1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-09-18
Facebook Twitter Youtube

Türkiyesiz Türkmenler

Kardaslik 79

Mahir Nakip



Geçmiş Ne Diyor?

Bazı yazarlar, Osmanlı’nın çِküş sebebini İttihat ve Terakki’nin milliyetçi eğilimlerine bağlarken, diğer bir kısmı da Osmanlı’nın, Türklerin yoğunlukta yaşadıkları coğrafyaya zamanında çekilmediği için çِktüğünü iddia eder. Her iki gِrüş de tartışılabilir. Bilinen şu ki, Osmanlı hanedanı ne Fransız İhtilali’nden ِnce ne de sonra Türkçülük yapmıştır. Ancak Osmanlının en zayıf anında bile, ister Müslümanlık, ister Türklük saikıyla olsun, Orta Asya’daki Türklerle ilgilendiğini biliyoruz. Osmanlı Hükümeti 1845 yılında kimi zaman Hokand Hanı’nın şikâyeti üzerine Buhara Hanı’na elçi gِndererek kardeş kanının dِkülmemesini, hanların kendi aralarında iyi geçinmeleri gerektiğini ve Rusya ile münasebetlerinde de dikkatli olup, antlaşmalara riayet ederek herhangi bir şikayete mahal vermemelerini tavsiye ederken , Sultan Abdülhamit, Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Mahmut zamanlarında da bu bِlgelere bilfiil teknik ve askerî yardımlar yapılmıştır .


Cumhuriyet kurulduktan sonra ise, Atatürk ve etrafındakilerin sınır ِtesinde kalan Türklere ne kadar ِnem verdiklerini ve ِzellikle de Musul konusunda gِsterdikleri hassasiyeti tarihî kaynaklarımızdan ِğrenebiliyoruz. Ancak, sonraki hükümetlerin dış Türklere soğuk baktığını ve kayıtsız kaldığını hemen hemen herkes teslim eder. Türkiye’nin bu pozisyona düşmesinin belki de en ِnemli sebebi, sürekli kendisini Sovyetler karşısında savunma durumunda gِrmesi ve daha çok içe yِnelik siyaset gütmesidir. Nitekim, Sovyetler tehlikesi olmadığı halde aynı siyaseti İran, Irak ve Suriye’deki Türklere karşı da takip etmiştir.


1 Mart 2003 tarihi, yukarıda ِzetlediğimiz dış politika stratejisi açısından ِnemlidir. 1 Mart Tezkeresi Meclis’te kalınca Türkiye Irak’taki soydaşlarını farklı şekilde gündemine alarak onlara ِncelik vermiştir. Çünkü, savaş ِncesinde, hiç bir askerî, malî ve siyasî güçleri olmayan Türkmen siyasî ِrgütleri, Türk ordusunun Irak’a girmesi gerektiğini deklere eden tek Iraklı siyasî grup olmuştur. Bِylece büyük bir riski üzerine alan Türkmen siyasî grupları, onun bedelini hâlâ çekmektedirler.



Durum Gِründüğü Gibi Değil?

ABD’nin Irak’a girmesinden ve Peşmerge kuvvetlerinin Kerkük’ü işgâl etmesinden sonra Türkiye’nin Irak Türkleriyle yakından ilgilendiğini, hatta bazı gazete yazarları, Irak siyasetimizin tamamen Türkmen eksenli olduğunu yazmışlardı. Irak Türkleri konusunda pek bir bilgi birikimine sahip olmayan iktidar ve Türk bürokrasisi, düzmece olan birinci seçimlerden çok şey bekliyordu. Sanki, her şey seçim sonuçlarına endekslenmişti. Türkmenlerin seçimlerden elde ettikleri sonuçlar Türk yetkilileri nezdinde hayal kırıklığı yaratmıştı.


