Arabic Turkish
 
2007-05-10   Arkadþýna gönder
2904 (1204)


Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -3-


Cengiz Bayraktar

Bayrak hadisesi sadece dernek başkanıyla sınırlı değildi? Konuya kulak misafiri olanlardan biri, müdahale ederek, “Bende gördüm, …ağabeyin de elinden aldılar.” Başka bir katılımcı, “Dün bir arkadaşım bayrak konusunda beni uyarmıştı; mitinge geliyorsan sakın mavi ay yıldızlı bayrakla gelme yazık olur, bayrağından olursun diyordu” dedi. İnanmak içimden gelmiyordu, bu kadar ayrım, kayırım olabilir miydi? Yalan, iftira diye yüksek sesle haykırmak istiyorum. Ancak gerçekti ve apaçık yaşanmıştı. Hayretler içinde bir çoğumuz ITC temsilcisine karşı sessiz sedasız olsa da sıcağı sıcağına tavır koyma niyeti taşımıyor değildi? Böyle bir yasak konulur muydu? ITC hangi akılla hizmet ediliyordu? Türkmenlerin bu konularda ne kadar hassas olduğu bilinmiyor muydu? Bu yasağı koyan Türkmen’in ta kendisi olabilir miydi? Neyse ki benim imdadıma çok kıymetli Erşat ağabeyim yetişiyordu.“Yanlışlarla uğraşmayın, konuşmayın, yazmayın, çizmeyin, tepki vermeyin, doğrularla olun, doğruları alkışlayın, doğruları ilke edinin, yola koyulun, çok çalışın, çok didinin ve de çokta sabırlı olun” ibret verici nasihatleri beynimde zuhur ediyordu. yanlışa karşı yanlışın faturasını öngören, bilen bilge kişinin sözleri gibiydi, o an Osmanlı tokadına maruz kalmış gibiydim, başımdan vücuduma kadar da şiddetini yaşıyordum.
Sabahki iyimserliğim giderek azalıyordu. Platformdaki keşmekeş kalabalık, alandaki düzen alabildiğine bozuktu, bozulmuştu. Dev bütçeyle bu görüntüyü vermenin, başaramamanın eserimiydi? Yazık hem de ne yazık, “har vurup harman edilmiş” fısıltılarını doğrulamamak için küçük dilimi ısırıyordum. Kendi kendime bu miting olacak, iyi olacak diyordum, bütün kalbimle de başarılı geçmesini diliyordum, bunun için buradaydım, ağabeyimin buyurduğu gibi doğru, olumlu şeyler görmek, yaşamak istiyordum, kimi doğruları görünce, yaşadıkça da hararetle alkışlıyordum.
Bu heyacanla alanı tarıyordum ki gözüme Kerkük İl Meclisi Üyesi Sayın Ali Mehdi takılıyordu, üzerinde ay yıldızlı, mavi beyaz çizgili bir tişört vardı. Hemen olduğu yere yöneldim yanına vardım hal hatır sordum, kalabalığa bir müddet beraber takıldık. Mehdi Bey bana hitaben,“ Bak, iyice bak Cengiz kardeş, Türkiye, Irak bayrakları güzel de, iyi de ya Türkmeneli bayrağı nerede?” Gerçekten aradım taradım zar zor bir iki Türkmeneli bayrağı gördüm, (içimden hayret iki bayrakta olsa varmış, eyvah yasak delinmiş diyordum) ITC’nin miting afişi aklıma geldi. “Sayın Meclis Üye’m, adı üstünde ITC’nin 12. yaş yürüyüşü ya ondandır, bakınız bol ITC alemleri de var”deyiverdim. Mehdi, “Güzel kardeşim (yüz ifadesi sertleşerek) Türkmeneli bayrağı kimin bayrağı! ITC’nin de bayrağı değil midir?”dedi. Öyle ya Türkmeneli bayrağı Irak Türk’ünün bayrağı olduğuna göre ITC’nin de bayrağıdır. Üstelik Türk Dünyası gündeminde, kurultaylarında Irak Türkmenleri bugüne kadar bu bayrakla tanıtılmıştı, tanınmıştı . ITC flaması yanında, Irak, Türkiye bayrakları yükselirken Türkmen’lerce kabul görmüş, sevilmiş Türkmeneli bayrağının göz ardı edilmesi affedilebilir miydi? Sayın Ali Mehdi Beye hak vermemek, haklısın dememek mümkün olabilir miydi? “Görünen köy kılavuz istemez” deyimi gibi en ufak bir şüphe söz konusu değildi. Üstelik bu durumdan şikayet eden herhangi bir Türkmen vatandaşı da değildi, adı üstünde Kerkük İl Meclisi Üyesi Ali Mehdi Sadık’tı. Sayın Mehdi Türkmen toplumunun herhangi bir mümessili de değildi, özellikle son yıllarda çapulcu rakiplerimizin karşısında canı pahasına sergilemiş olduğu malum dik duruşu ve diğer fedakarlıkları da takdire şayan olmuştur: Türkmen toplumunca sevilmiş, kahraman ilan edilmiştir. Bütün bunlar söz konusuyken Mehdi Beyin takdirlerine yahut eleştirilerine kulak asılmaması ve üstüne ateşin körüklenmesiyle, Türkmen toplumunda infial yaratılacağının haklı payı gözetilemez miydi? Siyaset biliminde, Toplumca benimsenen bir kişinin olumlu veya olumsuz sözleri tabandan büyük yankı bulur maddesi olasımıydı? Meclis Üye’mden izin istiyor, kalabalığın arasına dalıyorum.
Ardı ardına okunan kafiyeli, kafiyesiz dizeler, şarkılı, türkülü geçiştirmeler sürdürüldükçe, bu ne biçim miting? babındaki mini eleştiriler sağdan soldan kulağımı tırmalıyordu. Allah’tan bahane hazır, asıl miting saat 13:00 da başlayacak sabırlı olalım diyerek uzaklaşıyordum O esnada hoparlörlerden “Kerkük’ün zindanına attılar meni… Mazlumlar sürüsüne kattılar meni” türküsü, bana bu püften bahanelerle bu asil vefalı Türkmen toplumunu daha ne kadar oyalayabilirsiniz sözünü hatırlatıyordu.
Şemsettin Küzeci de boşluğun ve de serzenişlerin farkında olacak ki miting programını saat 13:00 olarak peyderpey duyurma mecburiyetinde kalıyordu. Ancak katılımcılar giderek sabırsızlanıyordu, zıplamak, oynamak, haykırmak istiyordu. Fethullah Altınses’in güzel sesiyle, bir anda “Hey hey men Türkmen’em…” türküsü ilaç gibi on binleri canlandırıyordu. Yine Altınses’e ait “ Kerkük’üm vay Kerkük’üm haberin olsun” türküsüyle birlikte mahşeri kalabalığa heyecanın doruğunu yaşatıyordu.
Saat 13:00’ü gösterdiğinde de Küzeci, (Türkmen kıyafetiyle) öngörülen Miting Programını duyuruyordu.

