Arabic Turkish
 
2003-10-16   Arkadþýna gönder
2799 (1163)


Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -1-


Cengiz Bayraktar

Bölüm (1)

Aslında bu konu başlığı Türkiye'deki bir çok gazetecinin, program yapımcısının, Irak Türkleri ile ilgili sıkça dile getirdikleri en önemli sorulardan biri olmasına rağmen, her defasında ufak tefek savlara, nedenlere yer vererek geçiştirilmesi, eminin benim gibi bir çok aydın Türkmen'i derinden üzmüştür. Arıca bu soruyla bağlantı kurarak, Türkmenlerin bulunduğu mevkii Irak'ın diğer toplumlarının geldikleri noktayla ölçmeleri, bölgenin gerçeklerini en iyi bilen biz Türkmenleri adeta isyana iter. Aynı coğrafyanın insanları (Kürtlere atıfta bulunarak) için, arkalarında kimlerin hangi süper güçün olduğuna yer vermeden, diktatör Saddam'a ve baas rejimine isyan eden? her türlü haklarını elde edebilen! uluslar arası arenada koşan? bir değil iki lideri olan, toplam otuz beş bin milis gücüne, iki uydu TV bir çok radyo kanlına sahip, bayrağıyla parlamentosuyla Irak'ın toplam nüfusunun yüzde yirmi beşini teşkil eden, adeta devlet içinde devlet olan ve buna benzer başka olumlu sözler sarf edilirken. Bu toplumun hemen yanı başında yer alan kendileriyle kan bağı olan biz Türkmenler için, kapkaranlık yol çizen, hakkaniyetten uzak, çoğunluğumuzun Saddam rejimi yanlısı, az kalanı ise de dağınık, başı, vücudundan ayrıt edilmeyen, nereden gelir, nereye gider belli olmayan, nüfusu muamma, kâh bir milyon, kâh bir milyondan daha az olduğumuzu beyan eden insafsız bir tabloyla karşılaşırız. Türkiye'nin son on yıl içerisinde Türkmenleri kanatları altına alma kararıyla birlikte bir çok siyasi televizyon program sunucuları ister istemez konuk ettikleri Türkmen şahsiyetlerden bu sorunun yanıtını almak isterlerse de, Türkmen bilim adamları, aydınları, siyasi şahsiyetleri süre kısıtlığından, bilgi yetersizliğinden mi yoksa zülfü yare dokunurum, diye "ucundan de olsa anavatan Türkiye'yi incitirim" titizliğinden mi bilinmez, yılarlarca, akla,mantığa dayanmayan, gerçek nedenlerden çok uzak sebepleri dile getirilerek bu önemli soruyu kısaca geçiştirirler.
Oysa bu soru "Beş ne bir ka programında" olduğu gibi enine boyuna ele alınsaydı, Irak Türkmenlerinin genel durumunu berrak bir şekilde görebilirdik.
Irak Türkmenleri, ortalama bir insan ömrü kadar (altmış yıl) hiç kimseden yardım almadan (Türkiye dahil) sadece halkından aldığı güç sayesinde dört bir yandan düşmanca sarılmış olmasına rağmen, Irak'ta ne kadar büyük bir varlık gösterdiği ortaya çıkardı. Irak Kürtleri ise bu süre zarfında bırakın katliamları, suikastları, başta İngilizler olmak üzere bütün Avrupa Ülkerlerinin katkılarıyla, Rusya, Suriye, İran ve İsrail'in maddi ve manevi desteğiyle, bölgeye birden çok ajan sevk ederek, Kürt aşiret reislerine devlet olma sözü vererek gerekli ortamı sağladıktan sonrada ajanların telkinleri neticesinde zoraki olsa da bugünkü duruma getirilmişlerdir. İngilizler sayesinde, İsrail'in 1948 yılında Filistin topraklarının bir kısmını elde etmesiyle birlikte Arap düşmanlığını üzerinden hafifletmek, Irak'ta iç kargaşalar yaratmak İsrail için hayati önem arz etmiş, bu gerekçeyle de Kürtlere büyük maddi destek sağlamışlardır. İsrail, Rusya'daki Yahudi lobilerini harekete geçirerek Rusya, Irak sınırından her türlü desteği Kürtlere sağlamıştır. Nitekim Mesut Barzani'nin babası Molla Mustafa Barzani Rusya'dayken Bir Yahudi kızıyla evlendiği bilinmektedir. Aynı Barzani Kuzey Irak dağlarında hastayken, Amerika'daki Yahudi lobileri sayesinde bir helikopter alınarak bilinmeyen bir yerden uçağa bindirilip Amerika'nın en iyi hastanelerinde tedavi görmüş mamafih Amerika'da ölmüştür. Kürtlerin en çok aldığı destek İsrail olmasına rağmen malum Yahudi gizliliği yüzünden bu destek açıkça görünmez. Ancak İngilizlerin Kürtlere verdiği destek alenen görülür. İngilizlerin, Arapları kışkırtmasıyla Osmanlıyı çökertmesi, Türk ordularını Basra'dan, Bağdat'tan çıkartmış olsa da Musul vilayetinden ancak hileyle (Lozan antlaşması ) çıkartabilmiştir. Türk ordularının yeniden Musul ele geçirmesinden korkan İngilizler Osmanlıya yaptığı gibi genç Türkiye cumhuriyetine karşı maşa olarak kullanabilecek (Kuzey Irakta ve Anadolu'da) farklı dile mensup toplumların peşine düşerler. Bölgede bu tanıma uyan en uygun topluluk Kürtler olmuştur. İngiliz ve strateji ortağı Yahudi siyasi bilimcilerinin biraz tarih sayfalarında oynayarak, bölgede çok derin geçmişi olan sözde bir milletin varlığının dedikodusunu yapaya başlarlar. Fazlaca saf ve temiz olan bu özbeöz Türk, Acem nesline mensup Müslüman toplum bu dedikodularla kulak asmış birkaç uyduruk tarihi tezin karşısında da şaşmanın yanında iman etmeye mecbur kalmıştır. Ancak Kürtler bölgede yalnız değillerdi, dindaşları olan Türk nesline bağlı Türkmenlerle iç içe yaşıyorlardı. Başlangıçta Kürtlerde tıpkı Türkmenler gibi her defasında Osmanlı'ya daha sonrada Anakara'ya bağlılıklarını ilan ediyorlardı.
