Arabic Turkish
 
2019-07-14   Arkadþýna gönder
2829 (238)


Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden: YİNE KERKÜK YİNE KERKÜK


Mahir Nakip


Tadı Kaçan Mesele
Gerçekten Kerkük’ü konuşmanın, yazmanın veya tartışmanın tadı kaçtı. Geçen sayıdaki yazımız da Kerkük hakkında idi. 1918 yılından 2003 yılına kadar Araplaştırma, 2003 yılından 2017 yılına kadar da Kürtleştirme politikaları bu şehri sorunlar yumağı haline getirdi. 2007 yılında kadük olan Irak Anayasasının 140. Maddesi temcit pilavı gibi her fırsatta ısıtılıp bölge gündemine getiriliyor. Millî ve merkezi bir devlet otoritesi olmayınca Irak’ın her yerinde olduğundan bir kat daha fazla hadiseler bu şehirde cereyan etmektedir. 2003 yılından 2017 yılına kadar nüfus kaydırmaları, şehir nüfusunun 700 binden bir milyon 400 bine çıkmasına sebep olmuştur. İdari görevler tek tek Türkmenlerden alınarak önceleri Kürtlere, şimdi de Araplara verilmektedir. En son bir Türkmen olan Kerkük Üniversitesi rektörü görevden alınarak yerine bir Kürt getirilmiştir.

2014 yılının Haziran’ında DAEŞ bahane edilerek şehir güvenliği merkezi hükümetten alınmış ve Peşmerge kuvvetlerine teslim edilmişti. 25 Eylül 2017 Referandumu başarısız olunca şehir güvenliği tekrar merkezi hükümete dönmüştü. Ancak Adil Abdulmehdi Hükümeti kurulduktan sonra kapıdan çıkan güçler, bacadan girmeyi başardı. Referandumdan dolayı KDP ve KYB, ihtilaflı bölgelere dönme meselesi hariç, kaybedilen birçok hakkı geri alabildiler. Kerkük ve Tuzhurmatu’da istediklerini elde edemeyenler bu sefer şehirde patlamalar ve tahılları yakmalar başladı. İşin tuhaf tarafı ise KYB yanlısı medya bu yangınların arkasında, KDP Kerkük temsilcisi Muhammed Hurşid’in olduğunu iddia etmesidir. Bu olayların çoğu Türkmen bölgelerinde cereyan ediyor olması manidar ve düşündürücüdür. Zaten Kerkük’te her olay çıktıktan kısa bir süre sonra iki Kürt partisinin temsilcileri Kerkük’te güvenliğin sağlanamadığı ve dolayısıyla acilen Peşmerge güçlerinin şehre tekrar girmeleri gerektiğini vurgularlar.

Yeni Siyasi Manzara
Merkezi Hükümet, başarısız referandum denemesinden sonra ülkeden kaçan valinin yerine Arap bir valiyi vekaleten atamıştır. Bir yıldan beri tekrar bir Kürt valinin atanması için kollar sıvanmış ancak KDP ile KYB arasında birçok konuda ihtilaf olduğu gibi, bereket ki bu konuda da fikir ayrılığı var. Hem kel hem fodul misali, her iki Kürt partisi de bu konuyu ne Araplarla ne de Türkmenlerle müzakere ediyor; ama kendi aralarında bu konuda ihtilaf olduğu için hamle de yapamamaktadırlar. Kendileri arasında bu gelin-güveylik yana dursun, Türkmen siyasetçiler hariç, hiçbir hamiyetli Iraklı politikacı çıkıp bunlara şu soruları sormuyor:
- Kerkük merkezi hükümete bağlı iken siz neye göre aranızda valilik tartışması yapıyorsunuz?
- Sizden olan kaçak Vali Necmettin Kerim’in yaptığı kanunsuz uygulamaların ve çaldığı paraların hesabını kim verecek?
- Şehirde yaşayan Türkmen ve Araplarla mutabakat sağlamadan siz neyin pazarlığını yapıyorsunuz?
Bu siyasi manzara muhtemelen yeni gelişmelere gebedir. Yani bir sabah kalkacağız ve bakacağız ki ABD araya girmiş, hem iki parti arasındaki vali adayı ihtilafını hallederek adayı belirlemiş, hem de Abdulmehdi Hükümeti Peşmergelerin ihtilaflı bölgelerde dolaşmasına izin vermiştir. Amaç, Kerkük’ü gündemden düşürmemek ve 140. Maddeyi tekrar tazelemektir. Sağlam temellere oturmayan Abdulmehdi Hükümeti bir taraftan sorunları çözmekten âciz diğer taraftan da Kuzey Irak Yönetimine bol bol tavizler veriyor. Seçimlerin üzerinden neredeyse iki sene geçecek kabinede hâlâ atanmamış bakanlar var. Kısacası Hükümet mevcut sorunları çözemediği gibi yeni sorunların doğmasına da ön ayak olacaktır.

