Arabic Turkish
 
2007-01-17   Arkadþýna gönder
3297 (1475)


SADDAM… TÜRKMENLER… VE DÜNYA BARIŞ ELÇİSİ'NİN İNSAFI


Ziyat Köprülü

Yeni yıl 2007'nin ilk günlerinde, Saddam Hüseyin'in idamının haklı olup olmadığı hakkında yazı yazan kalemler, sahiplerinin görüşlerini ispatlamak amacıyla, objektiflikten uzak ve hızlı bir yarışa giriştiler. Kimisi, yargılamanın adaletine ve alınan karara ilişkin şüphelerini ortaya koyup, onu ‘şehit’ saydılar. Kimileri de bunu destekleyerek, işlediği cinayetler ile insanlık dışı uygulamalarını hatırlatıp, onun hakkettiği cezayı bulduğunu ifade ettiler.

Bu görüşleri takip etmem sonucunda her iki görüşü ayrı ayrı savunan birçok makale okudum. Saddam'ın cinayetlerini çok iyi bilen birçok dost ve arkadaşla ve ayrıca Iraklı olmayıp da bu uygulamaları bilmeyenlerle tartıştım. Bu caninin halkına ve en yakınlarına yaptıklarını bilmeyenlere yönelik bir sitemim yoktur. Ancak, beni en çok üzen konu; üç dakikayı aşmayan bir filmin amacına ulaşması ve bu zavallı halkı etkileyerek 35 yıllık zulüm, gaddarlık ve yurdundan etmeyi unutturabilmesidir! Dolayısıyla ‘planlayıcı’ amacına ulaşmış ve Irak halkı arasında mezhepçiliği provoke etmede ve çatışma fitilini ateşlemede başarılı olmuştur.

Ancak, insan hakları alanında gerçekleştirdiği ilmi çalışmaları ile yazdığı makalelerinden dolayı kendisine çok sevgi ve saygı duyduğum BM İnsan Hakları Komisyonu üyesi, Dünya Barış Elçisi ve Irak İnsan Hakları Raportörü Dr. Sahib Al Hakim'in yazdığı bir yazı, bende bardağı taşıran damla olmuştur. Onun, 1 Ocak 2007 tarihinde "Oca'dan Çukura ve Darağacına 1937-2006 Arası Saddam'ın Bazı Cinayetlerinin Tarihi Akışından Hızlı Kesitler" başlığıyla, (Hac görevini ifa ettiği) Mekke'den yayınladığı ‘objektiflikten uzak yazı’, bende hayal kırıklığı yaratmıştır. Dr. Sahib Al Hakim bu yazıda; Saddam Hüseyin ve zümresinin bazı uygulamalarını ele almış ve onun hakkında verilen hükmün haklılığını ispat etmeye çalışmıştır. Ancak, tek bir bayan şehidin adını zikretmek dışında, Türkmen halkının bu caniden neler çektiğine değinmemiştir. Halbuki kendisi, Türkmenlerin çilesini en iyi bilenlerdendir ve arşivi bu gibi belgeler açısından son derece zengindir. Irak'taki insan haklarını savunan bu şahsiyetin çok daha tarafsız olması ve Irak halkının tüm dini ve etnik unsurlarının bu caniden ve onun uygulamalarından neler çektiğini gösterme açısından, Irak tarihindeki bu karanlık dönemin fotoğrafını ayrım gözetmeksizin, ‘bir bütün olarak’ yansıtması gerekmez miydi ? Umarım Dr. Sahib Al Hakim’e yönelik bu kardeşçe eleştirim, kendi arşivini taramaya ve kasıtlı olmayan bu hatasını düzeltmeye hayırlı bir vesile olur. Ancak, sadece hatırlatma babından Saddam Hüseyin ve onun kirli rejiminin Irak’taki Türkmenlere yönelik uygulamalarını başlıklar halinde ve kısaca sıralamak isterim ki, herkes bunu hatırlasın ve bunları yeni duyacak(!) kulaklar da onu bellesin :

