Arabic Turkish
 
2007-05-11   Arkadþýna gönder
2738 (1235)


Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -


Cengiz Bayraktar

Bölüm - 4 -

Küzeci, açılış konuşmasına devam ediyordu “Programı arz ediyorum, biraz sonra İstiklal Marşı, daha sonra opera sanatçısı Ercan Soydan. Kanada’dan Türkmen ses sanatçısı Sabah Kerküklü, Danimarka’dan Türkmen ses sanatçısı İbrahim Rauf Terzi, Kerkük’ten Türkmen ses sanatçısı Hasan Nacar, ve..ve yıllardır bizleri, sizleri yalnız bırakmayan, sesiyle, hoyratıyla Türkmen davasını omuzlarında taşıyan kültür elçimiz Abdurrahman Kızılay. Yurt içi ve yurt dışı mitinge katılan Irak Türkmen Sivil Toplum kuruluşları temsilcilerinin sahneye çağrılması, daha sonra kapanış ve daha sonrada Anıtkabire yürüyüş yapılacaktır. Şimdi ise İstiklal Marşını hep birlikte okuyacağız.”
Saygı duruşu, İstiklâl Marşı yirmi bini aşkın katılımcının huşu ve dikkati ile gerçekleşiyordu. Miting muhitinde yağmur iyiden iyiye yağmaya başlıyordu. Nisan yağmuru katılımcılarda fazlaca tedirginlik yaratmıyordu, en ufak bir dağılma görünmüyordu. Mitingin sonuna kadar sabırla, metanetle var olmak, desteklemek kararındaydılar. Kimi katılımcılar, sicim gibi yağan yağmurdan korunmak için kocaman pankartlardan dev bayraklardan yararlanıyordu. Bu yağmura rağmen “iğne atsan yere düşmez” deyimi yaşanıyordu. Platformda da durum farklı değildi. Yirmi, yirmi beş kişiden oluşan bir grup yan yana, omuz omuzaydı. Platformu, zorunlu haller dışında terk etmiyorlardı. Grup adeta ev sahibi gibi zaman zaman kimi Türkmen şahsiyetlerini, ağabeyini platforma davet ediyordu. Nazik davete icabet edenler, grupla hep beraber el ele tutuşarak alandakileri selamlıyordu. Arada sırada kendini platforma davet eden, ettiren de çıkmıyor değildi. Grup, kimini mahzur görüyor dansetmesine kıvırmasına izin veriyor, kimisi içinde görevliler ikaz ediliyor, dostane bir şekilde platformdan inmelerine yardımcı olunması isteniyordu.
Yağmur giderek yoğunlaşıyordu, içimden “Daha yarım saat önce hava güzeldi” diyordum. Hatta Türkmeneli televizyon ekibi açık havada mülakatlar yapmıştı, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Başkanı Osman Aslan’ı konuk etmişti, Başkan şöyle diyordu “Vakıf olarak Kerkük’ü desteklemek için buradayız. Kerkük’ün yarım asrı bulan her şehrinde katliamlarla süren acılarının dinmesini istiyoruz” pırıl pırıl bir genç ise “Ben İsmet Hanlı, vatan ve hürriyet adına katılıyorum, tabii ki çok geç kalmış bir miting… oradaki katliamlar hepimizin içini parçalıyor.,..Türkiye olarak Irak Türkmenlerinin yayındayız.”
Yağmur duracak gibi değildi, Küzeci yağmuru işaret ederekten programda değişiklik olduğunu söyleyip, ITC Ankara temsilcisi Muratlı’yı konuşmasını yapması için sahneye davet ediyordu. Muratlı’ya rahat bir ortam sağlamak için de platform (belli başlı grupta dahil) birkaç görevli, basın ekibi hariç tamamen boşaltılıyordu. Yağmurdan bende epey nasibimi almıştım, daracıkta olsa kuytu bir yer arıyordum, bulamayınca da platformun arkasındaki VİP çadırına doğru yöneldim, Dr. Nefi ağabeyimle göz göze geldim, selamlaştım saygılarımı sundum, çadırdakilerin simaları yabancı değildi, bir köşede Prof. Dr. Mahir Nakip’le birkaç arkadaşı ve de Kerkük’ten gelen aziz misafirimiz, ses sanatçımız Hasan Naccar’la sohbet ediyordu. Yanlarına vardım selam verdim, hal hatır sordum. Mahir Ağabeyim “Prof. Dr. Suphi ağabey burada mı?” dedi. “Evet” dedim. “Sana zahmet görürsen buralarda olduğumu söyler misin?” dedi, “Elbette, hemen bulup söyleyeyim” dedim. Tabii Kerkük’ten gelen misafir sanatçımızla hoşbeş