Arabic Turkish
 
2008-05-06   Arkadþýna gönder
2278 (1045)


Türkmen sanatçısı Cemal Köprülü



1955 Kerkük'te doğdu.
Güzel Sanatlar Enstitüsü Bağdat 1976-1977de mezun oldu.
Irak sanatçılar sendikası üyesi
Türkmen Sanatçılar Birliği üyesi.
Sergileri. Sanatçı Karani Cemil ile ikili Sergi Bağdat 1974, Sanatçı Necat Vahit Sadullah ile ikili sergi Bağdat 1978 ve ayni sanatçıyla birlikte ikinci Sergilerini İtalya Floransa'da açarlar. 1979da Dünya Genç Sanatçılar Pinali'sine katılır. 1995’te Ankara Karma Sergi ve 2004’de yine Ankara’da bir başka sergiye katılır.1975-2004 arası Bağdat'ta ve Kerkük’te tüm Resim sergilerine katılır.
Irak Sanatçılar Sendikası Tarafından ödüllenerek Madalya ve takdir belgesi kazanır. 2006 Türkiye Ankara'da Türkmen Sanatçılarının karma sergisine tablolarıyla katılır. Sanatçı ve eğitimci olan Cemal Medet Köprülü, sanatımı severek yapmaktayım diyor, birde bir müfettiş olarak okullarla ve öğrencilerle her zaman temasta olduğum için çok mutluyum diye ifade etmektedir.
Bu iki işin arasında nasıl bir uyum sağlaya biliyorsunuz?
- Bu benim asıl mesleğim.. ben okullarla tanışmam buna dayanır. Seksenli yılların başlangıcından itibaren öğretmen olarak başladım. 25 yılı açkın bir süre içerisinde okullarda sanat eğitimiyle yakından ilgilendim. Biz okullardan çıktık. Ayni okullardan güzel sanatla ilgilenen kişiler, sanatçı veya sanat sever bir kuşak yetiştirmek bizim hedeflerimiz arasındadır.
Yeni neslin Sanatla ilgilenme seviyesi nasıl?
- Karma karışık bir ortamda yaşadığımız için sanatı sevdirmek ve sanat yapmaya teşvik etmek gerçekten zordur ama, insanların bir ayrıcalığı olması gerek. Bizim de farkımız budur işte! bugün sanatı, tabi sanatın tüm dalları söz konusudur, ister resim ister tiyatro isterse hitabet ve edebi çalışmaları olsun, bu gibi yetenek sahibi olan öğrencileri keşfetmek ve benimsemek bizim hedefimizdir. Onun için gittiğimiz her okulda yeni resim öğretmenlerini bu hedefe kilitlenmelerini isteriz.
Pekiyi bizim öğrenciler veya veliler nasıl bakıyorlar okulda sanat konusuna?
- Sanat ve resim derslerini ikinci sınıf ders gibi görüyorlar. Bu da aslında büyük bir sorun.
Bizde Resim alanında niye büyük ve şaheserler yok?
- Bizim de bir veya birkaç tane şaheserimiz olabilir. Ancak bizim sanata yatırımımız yok. Reklamımız zayıf ve ne yaptığımız da belli değil. Başka ülkelerde mesela Avrupa' da sanatçıyı göklere çıkarırlar. Bir eseri hakkında kitaplar telif ederler. Eleştiricinin biri tutar Dali'yı veya Picasso'yu bir tablosunu mercek altına koyar ve anlatır. Hele bizde o tahassüslü eleştirmen yok, tahassüslü bir yayın organımız da yok. Bu doğrultuda herhangi bir yatırım da yok.. şayet böyle bir şey bulunmuş olsaydı her dalda yazarlarımız da olurdu. Bizim yazarlarımız ayni domates salçası gibi her yemeğe koyulur ve her işe el atarlar. Bakarsın ki bir yazar sanatın bütün dalları hakkında bir şeyler yazar. Aslında bu hususta şunu söylemek isterim: Bizimkiler her nesneden az bir şey biliyorlar ama bir nesne hakkında her şeyi bilmek daha önemlidir.

Şafak Gazetesi



Arkadþýna gönder