Arabic Turkish
 
2008-02-26   Arkadþýna gönder
3119 (1378)


Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı


Cengiz Bayraktar

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 21 Şubat 2008 tarihinden beri Kuzey Irak’ta başarıyla yürüttüğü Güneş Harekatı bu akşam 19.00'da beşinci gününü doldurdu.
Türk Silahlı Kuvvetleri, daha önceleri de, PKK teröristleriyle mücadele kapsamında onlarca kez kuzey Irak’a askeri müdahalede bulunmuştu. Güneş Harekatı’nın daha önceki benzer müdahalelerden bariz şekilde farklılık arz etmesi dünya genelinde, geniş yankı yarattı. Türk askerinin, kar kış, dağ bayır demeden, böylesine olumsuz şartlarda bile yüksek hareket kabiliyetini sergilemesi dosta düşmana dudak ısırttı.
Tabii ki bu harekatın, diğerlerinden farklı kılınmasında, dudak ısırığından ziyade başka etkenlerde söz konusuydu. Aslında bunu basit bir birey olarak da görmek mümkündü, yani durumu kavramak için akademisyen, askeri otorite, analist veya strateji uzmanı olmanıza gerek yok. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin daha önceki harekatlarından az buçuk bilgi sahibi olmanız yeterde artar.
Türk silahlı Kuvvetleri, daha öncelerinde görüldüğü gibi kara harekatlarını genelde sabah şafak sökerken yapardı, oysa bu sefer tam tersini yaparak adeta şafak batarken harekata başlaması bölgedeki asıl gücün kim olduğuna işaret etmektedir.
Türk silahlı Kuvvetleri genel olarak dağlık arazideki kar kış engelini göz önünde tutarak, her türlü harekatı daha çok bahar ve yaz aylarında icra ederdi. oysa bu defa Türk askerinin sık sık kullandığı“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü hatırlatarak zorlu kış şartlarına, arazi engeline fazla takılmadan her türlü riski alarak bu harekatı başlatmış ve böyle yaparak da dünya’ya Türk silahlı Kuvvetlerinin bölgedeki en güçlü askeri varlık olduğunu fiilen göstermiştir.

