Arabic Turkish
 
2007-06-16   Arkadþýna gönder
2842 (1246)


Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -


Cengiz Bayraktar

Türk geleneklerinde kutlu bir doğumu, oluşumu yorumlamak, kutlu bir adla onurlandırmak, toplumun muteber, bilge kişilerinin görevi olarak addedilir. Koçak bu vazifesinin bilinciyle, yeni oluşuma Mavi Urbalılar adını vermiştir. Koçak’ın mavi rengi bu kararlılıkla benimsemesinde, mavi saflığında Türk bir aileye mensup oluşu, bilge kişiliği ve de doğuştan liderlik vasfının[1] rolü büyüktür. Türk soyluların, mavi renk tonlarına kutsallık derecesine varan tutkunluğu, ilk çağdan günümüze kadar süregelmiştir. Bu aşırı tutkunluk, bizim olduğu kadar yabancıların da gözlerinden kaçmamıştır. Türk ırkıyla, mavi rengin uyumu karşılıklıdır, bilimsel veriler de bu tezi doğrulamaktadır. “Mavi renk sakinleştiricidir. Yaşam görevimiz düzeyinde hassasiyetimizi ve öğretici yönümüzü temsil eder. İnsanın özellikle iletişim yeteneğinin güç aldığı renktir. Sinir sistemini ve bedenin hararetini azaltıcı, algılama yeteneğini geliştirici özelliği vardır. Mavi rengi diğer renklere tercih edenler; coşkularını çevresinde bulunanlarla paylaşmak, bulunduğu ortamlarda yumuşak ve yakın ilişkiler kurmak arzusundadırlar. İlişkilerinde insanlara çabuk yaklaşmakta ve onlara aşırı derecede candan davranmaktadırlar. Sağlam bir adalet duygusu taşımaktadırlar. Hatalı bir iş yaptıklarında, bu durum tatlı bir dille kendisine söylenilince olgunlukla kabul etmekte ve bu yanlışlarını düzeltmeye çalışmaktadırlar”.[2]
Bütün bu nitelikler Necdet Koçak’ta olduğu gibi genel olarak Türk ırkında da vardır. Türk misafirperverliğinin dünya literatüründeki saygın yerinden söz etmeye gerek var mı? Türk adaleti hakkında dünya tarihçileri şöyle der: Türklerin Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar dünyanın en karışık ve en hassas bölgesini asırlar boyunca hakimiyeti altında tutabilmesinin özü, kalıtsal, üstün adalet anlayışına sahip olmalarıdır.[3]
Koçak böylesine adaletli bir ırkla soy bağı olan, Irak Türkmen toplumunun bireylerinin ataları gibi özünde varolması gereken üstün niteliklerinin yabancı etkenlerin tesiri altında giderek zayıflamasına, yok olmasına rıza gösteremezdi.
Koçak, Irak’ın en sadık toplumu olan Türkmenlerin, adalet mefhumundan zerrece nasiplenmeyen Irak devletinin idarecileri tarafından, sinsice asimle edilmelerini kararlıkla yürüttüklerini öğreniyor, görüyor. O günden itibaren bu idarecilerin her girişimini adım adım takip ediyor. Oyunu bozmak karşı koymak elbette tek bir kişinin, tek bir Türkmen’in yapacağı, altından kalkacağı bir iş değildi. Koçak’ta etrafını yoklamaya başlıyor, aynı düşüncede olan Türkmen ağabeylerinin sohbetlerine katılıyor her konuda fikir ediniyor.
Koçak, az bir zaman sonra kimi Türkmenlerinde ciddi ciddi örgütlendiğini öğreniyor. Geç kalmış bir örgütlenmede, baş sebep Türkmen toplumunun kendisidir. İbret alınmayan, tekerrür eden kanlı hadiselerin önünün, arkasının doğru analiz edilmemesinin neticesidir. ( Anadolu’nun ayrılmaz bir parçası olan Musul vilayeti Irak sınırları içerisinde ilan edildiğinde Türkmenler buna şiddetle karşı koyarlar, 1920 tarihinde de Musul’da ayaklanma olur, Telafer’de de Kaçakaç destanı yaşanır. Irak’ın İngiliz idarecileri bir çok Türkmen ileri gelenlerini, aydınlarını tutuklar, sürgün eder bununla birlikte sözde suça iştirak etmeyen vatandaşın da maddi manevi bütün zararını karşılar. Bu siyaset başta Türkmen halkına uygulanır. Cumhuriyet dönemi hükümetleri de aynı siyaseti güderek Türkmenlerin en ufak huzursuzluğunu dikkate alarak giderilmesine çalışırlar. Katliamlar yaşansada aynı membadan gelen bu idareciler, olup bitenden haberi yokmuş gibi davranır, sonrada bir hakim sıfatıyla, tarafları belli olmayan anlaşmazlığı adalete taşıyıp, sözde suçluyu yargılayıp, suçsuzun da mağduriyetini karşılarlar. Levi 4 Mayıs 1924, Gavurbağı 12 Temmuz 1946 katliamları hep böyle, bu şekilde sahnelenir.)
Koçak, Türk düşmanlarınca hazırlanan haince planlara geçte olsa idrak edenlerin başında Türkmen Emekli Albay Ata Hayrullah’ı görür.. Ata, Koçak’ında katıldığı bir grup milliyetçi, vatanperver Türkmen arkadaşıyla gizli bir toplantıda söz alarak şöyle der “Maalesef Irak devletindeki kimi idareciler Türkmen toplumuna düşmanca yaklaşıyorlar, ölüme mahkum etmek istiyorlar. Ben ve arkadaşlarım bu konuda eli boş beklemeyeceğiz ancak biz kafi gelemeyebiliriz, bu kötü niyetli idarecilerin kanlı oyunlarını bozmak için gizliden gizliye örgütlenmemizin, örgütlü insanlarımızın çoğalmasının şart olduğunu , organize bir şekilde karşı koymanın artık zamanı geldi” der.
O gün genç Necdet Koçak bu toplantının önemli üyelerinden birisi olarak bu konuşmaları dikkatle dinler[4]. Ne yazık ki düşmanda boş durmaz, bir elinde sicim bir elinde silah alenen öldürmeye gelir. Birinci Irak Cumhuriyeti yıl dönümünde harekete geçer ve Kerkük’te 14, 15,16 Temmuz 1959 tarihlerinde üç gün üç gece süren kanlı eylemler yapar, masum Türkmenler öldürülür. Baş hedefteki Lider olarak görünün Ata Hayrullah ve yakın dava arkadaşları sinsice ele geçirilir, hunharca şehit edilirler.
Yaslı Türkmenlerin intikam yeminlerini öğrenen Irak Hükümeti timsah gözyaşı akıtmaya başlar, demeç üstüne demeç verir “Türkmenler Irak’ın en sadık vatandaşıdır, Irak’ın asli üçüncü unsurudur, Türkmen şehitlerinin öcü alınacak, Türkmenlerin kanı yerde kalmayacak” sloganlarından öteye gitmeyen avutucu sözler sarf ederek yine Türkmenlerin yüksek tansiyonunu düşürmeye çalışır. Tarih bir kez daha tekerrür etmiş, Türkmenler liderlerini kaybederek en ağır yarayı almışlardır.
Koçak’a göre bu sonu gelmeyen vahametli durumun anlamı, Türkmen toplumunun yakın bir tarihte Irak coğrafyasında erimesi, yok olması demekti. Tabii ki örgütlü Türkmenlerce bunun önünü kesmek gerekirdi. Başta Koçak olmak üzere yaralı bir avuç örgütlü Türkmen “Can çıkmadıkça ümit kesilmez” diyerek Mavi Urbalıların hayaliyle hayata sarılır.