Türkiye’nin Türkmenleri ِnemsediği en iyi zamanda bile ilginin derecesi, İran’ın Şii Iraklılarla ya da ABD’nin Iraklı Kürtlerle ilgilendiğinin bir cüzü kadar bile olmamıştır. Tabiî ki Türkiye İran gibi ideolojik davranan bir ülke olamaz. Cumhuriyet tarihi boyunca, dış politikası şeffaf, zararsız, barışçı ve iyi niyetli; içi neyse dışı da o olmuştur. Yani, olmazları olurlarından daha fazla gِrünmüştür. Çeşitli sebeplerden dolayı Türkiye’ye sığınmış Iraklı Türklerin bir kısmı Irak’a geri gِnderilmiş, bir kısmı da Türkiye’den ikamet izni alamayarak açık denizlerde ِlüm pahasına canını batı ülkelerine atmaya çalışmıştır. Buna mukabil 1980’li yıllardan itibaren İran’a iltica eden Irak’ın Şii muhalefeti ِzel kamplarda barındırılmış, beslenmiş, finanse edilmiş, eğitilmiş ve silahlandırılmıştır. Yani, bugün için hazırlatılmıştır. Bunların içerisinde Türk soylu olanların sayısı az değildir. Bugün de ABD ile başı bu kadar dertte olmasına rağmen İran, gündeminin yine ilk maddelerinden biri Irak olup, El-Hekim, Caferi ve Sadr gruplarını ayrı ayrı desteklemekten geri kalmamaktadır. Demek istiyoruz ki, Türkiye’nin bugüne kadar Türkmen eksenli net bir siyaseti olmamıştır. Olmuşsa da, geçici, temelsiz, nisbî, marjinal ve dalgalı olmuştur.


Bir taraftan Türkmenlerin kendi listelerinden meclise birinci seçimlerde üç ve ikinci seçimlerde de sadece bir milletvekili sokmaları, diğer taraftan Kürt siyasî gruplarının Amerika’nın desteğiyle giderek prestij kazanması, Türkiye’nin Kuzey Irak konusunda siyaset değiştirmesine sebep olmuştur. Türkiye artık “Türkmen eksenli değil, Irak eksenli bir politika” izlemeyi tercih etmektedir denilebilir. Ayrıca, bir realite olarak kabul edilen Kürdistan ile ticarî ilişkilere ِnem verilmeye başlandığı açıktır. Doğrudan Telafer’e açılabilecek bir sınır kapısı şartı aranmaksızın Fly Air’in Kürdistan’a uçuş yapmasına izin verilmiştir. Ancak buna mukabil Kerkük konusunda atağa geçerek, konu bir taraftan Hükümetin gündeminden MGK’nun gündemine yükseltilmiş, diğer taraftan da MGK Genel Sekreteri tarafından ABD’de gündeme getirilmiştir. Bu vesileyle de dünya, Kerkük konusundaki Türkiye’nin duyarlılık derecesini ِğrenmiş olmaktadır. Bِyle bir strateji acaba neyi kurtarır, Türkiye’ye ne katar ve Türkmenlere ne fayda sağlar?



Tehlikeli Bir Hata

Türkiye, Türkmen eksenli siyasetten Irak eksenli siyasete geçmesine rağmen, bazı Türkmen siyasî ِrgütlerinin Türkiye eksenli siyaset takip etmesi ya da en azında bu siyaseti ile tanınması dikkat çekici ve ِnemlidir. Aslında Türkiye’nin Kerkük konusundaki hassasiyetinden ِtürü sadece Türkmenler değil, Sünni Araplar da memnun kalmaktadırlar. Ama Türkiye’nin Türkmen meselesini Kerkük meselesinden ayırması tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Kerkük’ün Kürdistan’a dahil edilmeyerek en azından ِzel statülü hale gelmesi, Türkmen meselesine çok katkıları olacaktır. Çünkü gerçekten iki mesele etle tırnak gibi birbiriyle bütünleşmiştir. Bugünkü Irak Anayasası Kürdistan bِlgesini tanırken, gelişmeler biri Arap-Şii, diğeri de Arap-Sünni bِlgesinin kurulmasına gebe gِrünmektedir. Türkmenlerin yoğunlaştıkları tek vilayet Kerkük’tür. Kerkük’ün kurtulması Türkmenlere çok şey katar, ama Türkmenlerin en zayıf ve muhtaç oldukları anda desteksiz kalmaları, Kerkük’ün kurtulmasını ciddî anlamda engeller ve Kerkük’ün Kürdistan’a dahil olmasını kolaylaştırır.


