1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-02-24
Facebook Twitter Youtube

Irak Türkmenlerinin Lider İhtiyacı

Erşat Hürmüzlü

Bu konu çok konuşuldu ve tartışıldı. Türkmenlerin dışındakiler, Irak Türkmenlerinin Sayın Rauf Denktaş vasıflarında bir lideri olmadıkça iflah olmayacaklarını sِylediler. Türkmenler ise, bِlünmek ve toparlanma yoksunluğundan yakındılar.

Hangi Türkmen ve hangi lider? Bunun cevabı aranmadı. Çünkü her kesim ve her mihrak kendi Türkmen’ini üretti ve lideri o ortamda aradı. Bu husus, sadece Irak Türkmenleri ve onları destekleyen milli uzantılarında kalmayıp, Türkmenlerin dışındaki kavim ve siyasi-dini kesimleri de güreş minderine çekti. Onlar da kendi Türkmenlerini ve ürettikleri Türkmenlerin liderini seçmeye başladılar.

Peki milliyetçi kesimdeki Türkmenler kendi liderlerini mi arıyorlardı? Hayır. Onlar da şablonunu kendi çizdikleri başkan-müzakereci karışımı bir sembolü arıyor ve bulamıyorlardı. Nedeni de çok basitti, farkında olmadıkları bir husus vardı: Bِyle birisi yoktu!

Birileri aranıyor…

Birisini arıyorlardı ki, halkı arkasından sürüklesin, yazar olsun, güzel Türkçe konuşsun, yabancı dil bilsin, ancak hastalarıyla da ilgilensin, çocuklarının okul problemini çِzsün, kaçak statüde yaşadıkları topraklarda kendilerine oturma izni tezkeresini çıkartsın ve evlerine ulaştırsın.

Birisini arıyorlardı ki gerektiğinde Başkan Bush ile gِrüşsün ve Türkmenlerin mağduriyetini anlatsın; ancak trafik polisi nezdinde problemlerini de tevazu gِstererek kendi gelsin halletsin, ayıp olur, kimseyi gِrevlendirmesin.

Birisini arıyorlardı, istedikleri zaman Erbil’de otursun; Orada işler yürümeyecek ve insanlarımız ِldürülünce Erbil’de oturmasın. Çünkü Kendileri geri gelince onun orada oturması lüzumsuz olacaktı ya!

Birisini arıyorlardı ki siyasi arenada bizi temsil etsin, ancak millet meclisi seçimlerine de kendi katılsın ve Millet meclisinde Bağdat-Basra karayolu konusu da gündeme gelirse, zararı yok onunla da ilgilensin. Beyler, beni neden buraya getirdiniz, burada liderler yoktur, çِmezler vardır, demesin, sabırlı olsun.

Birisini arıyorlardı, Kerkük savunulacaksa Kerkük’te otursun. Gِsteri ve mitinglerin ِn safında olsun. Kerkük konusu Bağdat’ta çِzülse dahi, o yerinden kımıldamasın, çünkü fakir ailelere gıda yardımını yِnetmesi istenecek, sıra okul kitaplarının müfredatı ile ilgilenmesine gelecekse varsın gelsin.





Lider Kimdir?

Halbuki aradıkları başka birisi olmalıydı ve bunu en yakınlarından, Iraklı Arap ve Kürtlerden esinlenerek ِğreneceklerdi. Seversiniz veya sevmezsiniz ama ne yaptıklarına bakacaksınız.

Muhalefette iken yirminci derecedeki toplantılara, Araplar, Kürtler ve Şii gruplar 10. sıradaki adamlarını gِnderirken, birileri tarafından üretilen Türkmen lider ise bizzat katılacak ve incir çekirdeğini doldurmayan lafları dinleyecekti Yabancı dil bilmediği için de tartışmaya katılma zarureti hâsıl olmayacak ve bilge bir gِrünümde kafa sallamakla iktifa edecekti. Yurda dِnünce, kendi uğraşları sayesinde toplantının bildirisine girdiğini zannettiği cümlelerin altını çizecek ve bir sonraki toplantıyı sabırla bekleyecekti.

Başka bir kalabalığın ürettiği liderin fotoğrafları posterler halinde bastırılacak, her elektrik direğine, her seyyar satıcı arabasına bir tane yapıştırılacak. Ancak ilk fırsatta, bu posterler değiştirilecek, ilki hain, bir sonraki kahraman ilan edilecek ve bu bِyle zincirleme olarak devam edecekti.

