Arabic Turkish
 
2009-05-30   Arkadþýna gönder
4263 (1631)


Milli Mücadele yolunda(1) Şehit Albay Abdullah Abdulrahman


Sadun KÖPRÜLÜ

Milli Mücadele yolunda; Liderlerimizden Şehit Albay Abdullah Abdulrahman.
1960 yılında kurulan Bağdat Türkmen Kardeşlik ocağı başkanı şehit Albay Abdullah Abdulrahman, Irak Türklerinin tanılan büyük liderlerindendi. 16 Ocak 1980 tarihinde Saddam rejimi tarafından her türlü işkencelere maruz kalarak, Milli dava arkadaşları Dr: Necdet Koçak, Adıl Şerif, Dr: Rıza Demirci ile birlikte idam olmuşlardır. Ayrıca Behaddin Kocava hapishanede şehit olmuştur.
Şehidimiz yaşamını milli Türkmen davasına adayarak, 14 Temmuz 1959 tarihinde Molla Mustafa Barzani Kürt Peşmergeler, Komünistlerle ile İş birliği ederek, Kerkük katliamında çok sayıda Irak Türklerini ağaçlara asıp, iki yöne giden arabalara bağlayarak, param parça edip, caddelerde sürükleyerek, acımasızca öldürmüşlerdir. Büyük liderimiz Albay Abdullah Abdulrahman, Kerkük 14 Temmuz katliamını bir an önce durdurmak için, Tazehurmatu'ndan gizli yolla Başkent Bağdat'ta ulaşmış, üç gün üç gece süren katliamı durdurup, milletimizi bu büyük katliamdan kurtarmıştır, Irak Türklerinin büyük milli dava mücadele dolu tarihine geçmiştir.

Albay Abdullah Abdulrahman 1913 tarihinde, Kerkük Musalla mahallesinde göz açmıştır, öğrencilik hayatını Kerkük'te geçiren Abdulrahman, sonrasında Bağdat'ta Harp okulundan başarı ile mezun olmuştur.1941 Tarihinde İngilizlere karşı, Milli Irak hareketine katılarak 1941 yılında Filistin'i kurtarmak amacıyla büyük General Mustafa Ragıp ve Ömer Ali Paşa ile birlikte bu harekatta, başarıyla yer almıştır, 1958 tarihinde Kerkük ikinci Tümen Komutan Yardımcılığına atanmıştır.

Şehidimiz Albay Abdullah Abdulrahman 14 Temmuz 1959 yılında Kerkük katliamından kurtulmuş, Tazehurmatu ilçesi yoluyla Irak Cumhurbaşkanı Abdülkerim Kasım ile görüşerek, Kerkük'ün kanlı katliamını bildirmiştir, böylece devrim komuta konseyi başkanı General Abdülkerim Kasım, Kerkük'e ordu göndererek, Kerkük Türklerini üç gün süren büyük katliamdan kurtarmıştır.
Sonradan Emekli olan Albay Abdullah Abdulrahman Bağdat'ta 1960 yılında kurulan Türkmen Kardeşlik Ocağında 1964 yılından 1976 yılına kadar, Ocağın başkanlığını milli mücadele Türkçülük duygularıyla görüşleriyle başarıyla yürütmüştür.

Uzun süre başkanlık yaptığı Ocak'ta, Irak Türkleri ile yakından ilgilendi, tüm Türkmen köylerini, ilçelerini, şehirlerini, bölgelerini dolaşarak, herkes ile ilgilenmiş, tüm insanlara her türlü yardımda destekte bulunmuştur, böylece tüm Türkmeneli'nde Mendil, Telafer, Aziziye'ye kadar milletimiz tarafından sevilmiştir. Bu sevginin neticesindenfir ki halk defalarca onu Ocak'ın başına başkan olarak seçmiştir.