Bilindiği gibi Türkiye’nin Türkmen politikası ile Kürt politikasını birbirine yaklaştırmak isteyenler çoktur. “Türkiye, Kürtlerin ve Türkmenlerin barış ve huzur içinde bir arada yaşadıkları, birbirleriyle entegre oldukları bir Kuzey Irak savunmalıdır ” diyenlerin yanında, “Türkiye’nin Irak politikası, bu nedenle, Türkmenlerin haklarını güvence altına alacak biçimde “Kürt eksenli” olmak zorunda ” diyerek daha ileri gidenler de var. Başlangıçta makul gِrülen ilk gِrüşün uygulanması (şimdilik) imkansızdır. Çünkü, Kürtlerle Türkmenler arasında yarım asırdır devam eden Kerkük sorunu giderek büyümektedir. Kürtler 14 Temmuz 1959’da Kerkük’e hakim olmak için onlarca masum ve silahsız Türkmen’i hunharca katletmişlerdir. İkincisinde 1991 yılında Kerkük’ü işgal ederek birçok yeri yağmalamışlar, tapu ve nüfus dairelerini yakmışlardır. Nihayet Amerikan desteğiyle 10 Nisan 2003 günü Kerkük onbinlerce Peşmerge tarafından işgal edilerek yağmalanmış, tapu ve nüfus idareleri yine yağmalanmıştır. O günden bugüne şehre usulsüz bir şekilde yerleşen Kürtlerin sayısı 400.000 dayanmış ve bu insanlar kanunsuz bir şekilde Türkmenlerin arsaları üzerinde evlerini yapmış, şehrin Kürdistan’a bağlanmasını beklemektedirler. Arada bِyle bir derin ihtilaf hatta husumet varken barış ve huzur içerisinde nasıl yaşanabilir? Kerkük, en azından bağımsız bir bِlge olmadıkça, bِyle bir huzurun ya da sulh ve sükunun sağlanacağını kimse beklemesin. Kerkük’ün Kürdistan’a ilhakı halinde ise çok kan dِküleceğinden ABD dahil bütün taraflar emin gibi gِrünüyor.


Gelelim kraldan fazla kralcılık, biraz da taşeronluk kokan “Türkmenlerin haklarını güvence altına alacak biçimde Kürt eksenli” politikaya. Evet... Türkmenlerin hakları güvence altına alınmalıdır. Farz edelim ki Türkmenlerin nüfusu en az iki milyon ve yine farz edelim ki Kürtlerin nüfusu en fazla beş milyon olsun. İkisinin toplamının Irak nüfusu içerisindeki oranı %30’u geçmeyecektir. Yani, Türkmenler azınlık ise Kürtler de onlar kadar azınlıktır. Öyleyse, Türkmenler de Kürtler gibi haklarını almalıdırlar. Pekiyi nedir bu haklar?


1. Nasıl ki Kürtlerin, Sünni Arapların ve Şii Arapların bِlgeleri oluştuysa ya da oluşacaksa, Türkmenlerin de kendilerine ait toprakları olmalıdır.

2. Iraklı bütün siyasetçiler Türkmenlerin 3. büyük kütle olduğunu sِyledikleri halde, bu ulufe her nedense Anayasa’ya yansımamıştır. Öyleyse, Anayasa’da Türkmenlerin 3. milliyet olduğu Anayasa’ya geçirilmelidir.

3. Necef, Tikrit ve Duhok gibi, Telafer ve Tuzhurmatı ilçeleri de çok ِnceleri il olması gereken, Türkmen olduğu için, olamamıştır. Her iki ilçenin il olması sağlanmalıdır.

4. En azından Türkmenlerin yaşadığı il ve ilçelerde resmî dil Türkçe olmalıdır.


Türkiye, Türkmenlere bu doğal hakları sağlayabildikten sonra, isterse “Kürt eksenli” siyasetinin ِtesine geçerek, Irak’ta kendi himayesinde Kürt devletini bile kurdursun. Açıkçası sıraladığımız haklar aldıktan sonra bِyle bir politika Türkmenleri rahatsız etmez. Aslında bugüne kadar Türkmenlerle Kürtler arasındaki husumetin oluşmasının da temel kaynağı Türkiye’dir. Kürtler, Türkmenleri Türkiyecilikle suçlarken, Türkmenler de Türkiye’nin dış politikasına ters düşer diye Kürtlerle işbirliğine girmemişlerdir.



Türkmenler Türkiyesiz Kalmamalıdır

Gelin hata yapmayalım. Türkiye bir Türk devletidir. Sınırların ِtesinde silahsız, parasız, sahipsiz ve himayesiz soydaşlarını kollamak ve savunmak bir siyaset değil, bir gِrevdir. Bugün Irak topraklarında yaşayan Türkmenlerin geçmişte Çanakkale’de düşmana karşı Anadolu’yu savunmuştur. 1918 yılında İngilizler Irak’ı işgal ederken en güçlü mukavemeti Kerkük’te gِrmüşlerdir. Nitekim şehri işgal ettikten bir süre sonra terk etmek zorunda kalmışlardır. Ancak, takviye güçler gelince şehri tekrar teslim alabilmişlerdir. Bugün Türkmenler, Türkiye’ye bağlanmayı arzulamıyor olabilir. Ama kendi topraklarında şeref ve haysiyetle yaşamak istiyorlar. İstedikleri haklar, hak ettiklerinden fazla değildir. Ama, siyasî, askerî ve malî güçleri olmadığından ve arkalarında ABD ya da İran gibi güçlü ya da dirayetli bir destekçi ulunmadığından bugün mağdur edilmektedirler. Türkiye, Irak Kürtleriyle istediği kadar yakın bir ilişki kursun. Ama, Türkmenleri Irak’ın bütünü içerisinde gِrerek onları ihmal etmek çok olumsuz sonuçlar doğuracaktır.


