Arabic Turkish
 
2017-06-22   Arkadþýna gönder
27000 (1421)


Irak’ta 1925 Anayasasına dönüş gerekebilir mi?


Erşat Hürmüzlü


Ülkedaşlarımdan özür dilemem lazım. Çünkü Irak halkının iradesiyle onaylanan bir Anayasa’yı yok kabul etmek mümkün değildir. Ancak ne yazık ki bir Anayasanın psikolojik bazı dürtü ve baskılar altında kabul edilmiş olması mutlaka o Anayasanın kalıcı olduğu anlamına gelmiyor.
Türkiye’de 1982 Anayasası askerî müdahale sonucu düzenlenince bu yazının yazıldığı tarihe kadar 20 defa değiştirilerek 112 madde değişikliğe uğradı. 2017 referandumuyla sistem ve yöneliş değişikliği dışında değişikliğe uğrayan maddeler aslında 87 madde olmakla beraber bazı maddeler 2 veya 3 defa değişikliğe uğradığı için 112 değişiklikten bahsediyorum.
Mısır Anayasası 1923 yılında yürürlüğe girdiyse de 1964 Anayasasıyla değiştirildi. Halk devriminden sonra 2012 Anayasası da 50 kişilik Anayasa komisyonu önerisiyle 2014 yılında tekrar güncellendi, fakat şimdi bazı maddelerinin değiştirilmesinin zaruret halini aldığı açıkça söyleniyor.
Gelelim Irak Devletinin tecrübelerine. 21 Mart 1925 yılında çıkarılan ilk Anayasa cumhuriyet döneminde defalarca değiştirildi. Her Darbe’den sonra yeni bir geçici Anayasa yayınlandı. En sonunda ve Saddam Hüseyin rejimi 2003 tarihinde yıkılınca önce 8 Mart 2004 tarihinde Geçici Dönemde Irak Devleti İdaresi yasası ve nihayet 2005 Kalıcı olduğu açıklanan Irak Anayasası çıkarıldı ve 15 Ekim 2005 tarihinde oylandı ve kabul edildi.
Kaldı ki bu Anayasanın geçici olan 142. maddesinde seçilen bir komisyon tarafından gereken maddelerin tadilini belirlemek üzer 4 aylık bir müddet verilmiştir. Bu müddet geçtiğine göre madde kadük olmuş ve çok tartışılan 140. Madde gibi, zaman aşımına uğrayan hükümler olarak ortadan kalkmıştır.
Yine mazur görmeniz ümidiyle 2005 Anayasasının, kanun-i Esasi olmaktansa bir toplantı tutanağına benzemekte olduğunu söylemek mümkündür. Bu metinde çeşitli gruplar nasıl kazanç edebileceklerini düşünerek Anayasada olmaması gereken talepleri ısrarla isteyerek bir harmanlama yapmışlardır.
Anayasanın kabulünden bir yıl sonra Amerika Birleşik Devleti başkenti Washington DC’de birçok Iraklının da hazır bulunduğu bir konferansta şu ifadeleri kullanmıştım:
“ 1925 Anayasası ile tam 80 yıl sonra benimsendiği söylenen Anayasa arasındaki fark korkunçtur. 2005 Anayasası içinde halkın katmanlarına olan referanslar 25 defa olarak hesaplanabilir. Anayasa diyor ki: Biz Sünnî, Şiî, Arap, Kürt, Türkmen, Feylî Kürtleriz; burada Hristiyanlar, Yezidîler ve Mendaî Sabiîler vardır. Arapça, Kürtçe, Türkmence, Süryanice ve Ermenice lisanlardan bahis vardır. Yani Vatandaş kavramı gitmiş, yerine ayrıştırıcı özellikler konmuştur.
1925 Anayasası ise 6. maddesinde nasıl almış ele konuyu? Irak vatandaşları Milliyet, din ve dil bakımından ayrı olsalar dahi yasalar önünde eşittirler, demiştir.
Şimdi siz söyleyin. Hangisi daha medeni ve uygar bir yaklaşımdır?”
Salonda oturanlar tebessümle iktifa etmişlerdi.