Ne Bekleniyor?
2003-2017 yılları arasında Kürtler Kerkük’e ciddi bir nüfus kaydırmıştır. Son iki yıl içerisinde Arap vali sayesinde Araplar da kaybettiklerini geri almaya başladılar. Bu gelişmelerin tek mağduru Türkmenler olmuştur. Çünkü Türkmenlerin başka bölgelerden nüfus kaydıracak ne gücü ne imkânı var. Evet, Kerkük’ün üç Türkmen milletvekili canla-başla Irak Parlamentosunda bu hususta çaba sarf ediyor. Ama her şeyi değil, sadece bazı şeyleri durdurabiliyor. Kerkük’te şartların her gün daha kötüye gitmesi, Türkmenlerin tayin imkânlarının neredeyse hiç olmaması, ister-istemez onları alternatif aramaya zorluyor. Bunların başında Türkiye’ye göç etmek gelmektedir. Hele bir de Türkiye’de yabancıların 250 bin dolarla gelip gayri menkul almaları halinde vatandaşlık yolunun açması, bu göçü kamçılamıştır. Kısacası Kerkük’te Türk varlığı giderek erimektedir. Bu erime, Kürtlerin olduğu kadar Arapların da işine geliyor.

Sözün Sonunda...
21. Asırda Ortadoğu’da Türk olarak yaşamak ve Türk olan bir toprak parçasını veya şehri korumak giderek zorlaşmıştır. Bugün ne Lübnan’da ne de Golan’da Türkmen kalmıştır. Suriye’nin Kuzeyinde de Türkmenler Türkiye’ye göç etmiş ve Suriye topraklarındaki nüfusları azalmıştır. Irak’ta ise Türkmenler gerçekten direniyor. Telafer’de Kerkük’te Tuzhurmatu’da kan kaybediyor ama var olmaktan caymıyor. Kerkük konusunda Arapların ne Sünni’sinde ne de Şii’sinde toprak birliği ve vatan sevgisi var. Türkiye de maalesef baştan beri bekle-gör politikasına devam etmektedir.

Her Türk aydını şunu çok iyi idrak etmelidir: Kerkük’te Türkmenlerin sayısı azaldıkça, şehrin Irak bütününden koparılıp nevzuhur bir ülkeye bağlanma ihtimali yükselir. Kuzey Irak’ta böyle bir devletin kurulması, Suriye’deki çözülmeyi kolaylaştırır. Bu çorap söküğünün sonu Ortadoğu’da Türk varlığının tartışılmasına kadar gidebilir.

Çözüm Ne Olabilir?
Gelişmeler, Kerkük’te belirsizliğin devam etmesi Türkmenlere yaramadığını göstermiştir. Onun için yıllar önce Celal Talabani’nin önerdiği 1/3 formülünü acilen gündeme getirip, Türkiye ve İran’ı da devreye sokarak çözüme gitmektir. Bu yolla, Kerkük’ün parlamentodaki sandalyesi, İl Meclis üye sayısı ve şehirde üst idari görevler 1/3 esasına göre bölünür ve bütün bu ihtilaflar, nüfus kaydırmaları, adam kaçırmalar, tahıl yakmalar ve patlamalar bir anda duruverir.




Kaynak: Kardaşlık 82. Sayı
Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

31 - Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden: YENİ IRAK’TA IŞİD VE TÜRKMENLERİN GELECEĞİ
32 - Türkmeneli’nden .. Türk’ün dilinden: IRAK’TA YENİ HÜKÜMET KURULURKEN…
33 - Türkmeneli’nden .. Türk’ün dilinden: Türkmen Gençleri İhmal mi Ediliyor?
34 - Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden: IRAK SEÇİMLERİ VE YENİ SİYASETÇİLERİMİZ
35 - Türkmeneli’nden .. Türk’ün dilinden: Ankara’dan Seçim Notları
36 - Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden: Irak Seçimlerinde Türkmenleri Neler Bekliyor?
37 - Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden: Yeni Dönem Ümit Vadediyor
38 - ORTADOĞU OLAYLARI VE TÜRKMENLER
39 - Bir Ödül ve Bir Türkmen
40 - TECDİD-İ AHD
41 - Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden : “Irak Türkmen Meclisi”
42 - Türkmeneli’nden - Türk’ün dilinden: Irak’ta Türkmen Paradoksu
43 - Türkmen Diasporas‎ Gereksiz Mi?
44 - BİR HATAYI TASHİH
45 - Türkmeneli’nden ,Türk’ün Dilinden: MUTLUYUZ VE UMUTLUYUZ…
46 - Yeni ERDOĞAN Hükümeti ve Türkmenler
47 - Türkiyesiz Türkmenler
<< Önceki <<