Mustafa AKYOL’un “Türkmenlerin Ankara’da sanılandan daha “Iraklı” oldukları ise, Irak’taki 30 Ocak 2005 seçimleriyle ortaya çıktı. Özellikle Şii Türkmen oyları Şii listesine gitti ve Şii Türkmenler bu listeden meclise girdiler ” tesbiti yanlış değildir. Bunun sebebi, geçmiş yıllar boyunca Türkiye’nin İran’da ِrgütlenen Türkmenleri ihmal etmesi ve 1 Mart Tezkeresi’nin çıkmamasıdır. Ama Türkmenleri ikinci plana iterek izleyeceğimiz bir politika, hem millî devlet anlayışımıza sığmaz, hem de Türkmenleri İran’a doğru ya da en azından Türkiyesizliğe iter.


Türkmenler Türkiyesiz bırakılmamalıdır.


Kardaşlık 30. sayı

--------------------------------------------------------------------------------

1.Alaeddin YALÇINKAYA, Türkistan, 1856’dan Günümüze, Timaş Yayınları, 1997, s. 48
2.Aynı Eser, s. 185
3.Mustafa AKYOL, Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek, Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye?, Doğan Kitap, İstanbul, 2006, s. 193
4.Cengiz ÇANDAR, “Kürt Sorunu ve Irak’ta ‘Ezber Bozmak’...”, Dünden Bugüne Tercüman, 24 Ağustos 2005.
5.Mustafa AKYOL, a.g.e., s. 193

Mahir Nakip Yazarn dier yazlar (50)...

Barzani ve Talabani'den Kerkük planı

Hits: 22

Türkmen Cephesi Kerkük Teşkilat Sorumlusu Mehmet Seman Ağaoğlu, ABD-Peşmerge ortaklığıyla y…

Devam...

Kardaslik 79

Hits: 1

Devam...

TÜRKMENLERİN ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

Hits: 62

Türkiye’de yaşayan Türkmenler arasında birliği, sosyal ve siyasal dayanışmayı pekiştirmek…

Devam...

"Kerkük konusunda hiç kimse ile pazarlığa oturmayacağız"

Hits: 81

Birleşmiş Milletler Bağdat Temsilcisi Yan Kobiş ile bir araya gelen Irak Türkmen Cephesi Genel …

Devam...

Türkmenlerden Basra'ya 108 ton içme suyu yardımı

Hits: 49

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi tarafından başlatılan yardım kampanyası kapsamında, içme suy…

Devam...

Kurtulus dergisi 143

Hits: 25

Devam...

Türkmen İstişare Toplantısı Yapıldı.

Hits: 146

Ankara’da faaliyet gösteren Türkmen Sivil Toplum Kuruluşları 2 Eylül 2018 tarihinde bölgedek…

Devam...

Türkmenler küçük ordu kurdu

Hits: 103

Kerkük’ün Haşdi Şabi destekli Irak ordusu tarafından Kürtlerden alınması sonrasında, kent…

Devam...

Irak Meclis'inde "Türkmen Grubu" kuruldu

Hits: 124

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi'nin Meclis binasında yaptığı basın to…

Devam...

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi: Halkımızın çıkarını İran için riske atamayız

Hits: 57

Irak'ta hükümet kurmak için meclis büyük grubunun kurulmasına değinen İbadi, lideri olduğu …

Devam...

Yazarn ok okunan

Kerkük ـzerinden Türkiye’ye Mesaj Var

Hits: 34501

Yıllardır Kerkük’te valilik yapan Amerikan vatandaşı Necmettin Kerim durup dururken Bir karar…

Devam...

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Hits: 30318

Geçmiş, Geleceği Belirler... Önceki yazılarımızda 1 Mart Tezkeresi’nin doğurduğu olumsuz…

Devam...

TـRKMENLERİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ZİYARETİNDEN YANSIMALAR

Hits: 29261

İşin Gelişimi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, Irak Türkmen siyasetçilerini Ank…

Devam...

Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI

Hits: 25284

Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet gِze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yِnet…

Devam...

HAŞD ŞAABİ VE TـRKMENLER

Hits: 24747

ABD, ordusu ile bir ülkeye girip başarı ile çıktığı hiç bir ülke yoktur; Vietnam’dan yen…

Devam...