Arabic Turkish
 
2009-03-28   Arkadþýna gönder
4710 (1825)


28 MART 1991 YILINDA ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİNE KARŞI UYGULANAN SOYKIRIM


Sadun KÖPRÜLÜ

Irak Türklerinin tanınan, Türk toprak yerlerinden,- Kerkük’e bağlı Türkmen bölgesi Altunköprü 28 Mart 1991 tarihinde, kıyıcı Saddam tarafından soykırım katliama uğramıştı, Irak başına gelen rejimler acımazlık hainlik zalimcesine bu, temiz töreli, onurlu, tarihi yüce Türkmen milletimize karşı türlü planlar çizerek, milletimizi yok etmeye çalışmışlardır.
Altunköprü Türklerine mazlum baba, anne, kız, çocuk, oğullarımıza tarihe yazılarak, hiç unutulmayan Basçılarının çirkin cinayeti işlemiştir.
Türkmen milleti yeryüzünde efendi, töreli, onurlu, bilinçli, özgürlük yanlısı olarak, barışsever, haysiyetli, insanlık severlikle görünerek, düşmanlar tarafından her türlü baskı ve zulüm içinde sürgün edilerek, uzaklaşmaya mecbur bırakılmışlardır.
Altunköprü katliamı 28 Mart 1991 yılında, her bir yerden gelen top sesleri duyulmakla, mermilerde Türkmen yerleşim yerlerine düşmekle, toplar mermiler verimli toprağı nimetlerle, tüm haklı besleyerek, bereketli ellerini uzatarak, yardıma koşan Altunköprü, yazık her zaman Türkmenlere kin düşmanlık gösteren öteki milletler, kurşununu milletimize yağmur gibi yağdırmaktaydı.
Bağdat’tan gelen tanklarında, hareket sesleri evleri okulları daireleri sarsmakta, çocuk, kadınları ürkütmekle ortalığı korkunç sarmakla, her yerde barut ağı şehir mazot kokusu vardı.
Bu güzel şirin gül yasemin çiçek kokulu bahar ayında milletimizin, mutluluk sevinçli günlerine matem yas gözyaşı dökme ağlama gülümsemeyle karıştı.
Esirgemeden Türkmen milleti, yurt toprak uğrunda canını veren ve her şeylerinden varlıklarından, daha da fazla sevdikleri Kerkük, Musul, Erbil, Altunköprü, Tuzhurmatu Telafer ve tüm Türkmen toplumuna vatanlarına karşı adayarak, Ulu Tanrıya ilkelerine inanarak kendilerini adamaktadırlar.
Tüm insanları seven yardım sunan milletimiz, hiçbir zaman kimseye kötülük yapmadı, Silahı kalem diye, savaşı barış oldu diledi sevgi istedi başkalarına da.
Türkmen şehir, bölge, ilçe, kasaba, köylerine giren gaddar, kıyıcı Saddam uşakları Altunköprü’ye girerek evlere saldırarak ne oldukları belli olmayan soysuz Kürtler, diktatör Eflak Saddam kuvvetleri ile 9- 14–71- 80 yaşlarında çocuk yaşlıları, kadınları yüzlerce Arsalan kahraman Altunköprü Türkmenlerini ellerinden gözlerinden bağlayarak, çocuk, kız kadınların yüksek bağırma çığlık sesleri, ağlayışları ve gözyaşları ile yalvarış yakarışlarına zalimler kötü onursuz düşmanlar yaşlılarına, çocuklarına aldırmadan acımadan zorla vura, vura onları alıp götürmüşlerdir.
Her nasılsa bu göz yaşlar, mazlum kimsesiz Altun köprü’lüleri kesin zalim Saddamcı Baasçilerin ellerinden ölüm cezasından kurtarmaktan kana bulamıştır.
Taş yürekli düşman hiç zamirleri bilinçleri uyanmadı, bu zavallı insanları kurşuna dizdikten sonra, gömmeden onları etlerini kemiklerin av köpeklerine bırakarak, Allah’tan korkmadan beyler yalnız gaddar Saddam’ın, düşmanların rızası için, taştan olan yürekleri yumuşamadan, çocukları annelerinin sıcak kucaklarından, babaları çocuklarından alarak, onları öksüz koyarak yeni gelinleri ak yerine siyaha bürümüşlerdir.
Zavallı insanların ellerinden, gözlerinden bağladıktan sonra, dört yanlarını kurşun yağmuruna tutunarak, kanlar içine gömmüşlerdir.
Temiz canları kargalara, yaban canavarlara yem olarak bırakılmıştır.
Bu zulümlü çirkin eylem, katliamı işleyenlerinin tarihinde bir silinmez, siyah nokta utanmayan alçaklık nişanı diye kalacaktır.
Altunköprü şehitleri uğrunda, milli mücadelemiz canlarımızla, kanlarımızla sürdürmekle, yollarımızı bırakmış oldukları izlerle, aydınlatarak göğsümüzde güneş gibi doğarak, parlak meşale ışık olarak yanacaktır.
Mert şehitlerimizin şan dolu insanlık dersleri yolumuzu aydınlatacaktır.
Demokrasi Türklük yolunda şehit olana dek milli davamızla yürümeye devam edeceğiz.

