Arabic Turkish
 
2003-10-17   Arkadþýna gönder
3264 (1523)


Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-


Cengiz Bayraktar

İngilizler, Arap ve Kürt aşiretlerini daha fazla bu işe bulaştırmak, Türkmenlerle aralarını açmak uğruna, sürgün edilen, zorla el konulan Türkmenlerin ziraat bakımından verimli topraklarına Kürt ve Arap'ların yerleşmesini teşvik eder. Özellikle Kürtler dağlık bölgelerde sıkıştıkları için bu işe fazlaca hevesli görünürler. Erbil'in, Kerkük'ün köylerine hatta havalisine sürekli kalmak için üçer beşer gelemeye başlarlar. İngilizler, Türkmenlerin asimle edilmeleri gayesiyle Kürt göçü hareketini peyderpey bir plan çerçevesinde, azar azar Türkmenlere his ettirmeden yaparlar.
Hicri 30 Ramazan 1324 miladi 14 mayıs 1924 sabahı İngiliz askeri birlikleri ve bünyesinde oluşturulan çoğunluğu Irak Hıristiyanlarından olan Levy birlikleri Kerkük'ün büyük çarşısında kademe kademe büyüterek olaylar çıkartırlar. Türkmen halkından karşılık görünce de silahlarına sarılıp sağa sola rast gele ateş açarak bayram arifesinde alışveriş yapan bir çok masum Türkmen'i şehit ederler. Daha sonra planlı olduğu anlaşılan bu katliam, Kerkük çevresinde bulunan ve Türkmenlere yardıma koşan silahlı Türkmen aşiretleri sayesinde ucuz atlatılır.
İngilizler, deneme mahiyetinde yaptırdıkları bu katliamdan sözde haberleri yokmuş gibi kınamalar yayınlayarak, her türlü zararın karşılanacağı sözünü vermeye başlarlar, güya Türkmenlerin gönlünü almaya çalışırlar.
12 temmuz 1946 yılına gelindiğinde Kerkük Petrolünde çalışan işçilerinin iş bırakma eyleminin bahane edilerek Türkmen işçilerin toplandığı Gâvurbağı meydanı polisler tarafından kuşatılır. Gelişi güzel silahlar patlar ve bir çocuk bir kadın, yirmiye yakın Türkmen işçi hayatını kayıp eder, yüzden fazla kadınlı erkekli Türkmen yaralanır. Türkmenler bunu karşılıksız bırakmazlar önce 13 temmuz gününden itibaren Kerkük'te üç gün umumi yas ilan ederler. Ertesi günde, şehitlerin defin merasiminde yüksek sesle başta Kral olmak üzere Kerkük polis gücüne, Kerkük Petrol Şirketi yöneticilerine lanetler gönderirler.
1947 'de bütün Irakta olduğu gibi Kerkük'te Milletvekili seçimi nedeniyle Türkmen halkı kendi adayını desteklemek için büyük yürüyüşler düzenler, Hükümet polisi buna da karşı çıkarak bir çok Türkmen'i coplayarak ağır yaralar.
1949 yılında Türkmenler Kerkük valisinin, belediye başkanının Türkmenlerden seçilmesini ister. Türkmen'lerden oluşan Binlerce öğrenci ve esnaf miting ve yürüyüşler yapar. Miting yine polisler tarafından engellenmek istense de, ancak Türkmen halkın direnişi ses getirir, Kral'ın talimatıyla Türkmen şahsiyetlerinden Kerküklü Şamil Yakûbî' Kerkük Belediye Başkanlığına atanır.
24 şubat 1955 tarihinde Türkiye ve Irak arasında imzalanan Bağdat paktında ne yazık ki Irak Türkmenlerine bir paragraf da olsa yer verilmez. Bu antlaşmadan güç alan dönemin Başbakanı Nuri Sait, Türkmenleri sindirme hareketine hız verir. İlk iş olarak nüfus bakımından yüzde beşi geçmeyen Irak'ın diğer bir toplumundan(Kürtlerden)olan birini Kerkük valiliğine tayin eder. Bu tayin Türkmenlerin yakın gelecekte yeni bir faciayla, Katliamla karışı karşıya kalacaklarının ilk işareti olur. Bu tayinden sonra Kürtler, Türkmenleri açıktan açığa tehdit ederler, hatta o zaman bile Kerkük Kürdistan'ın kalbidir, Kerkük bizimdir diye slogan atarlar. Süleymaniye'den, gelen ne dediğine kendiside inanmayan bu Kürt bozuntularına en başta daha önce Süleymaniye'den gelip Kerkük'e yerleşen namuslu Kürtler karşı çıkar .

