Arabic Turkish
 
2019-10-10   Arkadþýna gönder
941 (277)


TÜRKMEN MİLLİ BAYRAMI


Ahmet AYKOL



Irak Türkmen siyasi kuruluşlarımızı bir araya getirmek amacıyla 1995 yılında, Irak’ın kuzeyinde Türkmen Şehri Erbil’de, kurulan Irak Türkmen Cephesi (ITC), 1997 tarihinde Erbil’de yapmış olduğu Birinci Türkmen Kurultayı çevresinde çok önemli kararlar alındı. Irak Türkmenlerinin resmi dili “İstanbul Türkçesi” olması, “7 Ekim” gününün Türkmen Milli Bayram olarak kabul edilmesi bunların en önemlileri olarak göze çarpmaktadır.
7 Ekim 1997’de Irak Devletinin tarihinde ilk defa olarak hür Türkmen iradesi Erbil şehrinde tecelli etmiştir. Bu tarihte Irak Türkmen Cephesinin (ITC) çağrısına cevap vererek tüm Türkmen kuruluşları toplanıp Birinci Türkmen Kurultayını gerçekleştirilmiştir. Dünyanın her yerinden Kurultaya katılan 100 civarında delege, ITC’nin şemsiyesi altında birleşmeye ve Türkmen Şurasının kurulmasına karar vermiştir. Kurultayda Irak Türklerinin arzu ve taleplerini içeren “Temel İlkeler Deklarasyonu” oy birliği ile kabul edilmişti. Çalışmaları 4–7 Ekim’de 1997 tarihleri arasında yapılan Kurultay, 7 Ekim gününü “Milli Bayram” olarak ilan etti.
7 Ekim Bayramı, 21. yüzyılda çile, katliam ve gözyaşıyla dolu Türkmen tarihinde bir dönüm noktasıdır. 7 Ekim günü ümitsizlik ve kararsızlığı geride bırakarak, birleşmenin ve milli iradenin inkişafı günüdür. Bugün, Türkmen varlığını dünyaca tanınması, kabul edilmesi, yurt dışında gelişen milli kuruluşlarının ITC’ ye katılması ve ITC’nin Irak Türkleri adına muhatap alınması 7 Ekim gününün birer zaferidir ve kazanımıdır.
ITC Başkanlığı önce Erbil daha sonra Kerkük’e taşınması, Telafer, Musul, Erbil, Altınköprü, Tazehurmatu, Dakuk, Tuzhurmatu, Diyala, Hanakin, Aziziye, Başkent Bağdat ve onlarca köy ve kasabalarda ITC bürolarının açılması ve varlık göstermesi yalnızca Irak Türkmenleri adına değil bütün Türkmenler için çok önemlidir. Çünkü bu tarihten sonra ITC; ABD, Ankara, Suriye, Berlin ve Londra’da temsilcilikler açmıştır. Bu temsilciler zamanla yurtdışında Türkmenlerin sesi olmuştur. Dünya platformlarında Türkmenlerin, kültürünü ve varlığını tanınmasında büyük rol oynamıştır. Telafer’den Mendeliye kadar uzanan “Türkmeneli” bölgesinde Türkiye Türkçesinde eğitim veren “300” civarında okulun açılması hiç şüphesiz ki Türkmen kimliğini koruma yolunda dev adımlardır.
Özellikle Saddam sonrası Türkmen varlığını yok saymaya, hatta yok etmeye çalışan gurupların sinsi politikaları ve uygulamalarından kurtulmanın yeğane yolu birlik ve beraberliğin devamından geçmektedir. Saddam sonrası Irak’ta yapılan seçimlerde açıkça gördük ki Türkmenlere büyük haksızlıklar yapıldı. Ne acıdır ki hem Irak hükümeti hem de kör dünya, sözde insan hakları örgütleri bu haksızlıkları görmedi, göremedi…
Özellikle 2003 sonrası Erbil, Süleymaniye, Dohok, ve komşu ülkelerden Türkmen Şehri Kerkük’e yerleştirilen yabancılar şehrin demografik yapısını değiştirmiştir. Saddam döneminde Araplaştırılmaya çalışılan Kerkük ne yazık ki 2003 sonrası resmen Kürtleştirilmeye çalışıldı. 25 Eylül 2017 tarihinde yapılan yasal olmayan Kürt referandumu ciddi bir kaosa yol açmıştır. Irak Ordusu 16 Ekim 2017 tarihinde Kerkük ve tartışmalı bölgelere yeniden ele alması ve Irak Kanununu bu bölgelerde uygulaması başka Türkmenleri ve gerçek Kerkük halkını bir nabza olsa bile rahatlatmıştır.
Irak’ta bin yılı aşkın bir tarihe sahip olan Irak Türkleri varlıklarını bu güne kadar nasıl koruduysa bundan sonra da koruyacaktır elbette. Bizler de gardaşlarımıza bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da en azından gönül desteğimizi sürdüreceğiz. 7 Ekim Türkmen Milli Bayranınız kutlu olsun…



Arkadþýna gönder