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

ALTUNKÖPRÜ HAKKINDA

Altunköprü Stratejik, coğrafik, uygarlık bakımından, çok eskiden Türk tarihinde özel yeri olan bir Türk kasabasıdır.
ALTUNKÖPRÜ, Türk Şehri (Kerkük, Bağdat ve Kerkük, Türk şehirleri Erbil, Musul) gibi kuzey şehirlerle ilişkisi bulunmaktadır. Ticaret ve turizm yolu üzerine düşen bu Türkmen kasabası eskiden beri ve bu güne kadarda Irak’ın diğer şehirleri ile yolculuk geçidi sayılmaktadır. Ama Türk ilçesi olduğundan dolayı hiçbir gelişme, onarım görmeden Irak başına gelen tüm rejimler bu Türk bölgemizi sindirme yok etmeye çalışmışlardır yinede güçleri yetmemiştir milletimizin birliğinden dolayı.
Tabii Altunköprü güzellikte de, her seven âşıklara yer olan bu kasabanın havası çok verimli güzel, kokusu mis amber, suyu bal tatlı, şirin sabah erkenden, ılık meltem kokusu esen rüzgâr, yeli, küçük zabta rengi avluya düşerek, etrafı çam orman, ağaçlarla sarılarak, yüzde yüz temiz Türk olan gönlü, millet aşkıyla coşmaktadır.
Serin, şirin havası, yeri güzel baharda renkli, renkli güller kokular açılarak, insanlara yaşam vermektedir, hiçte solmayan büyütücü tadıyla eserek, tüm Türkmenlerle sevgisini kaynaşmaktadır..
ALTUNKÖPRÜ Türkmen bölgesi bambaşka anavatan Türkiye’yle bir gezici yeri sayılmakla, çok önemli yeri bu günümüze kadar bulunmaktadır.
Altunköprü Türk şehri Kerkük kuzeybatısından 44 kilometre sağına düşer, Türk Erbil şehrinden ise 50 kilometre uzaktadır.
Aşağı Zab, Küçük Zab söylenen ırmak, Altunköprü'nün yukarısından ikiye bölünmüştür, her biri kasabanın bir yanından akmaktadır, iki kilo aktıktan sonra kayabaşı köyünden dalgalanarak, altında birleşmektedir ve bir tek ırmak olarak kasaba böylece üç yere ayrılır, yukarı, aşağı, orta Kerkük’e yakın olan semte (Salihiye) orta adaya (Orta yaka) Erbil yoluna düşene ([Tısın) adı söylenmektedir.
Kerkük şehrinde olan Tısın ise tümü Türk olarak, önce kasaba iken bugün Kerkük’ün büyük bir mahallesi sayılarak, ikiye ayrılmıştır yeni ve eski Tısın. Kıyıcı Saddam Tısın Türklerinden çok sayıda idam ederek uzun yıllar onları Mahpushaneye atmıştır, baba, anne, oğul yaşlı genç kadın olarak her evden üç dört masum suçsuz Türkmenleri idam ederek kurşuna dizmiştir, birçoğunda yıllar boyu kayıp etmişti, Altunköprü da eskiden bu ad semtte verilmiştir. ALTUNKÖPRÜDE iki köprü bulunmaktadır, büyük köprü, küçük köprü ve Altun su köprüsü da söylenir, son yıllarda diktatör Saddam bu zavallı milletin durumunu ekonomi, siyasi durumu ele almakla kasabanın uzaklığında Altunköprü Türk’ü gelmekte olan araba yolcular, ticaretten yararlanmasın diye başka ayrı bir köprü yapmakla kasabada işler çalışmalar durgun hala gelmiştir...
Altunköprü eskiden kervanlar buraya uğramak zorunda kalmakla, burada iş bularak yerleşmekteydiler.
Şimdide güney, orta bölgelerini kuzeye bağlamakta ve yıllarca seyyah gezicilerin Avrupalıların aramış oldukları önemli büyük yol olarak buraya uğramaktaydılar ve çok yapıtlarda da Altunköprü'ye yer verilmiştir, kasabanın kuzey batısından gelen (Haçar) deresi ise ırmakla karşılaşmaktadır.
Altunköprü'nün ne zamandan kurulduğu belli değil tarihte köprülere önem vermekle milattan binlerce yıl önce buralara uygarlık gelişme kalkınma ve Türk adında bir Milletin yaşadığını kaydederek yazmaktadırlar, artık buralarda hiçbir millet olmadan Türk milleti varmış buraları açarak çok sayıda devletler kurmuşlardır.
Altunköprü Türkçe birleşik ad olarak, hakkında Tarih ve millet arasında da neden bu adın verilmesi hakkında yazılar, söylentilerde çoktur..