Hâlbuki liderden beklenen bu olmamalıydı. Biz lidere gِrev vermeyecek, ondan gِrev alacaktık. Onun posterine değil, fikrine ِnem verecektik.

İhtiyacımız olan ne?

Aslında Irak Türkmenlerinin bِyle bir ihtiyacı yoktu. Evet, Dernek ve parti başkanları olacak, sivil toplum ِrgütlerini yِnetenler bulunacak. Gazete ve dergilerinin editِrleri kendi gِrevlerini yapacaklar, hatta hayır cemiyetleri kuracak ve onların da yِnetimini birilerine tevdi edeceklerdi.

Ancak, yukarıdaki şablonda gِrülen bir başkan’a, bir lider’e değil, asıl ihtiyaçları bir “Mürşit” olacaktı. Herkesin sevip saydığı ve hakem gِrevini üstlenecek; gerekirse parti başkanını seçecek, gerekirse milletvekilini belirleyecek ve günlük işlere bulaşmayacak bir mürşit.

Bu gibi bir “ağabey” veya “mürşit”in de vasıfları çok ِnemlidir. Bize kalırsa bu gibi bir ِnder, yurt topraklarından ve vatan hamurundan çıkmalıdır. Irak’ın yaşadığı çalkantılı durumlarda dahi o toprakları bırakmayan, yurt dışında yaşamayan ve milli davanın çilesini çekmiş birisi olmalıdır. Bugünden sonra o kendi yerini tespit etsin, mücadele arenasını belirlesin ve herkesi davaya çağırsın. Nerede olursa olsun onun çağrısına uyulsun.

Orantılı olarak genç, dinamik, ileriyi gِren ve insanlarını seven bir bayraktar, bir ِncü olmalıdır.

Kendi işi, ticareti veya vazifesi olmalıdır ki, kimseye muhtaç olmasın. Milli gِrevini maaşla veya harcırahlarla takas etmesin.

Yabancı dil bilmesi şart değildir. Bugün her gِrüşmede tercüman kullanılabiliyor. Kaldı ki Irak topraklarında yaşadığı için mutlaka Türkçe’nin yanında Arapça biliyordur. Bu şekilde bütün Iraklılarla iletişim sağlayabilecektir.

Kahve sohbetlerinde onun gِrevini tespit etmemeli idik. Onun yerini de tespit etmemeli idik. İnsanlarımızı kucaklaması gerekecekse Kerkük’te, Erbil’de veya Telafer’de oturacaktı mesela. Muhalefet ve siyasi arenada çarpışmak gerekirse belki Londra’da, belki Kahire’de oturacaktı. Tıpkı İbrahim el-Caferi’nin yıllarca Londra’da beklediği gibi, tıpkı bazı liderlerin Şam’da, Tahran’da ve Ankara’da bekledikleri gibi.

Ondan ilham alacaktık, her ِnüne gelen onun ِzel hayatına dalıp senaryolar üretmeyecekti. Bizim asgari müştereklerimizi belirleyecekti ve biz onun boyuna, posuna değil, ِğütlerine bakacaktık.

Bizlerin, ondan daha yaşlı kuşaklarda olanların da vazifesi bitmeyecekti. Onun yanında ve arkasında olacaktık. Gerekirse onun nutuklarının yazılmasında yardımcı olacak, fikirlerini dinleyip makale ve kitap haline getirecektik. Gerekirse onunla veya onsuz istediği toplantılara katılacaktık. Kucakladığı fikirleri, ürettiği sloganları savunacaktık.

O, bizlere ağabey diye hitap edecek, ama gerektiğinde bize emir vermesini de bilecekti. Biz artık liderin hangi kesimden çıkacağını tartışmayacak, onun işaretine bakacaktık.

Bu vasıflarda olan kişi ve kişiler bugün dede topraklarında vardır,mevcuttur.

Neler yapılmadı?

Neler yapılmadı da bugüne geldik.Bunun tartışması çok yapıldı ve eminim herkes de buna kendi açısından yaklaştı.Bizim toplumumuz gibi bir toplumda mücadelenin kültürel yollarla olamayacağı, kitap ve dergi yayınlamakla bir yere varılamayacağı, hatta buna istihza ile yaklaşarak “ Hoyratla vatan kurtarılamayacağı” savlarına gidildiğini çok gِrmüşsünüzdür. Bunu da yadırgamamak lazım. Çünkü kültürel faaliyetlerin bilincinde olmak için hem ilgili hem de bilgili olmak lazım gelir.

