Arabic Turkish
 
2008-11-30   Arkadþýna gönder
2828 (1214)


Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?


Cengiz Bayraktar

Kerkük şehrinin tarihî, mimarî, kültürel dokusu; bu şehrin sarih bir Türkmen şehri olduğuna delalet eder. Kerkük şehri istisnasız Türkmen politikacılarımızın ileri gelenlerimizin, aydınlarımızın ve de Türkiye’mizin yanlış politikalarına rağmen bu tarihi realitesinin, geçerliğini dün olduğu gibi bugün de sürdürmektedir.

Türkiye’deki hâkim siyasetçilerin yandaşları, Medyası “Kerkük Şehri Kimin Şehri” (Ali Bulaç , 2007 ) başlıklı yazısında şöyle diyordu”. Kerkük'ün Müslüman şehir kimliğinin öne çıkarılması politik açıdan zaruridir de. Aksi halde üç Müslüman kavim birbiriyle savaşacak ve maalesef cahiliye asabiyeti yüzünden kanlar akacaktır." Bu tezin doğruluğunu Irak genelinde ele alırsak ne kadar zayıf bir tez olduğu hemen ortaya çıkar. Şii – Sünni çatışmasında hâkimiyet Şiilerde, Kürt Türkmen çatışmasında hâkimiyet malum saldırgan silahlı peşmergeler de ve yoğun Kürt göçmenlerin istilacılarından yana hal böyleyken Müslümanlık dokusundan söz etmek ne kadar doğru olur?

Türkmen politikacıların söylem birliğindeki sebatsızlıkları, birbirine zıt politika üretmeleri, Kerkük şehrinin kaderini kurnaz Talabani ile diktatör Barzani’nin eline bırakmıştır. Buna rağmen Kürt yanlısı, Türk kalemşörler, özellikle Kerkük konusunda Talabani’nin çıkışlarını överken Barzani’yi uyarmada gecikmemiştir “Barzani çözümü"nün, Irak'a altından kalkamayacağı büyük sıkıntılar getireceği de kesin. Ve en önemlisi Kerkük üzerinden, Kürtler "Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olacaklar.""Barzani faktörü" … Amerika'dan Türkiye ve İran'a, içeride Türkmenlerden Şii-Sünni Araplar ve bazı Kürtlere kadar uzanan dış ve iç dinamiklerden güçlü olamaz” (Çandar, 2008) .

Kimi Türkmen politikacıların garipsenecek görüşlerini de var sayarsak, Irak’ın bölünüşünden ilham alarak Kerkük’ünde bölünebileceğini hatta dört etnik grup arasında paylaşılabileceğini, böyle bir ihtimalinde var olduğunu demeye kadar götürdüler.

Kürtlerin en büyük Kerkük dayanağı 140. Maddenin suya düşmesi, Amerika’nın askeri kuvvetlerinin Irak’tan çekilme tarihinin afişe edilmesi, Birleşmiş Milletlerin Kerkük`ün her türlü idaresini Türkmenler, Araplar, Kürtler ve Hıristiyan azınlıklar arasında adil paylaşımı için formül araması, başta Barzani Olmak üzere Kürt siyasileri, soluğu Bush’un yanında, Washington’da almaya başladılar, ancak oradan elleri boş döneceklerdi. Bunu en iyi Anlayan Irak Cumhurbaşkanı Talabani olur ve har zamanki gibi Türkmenleri sevindirecek demecini patlatır: “ Kerküklülerin kardeş olma zamanı geldi” der. Bu kez Barzaniler de karşı çıkmaz aksine daha fazlasını savunur, hem de Kuzey Irak bölgesel yönetimi başbakanı Neçirvan Barzani Tarafından. “ Kerkük'te kent yönetimini paylaşmaya hazırız” der



Talabani’nin daha önce içi boş demeçlerinden ağzı yanan Türkmen siyasetçiler daha temkinli olmakla birlikte Neçirvan’ın, Kerkük meclisindeki diğer Kürt gruplarının temsilcilerinin yaklaşımına olumlu yanıt verir. Böylece Türkmen- Kürt siyasi ziyaretleri zaman zamanda olsa karşılıklı olarak günümüze kadar devam eder. Bu ziyaretler sadece politik alanlarla sınırlanmaz başta sağlık olmak üzere diğer alanlarda da işbirliği söz konusu olur.



Nitekim Irak Türkmenlerinin en büyük iki Partisi, Kerkük halkının yararına bu yeni umutlu işbirliğinden yana olduklarını söylerler.