ALTUNKÖPRÜ İLE İLGİLİ SÖYLENTİLER
1-Altunköprü’nün ilk yapılışında, bir Altun halkanın köprüye takılmasıyla ilgilidir.
2-Altunköprü’nün yapılma aşamasında Türk halkı köprünün yapımını kolaylaştırmak için kendi aralarında altın toplayıp hükümete vermiştir. Bu davranışları ile Türkler ALTUNKÖPRÜ’ NÜN, kalkınması, ilerlemesi, iktisadının daha da iyileşmesi ve kasabanın geleceği için bu yardımı yapmıştır.
3-Altunköprü’ye, toprağının çok verimli Altun ocağı olduğu için ve geçit yol olarak gelir sağladığından dolayı bu ad verilmiştir.
4-Altunköprü yapılırken uzak yerlerden gelen kervanlar büyük köprüsünde ve küçük köprüsünde de bir altın halka görmüşler. Aydın ışıklı yanarak Altun ocağının görüldüğü söylentileri sonucu bu adı aldığı da söylenmektedir.
5-Tarihte, Altunköprü hakkında küçük zabin yukarısı (Altun su ) diye tanıtmakla köprü yapıldıktan sonra (Altun su köprüsü) denmiştir, Bunu kısaltmak için ise (Altunköprü ) olarak kullanılmaya başlanmıştır. (Hofman)
6-Tanınmış tarihçi dördüncü sultan Murat 1638 miladi yılında Bağdat yolculuğunda küçük Zab üzerinde bir köprünün yapılmasını emretmiştir. Bu yapılacak köprünün Altun ağırlığında olmasını istemiş böylece de iki köprü olmuştur.
7-ALTUNKÖPRÜ adına sultan Murattan 88 yıl önce seyahate başlayan, Portekizli (Efso ) (yapıtında Altunköprü’den bahsedildiğine rastlanmıştır.)
8-Tarihçi (Rüstem paşa ) uzun, uzun Altunköprü’yü anlatmaktadır.
9-Fars tarihçisi (Şerefeddin âli yazdı ) yazmış olduğu (Zafer name )yapıtında Altunköprü’nün miladını 1424 yılı olarak belirlemiş ve Altunköprü’yle ilgilenmiştir. (Faruk Sümer ) Türk tarihçisi ise Altunköprü adı 14 yüzyılın ortalarında var olduğunu eserlerinde anlatmaktadır.
10- Hüseyin Namık Orhun’un Musul salnamesi adlı yapıtında ise iki köprünün Zab üzerinde dördüncü sultan Murat 1907 tarafından yapıldığını belli etmektedir. Altunköprü Türklerinin arasında geçen diğer söylentiler ise dördüncü sultan Murat’ın, Şah Abbas’a karşı giriştiği Bağdat seferinde Kerkük Türk şehrine bir kumandan göndermiştir. Ve bu kumandan Altunköprü’ye geldiği zaman bir köprü yapılmasıyla ile uğraşmış. Savaş vaktinde kumandanın boş yere vakit geçirdiğini gören sultan, savaşa katılmadığını ve korkak olduğunu düşünerek, çok kızıp öfkelenmiş ve yapmış olduğu köprüye yaklaşmadan binmiş olduğu atı suya sürerek, Irak Türkleri arasında tanılan (Hoyrat, bir tür şiir cinaslı bir kaç anlam taşıyan) hoyratını söylemiş.