“Açılış, açılış, Irak Türkmen Cephesi 12. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, Irak Türkmen cephesi Türkiye temsilciliği tarafından, Irak’ın toprak ve millet bütünlüğü için düzenlenen Kerkük mitingine hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Irak Türkmen cephesi, Türkmen şehri Kerkük için vermiş olduğu haklı mücadelesine destek veren bütün siyasi parti, sivil toplum kuruluşları ve siz değerli Türk milletine Irak’ta ve dünyanın her yerinde yaşayan 1rak Türklerine ve sizlere teşekkür ederiz.”

Bu kısa giriş aslında onca haklı sorumuzun teyidini izah ediyordu. Ortada bir yanlış anlaşılma, algılama yoktu, bu miting özel olarak Kerkük için yapılmamıştı, ITC’nin 12. kuruluş yıl dönümü etkinliği, çerçeve meselesiydi! Kerkük Mitingi sondan bir önceki etkinlikti, icraatçısı da ITC’ydi, başrolde de ITC Ankara temsilcisi oynuyordu. Gerisi mi? ITC dışındaki kurumlar mı? Türkmen şahsiyetleri mi? Onlar da ITC’nin şemsiyesi altında gösterilmeye çalışılıyordu?! Daha gerisi mi? O kadar kalabalık insan kitlesi mi? Yüreği Türklükle kokan soydaş mı? İnim inim sıla hasreti çeken, bağrı yanık, mert mestur, Türkmen mi? ITC onları da unutmadı! teşekkür etti etmemesi anormal olurdu, etik olmazdı, hoş karşılanmazdı.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-
32 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası/ Bölüm 1
33 - Telafer Çıkmazı
34 - Kürt Siyasetçilerin, Gerçek Türkmen Varlığı Karşısında Alicengiz Oyunu
35 - Dertli gönül
36 - Gelin Biçare
37 - Türkmen Gibi
38 - Gördüm ağladım
39 - Bu Bayramı da Türkmeneli’siz, Kerkük’süz Kutla...?
40 - Karanlık Kerkük’üm
41 - Kader Kerkük’üm
42 - Yaralı Kerkük’üm
43 - 28 Mart 1991 Altınköprü katliamının Tek Gizli Tanığının Örnek Hikayesi?
44 - Hibe ve Nankörlük
45 - “Irak Türk’ü, Türkmenem” Diyene 15 Aralık 2005 Hesaplaşma Günü Olacak Mı?
46 - Uyan Koçak
47 - 14.Temmuz .1959 Kerkük Katliamı Şehitlerimizden Hacı Necmettin1 Kimdir?
48 - Alev Alev Telâfer’im
49 - Niçin Telafer
50 - Milli meselelerimizde , Kültürümüzün gelişmesinde dilimizin önemi
51 - Rûbâî Denemelerim / 4
52 - Türkmeneli Televizyonu Hayal Mi ?
53 - Bahane
54 - Şeref Listesi
55 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -7-
56 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -6-
57 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -5-
58 - Irak Türkleri (Türkmenler) beden varlık göstermiyor -4-
59 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -3-
60 - Irak Türkleri (Türkmenler) neden varlık göstermiyor -2-
>>Sonraki >> << Önceki <<