Arabic Turkish
 
2008-11-07   Arkadþýna gönder
3266 (1513)


Türkmeneli Tarihinden Yapraklar


Cengiz Bayraktar

Hüseyin Demirci: Türkmeneli’nin Ölümsüz Eğitimcisi, Tiyatrocusu…
Şahadetinin 37. Yıl Dönümü Münasebetiyle,

Tarih 1971 Kasım ayının ilk günleri şehit Hüseyin Demirci’nin Kerkük Muhaberat Birimi tarafından tutuklandığı haberi “kara haber tez duyulur” kulaktan kulağa yıldırım hızıyla yayılıyordu. Bu kara haberin şifresinde şöyle deniliyordu: Türkmeneli’nin Kerkük’ün usta oyuncusu, milli kıvancı ve sevinci Hüseyin Demirci’nin, Dikta Baas rejiminin Kerkük’teki en acımasız, işkenceci istihbarat birimi tarafından tutuklandığı, dövüle dövüle götürüldüğü şeklindeydi. Ne yazık ki bu haber doğruydu zira Hüseyin’in ailesi de bunu yalanlamıyordu, Hüseyin’i kurtarmak için dost ve tanıdıklarına adeta yalvarıyorlardı. Eğitimci arkadaşlarından yana yana müjdeli haber bekliyorlardı.

Hüseyin Demirci alelade bir öğretmen değildi, Tembel Abbas tiplemesiyle Türkmen toplumunun muazzam sevgisine mazhar olmuştu. Demirci’nin tutuklanma kararı, ilk bakışta Türkmen haklarının kısıtlanması boykotuna iştirak eden ve birçok Türkmen eğitimcinin tutuklanması gibi sıradan bir olay görünse de, Hüseyin’in başına gelenlerin sadece boykotla sınırlı olmadığını, olmayacağını anlatıyordu. Türkmeneli toplumu bu boykot olayını küçümsememekle birlikte Hüseyin’in tutuklanmasının, aslında kendisine karşı yapıldığını algılamaktaydı. Nitekim Hüseyin’in tutuklanması, Türkmenlere tanınan kültürel hakların kısıtlanması hadisesini daha da alevlendirmişti. Kerkük bir hafta içinde ikinci kez yoğun ve de daha kapsamlı, daha öfkeli bir Türkmen boykotuna şahit olmuştu.

Hüseyin’in şahadetine kadar uzanan boykot hadisesine nasıl gelindiğine kısa bir hatırlatma ve değerlendirmede yarar var.

Bilindiği gibi dikta Baas rejimi, Türkmeneli bölgesindeki Kürt egemenliğini bastırmak için Türkmen kartını oynar, ona göre de 24 Ocak 1970 tarihli, 89 sayılı kararla Türkmenlere bir sürü kültürel haklar tanır (Hürmüzlü, 2003) . Ancak aynı rejim, kısa bir zaman sonra Kürtlerin bazı taleplerine boyun eğmek zorunda kalır, Dikta rejimle Kürtler arasında geçici bir bahar havası yaşanır, danışlıklı dövüşlü gelişmeler peş peşe gelir. Uygulanmasa da 26 Ekim 1970 tarihinde Kerkük’ü de içine alan Kuzey Irak genelinde, konuşulan dile dayalı bir plebisitin (Saatçi, 2007) yapılmasına karar verilir. Baas rejimi, (Kürt liderlerinin itirazlarına rağmen) 11 Mart 1971 tarihinde, Irak’ın kuzeydoğusunda Erbil, Süleymaniye ve Dohuk illerini kapsayan bir kara parçasını Kürt otonomi bölgesi olarak ilan eder. Baas rejimi bu gelişmeler neticesinde Türkmen desteğine ihtiyaç kalmadığını düşünür, böylece Türkmenlere tanıdığı hakları geri almak için bahaneler aramaya başlar. Irak Tanıtma Bakanlığını devreye sokar, bu kurum 28505 sayılı, 02.10.1971 tarihli bir tebligatıyla Kardeşlik Dergisinin Türkçe Latin harflerle yayımlanan bölümünün kaldırılmasını talep eder (Demirci, 1990) . Sıra Irak Eğitim ve öğrenim Bakanlığına gelir, Türkmeneli bölgesindeki Eğitim Müdürlüklerine, Türkmen okullarının kapatılması konusunda çok gizli bir tebligat ve öneriler gönderilir. Türkmen velilerin tehditlerle yıpratılması, sözde Türkmen velilerden gelen uyduruk Arapça okuma dilekçelerinin düzenlenmesi ve bu düzmece dilekçelere işaret ederekten Türkmence eğitim veren okulların kapatılmasını, yerine Arapça eğitime veren okulların açılmasını ve buna benzer baskı ve önerileri içeriyordu. Tabii ki bu haksız yeni gelişmeler karşısında, Türkmen aydınların ve ileri gelenlerin öfkelenmelerine, isyan etmelerine neden olur. Başta Türkmen Kardaşlık Ocağı Başkanı Emekli Albay Abullah Abdurrahman 17 Ekim 1971 tarihli bir yazıyla, Irak Tanıtma Bakanlığı’nın yasadan yoksun bu keyfi kararına itiraz eder (Demirci, 1990) . Bu itiraza müspet bir cevap alınmayınca da Türkmen Talebe Birliği, Türkmen öğretmenler sendikası desteğiyle harekete geçer ve 2 Kasım 1971 tarihinde Türkmeneli genelinde bir günlük boykot düzenler. (Hürmüzlü, 2003)