Bir çok yerde mukayesesini yaptığımda donuk yüzlerle karşı karşıya kaldığımı üzülerek itiraf edeyim.Bunun en bariz misali, bugün ulaştıkları yere isyan ettiğimiz ve bizimle ayni vatan toprağını paylaşan “ veya paylaşmak istemeyen” bir etnik grup hakkında yabancı medyada yazılan yazı ve makaleleri saymak mümkün değildir. Onun için bu etnik grupla ilgili yabancı dillerde yayınlanan kitapların 2800 civarında olduğunu bildiğimizde ve bizim yabancı dillerde ancak 4-5 kitabımızın olduğunu ِğrendiğimizde davayı peşinen kaybettiğimizi hissediyoruz. Londra’da arşiv çalışmaları konusunu da çoğu zaman dile getirmiştik.Ayni etnik gruptan orada kayıtlı yüzlerce araştırmacının yanında Irak Türkmenlerinden bildiğimiz kadarıyla yalnız iki kişi bulunmaktadır.

O bakımdan her zaman tekrarladığımız bir hususu da belirtmek isteriz.Irak Türkmenlerinin enformasyon ve bilgi akımı dalgası hep içe dِnüktür. Bizim insanımıza bilgi aktarmak çok ِnemlidir tabi,ancak bu bilgi ve tezleri o topraklarda yaşayarak siyasi mücadele veren topluluklara ve yabancı kesimlere aktarmak daha da ِnemlidir.

Bugüne kadar Bağdat’ta yayınlanan yüzlerce yayın organının arasında bir tane Türkmen sِylemini ifade eden yayın yoktur. Türkmenlerin ve yabancıların Türkmen konusunda haber alacakları tarafsız ve objektif bir haber ajansı yoktur ve vatan sathına yayılan bir radyo sistemi üretilememiştir.


Lider Kim(di)?

Yakın tarihimizde çalkantı yaşayan Türkmen siyasi hareketlerine bakarsanız, değişik bir tablo ile karşılaşmanız kaçınılmaz olur.ـzülerek gِrülüyor ki bu davanın ucundan yakalamaya çalışan her grup veya şahıslar da, sanki dava kendileriyle başladı veya ciddiyet kazandı gibi bir saplantıya takılmışlar, belki buna da inanmışlardı.Ancak bir milli davanın millete mal edilmesi için oluşması gereken şartlar olduğu gibi, izlerinin de zamanla silinmemesi gerekmektedir.

O bakımdan, Osmanlı’dan sonra Irak Türkmenlerinin ِrgütlenmesi ve ileride bir fikir etrafında toplanmasını sağlayan bir ekip vardı ve onların başında da, 1959 yılında Kerkük katliamında kaybettiğimiz Şehit Âta Hayrullah’ın babası olan Hayrullah Efendi bulunuyordu. Onun yanında olan Mustafa beğ,Cemal Efendi,Sadullah Efendi,Şükrü Kapancı, Mustafa Efendi ve Abdurrahman Naci bu davanın ِncüleri ve bayraktarlığını yapan kişilerdir.

Onların bayrağı, Âta Hayrullah, Abdullah Abdurrahman Ve Nejdet Koçak’lara intikal etmiş ve bu çizgiyi temsil eden nesillere aktarılmıştır.Ancak bütün yaşamında hiç taviz vermeyen ve şahsi çıkarını zerrece ِn plana çıkarmayan,ayrıca onların izinden yürüme yürekliliğini gِsteren kişi veya kişiler bu davaya layık olur. Bِyleleri, şu anda vatan topraklarında mevcuttur.Onları orada arayın.


Siyasi Kadro nasıl olmalıdır?

Siyasi kadrolar, milletin bağrından çıkar, milletin beklentilerine cevap verir. Onun için milli hareketlerde tarihi süreç çok ِnemlidir. “Benim hareketim en iyisidir, onun için milletin kaderi buradan başlıyor” iddiaları ne millet katında kabul gِrür, ne de bu dava uğruna şehit düşmüş olanlara saygı içerir. Onların tarihine sünger çekmek demektir.

Onun için, Irak Türkmenlerinin siyasi hareketinin kِküne inmek lazım gelir. Gerçek normlarda 45 sene ِnce insanlarımızı ve bu ideale gِnül verenleri ِrgütlemiş olan Türkmen Kardeşlik Ocağı misyonunu her zaman bu bakımdan savunmuş ve ِnermiştik.