2005 Anayasasının büyük handikaplarından biri 140. Maddedir. Hukukçular bilir ki hukuk kurallarında özel hükümler genel hükümlerin önüne geçer. Anayasa hükmü 31.12.2007 tarihine kadar normalleştirme, sayım ve referandumun yapılmasını ön görmüş ve bu tarihte yapılmadığı için özel hükmün geçerliliği kalmamış fakat genel hüküm, Yani yasa hükmü baki kalmıştır. Orada( Madde58,C fıkrası) anlaşmazlık bölgeleri konusunda çözümün adalet esaslarına göre ve o bölgeler sakinlerinin iradesi doğrultusunda olmasını, yani uzlaşma ile olmasını içermektedir.
Bu Anayasa maddesi 2007 yılı sonuna kadar uygulanmadığına göre, mutlaka uygulanması istenirse Anayasa değişikliği gerekir. Malum olduğu üzere Anayasa tadili yasayla değil Anayasa tadiliyle mümkündür.
Irak Anayasasında tadilat yapma mekanizması 126. Maddenin 3. Fıkrasında belirtilmiştir. Hak ve Özgürlüklerle ilgili olmayan maddelerin tadil edilebilmesi için Millet Meclisinin üçte ikisinin onayı, tüm Irak’ta referandumla kabulü ve Cumhurbaşkanının onayı gerekmektedir.
Hâlbuki Geçici dönemde Irak Devlet İdaresi yasasının 58 C maddesi Anayasa gereği yürürlüktedir ve ona başvurulabilir. Oradaki mekanizma da Diyaloga işaret etmektedir ki Irak Türkmenleri hep buna inanmışlardır.
Irak’ta Bu kalıcı olduğu söylenen Anayasada, resmî silahlı Kuvvetler dışında milis güçlerinin yasaklandığı bir ortamda Millet Meclisi kararıyla paralel güç kurulması, demografik yapıyı değiştirmenin yasaklandığına rağmen iller arasında bu şekilde göçe teşvik ve yerleşim bölgeleri ihdası ana temanın doğru işlenmediğini göstermektedir.
O bakımdan tüm Anayasa denemelerini geride bırakarak Devlet kurulduğunda çıkarılan Anayasaya geri dönmek düşünülebilir mi? Tabi ki oradaki rejimin irsî kraliyet olduğu hükmün Cumhuriyet şekline tadili yeterlidir. Onun dışında hiç ayrım gözetmeden tüm Iraklıların eşit olduğu ve seçimlerde kazananların aidiyet değil, liyakat esası üzerine bina edildiği demokratik parlamenter bir sisteme odaklanmak mümkün olabilir.
Tabi bakarsınız Iraklılar Kraliyet sisteminin de geri getirilmesini ister. Ancak o zaman hararetli bir tartışma da başlar. Kral Arap mı, Kürt mü, Türkmen mi, Şiî mi, Sünnî mi olmalı? Malezya usulü dönüşümlü Krallık olmayacağına göre yine Cumhuriyette karar kılarlar.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Bize Göre: Zirvede Kalabilmek
2 - Bize Göre: Sen Niye Burada Değilsin?
3 - Bize Göre: Binbaşı Süleyman Hikmet Efendi’ye Mektubumdur
4 - Bize Göre: Bu da bizim Manifestomuz!
5 - BİZE GÖRE: 1960 Ruhu
6 - Bize Göre: Bazara gül gelipti
7 - Bize Göre: Referandum ve Vizyon Eksikliği
8 - Bize Göre: OSMOSİS, Damıtma Demektir-Irak Türkmenleri için bu mu Planlandı?
9 - Bize Göre: Irak Türkmenlerinin Millî Bayramı 25 Ocak
10 - Çankaya Arşivi- 5: Kuzey Irak’ta Ayrılıkçı Hareketler
11 - Çankaya Köşkü Arşivinden- 4 - Ali İhsan Paşa’nın Musul İle İlgili Yayımlanmamış Mektubu
12 - Çankaya Köşkü Arşivinden: Esat Emin Ketene
13 - Adı İcabî
14 - Bir Devlet Aranıyor
15 - Irak Türkmenlerinin Lider İhtiyacı
16 - Sarı Oğlan Tutuklandı
17 - Ne Olacak Bu Memleketin Hâli?
18 - Irak Türkmenlerinin Lider İhtiyacı