İngilizler, bu iki toplumu birbirinden ayırmanın hiçte kolay olmadığını bilmelerine rağmen, Atatürk'ün nefesi Musul'da hissedilirken Kürtleri elde etmeyi acilen denemek mecburiyetindeydiler.
İngilizler, aksini savunsalar da, Türkmenlerin, Anadolu Türkünden farksız olduklarını biliyorlardı. Ancak Türkmenlerin bulundukları toprakların yer altı (petrol yatakları) zenginliğinden ve jeopolitik öneminden dolayı Atatürk önderliğinde büyük Türkiye'nin dirilmesinde büyük rol oynayabileceği kaygısını taşıyorlardı.
Hem Osmanlıyı ilelebet tarih sahnesinden silmek hem bu petrol yataklarına kolayca sahip olmak için Türkmenleri bölgede adeta bir çıban olarak görüyor bir an önce bu çıbandan kurtulmanın yolunu arıyordu. Bir bakıma bu tespit Türkmenlerin bölgede en uygar toplum, işlerini engelleyecek yegane güç olmasından ileri gelir. Bunu açıkça Türkmenlerin yüzünden okuyorlardı. Nitekim Türkmenler, İngilizlerin Irak için uygun gördükleri başta manda idareciliğine karşı çıkarak kuşkularında haklı olduklarını az bir zaman canlı olarak yaşadılar. Üstelik bir çok Türkmen aşiret reisi Atatürk'le irtibat kurarak Musul'dan vazgeçmemeleri ricasında bulunmuş referandum yapıldığında Musul ahalisinin Anadolu'dan yana oy kullanacağını Mustafa Kemal'e ifade etmişlerdir. İşte bu İngilizler için af edilmez en büyük hatalardan biridir derken, Türkmenler, İngilizlerin Irak'a Kral olarak uygun gördükleri Emir Faysal için kurulan oy sandıklarını dağıtması, kral istemeyiz diye Kerkük'te Musul'da gösteriler yapması, Türkmeneli şairlerinin Kral aleyhine şiirler hoyratlar yazması, Kerküklü Şair Mehmet Sadık'ın "İntihap etmem (seçmem) seni Faysal Irak'ın mülküne" diye başlayan şiirin Türkmeneli semasına yükselmesi Türkmenler için bardağı taşıyan son damla olmuştur. Bu canlı olaylara şahit olan İngilizler, Irak'ta Türkmenler için kefen dikme zamanı geldi derler.
İngilizler, önce dindaş olan bu iki toplumu (Türkmen. Kürt) birbirinden ayırmak için ilk başta Irak'ın Kürt ve Arap'tan oluştuğunu, Türkmenlerin ise Osmanlıyla birlikte Türkiye'den gelen ve Irak'taki Osmanlı karakollarına memur olarak atanan kişilerin torunları olduğundan bahsederler. Hem de Irak Selçuklu devletini, Aksak Timur'u, Musul, Erbil Atabeyliklerini, Karakoyunlu, Akkoyunlu devletlerini hiçe sayarak. Böylece de İngiliz, Arap, Kürt işbirliğiyle Irak Türklerinin asimle hareketi fitillenir. Türlü bahanelerle Türkmenlerin bir çok toprakları haksız yere ellerinden alınır. Silah taşımaları, kendi dillerinde okumaları bir yana dursun her fırsatta toplu katliamlarla karşı karşıya kalırlar, suikastlarda kurban olurlar. Türkmen aydınları Irak'ın güneyine, en ücra köşelerine topluca sürgün edilirler.
İngilizler, gerçek emellerini gizleyerekten Kürt ve Arap toplumlarının insaflı aydınlarını kandırırcasına, barış sever Türkmen kardeşlerinin bu olaylara maruz kalma sebeplerinin, Türkiye'nin tekrardan bölgeye geldiğinde kendine yandaş bulmaması için bütün Türkmenlerin asimle olmasını gerekliliğini savunurlar?.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
33 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
34 - Telafer Çıkmazı
35 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
36 - Dertli gönül
37 - Gelin Biçare
38 - Türkmen Gibi
39 - Gördüm ağladım
40 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
41 - Karanlık Kerkük’üm
42 - Kader Kerkük’üm
43 - Yaralı Kerkük’üm
44 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
45 - Hibe ve Nankörlük
46 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
47 - Uyan Koçak
48 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
49 - Alev Alev Telâfer’im
50 - Niçin Telafer
51 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
52 - Rûbâî Denemelerim / 4
53 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
54 - Bahane
55 - Şeref Listesi
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
>>Sonraki >> << Önceki <<