Daha sonra Irak genelinde siyası karışıklıklar meydana gelir, hükümet darbesiyle ancak sakinleşir. Bu arada Başbakan Nuri Sait idam edilir, Kral kurşunlanır, cumhuriyet ilan olunur, Türkmenler bu yeni gelişmeleri kaygıyla karşılarsa da Türk düşmanı Nuri Sait'ten ve de Kral'dan kurtuldukları için sevinirler. Ancak İngilizlerin ektiği nifak tohumu fidanlaşmış giderek büyümektedir.
14.Temmuz 1958 yılında General Abdülkerim Kasım Irak'ın birinci cumhurbaşkanı sıfatını alır, ana tarafından Kürt olan Kasım'ın Irak komünistlerine sempatisi vardır ki bu iki unsur da Türkmenler için dezavantajdı. Nitekim öylede oldu Kasım'ın hazırlattığı anayasaya Arap ve Kürtlerden Irak'ın müşterek sahipleridir diye bir madde koyar. Bununla da kalmaz Rusya'da sürgün hayatı yaşayan Kürt Molla Mustafa Barzani'yi Bağdat'a davet eder. Barzani on bir yıl sonra Irak'a döner, kısa sürede de Bağdat'a gider. Ancak dönüşünü tantanalı bir şekilde Kerkük üzerinden yapmak ister.
22 Ekim 1958'de Süleymaniye'ye gitmek üzere Kerkük Askeri Havaalanına inen Mustafa Barzani'yi Süleymaniye'den gelen Binlerce silahlı komünist görüşlü peşmerge karşılar, Barzani'yi Türkmen aleyhtarı sloganlar eşliğinde Süleymaniye'ye götürürler.
24 Ekim 19582de Barzani peşine taktığı yüzlerce silahlı komünist görüşlü Kürtlerle tekrar Kerkük'e gelir, bahane yine aynıdır, Bağdata gitme meselesi. Kürt konvoyu Kerkük'te birkaç saat gövde gösterisi yapar, bir ellerinde Kasım'ın resmini diğeriyle de Barzani'ninkini göstererek Türkmenleri yüksek sesle tehdit ederler. Kerkük Kürtlerindir çıkın gidin buradan yoksa hepinizi öldürürüz diye slogan atarlar. Kerkük'te tansiyon yükselir Türkmenler bu sefer harekete geçer, karşılık vermeye karar verir. Kürtlerle yer yer çatışmalar olur. Yine bildik Kürtler bir yandan çatışıyor bir yandan yağmalıyor tıpkı hırsızların yaptığı gibi. Birkaç parça eşya aldıktan sonranda hemen vın ! tek durak Süleymaniye. Hırsızlık bir yana dursun bu çatışmalarda en ilginç olay Irak ordusunun Kürt çetelerinden yana tavır koyması oldu. Buna gözleriyle şahit olan Kerkük Garnizon komutanı Hidayet Aslan bir Türkmen olarak çok üzülür olayları önlemek istese de buna kalbi müsaade etmez olaylar esnasında kalp krizi sonucu hayatını kayıp eder. Bu olaylarda önem arz eden diğer bir konuda Kürt ile Türkmen arasında ilk defa böyle büyük bir çatışma olmasıydı. O akşam Barzani Bağdat'a gitmek üzere uçağa biner. Ancak Kerkük'te tansiyon düşmez ,olaylar devam eder .
25 Ekim 1958'de Türkmenler Hidayet Aslanın cenazesi başında toplanır, daha sonra binlerce Türkmen ikinci Tümen komutanlığı'nın önüne kadar yürür, Lider Ata Hayrullah'ın dirayeti ve uyarıları sayesinde Türkmen kalabalık sakinleşir.
14 Temmuz 1959 tarihinde Irak cumhuriyet'inin birinci yıl dönümü münasebetiyle Irak'ın her yerinde olduğu gibi Kerkük'te de tören hazırlıkları yapılır. Aynı günün akşamı silahlı Kürt komünistler Türkmen mitingine saldırır, mili bayram kana bulanır, ardından üç gün, üç gece bitmek tükenmek bilmeyen uzunca bir zaman Türkmen halkı kıyıma, katliama uğrar. Türkmenler, bu meşum katliamda otuzdan fazla şehit verir, yüzlerce ağır yaralısını hastaneye kaldırır. Bu katliamı çoğunluğu Kürtlerden oluşan Kürt ve Arap komünistleri yapar. Türkmen lider kadrosu ve önemli Türkmen şahsiyetleri hunharca öldürülür, şehit edilir bir çok kadın çocuk delikanlı kurşunlara hedef olur, ağır yaralanır. Tabii bu katliam ve diğer olumsuz olaylar Türkmen halkını yıldırmaz haklı mücadelelerinden zerrece ödün vermezler aksine daha da törpülenirler, intikam almak için fırsat gelmesini sabırla beklerler. Irak hükümeti tarafından söz verilmesine rağmen katiller bir türlü cezalandırılmazlar. Üstelik bu katilleri Kerkük cadde ve sokaklarında görüldükçe öfkeleri bir kat daha artar. Nihayetinde Türkmen halkı çileden çıkar intikam yeminleri edilir, kendi haklarını kendileri almaya karar verirler. Bu katilleri görüldüğü yerde öldürmek için gönüllü ve de silahlı çok gizli bir birim kurarlar. Konunun hassasiyetinden olsa gerek öyle gizli bir birim teşkil ederler ki Türkmen halkı dahi bu birime kimin iştirak ettiğini bilmez. Sadece her gün eli kanlı Türk düşmanlarından birinin ölümüne tanık olurlar. Kimin öldürdüğünü sorduğunuzda size kısaca Türkmen fedaileri öldürdü derler. Peki kim bu Türkmen fedaileri onu Allah bilir diye geçiştirirler. Günbegün bu ölümlere bir yenisi eklenir ve kırk kadar katil komünist(Kürt,Arap) öldürülür. Tabii bu hareket aylarca sürer bir çok katil Kürt yurtdışına kaçmayı başarır. Kalanlar ise ya öldürülür yada ölümden beter korku içinde köşe bucak saklanır ve meçhul Türkmen fedailerde görevini tamamlar.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
33 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
34 - Telafer Çıkmazı
35 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
36 - Dertli gönül
37 - Gelin Biçare
38 - Türkmen Gibi
39 - Gördüm ağladım
40 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
41 - Karanlık Kerkük’üm
42 - Kader Kerkük’üm
43 - Yaralı Kerkük’üm
44 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
45 - Hibe ve Nankörlük
46 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
47 - Uyan Koçak
48 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
49 - Alev Alev Telâfer’im
50 - Niçin Telafer
51 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
52 - Rûbâî Denemelerim / 4
53 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
54 - Bahane
55 - Şeref Listesi
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
>>Sonraki >> << Önceki <<