Arabic Turkish
 
2008-09-25   Arkadþýna gönder
1967 (928)


Koltuk Sevdası


Ali Koçak

Amerikalı bir arkadaş Japonya seyahati sırasında yaşamış olduğu bir hadiseyi şöyle anlattı bana:

“Otobüsle geziyorduk ve son durakta, inmeden önce şoför’e biraz bahşiş verdim ....

Adam, parayı yere atarak üzerinde sinirli bir şekilde tepinmeye başladı....

Hayret dedim; herhalde miktar az geldi!!!!!!!

Yanımızdaki Rehbere sordum, az mı geldi?

Rehber... hayır konu o değil ..

Adam, ben görevimi yapıyorum, bana nasıl bahşiş verir diye kızıyor!!!!”

Çok ilginç.. doğrusu ben de şaşırdım!

Böyle bir durumla hiç karşı karşıya kalmamıştım.... alışık olmadığımız bir hadise.

Bizde böyle bir durum yaşansa, adam ya Bakırköy’e ya da karakola havale edilir..

Ama öyle ya, adamların Tarım Bakanı bile, ufak bir yolsuzluk konusunda adının “geçmesi” neticesinde istifa etmişti...

Daha önce de başka bir Bakan sadece istifayla kalmayıp intihar etmişti ..

Peki neden... kafayı mı üşütmüş bunlar....sıcacık koltuk bırakılır mı kolay kolay?

Vallaahiii bu soruyu bizimkilere sormak gerek... ben anlamam...

İsveç’te trafik cezasını ödemeyi unutan Bakanı, halk istifaya zorlamıştı bir zamanlar... çok ilginç ... trilyonları götürmüş olsaydı ne yaparlardı aceba ... açıkçası çok merak ederim ..

Bizdekiler ise yemin etmişler sanki....

Hem cebimi doldurur hem de koltuğuma sımsıkı sarılırım...

Bırakırsam günah olur ..

Müslümanız Elhamdülillah

Hesabı

Japonlar... İsveçliler ve diğerleri, gerçekten kafayı mı üşütmüşler?

Bizde, Bakan olmak ...Milletvekili veya Genel Müdür olmak köşeyi dönmek demektir....

Bu köşeyi dönme hevesi olmazsa memleket vekil adayları bulamaz dersem yalan olmaz...

Napalım abicim, Meclis boş mu dursun... ??

Yeter ki ellerin inip kalktığını görelim ....

Yoksa demokrasi yok derler, AB ye de sokmazlar bizi!!!!

Bu köşeyi dönme hadisesi sadece kendisine olmaz tabii ... etrafındakilere de “hiç kafaya takma” hele ben bu koltuğa oturayım sana da bir Genel Müdürlük falan ayarlarım.... Nasıl olsa köşe geniş

Genel Müdür veya Müdür olma vasıfları varmı dır yokmu dur... Allah bilir

Ne fark eder ki... ha çaycı olmuş ha Genel Müdür sonuçta olay köşeyi beraber dönme olayı değilmi?

Vaziyet böyle olunca da herkes koltuğa sakız gibi yapışıyor ve “bari ben yapayım hırsızlığı... gidersem diğer hırsız gelir” mantığıyla yola devaaaam ediyor.....

Her gelen parti ise bir şemsiye altında saklanarak pastadan pay götürmeye çalışıyor...

Şucuyum bucuyum hesabı... götür babam götür...

Ama sökmüyor kardeşim sökmüyor... şucu bucu olmakla da olmuyor..

yeter ki dürüst ol ... şucu veya bucu olmana gerek yok...

50 yıl önce...

Türkiye ile aynı şartlarda olan ülkeler uzaya çıktı ...

Bizimkiler ise televizyon kanallarına çıkmayı ... birbirlerine çamur atmayı harbi çok güzel beceriyorlar.... vah vah halimize

Gün ola harman ola

Bizimkiler de belki girer yola



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmen’ler Ne İstiyor?
2 - Zap Kampı...
3 - Kerkük’te Sessizlik...
4 - Kerkük Havaları
5 - Bu “Baas Sendromu” hâlâ bitmedi mi?
6 - Türkmen Birliği sağlanmalıdır
7 - Türkmen mücadelesi !!!
8 - Irak Birliği Türkiye`yi tehdit eder mi?
9 - Türkiye yeni "stratejik ortak" arayışında!!!
10 - Sınır ötesi harekatın çapı ne olmalı??
11 - Nejdet Koçak hakkında:
12 - Kerkük kimindir?
13 - Osmanlı Salnamelerinde Telafer ve Kerkük
14 - Türkmeneli`nde Gazetecilik tarihi (1911-1960)
15 - Kerkük'ün kimliği?
16 - Nedir Türkmeneli`nin nüfus hikayesi?