davalarını Türk kamuoyuna duyurmak, Türkiye'nin daha fazla desteğini görmek için İstanbul'da resmen bir dernek açmayı başarır. O zamanki adı Irak Türkleri Kültür ve yardımlaşma Cemiyeti, bugün Irak Türkleri Kültür derneği olan bu kuruluş hala hizmet vermektedir.
28-30 Ağustos 1960 tarihinde Irak Türkleri, bugün Türkmeneli dediğimiz bölgenin tamamının katılımlarıyla Kerkük'te İlk Eğitim Kongresini yapar Erbil,Telâfer, Hanekin, Tuzhurmatu, Kifrî, Altunköprü ve Türklerle meskun diğer bölgelerinin iştirakiyle, ev sahipliğini üstlenen Kerküklülerin katkılarıyla çok başarılı bir kongre olur. Başlı başına ele alınması gereken bu kongre'nin, mevzu içinde mevzu olmaması için bu kadarına yer verebiliyoruz.
17 Mart 1961 tarihinde Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Cemiyetinin ciddi çalışmaları meyvesini verir, İstanbul Üniversitesinden iki binden fazla Türk öğrenciyi arkası alarak İstanbul'da büyük bir miting düzenler. Hem 14 Temmuz 1959 katliamı hem de 6 Mart 1961 tarihinde Irak Türklerine yapılan suikastlar, baskı ve zulümler protesto edilir.
9 Ocak 1962 tarihinde Kerkük'te yeni bir suikast olayı yaşanır. Salah terzi ve iki arkadaşı Ramazan ayı nedeniyle dükkanda iftar ederlerken yayılım ateşine maruz kalırlar. Salah ağır biçimde yaralanırken arkadaşlarından bir olan İbrahim Hamza kaldırıldığı hastanede o akşam şehit olur diğer arkadaşı hafif yaralarla kurtulur. Ertesi gün Salah Terzi'de ne yazık ki şehit olur. Türkmen halkı hiç sebep yokken maruz kaldıkları bu olaylara büyük tepkiler verir, polislerle çatışmalara girer, cenaze defninden sonrada Kerkük esnafı dükkanını açmayarak Irak hükümetini protesto eder. Türkmen halkı bu kadarıyla da yetinmez, bıçak kemiğe dayanmış ok yaydan çıkmıştır, İntikam..İntikam nidaları bir kez daha Kerkük semalarına yükselir, bu kez ammeden insanlar silah olarak kullanabilecek ne varsa eline geçirip Kerkük sokak ve caddelerine dökülür. Polis ve güvenlik güçleri, Türkmenlerin daha önce görülmemiş bu kızgınlığı karşında müdahale gücünü kendine bulamaz, çaresizce seyretmeyi yeğler. Bunu fark eden Türkmen halkı fırsat bu fırsat diyerek 14 Temmuz 1959 katliamına karışan ve Türkmen fedailerinin elinden kurtulmayı başaran kimi Kürt kimi Arap komünistlerin üzerine yürür ve birini gördükleri yerde öldürür, on beşini de ağır yaralar. Yine bu olaylar dış radyolardan (İsrail, Kahire) acil olarak kamuoyuna ve dünyaya duyurulurken, en fazla Türk Kamuoyunu ilgilendiren bu haber, Yahudi lobilerine rüştünü ispatlamış bildik kişilerin çabasıyla Türk radyolarında konu edilmez atlatılır. Tabii Türkmenler bunun faturasını ağır öder, yüz yirmi evladı sürgün edilir.
Kürtlerin nüfusları boşalan Türkmen bölgelerini dolduracak kapasitede değildi, sayı bakımından o zamanlar Türkmenlerden daha azınlıktaydılar, ancak İsrail, İngiliz ajanları Yahudilerin Filistin'de yaptıklarının bir benzerini yaparak, bölgeye Kürt göçünün başlatırlar. Büyük paralar vererek Türkmen bölgelerinde Kürtlerin nüfusunu artırırlar. Göç ağırdan ağıra gizlilik içerisinde başlar, özellikle İran Kürtlerine ev , iş, para teklif ederek Erbil'e Kerkük'e yerleşmeleri teşvik edilir. Daha sonra bu gerçeği öğrenen baas ve Saddam rejimi ani bir kararla Kerkük ve civarında ne kadar İran Kürdü varsa (bunların büyük kısmına bugün Feyli Kürt deniliyor) mal mülklerine el koyduktan sonra İran'a gönderir. Ancak İran bu Kürtleri sınırda tutarak şehirlerine girmelerine müsaade etmez. Bu sorun bugün dahi hala çözülmüş değil . Tabii Saddam, el konulan mülk ve arazileri hak sahiplerine( Türkmenlere) vermez, büyük paralar karşılığında güneyden getirdiği Arap aşiretlerine verir.
1963-1968 tarihlerinde Irak askeri darbelere sahne olur Türkmenler nispeten de olsa bu dönemlerde fazla zayiat vermezler.
17 Temmuz 1968 tarihinde Baas partisi bir darbeyle Irak'ın yönetimini ele alır, başlangıçta Türkmenlere, Baas'çıların her hangi bir tepkileri olmaz, çünkü henüz onlardan gelen bir tehdit, baskı yoktur. Ta ki bir önceki hükümete vekaleten Arif kabinesinde Ekonomik ve Ticaret Bakanlığını üstlenmiş olan Kerküklü Nizâmettin Arif'in Türk casusu olmakla itham edilip idam edilmesine kadar.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
>>Sonraki >>