Albay Abdullah Abdulrahman milletini sever aşırı bir milliyetçi Türkçü idi. Çalışkan yiğit, atılgan vatanını, bayrağını, toprağını ve tüm Irak Türklerinin bölgelerini seven gönlü aşkla sevgiyle atmaktaydı. Arap Baas partisi Irak Türklerine karşı uygulamış olduğu sindirme, asimilasyon yok etme politikası çerçevesinde, Türkmen Kardaşlık Ocağını bir an önce kaldırıp, yok etmeyi planlıyordu. Binbir türlü baskıya rağmen, millet tarafından sevilen Albay Abdullah Abdulrahman'ı Ocaktan uzaklaştırmak planını gündemde yer almaktaydı, bunu Türk düşmanı olan dönemin başkan yardımcısı Saddam Hüseyin planlamıştı. 1976 yılında Albay Abdullah Abdulrahman Kardeşlik Ocağı başkanı iken, Baas partisi Saddam rejimi tarafından onu Ocak'tan bir tür oyunla uzaklaştırılmıştır. Türkmen Kardeşlik Ocağından uzaklaştırıldıktan sonra 1979 yılında dava soydaşları Necdet Koçak, Adil Şerif, Dr. Rıza Demirci ile birlikte tutuklanarak 16 Ocak 1980 tarihinde şehit edilmiştir. Ben Albay Abdullah Abdulrahman şehidimizi 1970 yılından tanıyorum. Evimiz Bağdat'ta olduğu sırada sürekli olarak Kardeşlik Ocağına giderek, onunla görüşmekteydim ve ondan milli davamız ile ilgili sorular sorarak, bilgi almaktaydım o dönemde en küçük yaşta Ocağa üyesi olmuştum. Liseden mezun olduktan sonra Üniversite hayatımı Kardeşlik ocağına bağlı Şehidimiz Rıza Demirci'nin açmış olduğu 36 kişilik yurtta geçirdim çünkü Baas partisine girmediğimden dolayı, hükümet yurduna alınmadım ve Türkmen Kardeşlik ocağının yurdunda eğitimimi bitirdim, sonradan şehitlerimiz tutuklanarak, idam olmadan önce bende aynı yılda tutuklandım ve tutuk evinde acı durumlarını işkencelerini duydum ve sonradan idam olduklarını duyduğumda çok zorlukla dayandım. Onlar şehit oldular ölmediler gönlümüzde büyük milli davalarıyla yaşamaktadırlar ve tüm milli Türkmen kuruluşlarımız bugün onların temiz kanlarıyla kuruldu... Gençlerimiz, erlerimiz, baba yiğitlerimiz mücadelelerini sürdürmektedirler.



Milli Mücadele yolunda (2) Şehit Rüştü Reşat Muhtar oğlu
Yazan: Sadun KÖPRÜLÜ
üyük Türkmen milleti vatan, millet, bayrak sevgisiyle coşarak, her zaman bu uğurda, milli davasına Milliyetçilik, Türkmencilik uğrunda, mücadele ederek, çekinmeden canını, kanını seve, seve vermişlerdir,

Büyük Türkmen milleti vatan, millet, bayrak sevgisiyle, her zaman bu uğurda, milli davasında mücadele ederek, çekinmeden canını, kanını seve, seve vermişlerdir,

