Arabic Turkish
 
2008-02-26   Arkadþýna gönder
3383 (1455)


Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı


Cengiz Bayraktar

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 21 Şubat 2008 tarihinden beri Kuzey Irak’ta başarıyla yürüttüğü Güneş Harekatı bu akşam 19.00'da beşinci gününü doldurdu.
Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önceleri de, PKK teröristleriyle mücadele kapsamında onlarca kez kuzey Irak’a askeri müdahalede bulunmuştu. Güneş Harekatı’nın daha önceki benzer müdahalelerden bariz şekilde farklılık arz etmesi dünya genelinde, geniş yankı yarattı. Türk askerinin, kar kış, dağ bayır demeden, böylesine olumsuz şartlarda bile yüksek hareket kabiliyetini sergilemesi dosta düşmana dudak ısırttı.
Tabii ki bu harekatın, diğerlerinden farklı kılınmasında, dudak ısırığından ziyade başka etkenlerde söz konusuydu. Aslında bunu basit bir birey olarak da görmek mümkündü, yani durumu kavramak için akademisyen, askeri otorite, analist veya strateji uzmanı olmanıza gerek yok. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin daha önceki harekatlarından az buçuk bilgi sahibi olmanız yeterde artar.
Türk silahlı Kuvvetleri, daha öncelerinde görüldüğü gibi kara harekatlarını genelde sabah şafak sökerken yapardı, oysa bu sefer tam tersini yaparak adeta şafak batarken harekata başlaması bölgedeki asıl gücün kim olduğuna işaret etmektedir.
Türk silahlı Kuvvetleri genel olarak dağlık arazideki kar kış engelini göz önünde tutarak, her türlü harekatı daha çok bahar ve yaz aylarında icra ederdi. oysa bu defa Türk askerinin sık sık kullandığı“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü hatırlatarak zorlu kış şartlarına, arazi engeline fazla takılmadan her türlü riski alarak bu harekatı başlatmış ve böyle yaparak da dünya’ya Türk silahlı Kuvvetlerinin bölgedeki en güçlü askeri varlık olduğunu fiilen göstermiştir.