ALTUN KÖPRÜ OYMAKLARI


Altunköprü Oymaklarına gelince, Demirel, Ateş, Acem, Ağalar, Bekler, Allaf, Attar, Bakkal, Balıkçı, Balyemez, Bayraktar, Behlüller, Dilber, Azizler, Hayyav ,Oruç, Sıncana, Bayat, Salihı,Seyitler, Kervancı, Doğramacı, Sarhoş, Acem evi, acemli, Efendi, siyan, düşap, Ateş, Fereç, Keleş evi, divana, haydara,Köprülü,Derviş, ve başka oymaklarda bulunmaktadır..


ALTUNKÖPRÜ KASABASINDA TANINANLAR

ALTUNKÖPRÜ bir Türk bölgesi olarak çok sayıda yazarlar, şairler ses sanatkârı, bilginler yetiştirmiştir bunlardan Şükür Han zad, Şevket Ateş oğlu, Muhsin Behçet Şakır, Av Tarik Zeynel, Ziyad Köprülü, Sadun Köprülü, Faruk Faik, Zanun Taha, Bektaş Köprülü, Molla Sadun, Molla Haşim Köprülü, Molla Sait, Sadun, Ümit Osman Köprülü, Satıh Köprülü, Zühdü Namık, Abdulrahman Gör ses, Kamil Köprülü, Sinan Köprülü, Abid Köprülü, Selahattin Köprülü, Seter Köprülü, Abdulkadir Ömer, Zanun Tüfik, Kara Sadi, Cuma Kasapoğlu ve başkaları.


ALTUNKÖPRÜ VE 1959 KERKÜK KATLİ


14 Temmuz 1959 Yılında Kürtler hazırlık görerek Altunköprü kasabasına saldırı yapmaya plan çizerek, Peşmergeler üç gün bekleyerek bir türlü Altunköprü’ye giremediler ONLARLA Molla Mustafa Barzani birlikte düzenli olarak Türkleri yok etmeye yıllarca uğraşarak, çizmiş olduğu sinsi planı Milletimizin birliği, yiğitliği kahramanlığıyla yok oldu, çünkü Altunköprü Türk milleti tüm güçleriyle karşı durmaya ölmeye can, kan vermeye toprağa, bayrağa ant ederek, peşmergelerin Altunköprü’ye girmesini yasaklayarak kadınlar, çocuklar yaşlılar bile hazırlık görerek, her türlü kollanan aletleri eve bırakarak gece gündüz uyumadan uyak kaldılar, beklediler gelenlere karşı durdular, tüm varlıklarıyla saldırdılar, yok etmeye tüm insanlarımız birleştiler böylece tüm silahlarıyla Altunköprü’ye korkudan giremediler.



ALTUNKÖPRÜ VE KÖPRÜLÜ SOYADI.

Altunköprü kasabasında Köprülü soyadı bugün Türkiye’nin birçok yerinde bulunmaktadır, özellikle İstanbul, Ankara Altunköprü aileleri Türkiye’de bulunan Köprülü Zade Ailesiyle akraba olarak dördüncü Sultan Murat döneminde Altunköprü kasabasına yerleşerek o dönemde birçok Altunköprülü Türkiye’ye yerleşerek Köprülü soyadını kullanmaktadırlar, Türkiye’de tanınan Köprülü zade ailesinden önde gelenlerden Mehmet Fuat Köprülü zadedir. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Türkler bir ailedir kan kardeş olarak birbirleriyle kan ırk Türkçülük duyguları bulunmaktadır. Ayrıca Köprülü ailesi en çok Makedonya, Azerbaycan, İran Türklerinde bulunmaktadır.


ALTUNKÖPRÜ SADDAM REJİMİNDEN SONRA

ALTUNKÖPRÜ Türkleri Saddam düştükten sonra çok sevinerek kutsal şehitlerinin mezarda ruhları şad olarak demokrasiye inanarak, ana dilleri Türkçeyi tüm çalışma çabaları ile Türkçe okullar açarak, çocuklarını kendi ana dillerini öğrenmek için yazdırmışlar büyük çabalar göstererek tüm parti Irak Türkmen Cephesine sarılarak milli Türkmen davaları yolunda yorulmadan çalışarak yüzlerce gençleri yetinmektedirler, bugün tüm baskı engellere rağmen Türkçe okullar ve Türkmen Cephesinin kolu ile Türkmen milli parti dernekler açılarak, adlarını Türkçe bırakılmıştır. Ve tüm evlerde Türkçe kanallar ve Türkmeneli televizyonu izlenmektedir. Her ne kadar Kürt peşmergeler baskılarına karşı Altunköprü Türkleri direnerek haklarını şehitlerin kanıyla milli mücadele ile korumaktadırlar ve ALTUNKÖPRÜ Türkçe adını değiştirmeye kalkan Saddam’a rejimi bugün Peşmergelerr karşı varlıklarını- dillerini, tarihlerini kanlarıyla savunarak, ALTUNKÖPRÜ adını her bir yere dağa taşa, tüm hükümet dairelerine, Türkçe okullarına yazmaktadırlar.