Bizler Irak Türkleri, efendi, onurlu, töreli, tarihi yüce, kahramanlık, şanlarla dolu Türk milletinden, bir parça olarak, Türkçülük için, Kerkük, Türkiye, için, Çanakkale'de şehitler veren büyük bir millet olarak, hiçbir zaman, bu iç duygumuzdan, sevgimizden, milletimiz için, davamızdan ayrılmadık, şehitler verdik, kan döktük, hapishanelere atıldık, ama milli kimlik, Türk dilimizden, ata baba topraklarımızdan, taviz vermedik, başkalarına satılmadık, mutlu, güzel yaşamak için, hiçbir güce boyun eğmedik, ölümü seçerek asla bu yolumuzdan dönmedik.
Parlak tarihimiz boyunca, millet, toprak, Vatan, Bayarak Türkmen için, kanlarla mücadeleyi sürdüren milletimiz, Milli dava yolunda, yüzlerce şehitler vererek ve şehitlerimizin yolunda yürüyerek bugün birçok hakları elde onlalar mücadeleleri ile elde etmiştik, bu uğurda kahramanlar, yiğitler, çok atılganlar yetiren bu milletimiz
Atahayrullah, Kasım Neftçi, Emekli Yarbay Abdullah Abdurahman, Dr: Rıza Demirci, Dr: Necdet Koçak, Adıl Şerif, Mehmet Korkmaz, İzzettin Terzi, Selahattin Avcı, Rüştü Reşat Muhtaroğlu, pilotçu Aydın Mustafa, Yaşar Mehdi, Mehmet Reşit Tuzlu, Mustafa Telaferli, Melik Hüseyin, Hüseyin Ali Demirci, Mustafa Kemal, Ahmet Enver Köprülü ve yüzlerce Kerküklü, Erbil'li, Telaferli, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Kifirli, Yengice, Amirli, Dakuk, Altunköprü'de şehitler verdik, bu yüce millet 80 yıllarından, bugüne kadar, 35 yıl Diktatör Saddam rejimi döneminde, Amerika tarafından işgal edilen demokrasi diye bugünde, bu katliamlar, soykırımlar sürmektedir, bomba olaylarında, saldırılarda, yakma yandırma, patlatma, kaçırma olaylarında, Saddam'ın kopyaları olan düşmanlar, ve öteki gruplar, Amerika desteği, yardımı ile, Irak Türklerini şehit etmektedirler. Yine Kerkük için, Türkmeneli, topraklarımız için, Türk dünyasına, Türkiye için, milli mücadeleyi sürdüreceğiz. Şehitlerimizin kanları yerde kalmayacaktır, Türkmen şehitleri ölmediler ölmeyecekler, yaşayacaklar.
Milli Mücadele yolunda, şehit olan ölmeyen, bizimle, içimizde yaşayan Rüştü Reşat Muhtar oğlu milli davamızın yolunda, sönmeyen her yönümüzü aydınlatan, bir ışıktır. Uzun yıllar kendisini bu davaya adayarak, çok sayıda gençleri yetirerek, bilgilendirerek, öğütlendirerek milli, Türkmen sevgisini, tüm Türkmen bölgelerinde, yaymıştır, anlatmıştır, milli bayrağımız dalgalandırarak. Şehidimiz uzun yıllar Türkmen gençleri tarafından Türkmen öğrenci birliği başkanı seçilmiştir.
Şehit Rüştü Muhtar oğlu, 1950 tarihinde Kerkük Musalla mahallesinde göz açarak, Babası tanınan Türkmenci milliyetçilerden olarak, tüm çocuklarını bu yolda büyüttü, yetiştirdi. Millet için adadı, tanınan mahalle muhtarı olan Rahmetli Reşat, oğullarının tutuklamalarına milli duygusuyla, yenilmedi milli mücadelesin tüm gücüyle sürdürdü, sabır ederek, vefat etti, Şehit Rüştü ile birlikte, milliyetçi ir evden,