1. Türkmen siyasi ve sivil toplum örgütleri ile BM raportörleri tarafından tespit edilen ve aşağıdaki raporlarda yayınlanan; ferdi ve toplu alıkoymalar, göç ettirme, sürgün, işkence ve Devrim Mahkemeleri’nin idam ve hapis cezaları şeklindeki kararları :
1.1. 74/1991 no’lu 06.03.1991 tarihli ve 74/1993 no’lu 25.02.1994 tarihli kararlar gereği hazırlanan BM İnsan Hakları Komisyonu raporları.
1.2. BM’de Temsil Edilmeyen Halklar ve Topluluklar Örgütü (UNPO) raporları.
1.3. Eylül/1994 tarihli Irak Milli Türkmen Partisi raporu.
1.4. Çeşitli tarihlerde yayınlanan Irak Türkmen Cephesi bildiri ve raporları.
1.5. İdam edilen kişilerin ailelerine verilen infaz belgeleri.
1.6. Irak Türkmenleri İnsan Hakları Araştırma Merkezi (SOITM) raporları.
1.7. Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı tarafından hazırlanan insan hakları ihlalleri ile ilgili raporlar.
1.8. Rejim ve yandaşlarının bu barışçıl toplum hakkında işlediği cinayetleri, bine yakın kişilik idam listesini içeren ve Bağdat’ta ilgili mahkemeye sunulan 273 no’lu ve 06.02.2005 tarihli dava dosyası.

2. Türkmen bölgelerindeki arazi istimlaki ile bu bölgelerin demografik yapısını değiştirmeye yönelik girişimler konularında çeşitli tarihlerde hazırlanan ve Saddam Hüseyin’in imzasını taşıyan Irak Devrim Konseyi kararları… Bu kararlardan Irak’ın resmi gazetesinde yayınlananların bazılarını sıralayalım :
2.1. 2856 sayılı ve 02.11.1981 tarihli resmi gazetede yayınlanan 1391 no’lu karar.
2.2. 2990 sayılı ve 23.04.1984 tarihli resmi gazetede yayınlanan 418 no’lu karar.
2.3. 3015 sayılı ve 15.10.1984 tarihli resmi gazetede yayınlanan 1081 no’lu karar.

3. Baas Partisi kuzey bölgesi üst düzey sorumlularının bir toplantısında “Ali Kimyavi” lakaplı sanık Ali Hasan Al Mecit'in ses bandı. Bu bant, caninin ve rejiminin Türkmenlere karşı beslediği gizli kini tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmaktadır. Konuşmalarda; 100’den fazla Türkmen’in, Beşir Köyünde idam edildiğinden söz edilmektedir. Bu konuşmadan yapılan bazı alıntılar, çeşitli gazete/dergilerde yer almış ve bazı radyo kanallarında da yayınlanmıştır.

4. İşlemlerini yapmak üzere resmi dairelere müracaat eden vatandaşlardan, milliyetini belirten bir belgenin istenmesi ve sayım merkezlerinde milliyetlerini ‘Türkmen'den, ‘Arap'a değiştirmeye zorlaması gibi… rejimin uyguladığı baskılar.

5. Mart 1991’de Tazehurmatu, Tuzhurmatu ve Altunköprü’de uygulanan toplu katliamlar… Rejim, o tarihte, Türkmen ve Kürtleri toplu halde Irak'ın kuzeyine göç etmeye zorlamıştır. Sonra, Saddam'a bağlı Cumhuriyet Muhafız Birlikleri, 28.03.1991 günü tank ve topçu birlikleri ile helikopterlerin desteğinde Kerkük şehri ve etrafını bombalamaya başlamıştır. Ayrıca, Kerkük'ün güneyindeki Tazehurmatu Kasabası’na ve kuzeyindeki Altunköprü Nahiyesi ile Selahattin İli’ne bağlı Tuzhurmatu İlçesi’ne saldırmışlardır. Daha sonra, çok sayıda Türkmen’i yaşlı, genç ve çocuk demeden kurşuna dizerek öldürmüşlerdir. Şehitlerin bu bölgelerde bulunan mezarlıkları ise, bu cinayetlerin en bariz delilidir.

6. Birçok Türkmen köyünün, herhangi bir sebep gösterilmeksizin yıkılması ve Türkmenlere ait arazilerin istimlak edilmesi... Örneğin; Beşir, Yayçı, Türkalan, Ömer Mendan, Topuzova, Bastamlı gibi köyler. Ayrıca, 1987 yılında Kerkük'ün Eski Tisin isimli banliyösü tamamen yıkılmış ve kasabanın sakinleri, herhangi bir tazminat verilmeksizin başka bölgelere göç ettirilmiştir.