BURALAR TÜRKLERİN YERİ

Eski çağdan beri Türk milleti bu bölgelerde yaşamıştır. Karakoyunlu devleti başbuğu Bayram hoca 14. yüzyılın ortasında kış mevsimini Altunköprü de, Kerkük’te geçirtmekteydi.

Altunköprü kasabasının milattan önceden beri Türklerin yerleşim merkezi olduğundan tarih kitapları bahsetmektedir. Böylece Irak Türkleri, bazı yazarların söylediklerine göre Osmanlı İmparatorluğu’ndan, Abbasiler ve Emeviler ile Irak’a yerleşmiştir. Irak’ta hiçbir millet yokken Türkler buralarda olmaları bellidir. Daha Milattan önce (Şemiro) olan Altunköprü adı (Derin köy) olmuştur. Ayrıca Sümerlerin Türk oldukları tüm tarih kitap yazmaktadır ve Altunköprü bu dönemde bir Türk toprağı, yeri olduğu kanıtlanmaktadır, Sümerler ilk Türk milleti olarak Irak’ın kuzeyi ve güneyinde yaşayarak, uygarlığı kurmuşlardır. Her alanda ilerlemişlerdir, böylece bizler Sümerlerden bir parça olarak Irak olmadan bu topraklar bizlerden kalmıştır. Kerkük şehri yüzde yüz bir Türk şehri olarak etrafı ve içi Türklükle yaşamaktadır Altunköprü, Erbil, Musul gibi. Türkler Bayat, Oğuz , Ak koyunlu, Kara koyunlu, gibi bu bölgede yerleşen Türk kabilelerden, oymaklardan, boylardan gelmişlerdir birde dördüncü(Murat) dönemindeki Osmanlı imparatorluğundan ve Selçuk imparatorluklarından bir bölümü burada kalmışlardır,.

SADDAM REJİMİNİN ALTUNKÖPRÜ
TÜRKLERİNE KARŞI SOYKIRIMI
Irak Baas hükümeti iktidara gelmesinden bu yana, uyguladığı baskı politikasından Türk şehirleri (canım Kerkük, Erbil, Musul, Diyala Türk Telafer, Kifri, Ömer mandan, Şahreban, Selami’ye, Karakoyunlu, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Beşir, Tısın, Hanekın, Mendili, Köy, bucak, İlçe, Kasabalarımız, özellikle Türk Altunköprü) nasibini almıştır.
Bunların hesabı çok zor olmuştur, çünkü kendileri Türk, dilleri Türk Tarihleri Türk, Altunköprü da Türk’ten başka hiç bir millet yoktur ve olmamıştır. Köyden, dağdan başka Türk olmayan yerlerden gelenler hiçte Kerküklü, Erbil’li, Musullu, Altunköprülü, Telaferli olamazlar. Bu yerlerde öteki Türk yerlerimiz gibi Türk’tür ve Türk kalacaktır. Kerkük ve tüm Türk yerlerimiz ne kürdün, ne Arapların ne de başkalarının boş sözüyle Türklüğünden, soyundan, yurdundan ve toprağından ölse de vazgeçmeyecektir.

İktidarın zulmüne maruz kalan, nice kötü kara günler yaşayan milletimiz ahlaklı, dürüst, şerefli, çalışkan, gelenek, göreneklerine bağlı olmaları nedeniyle hiçbir zaman milli davasından vazgeçmemiştir.

28 Mart 1991 tarihindeki ayaklama ile Kürt peşmergeler Türk toprağına girmiş ve burayı yağma talan etmişlerdir. Irak İstihbarat askeri gücü, yağmaya maruz kalanların Türk olması nedeniyle engel olmamışlar, onları korumak istememişler ve buraları korkudan bırakarak kaçmışlardır. Bu insanlar kendilerini kurtararak bu milletin yok olmasına çalışmışlar, milletimizi ölüme karşı bırakmışlardır.

Bu milletin bir kısmı rejime karşı ölümü göze alarak, yollarından dönmeden burada kalıp mücadele vermeye başlamışlardır. Çünkü diktatör yıllarca gençlerini idam etmiş, zindana atmış, milletini sürgün etmiştir. Diğerleri ise arkası olmadığından, kimsesiz olduğunu düşünerek başka ülkelere kaçmışlardır. Ve bu gidenlerin çoğunluğu Anavatan Türkiye’ye yerleşmiştir.