Güneş Harekatı’nın en önemli farkı ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Generalleri, Kuzey Irak yerel yönetimi (Peşmergeleri) ile ortak harekat yapmayarak, onları kaile almayarak adeta sizin desteğinize de ihtiyacımız yok diyerek, burası Anadolu’nun yapay bir uzantısıdır, gerektiği anda burada her türlü harekatı yaparız demeye getirmesidir.
Güneş Harekatı, her ne kadar Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK teröristlerine yöneliktir vurgusu yapılsa da, Irak’ın temel etnik yapısını teşkil eden Arap, Kürt; Türkmenler açısında farklı bir şekilde önem arz etmektedir. Nitekim Barzani, 23 şubat 2008 tarihli demecinde Güneş Harekatını kastederek“Bu saldırıların asıl niyetinden şüphemiz var, saldırıların asıl amacı PKK değil, Kürdistan bölgesidir” ifadesine değinmiştir. Oysa Irak hükümet sözcüsü Ali Dabbağ, aynı tarihteki demecinde şöyle diyordu“Türk silahlı kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonundaki hedef PKK teröristlerdir, bu hareket Türkiye, Irak çıkarlarınadır Türk askerleri, yerel halka zarar gelmemesi için elinden geleni yapmaktadır.
Türkmenlere gelince bu harekatın duyurulmasıyla birlikte adeta kor kor yanan yüreklerine su serpilmiştir. Ümitleri, dirençleri kat kat artmıştır, bunda da yerden göğe kadar hakları vardır, neden derseniz aşağıdaki paragrafı dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.
Türkmenler son günler de özellikle Barzani’nin kanlı tehditlerine, fiili eylemlerine maruz kaldılar. Barzani’nin, “140. madde süresi uzatılsın yoksa Kerkük için gerekirse Irak’ı kana bularım tehdidi Irak genelinde özelliklede Kerkük’te huzursuzluk yaratmıştır. Türkmen siyasetçiler için bıçak kemiğe dayanmış, fikir ayrılıklarını bir yana bırakarak Kerkük için Türkmen için çareler aramıştır. Heyetler hazırlanmış Ankara’nın bir numaralı kapısına dayanmıştı. Ankara da Türkmen siyasiler arasındaki birliği görmüş, Türkmen heyetini bu önemli kapıdan içeriye buyur etmişti. Ertesi gün “ Irak Türkmenleri Sahipsiz Değildir” sözü gazete manşetlerinden dünya gündemine bomba gibi düşmüştür. Zira bu söz Anakara’dan bu bir numaralı ev sahibinden “Abdullah Gül!den gelmişti. Türkmen siyasetçiler bu önemli desteği aldıktan sonra oturup beklememiş bu kez Bağdat’ta bir araya gelmiş, söylem birliği yapmış önemli kararlara imza atmışlardı. Türkmen siyasetçilerin bu olumlu girişimi, umumiyetle Irak’ta yankı bulmuş, özellikle Türkmen toplumunu sevindirmişti. Her ne kadar siyasi fahişeliğiyle bilinse de, Irak cumhur başkanı sıfatıyla Talabani dahi, yalancıktan da olsa “Irak Türkmenlerinin bugüne kadar hak hukuklarını almadıklarından söz etmeye başlamıştı. Bütün bu gelişmelerden rahatsız olan Barzani, adeti gibi Türkiye’ye boş tehditler savurmuş, sözü yıkarım, yakarım karşılık veririm, gerekirse Irak ordusuyla, Türk ordusuyla savaşırım demeye getirmiştir. Anlayacağınız Barzani giderek hırçınlaşmış. Bu palavra demeçlerin yanında, Türkmen siyasetçilerinin Bağdat başarısına gölge düşürmek için acil girişimlerde bulunmuş, uzun süreden beri beslediği sözde Türkmen karton partilerine ek olarak birkaç tanıdık sima, satılık hain Türkmen’ini de himayesine alarak Erbil’de sözde Türkmenler adına panel düzenlemişti. Panelde, özellikle bu hain Türkmenlerden sözde Kürdistan coğrafyasına ve Kerkük’ün bu coğrafyanın sınırları içinde olduğunu, 140. maddenin uygulanması talebine dair cümleler kurmaları istenmişti. Barzani bunu yaparak özellikle Türkiye’ye, bu bölge de Türkmenler dahil her şey benden sorulur demeye getirmiş, Türkiye cumhurbaşkanının Türkmenleri sahiplenmesine aklı sıra cevap vermiş oluyordu. İşte tam böyle bir ortamda TSK’nin Kuzey Irak’a girmesi özellikle Barzani’ye bölgedeki gerçek varlığını hatırlatmış ve bu harekat adeta bir Osmanlı tokadı gibi suratında patlamıştı.
Güneş Harekatı yukarıda belirttiğimiz gibi daha öncekilerden farklı olarak, ister Barzani’nin ister Talabani’nin sözde Kürdistan egemenliğini hiçe sayarak hiç beklemedikleri anda, kış şartlarında bu harekatın icra edilmesi adeta bu iki diktatöre küçük dilerini yutturmuştur. Talabani’nin suskunluğu gözden kaçmazken, Barzani’nin çırpınışları da bir işe yaramamıştır.
Sonuç olara Güneş Harekatı diyebiliriz ki hem içte hem dışta destek bulmuştur. Türkiye’nin PKK terörüne karşı mücadelesi başta Amerika ve Avrupa Birliği olmak üzere, azımsanmayacak kadar ülkeler tarafından desteklenmektedir.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
33 - Telafer Çıkmazı
34 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
35 - Dertli gönül
36 - Gelin Biçare
37 - Türkmen Gibi
38 - Gördüm ağladım
39 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
40 - Karanlık Kerkük’üm
41 - Kader Kerkük’üm
42 - Yaralı Kerkük’üm
43 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
44 - Hibe ve Nankörlük
45 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
46 - Uyan Koçak
47 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
48 - Alev Alev Telâfer’im
49 - Niçin Telafer
50 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
51 - Rûbâî Denemelerim / 4
52 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
53 - Bahane
54 - Şeref Listesi
55 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-
>>Sonraki >> << Önceki <<