Arabic Turkish
 
2020-03-22   Arkadþýna gönder
1031 (225)


Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden: Bakanlık mı İstersin Himmet mi?


Mahir Nakip

mnakip@yahoo.com

Buğday mı Himmet mi?
Yunus, derviş olup Emre’leşmeden önce Anadolu’nun kıtlık çeken bir köyünde yaşardı. Köyün ileri gelenleri Yunus’a, ¨Kıtlık köyün belini kırıyor, sen de köyün bir gencisin, Hacı Bektaş adında bir ulu kişi fukaraya buğday dağıtırmış sen de git bu ermişten bize biraz buğday getir¨ derler. Yunus uzun bir yolculuktan sonra varır Hacı Bektaş-ı Veli’nin ulu dergâhına. Huzura kabul edilir.
Yolda yabandan topladığı bir torba alıcı (bir cins yaban meyvesi) hediye diye Hünkâra takdim eder ve söze başlar:
- Köyümüz kuraklıktan kırılıyor, ekmeğimiz yok, unumuz yok, buğdayımız yok. Köyümüzün ihtiyarları bana dediler ki Hünkâr Hacı Bektaş kimseyi eli boş göndermez. Ailem ve köyüm için buğday isterim Hünkârım.¨
- Sana buğday yerine himmet versek?
- Himmeti neyleyim Hünkârım. Köyümüz aç. Buğday isterim.
- Ya getirdiğin her alıca karşılık iki nefes versek?
- Himmetle, nefesle çoluk çocuk doyar mı Hünkarım? Bana buğday gerek.
- Derviş can Yunus’a kağnısı yükünce buğday verin, karnını da doyurun ve uğurlayın.

Yunus himmetle nefesin ne demek olduğunu anlamadan buğdayını alır sevinçle köyüne revan olur. Bir süre yol aldıktan sonra himmetle nefesin ne demek olduğunu anlar ve deli gibi geri döner Hacı Bektaş-ı Veli’ye...

- Anladım himmeti ve nefesi Hünkârım. Alın buğdayınızı verin bana himmet ile nefesi.
- Geç kaldın oğul. Senin kilidinin anahtarını başkasına devrettik. Var nasibini Taptuk Emre’den iste gayri.

İşte böylece Yunus Hacı Bektaş’ın yanında değil, Taptuk Emre’nin yanında pişer, olgunlaşır ve sonra da Yunus Emre olur.

Ne İstiyoruz?
Irak’taki çalkantılar hakikaten hem baş döndürecek kadar hızlı hem de sonuç getirmiyor. Yapısal sorunlar ne uzun süreli ne de kısa süreli hükümetlerle çözülebilecek durumdadır. Topyekun siyasetçilerin adeta gözü dönmüş haldedir. Herkes bir şeyin paylaşımı peşindedir. Aylardır Bağdat ve Güney illerindeki nümayişler devam ediyor. Bu yüzden hükümet istifa etti ama hesaplaşmalar ve şartlı destekleme naraları hâlâ atılmaya devam ediyor. Geçici bir hükümetin kurulması bile bu kadar zor ve pazarlıklı oluyorsa, gelecekte Irak’ı tümünü imar edecek ve kalkındıracak hükümetlerin nasıl kurulacağını artık siz tahmin edin. Irak Parlamentosundaki vekillerimiz de doğrusu bu girdabın içinde debelenip duruyorlar. Farklı listelerden olmalarına rağmen birlikte hareket ettiklerine elbette seviniyoruz. Ancak gayretleri beyhudedir. Geçici bir hükümette bize bir bakanlık verseler Irak siyasetinde itibarî bir değer elde etmiş olabiliriz. Ancak dağ kadar biriken sorunlarımızın belki de hiç birisini çözmeyecektir.

Pekiyi biz bu hengâme içerisinde ne istiyoruz veya ne yapmalıyız?

Evet hikâyemize dönersek bize bakanlık değil, himmet ve nefes lazım. Yani kendimizi ıslah, düzeltme ve evimizin içini tertiplemeye ihtiyacımız var. Başka bir ifadeyle Irak’ın karanlık geleceğini hesaba katarak bir nefis muhasebesine, öze dönmeye ve birlikte düşünmeye ihtiyacımız var. Bir kere siyaseten çok dağınık bir vaziyetteyiz. Siyasi partilerimiz dağınık, pejmürde ve güçsüz. Gençlik teşkilatlarımız hedefsiz, yetersiz ve verimsiz. Kadın teşkilatlarımız içi boş, monoton ve basit meselelere boğulmuş. Telafer, Erbil, Kerkük, Tuzhurmatı ve Diyala Türkmenleri arasında ortak bir ülkü veya bir yol haritası görünmüyor. Diğer sivil kuruluşlarımız sadece Kerkük ve biraz da Erbil’de varlık gösterebiliyor. Bu kuruluşların varlık göstermesi de aslında sadece içe dönüktür; yani, seslerini sadece Türkmenlere ulaştırabiliyorlar. Eğitimimiz kör-topal gidiyor. Kadrolaşma, uzmanlaşma, toplumsal bilinci tabana yayma gibi faaliyetlerimiz çok yetersiz. Ticarette ve sanayide çok zayıfız; sermaye birikimimiz yoktur; siyasetimizi destekleyecek bir fonumuz oluşmamıştır. Siyasetçilerimizin İngilizce gibi yabancı bir dil bilmesini yana bıraktık; toplumun elit veya kültürlü dediğimiz tabaka içerisinde kaç kişi Türkmen sorunlarını İngilizce bir yabancı gazeteciye veya televizyon muhabirine anlatabilir?