------------------------------------------------

[1] a “Nejdet Ağabey bir Okyanustur” Kendisini 1972 yılında Bağdat'da üniversiteye girdiğimde, davamızın Üniversiteler Sorumlusu olduğunu sanarak tanımıştım. Meğerse davanın teorisyeni ve Irak Türklerinin lideriymiş. Atsız Asker. “Şehit” Nejdet Koçak Albümü” a.g.e ,
b.Doğduğunda yüzü kablu (ince bir deri ile kaplı) idi. Kerkük'teki inanca göre, doğuşta böyle olan çocuklar büyüdüklerinde devlet adamı, lider veya etrafına örnek olan bilge kişi olurlardı. Nezahat Koçcak (Ablası) “Şehit” Nejdet Koçak Albümü” a.g.e ,
[2] Dr. Recai Yahyaoğlu, Zaman Gazetesi, 24 Temmuz 2004, Cumartesi
[3] Osmanlı'nın idaresi altındaki topraklarda dini, kültürel ve etnik açılardan büyük farklılıklar bulunur, ancak 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar, halkın hiçbir kesimine asla baskı yapılmamış ve kısıtlama getirilmemiştir. Osmanlı bu sayede istikrarını ve düzenini korumuştur. Bugün yeryüzünde barışın ve huzurun sağlanması için Osmanlı'dan öğrenilecek çok fazla konu bulunmaktadır. (Jason Goodwin, "Learning From the Ottomans" 16.8.1999, New York Times.) Tarihçi Jason Goodwin, New York Times gazetesinde yayınlanan, "Osmanlı'dan Öğreneceklerimiz" başlıklı makalesinden


[4] Neçdet Koçak, Türkmen lideri Ata Hayrullah’ın gizli olarak kurduğu gençlik teşkilatında çalışmış ve
başkanlık yapmıştır http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3030


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
33 - Telafer Çıkmazı
34 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
35 - Dertli gönül
36 - Gelin Biçare
37 - Türkmen Gibi
38 - Gördüm ağladım
39 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
40 - Karanlık Kerkük’üm
41 - Kader Kerkük’üm
42 - Yaralı Kerkük’üm
43 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
44 - Hibe ve Nankörlük
45 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
46 - Uyan Koçak
47 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
48 - Alev Alev Telâfer’im
49 - Niçin Telafer
50 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
51 - Rûbâî Denemelerim / 4
52 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
53 - Bahane
54 - Şeref Listesi
55 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-
>>Sonraki >> << Önceki <<