Erşat Reşat Muhtar, Saçıda Reşat Muhtar ve Haşim Reşat Muhtar tutuklanmıştır. Saçıda kardeşimiz tam olarak kardeşlerinin yanında büyük özveride bulanarak yardım her türlü destekte vermiştir, Saddam rejimi bu Türkçü milliyetçi aileyi yok etmeye çalışarak, türlü işkencelerle, Şehit Rüştü Muhtar oğlunu idam ederek, bu çalışan ve milli mücadelelerini kanlarıyla her işkence, acıya dayanarak günümüzde milli davamızın mücadelesini yiğit kardeşleri Kemal, Ganim, Erşat, Türkeş, Haşim, bacımız Saçıda sürdürmektedirler.
Rüştü Reşat ilk, ortaokulların Kerkük Türk şehrinde bitirdi, Öğretmenler Enstitüsünden Erbil Türk şehrinden mezun olarak, hasa su okulunda öğretmen olmuştur.
Şehit Rüştü Reşat ile 1970 yıllarında tanınmıştım, çünkü bende Kerkük Musalla mahallesinde anneden olmuştum, kendisiyle evimizde, evlerinde sürekli günlük görüşürdük, bazan Berber Allah verdi özgün dükkânında görüşmeler olurdu, çoğunluk geziye çıkarak, kendisiyle önde gelen arkadaşlarla tanışarak, milliyetçi arkadaşlar Türkmencilik ve milliyetçili ile ilgilei seminer, dersler alırdık. Şehidimiz yiğit, atılgan, korku bilmeyen, çalışkan idi, ikimizde birlikte milli şiirler yazarak, yazmış olduğu şiirleri ve yazılarını okurdu bilgi verirdi aydınlatırdı. Ve milli mücadelesini kanıyla bilgisiyle süedüren Rüştü Muhtar Oğlu Türkmen Gizli Kurtuluş Ordusu örgütünü Irak Kerkük'te kurulmuştur. Ve çok sayıda gençler bu örgüte katılarak Türkmenelinin birçok yerlerinde faaliyetlerde çalışmalarda bulunulmuştur bu örgüt milli görüşü duyguyu mücadele milletimizi toplayarak gizli olursa bile çok değer kazanarak Türkmen milletine büyük güç vermiştir.
Şehit Rüştü Reşat, 1979 tarihinde Saddam rejimin Irak servisi Muhaberatı tarafından tutuklanarak, aylarca her türlü işkenceye karşı, dayanıp durdu. Milletini savunarak Konuşmadan tüm acı, işkenye dayanarak Yiğitliğini Saddam rejimine karşı bildirdi, 09- 07- 1980 tarihinde milli dava Türkmencilik, milliyetçilik yolunda idam olarak şehitliğiyle yolumuzu aydınlatmıştır.
Şehit Rüştü Reşat Muhtar oğlu, birkaç aydan sonra Saddam rejimi baskısını, işkencesini sürdürerek, Irak Türklerine yönelik tutuklamalar başlatıldı. o sırada benimle, kardeşim Ümit tutuklandı. Ben Türkiye, Türklükten dolayı, önce idam sonrada hayat boyu cezalandım, kardeşim Ümit ise 6 yıl hüküm oldu, Hapis olduktan sonra, ailece tanıdığım Muhtar ailesi hepsi birden mücadeleci, milliyetçi bir aile hapishanede, 10 yıl milliyetçilik, Türkmencilik ile hüküm olan,
Erşat Muhtar oğlu, sonradan Haşim Muhtar oğlu ile karşılaştım, gizli dolma yufka altında saklanan Türkçe dava milli kitap, dergi, gazeteler sürekli annem, Teyzem, kardeşlerim, babam tarafından içeriye sokularak, onları uygun durumda okumaktaydık. Muhtar/ Salihı ailesi uzun yıllardan mücadelelerini sürdürerek ,her bir zaman bu milli davadan uzaklaşmadılar özveri olarak milletleri severek savunmaktadırlar.
Şehit Rüştü Muhat ile önemli bu hatırayı yazmadan geçmiyorum, onunla 1970 yıllarından çocuk yaşlarından beri tanıştık, evlerimiz birbirlerine yakın olarak, birlikte çalışmaktaydık.
1959 yılında Kürtler, Komünistler tarafından şehit edilen, Kerkük katliamının şehitleri ve 8 Kasım 1971 Saddam rejimi tarafından, şehit edilen tiyatro oyuncusu, Hüseyin Ali Abbas DEMİRCİ