Güneş Harekatı’nın en önemli farkı ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Generalleri, Kuzey Irak yerel yönetimi (Peşmergeleri) ile ortak harekat yapmayarak, onları kaile almayarak adeta sizin desteğinize de ihtiyacımız yok diyerek, burası Anadolu’nun yapay bir uzantısıdır, gerektiği anda burada her türlü harekatı yaparız demeye getirmesidir.
Güneş Harekatı, her ne kadar Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK teröristlerine yöneliktir vurgusu yapılsa da, Irak’ın temel etnik yapısını teşkil eden Arap, Kürt; Türkmenler açısında farklı bir şekilde önem arz etmektedir. Nitekim Barzani, 23 şubat 2008 tarihli demecinde Güneş Harekatını kastederek“Bu saldırıların asıl niyetinden şüphemiz var, saldırıların asıl amacı PKK değil, Kürdistan bölgesidir” ifadesine değinmiştir. Oysa Irak hükümet sözcüsü Ali Dabbağ, aynı tarihteki demecinde şöyle diyordu“Türk silahlı kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonundaki hedef PKK teröristlerdir, bu hareket Türkiye, Irak çıkarlarınadır Türk askerleri, yerel halka zarar gelmemesi için elinden geleni yapmaktadır.
Türkmenlere gelince bu harekatın duyurulmasıyla birlikte adeta kor kor yanan yüreklerine su serpilmiştir. Ümitleri, dirençleri kat kat artmıştır, bunda da yerden göğe kadar hakları vardır, neden derseniz aşağıdaki paragrafı dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.
Türkmenler son günler de özellikle Barzani’nin kanlı tehditlerine, fiili eylemlerine maruz kaldılar. Barzani’nin, “140. madde süresi uzatılsın yoksa Kerkük için gerekirse Irak’ı kana bularım tehdidi Irak genelinde özelliklede Kerkük’te huzursuzluk yaratmıştır. Türkmen siyasetçiler için bıçak kemiğe dayanmış, fikir ayrılıklarını bir yana bırakarak Kerkük için Türkmen için çareler aramıştır. Heyetler hazırlanmış Ankara’nın bir numaralı kapısına dayanmıştı. Ankara da Türkmen siyasiler arasındaki birliği görmüş, Türkmen heyetini bu önemli kapıdan içeriye buyur etmişti. Ertesi gün “ Irak Türkmenleri Sahipsiz Değildir” sözü gazete manşetlerinden dünya gündemine bomba gibi düşmüştür. Zira bu söz Anakara’dan bu bir numaralı ev sahibinden “Abdullah Gül!den gelmişti. Türkmen siyasetçiler bu önemli desteği aldıktan sonra oturup beklememiş bu kez Bağdat’ta bir araya gelmiş, söylem birliği yapmış önemli kararlara imza atmışlardı. Türkmen siyasetçilerin bu olumlu girişimi, umumiyetle Irak’ta yankı bulmuş, özellikle Türkmen toplumunu sevindirmişti. Her ne kadar siyasi fahişeliğiyle bilinse de, Irak cumhur başkanı sıfatıyla Talabani dahi, yalancıktan da olsa “Irak Türkmenlerinin bugüne kadar hak hukuklarını almadıklarından söz etmeye başlamıştı. Bütün bu gelişmelerden rahatsız olan Barzani, adeti gibi Türkiye’ye boş tehditler savurmuş, sözü yıkarım, yakarım karşılık veririm, gerekirse Irak ordusuyla, Türk ordusuyla savaşırım demeye getirmiştir. Anlayacağınız Barzani giderek hırçınlaşmış. Bu palavra demeçlerin yanında, Türkmen siyasetçilerinin Bağdat başarısına gölge düşürmek için acil girişimlerde bulunmuş, uzun süreden beri beslediği sözde Türkmen karton partilerine ek olarak birkaç tanıdık sima, satılık hain Türkmen’ini de himayesine alarak Erbil’de sözde Türkmenler adına panel düzenlemişti. Panelde, özellikle bu hain Türkmenlerden sözde Kürdistan coğrafyasına ve Kerkük’ün bu coğrafyanın sınırları içinde olduğunu, 140. maddenin uygulanması talebine dair cümleler kurmaları istenmişti. Barzani bunu yaparak özellikle Türkiye’ye, bu bölge de Türkmenler dahil her şey benden sorulur demeye getirmiş, Türkiye cumhurbaşkanının Türkmenleri sahiplenmesine aklı sıra cevap vermiş oluyordu. İşte tam böyle bir ortamda TSK’nin Kuzey Irak’a girmesi özellikle Barzani’ye bölgedeki gerçek varlığını hatırlatmış ve bu harekat adeta bir Osmanlı tokadı gibi suratında patlamıştı.
Güneş Harekatı yukarıda belirttiğimiz gibi daha öncekilerden farklı olarak, ister Barzani’nin ister Talabani’nin sözde Kürdistan egemenliğini hiçe sayarak hiç beklemedikleri anda, kış şartlarında bu harekatın icra edilmesi adeta bu iki diktatöre küçük dilerini yutturmuştur. Talabani’nin suskunluğu gözden kaçmazken, Barzani’nin çırpınışları da bir işe yaramamıştır.
Sonuç olara Güneş Harekatı diyebiliriz ki hem içte hem dışta destek bulmuştur. Türkiye’nin PKK terörüne karşı mücadelesi başta Amerika ve Avrupa Birliği olmak üzere, azımsanmayacak kadar ülkeler tarafından desteklenmektedir.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
19 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
20 - “2 Şubat 1970”
21 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
22 - Kerküklü büyük şair Kabil
23 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
25 - Türkmeneli Bayrağı
26 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
27 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
28 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-
>>Sonraki >>