Tabii ki Hüseyin Demirci da aydın bir öğretmen olarak bu boykotta boy gösterir. Birçok Türkmen eğitimci gibi o da tutuklanır, Tutuklanır, tutuklanmasına ancak Baas rejimine göre Hüseyin Demirci’nin dosyası kabarıktı, özellikle Tembel Abbas piyesindeki etkin, haksızlıklara karşı isyancı, alaycı rolüyle Türkmenlerin milli şuurunu kabartmış olması, Irak muhaberat birimlerinin gazaplanmasına yetmişti. Türkmen toplumuna göre de yukarıda da yer verdiğim gibi Hüseyin’i tutuklayarak, vücudunu ütüleyerek (Örtülü, 28 kasım 1971)vahşice öldürerek, Irak Türkmen’inin milli ruhunu, milli iradesini yok etmekti. Onun için Hüseyin’in tutuklanmasının kendisine karşı yapıldığını algılar. Onun için Hüseyin diğer eğitimcilerden ayrı tutulur, hakaretli sorgulamalara, ağır vahşi işkencelere maruz kalır. Onun için bu vahşet yirmili yaşındaki Hüseyin’in şahadetine kadar sürer. Ve onun için Hüseyin 7 Kasım 1971 (Özmen, 2002) tarihinde diğer Türkmen şehitleri gibi Kerkük semasında bir bayrak olur, hürriyet ve sıla türküleriyle dalgalanır.

Türkmen halkını zorda olsa tutuklamalarla, bir nebze kontrol altına aldığını zanneden katil yerel Baasçı yöneticiler, Hüseyin’in ani ölümü karşısında tedirgin olmaya başlarlar. Hem Bağdat’ın, hem kızgın Türkmenlerin tepkisini almamak için ölüm olayını örtbas etmek isterler. Şehit Hüseyin Demirci’nin ruhsuz bedenini işkence odasından, akşamın geç saatlerinde gizlice alıp Kerkük’ün Tisin ilçesine yakın yüksek voltajlı elektrik direği yakınına bırakarak kimseye görünmeden uzaklaşırlar. İlçe sakinleri sabahın ilk ışığıyla Demirci’nin yanmış cesedini fark ederler. Tabii ceset sanki yüksek voltajla çarpılmış gibi, kapkara, kömür rengindendir buna rağmen, Türkmenler bu talihsiz aşina cesedin Hüseyin Ali Demirci’ye ait olduğunu bırakıldığı yerde teşhis ederler.

Hüseyin’in ailesi yana yana salıverilme müjdesinin haberini almak için ayakta zor beklerken, Hüseyin’in korkunç cansız bedeni karşısında olduğu yerde yıkılırlar.

Hüseyin’in bu korkunç şahadet haberi, Kerkük’te bir anda bomba gibi patlar. Kızgın Türkmen halkı birer ikişer şehidin Kerkük’ün Tisin ilçesindeki İkamet adresinin etrafında yığılmaya başlar. Kızgın kalabalık saniye saniye büyür, şehit Hüseyin’in cenazesini otopsi için tekbirlerle Kerkük hastanesine götürür.. Doktorların, elektrik çarpması sonucu ölüm raporu inandırıcı gelmez. Türkmenlerin hükümete karşı öfkesi son haddine ulaşır. Bütün baskı ve uyarılara rağmen Türkmen toplumu her kesimiyle ve başta öğrenciler olmak üzere tekrardan ve daha büyük bir boykot yapamaya başlar.

Hüseyin Demirci’nin, Türkmen toplumunu böylesine etkileyen, şahadet öncesi ve sonrası fiil birliğine iten etken, hiç kuşkusuz Hüseyin’in başrolünü oynadığı Tembel Abbas piyesinde yatar.