ettikten sonra çadırdan uzaklaştım. Dışarıda yağmur bastırıyordu, hızlı ve de ani bir kararla yandaki kafeden kendime çay ısmarlıyordum. Yan masada oturan iki Türkmen’in aşina yüzleri dikkatimi cezp ediyordu. Hemen hatırladım, sabahtan beri platformda boy gösteren o gruptaki iki kişiden başkası değildi. Önlerindeki çay bardaklarından dumanlar yükseliyordu, derin derin sohbete koyulmuşlardı. Yanı başlarında oturmama rağmen konuşmalarına çekidüzen veriyor gibi görünmüyorlardı. Yarı ciddi yarı şaka sohbetleri giderek derinleşiyordu. Zaman zaman da sertleşiyor, inatlaşıyorlardı, keyifli bir sohbet değildi…Daha uzun olanı“Sen ne dersen de kardeşim tamı tamına kırk kuruluş imza koydu.” Kısa olanı güler yüzle“ Bilmesek, tanımasak neyse, ben şunu izah ediyorum kırk sayının tamamı kurum, kuruluş değildi, çoğu desen daha inandırıcı olur” Uzun olan “Ne yani bana inanmıyor musun?” Kısa olanı “Niye inanacağım anlı şanlı kırk kuruluş mu? Kimi kandırıyoruz?” Uzun olanı “Sen inanmak istemesen de falan temsilci imzaladı diyorum?” kısa olanı “Biliyorum, falan abi de imzalamış diye duydum, yanlış anlama aklıma takıldığı için soruyorum, O Abi’nin Türkçe okuma yazması zannedersem yok, neye imza attığına dair iyice izahatta bulundunuz mu? (gülerek) Sonra inkara falan kalkmasın alim allah” Uzun olanı“Sen dalganı geç bakalım, birazdan kulağınla duyacaksın” Kısa olanı “Neyi duyacağım (ciddileşerek) Türkiye, Avrupa ve Amerika ITC temsilcilerinin imzasını mı? Onlar zaten ITC çatısı altında değiller miydi? O kırk kuruluş dediğinin arasında onlar da yok mu? Varsa neye imza attılar! ITC’den ayrılıp tekrar biat mi ettiler? Sus Allah’ı seversen daha fazla konuşturma beni” Uzun olan “Asıl sen beni konuşturma mesele sadece ITC’nin çatısı değildir ki. Başkan Saadettin beyin Türkmen lideri olarak ilanı da var, tabii ki ITC temsilcilerinin de imzası söz konusu, bunu ve daha bir çok şeyi birazdan Ahmet Muratlı açıklayacaktır. Platformda, yanımdaydın gördüğün onca kişi dün akşam imza ataraktan bunları kabul etmişlerdir” Kısa olanı “Bak kardeşim VİP çadırına ve etrafına bak onlarca eski dernek başkanı, Türkmen bilim adamı, araştırmacısı, yazar ve şahsiyetlerinden geçinemiyor. Senin anlattıklarından haberleri var mı? Önceden haberdar etmeleri gerekmez mi? Onların bakış açıları değerlendirilemez mi? Muratlı’nın sürprizine ne buyuracaklar merak etmiyor musun?” Sıcak çayımın son yudumu boğazımı yakıyor, boğulur gibi oluyorum ağzımdan burnumdan çay fışkırıyordu. Kafeden uzaklaşıyorum, beynimde onlarca soru birbirleriyle çekişiyor, çelişiyordu. Mitingde sabahtan beri bir deklarasyon lafı geçmiyor değildi. Ancak kapsamı, çerçevesi belli değildi, Türkmen siyasi evinde ciddi temelden yapılanma mıydı? Şayet öyle olsaydı bunu açıktan açığa Beşinci Türkmen Kurultayı manşetinde dosta düşmana göstere göstere yapılmaz mıydı? Kırk kurum ve kuruluşun azametine bu yakışmaz mıydı? Düşmanı kaygılandırıp, korkutup, dostu sevindirip, ümitlendirmez miydi? Türkmenlerin siyasi kurumları fiilde birlik beraberlik görüntüsü daha net bir şekilde yansıtılmaz mıydı? Bu anlamda bir Türkmen Kurultayına hangi Türkmen partisi, vakfı, derneği , sivil toplum örgütü, ben yokum diyebilirdi. Hele hele kıymetli, iradeli siyasi temsilcilerimizin, vakıf ve dernek başkanlarımızın onlarca yazıları, duyuruları, ciddi çağrıları Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, Avrupa’da, Hollanda’da, Amerika’da, Türkiye’de, sağda, solda, önde, arkada, elektronik kablolarda uçuşurken.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-
>>Sonraki >>