Arabic Turkish
 
2007-05-17   Arkadþýna gönder
2398 (1086)


Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)


Cengiz Bayraktar

Irak Türkmenlerinin Anıtkabir Yürüyüşü

Kerkük Mitinginde ITC Ankara temsilcisi Ahmet Muratlı’nın uzunca konuşması, her kelimeyi, cümleyi en az iki defa tekrarlaması, yağmurun zaman zamanda olsa oluktan boşanırcasına yağması kimi (orta yaşın üstündekileri, çocuklu aileleri) katılımcıları pişman ettirmeye, isyan bayrağı çekmeye zorluyordu. Miting konuşması Muratlı’yla sınırlı olsa da nihayetinde miting bitmiyordu, programda bir çok Türkmen ses sanatçısı vardı, ardından da kırk kurum ve kuruluş başkanlarının, temsilcilerinin platformda boy göstermesi vardı.
Miting alanını hiç terk etmeyen, programın sonuna kadar slogan atanların, direnenlerin, hoşnut olanların, keyif çatanların yanında yorulanlar, takatten düşenler civar kafeler de çay, kahve ikramda bulunarak sohbet ederek vakit dolduranlar da vardı. Katılımcılara“programımız sona ermiştir, anıtkabire yürüyüş yapılacaktır” anonsları yapıldığında da “ayaklarımda güç derman kalmadı bir metre yürüyecek halim yok” diyenler, şikayet edenler, orada burada buldukları banklarda yığılıp kalmışlardı. Haklılardı da çoğu Ankara dışından, Şanlıurfa’dan, İstanbul’dan, uzak illerden sabahın erken saatlerinde miting alanına gelmişti. Gece boyu otobüslerle seyahat etmiş, dar koltukta bir iki saat uyumuş, belki de hiç uyumamışlardı. Bu kadarıyla da kalmıyordu, gün boyu ayakta durmak vardı, bütün bu yorgunluğun ardından upuzun yokuşlu bir yol onları korkutuyordu. Kim bilir belki Atatürk saygısı, Anıtkabir cazibesi olmasaydı bu yürüyüşü asla gerçekleştirmeyeceklerdi.
Yağmur kesilmiş gibiydi binlerce katılımcı (bayraklı, bayraksız sessiz, sedasız) gelişigüzel Anıtkabire doğru yol alıyordu. Adımlarını birbirine uyduranlar, üç, dört kişilik gurup oluşturanlar lafa koyularak yürüyorlardı. Mitingin güzel geçtiğinden, memnun kaldıklarından söz ediyorlardı, yaşanan olumsuzluklara vurgu yaparak olacak o kadar diyorlardı.
Adım adım Anıtkabirin giriş kapısını geride bırakıyorduk, yol, kaldırım insan kaynıyordu, yolun sağında solunda sivil kıyafetli asker görevliler katılımcıları karşılıyor, gülen yüzleri hoş geldiniz iyi ki geldiniz demeye gerek bırakmıyordu. Az ilerideki bir sivil askerin telaşlı tavrı, müdahaleleri merak uyandırıyordu. Kimi katılımcıların elinden bayrak, pankart toplayaraktan bize doğru geliyordu. Askeri, yine telaşlı sinirli bir Türkmen takip ediyordu. Asker yanımıza vardığında bir genç katılımcıya elindeki Türkmeneli bayrağını işaret ederek “ Elindeki bayrakla girmek yasak lütfen bayrağı bana ver, dönüşte alırsın” diyordu. Genç “tamam” diyerek elindeki bayrağı askere uzatıyordu. Başka bir genç “Ya ITC’nin bayrağı o niye yasak değil” Asker “evet o serbest” diyordu. Bayrağı elinden alınan genç “neden” diyordu. Asker “talimat böyle” diyordu. Genç “ama bir açıklaması olması lazım değil mi” diye soruyordu. Asker “açıklama yok emir pankart ve Türkmeneli bayrağıyla sınırlı, toplanan