Tembel Abbas piyesi, bilindiği gibi şair ve yazar Salah Nevres’in şah eserlerinden biridir. Piyes, Enver Muhammet Ramazan’ın yönetmenliğinde ilkin 17 Aralık 1970 tarihinde Fakir Öğrencilere Yârdım Derneği’nin yıl dönümü etnikleri çerçevesinde Kızılay’ın Kerkük salonlarında sahnelenir.[1] Piyes iki gecelik düşünülmüşse de Kerkük’ten ve etraf Kasaba ve köylerden gelen yoğun talep üzerine ve de bizzat Kerkük valisinin müdahalesiyle dört gece üst üste tıka basa bir seyirci kütlesiyle sahnelenir.

Başta Tembel Abbas olmak üzere Piyes’teki kimi halk tiplemeleri Türkmen toplumunun - yedisinden yetmişinin- ilgi odağı olur, izleyen herkes oyunda kendisinden bir parça bulur. Piyesin Kerkük Televizyonunda (Nisan 1971) yayınlanmasından sonra Türkmen gençleri Tembel Abbas’la yatar, Tembel Abbas’la kalkar.

Piyesteki bazı tiplemeler mahalle meydanlarında boy gösterir,

kimisi Tembel Abbas olur: “Yox baba yox, men annıram sen nedisen, ama men nedim, menimde derdim var, o dert koyuru men bele edim, sende bugünde genç ossaydıv işte bele ederdıv, mende bağ sahabına benzirem ki bağımın barı neye mal olursa oluru elime düşmürü, men bir kuşam kanata rahat degilem”. der

Bir diğeri Abbas Babası olur: “Kuşsan, ha ha haha, ne şirin kuşsan, le sen kuşsan yoxsa bayğuşsan”. Diye cevap verir

Bir diğeri yine Abbas olur:“ Beg efendi, mundan evvel mene diyerdiler Tembel Abbas ama bugün bele gere qoyum desinler, çalışkan Abbas, milletine hizmet eden Abbas” der.



Bir diğeri yoklama subayı olur : “Evet sen Tembel Abbas değisen, sen çalışkan Abbas’san, millet ve yurd borcunu vermek bütün gençlerinin en mukkades ve şerefli vazifesidi” diye cevap verir.

Oyun oynuyanlar, taklit edenler, yoldan geçenler hep beraber gülerler kahkaha atarlar eğlenirler şakalaşırlar. Tabi bu ortak sevinç bir bağ gibi Türkmenleri sarar, bilinçaltlarına yerleşir, bir anda ve her yaşıttan yüzlerce çalışkan Abbaslar doğar

Tembel Abbas piyesinin ses bandını deşifre ettim, çok kıymetli Türkmen yazarımız sayın Salah Nevres’in, tetkik ve onayını aldıktan sonra tamamını yayımlayacağım.

Şehit Hüseyin’in ardından çok şeyler söylendi, yazıldı çizildi, ben en velut vurguyu çok değerli diğer bir şehidimizden DR. Rıza Demirci’den okudum yazı aynen şöyleydi: “Hiç unutmam, yürekler acısı olayı duyarken yılbaşı gecesiydi. İçimde izi silinmemiş, ateş, yanan sızı ve acısı dinmeyen Tavuklulu Aslan Hüseyin bütün varlığıyla yaşarken Fathullah’ın göçüde çökünce yeniden içimin ateşleri alevlendi”.[2]

Her üç şehidimiz ününde ruhu şad yerleri cennet olsun

Cengiz Bayraktar-İzmit


Not: Tembel Abbas piyesinin ses bandını deşifre ettim yazarı sayın Salah Nevres’in onayını aldıktan sonra tamamını yayımlayacağım.

1] Kardeşlik Dergisi yıl 10 S: 9 ,10 Ocak, Şubat Bağdat- 1971
[2] Kardeşlik Dergisi yıl 11, S: 10 ,11 Şubat,Mart s.32 Bağdat- 1972



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
33 - Telafer Çıkmazı
34 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
35 - Dertli gönül
36 - Gelin Biçare
37 - Türkmen Gibi
38 - Gördüm ağladım
39 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
40 - Karanlık Kerkük’üm
41 - Kader Kerkük’üm
42 - Yaralı Kerkük’üm
43 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
44 - Hibe ve Nankörlük
45 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
46 - Uyan Koçak
47 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
48 - Alev Alev Telâfer’im
49 - Niçin Telafer
50 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
51 - Rûbâî Denemelerim / 4
52 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
53 - Bahane
54 - Şeref Listesi
55 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-
>>Sonraki >> << Önceki <<