Türkmeneli televizyonunun en başarılı program sunucusu Ali Kasap, geçen hafta bu konuyu ele almak üzere söz konusu iki partinin Genel Başkanlarını konuk etti. Milli Türkmen Partisi Başkanı Cemal Şen, Siyasi görüşlerinin eskisi gibi olmadığını vurgularken şöyle der “ Ben şahsen siyaset ve Partim adına şunu açıkça vurgulamak isterim, Saddam Hüseyin düştükten sonra tekrar başagelseydi ben giderdim, kendisiyle oturup konuşurdum. Kasap “ Peki Cemal Bey bu dediğiniz cümleleri son bir yıl içinde mi, son altı ay içinde mi düşündünüz? Yoksa millet düşünüyor niçin daha önce böyle düşünceler yoktu? He şu ziyaretler vardı.Türkmeneli Partisi Başkanı Riyaz Sarıkahya gülerek müdahale ediyor “ bizde vardı, bizde vardı” derken Cemal beyde söze karışıyor” bizde de vardı, bak en fazla 140. Maddedeydi, 140. maddenin zamanı bitti, bitince onların siyaseti değişti, bizimde siyasetimiz mutlaka değişmeli…Ben gittiğim zaman aynı tasavvurları veriyorlardı , duruyorduk ama şimdi başka tasavvurları var, şimdi ortaklıktan konuşuyorlar”. Kasap müdahale ediyor “ Güvenilir veya güven içerisinde ortaklık konuşması mıdır? Başkan Cemal “Ben güveni bilmem, ben gelirim masaya otururum, inerim meydana… Kürt partileriyle oturduğumuz zaman ve dedikleri zaman kardeşiz, benim de cevabım bunu meydanda ispatla, benimle kardeş isen idarede ve hükümette kardeş ol” derim. Başkan Sarıkahya Türkmen Kamuoyunun önemine değinirken şöyle der “Bakınız, Türkmen halkının Türkmen hareketinin bu noktaya gelmesinde katkısı maalesef zayıftır, çok kuvvetli değildir, bir avuç Türkmen milliyetçisi, Türkmen hareketini bir noktaya getirmiştir. Bizim öncelikle sağlıklı bir Türkmen kamuoyu oluşturmamız lazımdır, Millet vasfı Türkmenlerde halk vasfına dönmüştür. Şimdiki insanlar çok milli vasıfları olmayan halktır. Millet dediğimiz zaman, geçmişi geleceği, planı münazaam milli vasıfları olan insanlardı. Esas bizim onu yapılandırmamız lazım, Kerkük’te millet inşa etmemiz lazım, Irak Türkmen milletini yeni baştan inşa etmemiz lazım bu beni daha fazla korkutuyor. İnanın ki yani Kürt veya Arap partilerle olan bu ihtilafımız beni korkutmuyor, milletin inşasını sen yapa bilmezsen milletin kazançlıda çıksa kendi kendini idare ede bilmez. Esas Türkmen aydını, Türkmen yöneticileri mutlaka Türkmen milletinin inşası için çaba harcaması lazım. Şu andaki durumdan hiç razı değiliz yakın akrabalılarımızdan yakın insanlarımdan, partimizden de razı değiliz ”



Bütün bu veriler gösteriyor ki Kerkük şehrinin lehine iyimser bir havanın estiğidir. Bu havanın kalıcılığı tabi ki başta Mesut Barzani’nin tutumuna, Kerkük’ün Türkmen kokulu bir Irak şehri olduğunu kabullenmesine bağlıdır. Yani Kerkük ‘ün barışçıl bir şekilde azınlıklar şehri olması bir bakıma Barzani’nin inisiyatifine kalmıştır.

Kerkük’ün bir Türkmen şehri olması için de Başkan Riyaz’ın altını çizdiği gibi Kerkük’ün esas sahibi olan Türkmenlerin bir an önce millet olma bilincini idrak etmesine bağlıdır.




Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
33 - Telafer Çıkmazı
34 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
35 - Dertli gönül
36 - Gelin Biçare
37 - Türkmen Gibi
38 - Gördüm ağladım
39 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
40 - Karanlık Kerkük’üm
41 - Kader Kerkük’üm
42 - Yaralı Kerkük’üm
43 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
44 - Hibe ve Nankörlük
45 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
46 - Uyan Koçak
47 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
48 - Alev Alev Telâfer’im
49 - Niçin Telafer
50 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
51 - Rûbâî Denemelerim / 4
52 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
53 - Bahane
54 - Şeref Listesi
55 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-
>>Sonraki >> << Önceki <<