bayrak ve pankartlarınızı dönüşte alabilirsiniz” diyordu.. Gözlerime inanamıyordum, Türkmeneli bayrak krizini canlı canlı yaşıyordum, sivil askerin kucağında 3-4 Türkmeneli bayrağı, bir kaçta bez afiş vardı, peşindeki Türkmen daha fazla sessiz kalamayarak askerden elindeki bayrak ve pankartları kendisine vermesini istiyordu. Asker ise buna yanaşmıyordu. Türkmen “ben anıtkabir ziyareti yapmayacağım dışarı çıkacağım” diyordu. Asker “ hayır ancak kapıda alırsın” diyordu. Türkmen “hangi kapıdan, kapıda durur m? Verin bana ben götüreyim” diyordu. Asker vermek istemiyordu. Diyaloga bende dahil oluyorum. Türkmen’e “Asker arkadaşımız böyle emir almış, tartışman, karşı koyman yersiz” diyorum. Askere de “ anlıyorum siz emir kulusunuz ama bu kardeşim farklı bir şey söylemiyor, sizden bayrak, pankartları alıp geri dönmek istiyor” dedim. Asker anlayış göstererek “Tamam o zaman mesele yok buyurun” dedi. Türkmen, askerin uzattıklarını kucaklayarak Anıtkabirin giriş kapısına geri dönüyordu.
Gün boyu yaşadıklarım beynimde zonkluyordu, onca olumsuzlukların bu anlamlı mitinge gölge düşürmesinden korkuyordum. Türkmeneli bayrağına karşı olup bitenler neyin işareti, neyin beklentisiydi? ITC’nin yeni vizyonu muydu? Atalarımız “sabreden derviş murada ermiş” demişler, ucunda ölüm olmasa iyi mi, kötü mü göreceğiz inşallah. Yorgun ayaklarım sızlasa da yola devam ediyorum, naçar dert ortağıma, yükleniyorum. Yavaş yavaş Aslanlı Yoldan geçiyorum, sağımdaki Mehmetçik Kulesini selamlayarak merdivenleri birer birer tırmanıyorum, Türkmeneli Televizyonu ekibi yüksekçe bir yerden kalabalığı kamerasına yansıtmaya çalışıyordu. Geniş, alımlı tören meydanı sıkıntımı az da olsa gideriyordu. Ulu önder Atatürk’ün mozolesiyle karşı karşıyaydım aramızda sadece 42 basamak vardı, saygıyla payelere basıyordum.
Misak-ı Millî Kulesi beni duygulandırıyordu“Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz.” duvardaki bu kabartma yazı, sebebi huzurumun ifadesinin özüydü. Kulenin içindeydim, milli mitinglerin maskotu Fatma ana önümdeydi, her zamanki telaşlı haliyle kalabalığa rağmen Atatürk’ün mozolesine koşuşturuyordu. Az sonra bende mozolenin önündeydim, Atama saygılarımı, dualarımı, şükranlarımı ardından da şikayetlerimi de sunmayı ihmal etmiyordum. Tekrar tören meydanına dönerken, Irak Türkmenleri, ITC temsilcileri resmi tören için hazırlık yapıyordu, Muratlı kravatlı, gözlüklü ve de kalabalığın üç adım önünde duruyordu. Atanın huzuruna çıkmak için merasim yapılıyordu. Türkmen Heyeti, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Merasim subayının eşliğinde Atanın huzuruna gidiyordu. Kerkük Mitingi böylece bitmişti ama benim derdim daha bitmemişti, İzmit’e dönüşüm söz konusuydu ilk etap olarak ta önümde uzun ince bir yol vardı, Aşık Veysel’i anmamak elde değildi “Uzun ince bir yoldayım..gidiyorum gündüz gece..bilmiyorum ne haldeyim…gidiyorum gündüz gece” türküsünü kısık sesle söyleyerek yola koyuluyordum.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-
>>Sonraki >>