(Tembel Abbas) ve birçok Türkmen şehitlerimizin fotoğrafların, Ve Ata Türk Mustafa Kemal Paşa, Alp Arsalsn Türkeş ve Türk büyüklerinin resimlerin dağıtarak Şair Hattat cesur Ekrem Sabır Kerküklü el hat yazısıyla, ve Erdal fotoğrafçının baskısıyla Rüştü Reşat ile birlikte, resimleri Telafer, Kerkük, Erbil, Altunköprü, Tuzhurmatu tüm Türkmen bölgelerine ölüme baskıya rağmen götürdük idam olmayı düşünmeden o yaşlarda her türlü mücadeleyi korkmadan başlatıyorduk.
Büyük Türkmen milleti, ne mutlu Rüştü Muhtar oğlu gibi bu kahraman, yiğitleri, büyükleri yetirdi ve yetirmektedir. Mezarları aydın olsun, ruhları şad olsun çünkü onlarının kanıyla, bu milli dava dünyanın her yerinde, milliyetçilik Türklükle sürmektedir. Ne mutlu onlara, bu atılgan, yiğit Türk milleti Kerkük ve Kerkük şehrinin yüzde yüz bir Türkmen şehri olduğunu kanlarıyla, canlarıyla belgelendirdiler büyük tarih yazdırdılar milli davaları uğrunda şehit oldular ve hala teröristlere, Saddamcılara ve Saddam yanlısı kopyalarına karşı milli mücadelemiz sürerek haklarımızın tümünü alana kadar şehitler vermekteyiz.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Irak Türklerinin Eski dönemin acısı, yeni dönemde daha artmaktadır
2 - Milli Mücadele Yolunda: Şehit Münir Burhan KÂFİLİ - Türkmen Diye Şehit edildi.
3 - Diktatör Saddam döneminde TİSİN Türkleri yaşanılmayan acı, çiler yaşadılar.
4 - 24 Ocak 1970 Irak Türklerine verilen Kültürel Haklar, Diktatör rejim, Geri alınmıştır
5 - Irak Türklerinin, yiğit, kahraman şehitleri
6 - 16 Ocak 1980 Tarihinde Milli Mücadele Yolunda Şehit olan Türkmen Liderlerimizden
7 - Irak Türkleri, Dünya Türklerinden bir parçadırlar
8 - Irak Türkleri Özgür bir Basın, yayını, İzlemelidir
9 - Irak Türklerin bugünkü durumları
10 - ACI GÜNLERDE YAŞAYAN DÜNYA TÜRKLERİNE DUA
11 - Irak Türkleri baskılara karşı direnmektedirler
12 - Irak Türkleri Susmayacaktır
13 - Milli Mücadele Yolunda Özveriye var mısınız?
14 - Bu Topraklar Irak Türklerinin Varlığıdır
15 - Bu Yolu Seçtik bu Yolda sonsuza dek yürüyeceğiz
16 - Sabri TARABYA Kerkük’le yaşıyordu
17 - Adıyla, Sanıyla Milli Tarihiyle, Varlığıyla Tanınan Cüneyt MENGÜ
18 - Molla Mustafa Barzani tarafından uygulanan 14 Temmuz katliamının acı olayları
19 - 2 Kasım 1971 tarihinde Irak Türk Öğrencilerinin Saddam rejimine karşı İlk boykot Silkinme Hareketi
20 - Milli Mücadele yolunda (28)Yiğit Selahattin Tenekeci
21 - (TELAFER) Irak Türklerine Karşı Katliamlar, Soykırımlar
22 - Türklüğün Simgesi Kerkük
23 - Siyasi Abu Garip hapishanesin acıları
24 - Şehit Mustafa Kemal Yaycılıya Hapishaneden yazmış olduğum Mektup.
25 - Altunköprü Katliamı
26 - ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİ
27 - Hocalı Soykırım, Katliamı Azerbaycan Türklerine Kıyıcı Ermeniler Tarafından planlanmıştır.
28 - Sevgililer gününde Kerkük
29 - Osmanlı İmparatorluğunu Kuran KARAKEÇİLİ Türkmen Aşireti, Oymağıdır.
30 - ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
>>Sonraki >>