Bu saydıklarımız; halkımızın Saddam rejimi döneminde maruz kaldığı insanlık dışı uygulamalardan yalnızca birkaç örneği teşkil etmektedir. Bu çok kısa örneklemeden de anlaşılacağı üzere; Türkmenlere yönelik uygulamaların tümü, uluslar arası yasalara/teamüllere ve Uluslar arası İnsan Hakları Beyannamesi bentlerine aykırıdır! Dolayısıyla, ‘ölümü de, yaşamı gibi Irak halkının aleyhine dönüşen’ bu cani, idam cezası ile cezalandırılmayı fazlasıyla hak etmiştir.

Burada üzücü olan durum; Irak'taki zalim rejimi destekleyen işgalcinin, ona fazlasıyla yardım etmesi ve bu kanlı diktatörün, bizzat Irak halkı tarafından devrilmesini imkansız hale getirmiş olmasıdır! Üstelik işgalciler bu arada Irak halkını, kendisine destek çıkmak ve üstüne çullanan bu ahtapotun kollarını kesmek için davet etmeye de mecbur kılmıştır. Ancak, daha da üzücü olan; halkın bu zalimin heykelini bile Amerikan askerinin destek ve yardımıyla yıkabilmesidir!... Halbuki olması gereken, Irak halkının kendi elleriyle onu yakalaması, yargılaması ve daha sonra da asmasıydı… Olay bu şekilde yaşanmış olsaydı, ne kadar iyi olurdu.. Bu arada, Amerika Birleşik Devletleri de aslında, herkese ve özellikle bölge ülkeleri liderlerine bir ders vermiştir. Onlara : ''Emirlerimi yerine getirdiğiniz sürece size sözüm yok, ama sakın bana itaat etmeyi bırakmayın. Yoksa sonunuz, tıpkı Saddam'ın sonu; halkınızın kaderi de aynen Irak halkının kaderi gibi olur..!'' demiştir.

Evet.. Bu durum karşısında Allah'a yönelip ona sığınmaktan ve ''Allah'ım bu memleketi güvenli kıl…'' diye yakarmaktan başka bir sözümüz kalmıyor.



Arkadþýna gönder



Yazarýn diðer yazýlarý

1 - Papa’nın Irak Ziyareti ve Düşündürdükleri
2 - Büyükelçi Fatih Yıldız’ın Kerkük Ziyareti Hakkında Düşünceler..
3 - Sayın Cumhurbaşkanıma Açık Mektup
4 - BÜYÜKLERE MASAL-10
5 - Anayasal Açıdan Kerkük Sorunu
6 - Davutoğlu'nun Kerkük ziyareti ve düşündürdükleri...
7 - TÜRKMEN TOPLUMUNUN HEDEFİ ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ…
8 - UNUTULMAYAN KATLİAMIN GETİRDİKLERİ
9 - BM GÜVENİRLİĞİNİ KAYBETMEK ÜZERE…
10 - Telafer Neden İl Olmasın ?
11 - BÜYÜKLERE MASAL (8)
12 - BÜYÜKLERE MASAL (VII)
13 - BÜYÜKLERE MASAL (VI)
14 - Rice’ın Kerkük Ziyareti… Mesajlar ve Yapılması Gerekenler
15 - BÜYÜKLERE MASAL (V)
16 - BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN IRAK’A DÖNÜŞÜ VE KERKÜK
17 - BÜYÜKLERE MASAL (4)
18 - BÜYÜKLERE MASAL (III)
19 - Birlik ve beraberliğin örneği olalım..
20 - ALLAH'A ŞİKAYETÇİYİM.. BAŞKA KİMİM VAR..?
21 - BÜYÜKLERE MASAL…(II)
22 - BİR TÜRKMEN GÖZÜYLE KERKÜK…
23 - KERKÜK'ÜN IRAKLILIĞINI SAVUNMAK
24 - MADEM Kİ KADERİ PAYLAŞIYORUZ.. O ZAMAN YÖNETİMİ DE PAYLAŞMALIYIZ.
25 - SEÇİMLERİN DÜRÜSTLÜĞÜNDEN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE SEÇİM YÜKSEK KOMİSERLİĞİ SORUMLUDUR
26 - BÜYÜKLERE MASAL…
27 - IRAK ANAYASA TASLAĞI, “ETNİK TEMİZLİK” İÇİN BİR DAVETİYEDİR.
28 - ULUSLAR ARASI KRİZ GRUBU
29 - Irak Seçimleri Hakkında Düşünceler
30 - SAYIN GAZİ AJAİL AL-YAVER’E AÇIK MEKTUP
>>Sonraki >>