Baas partisi 1968 yılından itibaren iktidara gelip planlı olarak çizilmiş siyaset programlarını bu kimsesiz talihsiz halka uygulamakta idi. Milli duygularını yok etmek için uygarlığa, ahlak ve onura uymayan aykırı davranarak baskı yoluyla insan haklarına tecavüzde bulunmuştur.

Saddam istihbarat askerleri 28 Mart 1991 ayaklanmasından sonra Türk ALTUNKÖPRÜ kasabasına girerek yaşlı, kadın, erkek, çocuk demeden, herkese ateş açarak, evleri basarak, tank ve zırhlı birliklerle bu insanlara saldırarak, top ateşine tuttuktan sonra, toplu halde kaçanların önüne geçerek, hepsini birden soruşturmadan kurşuna dizmiştir ve idam etmiştir. Cesetlerini ise (Şafulla) kepçeyle toprağa gömerek, gizli tutmuştur. Bunların içinde 7–8 yaşında çocuklarla 80 yaşında yaşlılar ve kadınlar da vardır. Bu yaralı, günahsız, silahsız Türkler kutsal Ramazan ayı dolayısıyla oruçlarını bile açmadan, toprak altına atılmışlardır. Kanlı giysileriyle gömülen ve hak uğrunda şehit olan vatandaşlarımızın haberleri bayramdan 15 gün sonra gelmiştir. Bu soykırımda iki yüzden fazla Türkmen, Altunköprü kasabasında kurşuna dizilerek, şehit olmuşlardır.

Bu katliam Bağdat’tan kıyıcı Saddam ve oğulları Kusay, Uday, Ali Hasan Macit tarafından uygulanmıştır. Altunköprü Türklerine uygulanan, insanlık dışı, uygarlığa yakışmayan bu olay zalim diktatörün özel askerleri eliyle işlenmiştir

Aylarca kız, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan yalnız Türk oldukları için önlerine gelen herkesi suçsuz kanlarıyla ailesine vermeden, yer altına bırakmıştır. Saddam rejiminin devam etmesi Irak Türkleri için büyük bir felaket olarak sayılmaktaydı, ama ne mutlu bugün milletimizi bu kanlı rejimden kurtararak şehitlerimizin ruhları mezarlarında şad olmuştur.

Baas Saddam zalimleri Altunköprü. Dibis ilçesindeki Bay Hasan bölgesinde yaşayan suçsuz vatandaşlarımıza insafsızca, hiç acımadan, göz yaşlarına bakmadan kıyasıca acı bir sahne ile (oğlum diye Çırpınır sitemleri göğe çıkan Anneler ağlayarak, Babam diyen yetim öksüz kalan çocuklar, vah ah kardeşim seni niçin zalimler Saddamcılar, kıyıcılar, öldürdüler bağırıp, çağıran bacılar kardeşler) kollarını ellerini, gözlerini bağlayan Cellat Saddamcılar hepsini ölüm cezasına çaptırdı. Irak Türklerini azınlık olarak gören tüm millet örgütleri nerede idi. Bilsinler ki bizler Irak’ın her bir yerinde varız ve Irak bizimdir, kimsenin değil. Irak’ın kültürünü, tarihini, şeref, töresini koruyan en eski ve büyük millet bizleriz. Bu zavallı insanların hakkını arayacak uluslararası örgütler neredeydi? İnsan haklarını savunan Birleşmiş Milletler bu hakkı neden, niçin savunmuyorlar? Siyasi teşkilatların görevi nedir? Yeniçağda din, ırk ayrımı yapılmadan insanlar sevgi, barış güven içinde yaşama arzusu duyarken talihsiz, kimsesiz bu millet kanlı ve korkunç olayları yaşaması acaba haksızlık değil mi?

Milletimize karşı uygulanan baskı, önüne gelen her şeyi yakıp yıkarak Türkleri perişan etmiştir. Ne zaman bunun hesabı sorulacak? Adalet yerin bularak Saddam cezalandı ve şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, bugün Saddam’ın kopyaları olanlar ve Türkmenelinde Saddam’ın politikasını uygulayanların cezaları, hesapları ne zaman verilecek ve ne zaman Irak’ta doğru bir demokrasi millet haklarını, insan haklarını uygulayan,bilen bir sistem kurulacaktır, ne zaman tüm Irak halkı kardeşçesine yaşayacaklar..