Bundan bir müddet önce uluslararası iki fikir kuruluşu (think-tank) basına kapalı bir çalıştaya davet edildim. Irak’ın içinde bulunduğu çıkmaz tartışıldı. Birleşmiş Milletler adına hareket eden bu iki think-tank’ın temsilcileri sadece çalıştayı yönettiler. Esas konuşmaları ve tahlilleri yapanlar Irak’tan doğrudan katılan dört fikir kuruluşu oldu. Bunların ikisi Kürt Bölgesinden ikisi de Araplardan oluşuyordu. Maalesef Irak’ta kurulmuş ve böylesi bir uluslararası çalıştaya davet edilebilecek bir fikir kuruluşumuz yoktur. Bizler Türkiye’den katılarak ihtiyacı kapatmaya çalıştık. Benzer bir çalıştay, Irak’ta gençlik, kadınlar, ticaret, eğitim gibi alanlarda yapılsa aynı sonuçla karşılaşacağız.

Himmet ve Nefese Talip Olmak
Sonuç olarak başta siyasi partilerimiz, bu partileri temsil eden il ve ilçe başkanlıkları, sivil kuruluşlar, aydınlar, gençler, kadınlar, hasılı toplumun bütün katmanları önce örgütlenmeye önem vermesi gerekmektedir. Bütün bu saydığımız siyasi, sivil ve ticari müesseselerimiz zor günler için örgütlenmeli ve herkes kendi alanında kadrosunu ve uzmanlarını yetiştirmeye çalışmalıdır.

Ortadoğu’da Türk olmak zordur, hele Irak’ta ve Suriye’de iyiden iyiye zorlaşmaktadır. Önce bir himmet ve iki nefese ihtiyacımız var, bakanlığa değil.


Kaynak: Kardaşlık 85. Sayı
Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Kürt Bölgesinde Türkmen Siyaseti Nasıl Olmalı?
2 - Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden: YİNE KERKÜK YİNE KERKÜK
3 - Üzerine Pazarlıkların Bitmediği Şehir: KERKÜK
4 - Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden: ERKEN TEŞHİS
5 - Toz-Dumanın İçinde Kalan Türkmenler
6 - DİRİLİŞTEN DİRENİŞE KERKÜK
7 - İLHAMİ IŞIK’IN ¨TÜRKMENLER¨İ VE BEYHUDE GAYRETLER
8 - Referandumdan Konfederasyona
9 - REFERANDUMDAN BETERİ VAR
10 - SAKIN ALDANMAYIN: ESAS HEDEF KERKÜK’TÜR
11 - Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları
12 - IRAK’TA KÜRT DEVLETİNİ KURMA PROVALARI
13 - Kerkük Üzerinden Türkiye’ye Mesaj Var
14 - Aman Suriye’nin Kuzeyine Dikkat!
15 - TÜRKİYE İLE İRAN ARASINDA KALAN TÜRKMENLER
16 - HAŞD ŞAABİ VE TÜRKMENLER
17 - TÜRKMENLERİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ZİYARETİNDEN YANSIMALAR
18 - Musul'u Konuşurken Kerkük'ü Yazmak
19 - SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP
20 - PKK ve Türkmenler
21 - Dicle Kalkanı
22 - Siyasi Yorgunluk ve Irak Türkmenleri
23 - Irak Türkmenleri Tehlikede mi?
24 - Yangından Mal Kaçıranlar
25 - Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI
26 - Elveda Küresellik Merhaba Milliyetçilik
27 - Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden: TELAFER KİME TESLİM EDİLECEK?
28 - İNTİKAM KÜLTÜRÜ VE TÜRKMENLER
29 - ORTADOĞU SARMALINDA KERKÜK ÇIKMAZI
30 - Türkmeneli’inden..Türk’ün dilinden: BÜYÜK OYUNUN İÇİNDEKİ KÜÇÜK YERİMİZ
>>Sonraki >>