Arabic Turkish
 
2007-05-08   Arkadþýna gönder
2715 (1127)


Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm -2-


Cengiz Bayraktar

Bölüm -2-

Saat 9:30’u işaret etmesine rağmen miting alanında ve çevresinde yoğun trafik akışı devam ediyor, seyrinde en ufak bir değişiklik gözükmüyordu. Bu durum ister istemez katılımcılarda soru işareti yaratıyordu? Trafiğin ne zaman kesileceği sorusu, yakındakinin, uzaktakinin ağzında sakız olmuştu. Tam o esnada platformun arkasında gencecik insan çemberi içinde ITC’nin Ankara temsilcisi Ahmet Muratlı göründü. Muratlı, bu gencecik korumalarıyla birlikte, yanı başındaki endişeli katılımcılara sabırlı olmalarını, trafiğin saat 10’da kesileceğini söylüyordu? Muratlı’nın bu müjdeli haberinin yanında, kavim gardaş bildiği bir kalabalığın içinde korumasız bir adım atmaması dikkat çekiciydi? Hayretle Muratlı’yı kesiyordum, kendi kendime, Muratlı niçin ve de kimden korunma ihtiyacı duyuyor? Diye soruyordum, anlam veremiyor, yanıt bulamıyordum.
Muratlı’nın dediği gibi de oldu. Saat 10’u işaret ettiğinde miting alanında ve çevresinde o yoğun trafikten eser kalmamıştı, yerini pankartlı, pankartsız yaya insanlar doldurmuştu. Az sonra da, alanda emniyet kontrolü yapılacak anonsu duyuruldu. Katılımcılardan kısa bir süre için alanın belirli bir sınırına çıkmaları istendi, öyle de yapıldı. Alanda emniyet sağlandıktan sonra katılımcılar kontrollü bir şekilde, teker teker aranıp tarandıktan sonra aynı heyecanla yeniden alandaki yerlerine döndüler.
Başta ITC ülke temsilcileri olmak üzere kimi Türkmen Parti temsilcileri,Türkmen sivil toplum örgütleri, dernek yöneticileri, Türkmen şahsiyetleri, Türkmen sanatçıları platformda boy göstermeye başladı. Görünürde de olsa en büyük ilgi odağı ITC’nin Ankara temsilcisi Muratlı’nın üzerindeydi. Muratlı korumalarıyla adeta ben buradayım diyordu, kalabalığın tümünün ilgisini üzerine toplamaya çalışıyordu. Bunu fark etmemek, göz ardı etmek imkansızdı. Zira Muratlı durmaksızın sağa sola talimatlar yağdırıyor benimsediği kişileri Platforma davet ediyordu, benimsemediklerini de nazikçe platformu terk etmeleri konusunda uyarıyordu. Muratlı, zaman zaman alana dalıyor talep doğrultusunda kimi foto-makinelerine poz üstüne poz veriyordu. Fotoğrafın tamamına bakıldığında mitingin baş aktörü olarak Muratlı görünüyordu?
Miting sunuculuğunu Şemseddin Küzeci üstlenmişti. Küzeci, mahalli bir şiveyle, çoğu kendisine ait derme çatma dizelerini heyecan katarak söylüyordu, akabinde de Mehtâran takımını alana davet ediyordu. Mehtâran, izdihamın arasından koridor açarak, platforma yakın bir alanda hilâl, yıldız şeklinde düzen aldıktan sonra: Has dur, Haydi Ya Allah diyerek “Mavi Boncuk Takışına Ölürüm Türkiye’m” türküsünü, atalardan yadigar giyim, kuşamıyla tarihi müzik aletleriyle, ahengiyle katılımcılara yakışır bir şekilde eda ediyordu. Türkü bittiğinde kalabalık bir gruptan “Barzani şaşırma, sabrımızı taşırma” sloganı yükselmesin mi? Küzeci, adeta sen misin Barzani diyen hemen müdahale ederek aynen şöyle diyordu: “Arkadaşlar planlanmış sloganlar dışında lütfen slogan atmayın” dedikten sonra “Kerkük Türk’tür Türk kalacak, Telafer Türk….Erbil Türk’tür Türk kalacak” diye bağırmaya başladı? Tabii kalabalık mecburen bir süre uymak zorunda kaldı, planlanmış sloganı papağan misali Küzeci’yle birlikte tekrarladı durdu. .
Küzeci’nin bu oldukça manidar küçük göndermesi bile aslında miting süresince yaşanacak olan olumsuzlukların, bir dizi hataların anahtarı mahiyetindeydi. Bana göre de kocaman bir anlamı vardı o da şuydu: Planda bu mitingin 140. madde, Kerkük referandumuna karşı yapılacağı öngörülmüştü, yani terazinin bir kefesinde Kerkük, diğerinde Barzani söz konusu olmalıydı? Binlerce Türkmen Mitingi böyle algılamış bu anlamda desteğini vermişti. Fiilde hiçte öyle görünmüyordu. Kerkük ikinci plana itilmiş, miting daha çok Türkmen siyasi evine yönelik bir gövde gösterisi şekline bürünmüştü. ITC dışındaki katılımcılar katakulliye gelmiş miydi? Bu tutumun başka izahı olabilir miydi? Küzeci’nin planlanmış çıkışına ne buyurmalı idi? ITC dışındaki Türkmen katılımcılar bir oldubittiyle karşı karşıya mıydı? İlahi tecelli miydi, değil miydi? Bilinmez ama elleri bağlı, gönülleri dağlı olan ve benim gibi düşünen vefalı Türkmenlerin yerine, Mehterân; Has dur. Haydi Ya Allah diyerekten “Of OOOOOF Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak” türküsüyle elâmanını adeta yüksek sesle haykırttırıyordu?
Kerkük’ün bu mitingine, İstanbul’dan 13-15 otobüs dolusu katılımcısıyla destek veren Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği-Genel Merkezi Başkanı Kemal Beyatlı, şık mahalli elbisesiyle ve de mavi renkli, ay yıldızlı Türkmen Bayrağıyla platformdan katılımcıları selamlıyordu. Muratlı kızgın, seri bir şekilde yanına yaklaşıyordu, el kol hareketleriyle Başkan Kemal’e bir şeyler anlatıyordu. Tabii aralarındaki mevzu ne kadar yüksek sesle cereyan etse de takdir edersiniz o gürültülü kalabalığın içinde mânâ bulmak, anlamak hiçte kolay olmasa gerek. Ancak Başkan Kemal’in sinirli gülüşü, sımsıkı Türkmeneli bayrağına sarılması, elinden alınmasına müsaade etmemesi, hiç bir şey ifade etmiyor değildi? ITC âlemi dışında bayrak sallamamaktan maksat ne olabilirdi? Platformda ve de alanda yükselen Irak, Türkiye bayrakları yok muydu? Başkan Kemal, yanlışı anlamak istiyordu, lakin muhatabından akla mantığa hizmet edecek yanıt alamıyordu. Allah’tan Başkan Kemal’ın sağduyusu hakim geliyor, olayı fazla büyütmeden ve de platformdan istemeye istemeye de olsa inmişti. Yanına yaklaştığımda sinirli gülüşü hala yüzünden kaybolmamıştı. Bana ve yanındakilere olup biteni anlattı. Olanların, anlayışla alakası olmadığını söylüyor, ITC mitinginin gerçek maksadına vurgu yapmadan edemiyordu. Ancak Kemal’de susmak, sabretmek, mitinge gölge düşürmemekten yanaydı, tıpkı ITC dışındaki diğer onurlu Türkmenler gibi. Zaten Başkan Kemal susturulamamıştı, susmuştu. Onun yerinde bende olsaydım farklı duruş sergileyemezdim. Arada dost vardı düşman vardı, arada Türkmen milleti vardı, sevgili Kerkük’ün, Telafer’in, Erbil’in, Altınköprü’nün ve diğer Türkmen topraklarının hatırı vardı. Arada şerefli, iradeli, yılmaz büyük Türkmen davası vardı, ölümsüz Lider Necdet Koçak’ın emaneti vardı, Türkmen şehitleri vardı. Bunlar olmasaydı, bu haksızlık, bu kendini bilmezlik kolay kolay sineye çekilir miydi? Tabii ki çekilemezdi. Başkan Kemal’in bu haklı çıkışı, milli çırpınışı yine ıMehterânı galeyana getirdi, dayanamadı“Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk’ün Bayrağına” türküsünü yanık yanık söyleyiverdi.


Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Türkmeneli’nin Basın Tarihinden Yıldızlar
( Nadide Kültür Adamı: İhsan S. Vasfi )
2 - Eleştiri Dozu Hangi Ölçüde Olmalı?
3 - Türkmeneli’nin Öncü Tiyatrocularından Merhum Enver Mehmet Ramazan'ın Biyografisi
4 - Abant Toplantısı, Barışı Aramak mı, Yoksa Kürdistan’ı Afişe Etmek mi?
5 - Irak'taki Yerel Seçimlerin Kesin Sonuçlarý Ne Zaman Açýklanacak?
6 - “Seçime Doğru” Türkmeneli TV’nin En Etkin En Başarılı Programı…
7 - Kemal Çapraz: Türk Dünyasının Sesi Kulağı…
8 - Lider Nejdet Koçak’ın Ardından
9 - Türkmeneli Liderinin Ölüm Yürüyüşü
10 - Irak Türkmen Partilerinden Yerinde Bir Karar Ama…
11 - Kerkük Valiliği Tabelasına Türkçe ilave Edilmesinin Perde Arkası
12 - Kerkük Hem Türkmen Şehri, Hem Azınlıklar Şehri olabilir mi?
13 - İbni Haldun’un Mukaddimesi ve Payımıza Düşenler
14 - Türkmeneli Tarihinden Yapraklar
15 - Mavilerin Kerkük’üm
16 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
17 - Türkmeneli’nin Siyasi Tarihinden Yapraklar
18 - Güneş Harekatı Dosta, Düşmana Dudak Isırttı
19 - Abdüllatif Benderoğlu ve Yalancının Mumu...
20 - Irak Türkmenleri Bağdat’ta Şahlandı
21 - “2 Şubat 1970”
22 - “24 Ocak 1971” Irak’ta Türkmen Varlığının Dünyaya Haykırıldığı Tarih
23 - Kerküklü büyük şair Kabil
24 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 2 -
25 - Milli Sohbetler ( 3) Mavi urbalılar çizgisi Bölüm - 1 -
26 - Türkmeneli Bayrağı
27 - Yeni Irak, İkinci Cumhurbaşkanını Görecek Mi?
28 - Muhteşem Kerkük Mitingi Perde Arkası (Son)
29 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası Bölüm -5-
30 - Muhteşem Kerkük Mitinginin Perde Arkası / Bölüm - 4 -
>>Sonraki >>