TÜRK ALTUN KÖPRÜ KASABASINDA ŞEHİT OLANLARIN ADLARI.
1-Ahmet köprülü–1948
2-Hazım Enver Abdullah–1962
3-Atilla Ahmet Enver- 1976
4-Turan Ahmet Enver–1974
5-Adnan Halit Menden–1958
6-Mehmet Halit Menden–1952
7 -Oğuz Semi Emin–1983
8-Cengiz Mazlum Nuri–1968
9-Mensur Mazlum Nuri–1967
10-Nuri Mazlum Nuri–1971
11-Hani Mithat izzet–1970
12-İsem Mithat İzzet–1964
13-Amir Mithat İzzet–1960
14-Melik Faysal Süleyman–1966
15- Şalan Faysal Süleyman–1967
16-Abbas Salih Sait–1973
17-Abdullah Kâhya–1973
18- Ali Abdullah Kâhya–1974
19-Abdul selam Reşit Hasan–1966
20-Adil Bayız Hurşit–1972
21-Ali Hüseyin Abbas–1973
22-Atilla Nesih Bezirgân–1968
23-Ayet Kadir Rahman–1966
24-Aziz Ali Sait- 1955
25-Aziz TACIL–1953
26-Cebbar Sıdık–1957
27-Celil Fethi Mehmet- 1945
28-Cemal Ahmet Ferac–1962
29-Cemal Şükür Sait–1964
30-Cevdet Haydar Behrem–1959
31-Çetin Esat Behçet–1974
32-Erdal İhsan Mahmut–1972
33-Erşat Hurşit Reşit–1955
34-Eyüp Salah Sait -1975
35-Fazıl Cihat Fettah–1954
36-Halil Fettan–1945
37-Halil Fethi Mehmet–1956
38-Hamit Garip- 1942
39-Haşim Haydar–1968
40-Haşim Mehmet Tavik–1966
[iki kardeş görmek halı olmayan]
41-Kasım Mehmet Tavik–1962
42-Haydar Gaydan–1956
43-Hişam İhsan Ali–1971
44-Hüseyin Ali Ahmet -1958
45-Hüseyin Ali Ekber–1965
46-İhsan Ali Feyzullah–1932
47-İhsan Mahmut Veli–1940
48-Mehmet Reşit Veli–1925
49-İmat Mehmet Reşit–1960
50-Isam Osman Cemil–1964
51-İsmail Şükür–1973
52-Yıldırım Kakıl kerim–1979
53-Mahmut Attar -1940
54-Mehmet Selim–1982
55-Mustafa Süleyman1974
56-İskender Ali -1957
57-Necat Teki–1967
58-Necip Sait Salih–1957
59-Nevzat Kadir Rahman–1968
60-Nihat Abdülkerim Ali–1965
61-Nizamettin Şükür Hamdı–1958
62-Nurettin Terzi Ve İki Çocuğu
63-Orhan Hamit–1967
64-Osman Cemil–1930
65-Ömer Hurşit Salih–1936
66-Amir Ömer Hurşit–1954
67-Sabah Ahmet Hamdı–1944
68-Saddam Reşit Hasan -1971
70-Saib Tatar Kadir–1955
71-Salah Sait Salih–1938
72-Sattar Rahman Aziz–1945
73-Suud Hattap Osman–1967
74-Şahap Ahmet Ferac–1961
75-Şahin Nasıh Bezirgân–1975
76-Şükür Hamdı Mehmet–1932
77-Tarik Bayız Hurşit–1963
78-Adnan Bayız Hurşit–1964
79-Yaşar Hamit Abdulrahman–1965
80-Zaim İsmail Hasan -1961
81-Zeynel abdın Fazıl -1946
82-Zeynel abdın İbrahim- 1975
83-Hasip Müşir Rıza–1953
84-Abdulrahman Müşir Rıza–1995
85-Selam Reşit -1954
86-Nedim Reşit -1965
87-Hişam İhsan Ali Rıza–1957
88-İhsan Ali Rıza -1958
89- Mahmut Reşit -1954
90-Cünit Seat Behçet–1972
91-Cemil Süleyman Abbas–1983
92-Kemal Sabır Ahmet–1981
93-Sezer Cuma Yasin–1978
94-Secide Hişam Tüfik–1975
95-Şükriye Semin hasan–1944
96-Bedriye Halit–1936
97-Şamil Abdurrahim–1947
98-Kabil Abbas Burhan–1928
99-Rüştü Halil–1967
100-Nazar Mehdi–1957
101-Ercuman Geylan Mehmet- 1956
102-Abdülmecit Abdülkerim–1941
103-Adıl Ömer Hurşit–1965
7 Nisan 1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurulmuştur.
104-Mehmet hac Halil -1968
14 Haziran 1986 Kürtler tarafından şehit olmuştur.
105-Rüştü hac Halil–1967
106–1987 yılında Kürtler tarafından arkadan vurularak şehit edilmiştir.
107- Nazar Mehdi–1957
1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur.
108- Ayet Müşir–1970
Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur.
109- Orhan hac Ekram1971
Kürtler tarafından arkadan kurşunla şehit edilmiştir.
110-Fatih Nefi -1956
Türkiye mezunu Türklük Turancılıkla Türkiye’yle suçlanarak tutuklanarak bir arabaya bomba bırakarak Saddam rejimi el ayağını
1980 keserek şehit etmişlerdir. Mühendis
111- Hüsamettin hac Nuri Behçet–1952
Türkiye mezunu mühendis Milli Türklük doygusundan dolayı Saddam diktatörü arabasına bomba bırakarak şehit olmuştur.
112-Mehmet Hac Nuri–1955
Bir süre kayıp olduktan sonra Saddam cellâdı tarafından idam olmuştur...
113-Selahattin köprülü -
14 Temmuz 1959 tarihinde Kürtler komünistler tarafından canavarcasına asılarak şehit edilmiştir.
203-Kemal Abdul Samet Ferit -
14 -Temmuz 1959 Kürtler komünistler tarafından işkenceyle Şehit Edilmiştir.
114- Muzaffer Müzahir–1962
1982 yılında Türkiye ile ilgili Saddam rejimi cellâdı Şehit Etmiştir.
115- Abdulkadır Esat -1932
1982 tutuklanarak 1986 de özgür olduktan sonra Irak Muhaberatı Tarafından zehirlenerek şehit olmuştur…



