Arabic Turkish
 
2007-08-22   Arkadþýna gönder
1944 (861)


Bu “Baas Sendromu” hâlâ bitmedi mi?


Ali Koçak

Tam bir ahlaksızlığın yaratılmasına çalışan düzen... Kardeş kardeşe güvenemez… Baba çocuklarının önünde konuşamaz… Böylece insanların birbirlerinden şüphelendiği bir toplum yaratılmaya çalışıldı.

İşte budur Baas sendromu…

Bir gün çocuk okulda, Saddam’ın fotoğrafına bakarak öğretmenine “Ben bu adamı sevmiyorum; çünkü babam sevmez” deyince, ertesi gün ailenin tümü yok edilir!

Milli mücadele veren gençlerin bir kısmı hapse atılırken, dışarıda kalanlar yıpratılmak amacıyla “lekelenmeye” çalışılır...

Böylece insanların birbirlerine hep şüpheyle bakması amacını güden ve birliğin sağlanmasını engellemeye çalışan bir düzen kurulmuş oluyordu…

İşte budur Baas sendromu!

Köklü Türkmen ailelerinin çoğunluğu bu düzene ve bu “pisliğe” bulaşmamak için kendi aralarında güven sağlamaya çalıştılar...

Ancak her Millette olduğu gibi Türkmenlerde de bu tür “şerefsizlik”lere bulaşanlar ve bu sistemi yaymaya, kendi halkına zarar vermeye alet olanlar da olmuştur...

Bu “şerefsizler”, bu sendroma alet olarak, Milletini seven insanların kuyularını kazdılar ve ihanet etmiş oldular...

Bu marazın virüsü bu insanların kendilerine, bazen de tüm ailelerine bulaştı ve halkın birbirine olan güveninin sarsılmasına neden oldu...

öyle bir durum yaratıldı ki insanlar artık bu marazın virüsünün daha da salgın hale gelmesinden korkarak kendi aralarındaki birliği sağlayamadılar.

Baas partisinin yönetimi yok oldu; ancak yaratmış olduğu ortam yok olmadı ve bu virüsü kapmış insanlar tam anlamıyla ortadan kalkmadılar. “Özü sağlam” olmayan bu insanlar yollarına devam ettiler.

Toplumda fesat ve ahlaksızlık yayma ve “lekeleme” sendromundan kurtulamadılar.

Baas ajanıdır suçlamaları sona erdi; ancak ortaya yenileri çıkmış oldu...

Barzani’nin adamı.. Amerika’nın adamı ve daha neler... Birilerine en ucuz ve en ahlaksız saldırmanın yolu olarak seçmişlerdir bu “aymazlığı”.

Geçelim bunları.

Bu Millet artık bu “marazın” virüsünü taşıyan insanlardan arındırmalıdır kendini...

Çünkü böyle aymazlıklara milletin ne gücü ne de tahammülü kalmamıştır.

Birlik ve beraberliğin sağlanmasının ve topluma faydalı işlerin yapılmasının zamanı gelmiştir artık...

Bilge Kagan der ki:

...Türk Oğuz beyleri, Milleti işit: Üstte gök basmasa, altta yağız yer delinmese, Türk Milleti, ilini, töreni kim bozabilecekti?

Töremizi, işimizi hiç kimsenin bozmasına izin vermemek, hepimizin görevi olmalıdır.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmen’ler Ne İstiyor?
2 - Zap Kampı...
3 - Koltuk Sevdası
4 - Kerkük’te Sessizlik...
5 - Kerkük Havaları
6 - Türkmen Birliği sağlanmalıdır
7 - Türkmen mücadelesi !!!
8 - Irak Birliği Türkiye`yi tehdit eder mi?
9 - Türkiye yeni "stratejik ortak" arayışında!!!
10 - Sınır ötesi harekatın çapı ne olmalı??
11 - Nejdet Koçak hakkında:
12 - Kerkük kimindir?
13 - Osmanlı Salnamelerinde Telafer ve Kerkük
14 - Türkmeneli`nde Gazetecilik tarihi (1911-1960)
15 - Kerkük'ün kimliği?
16 - Nedir Türkmeneli`nin nüfus hikayesi?