Nasıl Kardaşlık dergisi milli çizgimizden çalınıp Baasçılarla iş birliği yapanlara teslim edilince onu tanımayarak, gerçek çizgisini koruyan Kardaşlık İstanbul’da yayınlanmışsa ve bugün tekrar Türkmen Ocağının otağına dِnen Kardaşlık ile ِzdeşleşmişse, Türkmen Kardaşlık Partisi de bu isme layık olanlara iade edilmelidir. Hukuki yِnden mümkün olmuyorsa isim ِnemli değildir. Önemli olan 1960 ruhunu ve ivmesini tekrar milli topluluklarımıza kazandırmak lazımdır deriz. O zaman herkesin ِnüne gِğsümüz kabarık, başımız dik ve alnımız açık, ana rahminden doğan bu siyasi hareketi savunacak ve onun beş yıl, on yıl değil 50 yıllık siyasi bir hareket olduğunu haykıracaktık.

Bu iş, lider-kadro hamuru ile olur.Aksi takdirde,bizim çocuk ve torunlarımız da: Irak Türkmenlerinin Lider ihtiyacından bahsedeceklerdir.Tabi,Türkmenlik gurur ve şuurunu muhafaza etmişler ve kurtlar sofrasına yem olmamışlarsa!

Bu bir ِz eleştiri’dir

Erşat Hürmüzlü Yazarn dier yazlar (14)...

ÇİNİ SANATININ DUAYENİ AHMET KERKÜK VEFAT ETTİ

Hits: 50

Kütahya’da çini satanının duayenlerinden Ahmet Kerkük, 91 yaşında vefat etti. Kentte çini…

Devam...

Barzani yönetimi giderek güç kaybediyor

Hits: 16

Barzani yönetimi giderek güç kaybediyor. Daha önce havalimanlarında merkezi yönetimin varlığ…

Devam...

ITC lideri Salihi, Suriye Türkmen Meclisi heyeti ile görüştü

Hits: 15

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Lideri Erşat Salihi bir konferans için bulunduğu Gaziantep şehrind…

Devam...

Muhteşem Müzik Ziyafeti!

Hits: 26

"Sevdalı Şarkılar" adlı konseri Arzu Singer Dede'nin şefliğinde sunan Antalya Çağdaş Türk …

Devam...

Kerkük'te DAEŞ ile mücadelede 5 Türkmen şehit edildi

Hits: 33

18 Şubat'ta Kerkük kırsalında DAEŞ'in 28 Haşdi Şabi milis gücü hayatını kaybetti. DAEŞ t…

Devam...

Kerkük'te DEAŞ'lı teröristler Haşdi Şabi'ye saldırdı: 27 ölü!

Hits: 23

Irak'ın Kerkük kentinde Irak askeri üniforması giyen DEAŞ'lı teröristler Haşdi Şabi milisle…

Devam...

Büyükelçi Yıldız'dan, Türkmenlere başsağlığı mesajı

Hits: 20

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız, Kerkük yakınlarında pusuya düşürülen Tür…

Devam...

Ben Bir Oğuz Türkmenim

Hits: 65

Türkmeneli aslanları var olsun Türkmene tek yüce Allah yar olsun Toprağıma dikilen göz kör…

Devam...

IRAK SEÇİMLERİ VE TÜRKMENLER

Hits: 61

Saddam sonrası Irak ilk defa demokratik bir ortama kısmen de olsa kavuştu. Irak’ın genelinde e…

Devam...

Erşat Salihi: Kerkük'te PKK çeteleri dolaşıyor

Hits: 52

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi son günlerde Türkmenlere karşı düzenl…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak’ta 1925 Anayasasına dِnüş gerekebilir mi?

Hits: 24292

ـlkedaşlarımdan ِzür dilemem lazım. Çünkü Irak halkının iradesiyle onaylanan bir Anay…

Devam...

Bize Gِre: Irak Türkmenlerinin Millî Bayramı 25 Ocak

Hits: 19157

Irak Türkmenlerinin Millî Bayramı 25 Ocak’tır. Bu Bayram tüm Türkmenleri birleştirerek ku…

Devam...

Bize Gِre: OSMOSİS, Damıtma Demektir-Irak Türkmenleri için bu mu Planlandı?

Hits: 16289

2006 yılı idi. Birkaç arkadaşımızla birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Wash…

Devam...

Çankaya Kِşkü Arşivinden- 4 - Ali İhsan Paşa’nın Musul İle İlgili Yayımlanmamış Mektubu

Hits: 4695

Bilindiği üzere Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde Musul hâlâ Osmanlı kuvvetlerinden 6. Or…

Devam...

Irak Anayasasında Kerkük Çıkmazı

Hits: 3140

Irak 2003 işgalinden sonra 2005 yılında kaleme alınan Anayasa demokratik normları esas alacak y…

Devam...