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Irak Türklerinin Eski dönemin acısı, yeni dönemde daha artmaktadır
2 - Milli Mücadele Yolunda: Şehit Münir Burhan KÂFİLİ - Türkmen Diye Şehit edildi.
3 - Diktatör Saddam döneminde TİSİN Türkleri yaşanılmayan acı, çiler yaşadılar.
4 - 24 Ocak 1970 Irak Türklerine verilen Kültürel Haklar, Diktatör rejim, Geri alınmıştır
5 - Irak Türklerinin, yiğit, kahraman şehitleri
6 - 16 Ocak 1980 Tarihinde Milli Mücadele Yolunda Şehit olan Türkmen Liderlerimizden
7 - Irak Türkleri, Dünya Türklerinden bir parçadırlar
8 - Irak Türkleri Özgür bir Basın, yayını, İzlemelidir
9 - Irak Türklerin bugünkü durumları
10 - ACI GÜNLERDE YAŞAYAN DÜNYA TÜRKLERİNE DUA
11 - Irak Türkleri baskılara karşı direnmektedirler
12 - Irak Türkleri Susmayacaktır
13 - Milli Mücadele Yolunda Özveriye var mısınız?
14 - Bu Topraklar Irak Türklerinin Varlığıdır
15 - Bu Yolu Seçtik bu Yolda sonsuza dek yürüyeceğiz
16 - Sabri TARABYA Kerkük’le yaşıyordu
17 - Adıyla, Sanıyla Milli Tarihiyle, Varlığıyla Tanınan Cüneyt MENGÜ
18 - Molla Mustafa Barzani tarafından uygulanan 14 Temmuz katliamının acı olayları
19 - 2 Kasım 1971 tarihinde Irak Türk Öğrencilerinin Saddam rejimine karşı İlk boykot Silkinme Hareketi
20 - Milli Mücadele yolunda (28)Yiğit Selahattin Tenekeci
21 - (TELAFER) Irak Türklerine Karşı Katliamlar, Soykırımlar
22 - Türklüğün Simgesi Kerkük
23 - Siyasi Abu Garip hapishanesin acıları
24 - Şehit Mustafa Kemal Yaycılıya Hapishaneden yazmış olduğum Mektup.
25 - Altunköprü Katliamı
26 - ALTUNKÖPRÜ TÜRKLERİ
27 - Hocalı Soykırım, Katliamı Azerbaycan Türklerine Kıyıcı Ermeniler Tarafından planlanmıştır.
28 - Sevgililer gününde Kerkük
29 - Osmanlı İmparatorluğunu Kuran KARAKEÇİLİ Türkmen Aşireti, Oymağıdır.
30 - ACIMIZ ÇOK BÜYÜK
>>Sonraki >>