1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-03-25
Facebook Twitter Youtube

WASHINGTON´UN KÜRT KARTI

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Dr. Cüneyt Mengü

Washington, yarım asırdan beri hem alenen ve hem de üstü kapalı olarak Irak başta olmak üzere bölgede Kürt kartını kullanmaktadır.
İran, 1947’de Mahabet Cumhuriyeti’ni kısa sürede etkisiz hale getirdi ise de 1960’lı yıllarda Irak’tan toprak talep etmek amacıyla ve Washington’un bilgisi dahilinde Irak’ta Kürt kartını açan ilk ülkedir. Bilindiği üzere İran, 1975’te Irak ile imzaladığı Cezayir Anlaşması ile istediğini elde etmişse de Kürt kartı uluslararası arenada 1990’lara kadar rafa kaldırılmıştır.
Ağustos 1990’da Saddam Kuveyt’i işgal etti ancak ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin müdahalesiyle Irak orduları Kuveyt’ten çıkarıldı. Sonuçta proje ve plan gereği Irak’ın kuzey ve güneyi uçuşa yasak bölge ilan edildi. Ve akabinde de 1991 yılında BM kararıyla Irak’ın kuzeyinde güvenli bölge ihdas edilmiştir.
1998’de ABD Dışişleri Bakanı Albright başkanlığında Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtsever Birliği(KYB) arasında yapılan Washington Anlaşması ile ABD idaresi Kürt kartına resmen müdahil olmuştur.
1999’da ABD Kongresi Irak’ı kurtarma yasasını onaylaması sonucunda Kürt kartına yeni bir boyut kazandırdı. Bölgede ardı ardına cereyan eden gelişmeler neticesinde hem 1 Mart 2003 tezkeresi ve hem de Irak’ta Saddam rejiminin sona ermesi ile güvenli bölge yapısı defacto olarak Irak Anayasası’nda yerini korumuştur.
Washington’un, Irak modelini aynen Suriye’de ve Türkiye’de de uygulamak için çaba harcaması gözlemciler tarafından dikkatle izlenmektedir.
2011’de Suriye’de rejime karşı başlatılan ayaklanmada Kürt kartını ilk açan yine Washington oldu. Suriye’de kaosun başlamasıyla Türkiye, DAEŞ veya rejime karşı yapılan operasyona fiilen aktif destek vermede ve İncirlik üssünü açmada kararsız olunca Ekim 2014’te bir Kobani yaygarası kopartıldı ve dünya ayağa kalktı. Washington fırsat bu fırsat diyerek Kobani savunması sürerken PKK uzantısı YPG-PYD’ye havadan yapılan lojistik yardımları ile Ankara’ya rest çekti.
Washington’un Suriye’de Kürt Grupları ile olan ilişkilerini Kuzey Irak’ta olduğu gibi gün geçtikçe açıkça derinleştirince ve Suruç’taki intihar saldırısının IŞİD bağlantılı olduğunun ortaya çıkmasıyla ülke içinde ve Türkiye’nin Irak-Suriye sınır hattında askeri operasyonların yapılması zaruret haline gelmiştir. Bu bağlamda PKK terör örgütünün de diğer bir terör örgütü olan IŞİD’ten daha fazla Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle ABD idaresi ile dirsek temasına geçilerek mutabakat sağlanmış ve İNCİRLİK Üssü de koalisyon güçlerine açılmıştır. Böylece Türkiye çözüm sürecini rafa kaldırmış ve Musul’un geri alınması konusunda IKYB ile Bağdat arasında devam eden pazarlık ta etkilenmiştir.
Hali hazırda Türkiye, IŞİD ile mücadelede koalisyon güçlerine yardımcı olmakta, destek vermekte ve aynı zamandaTSK’nin kanlı terör örgütü PKK’nın Kandil ve diğer bölgelerde bulunan kamplarına yaptığı başarılı hava harekatı sonucunda da örgütün üst düzey yöneticilerinin Kobani’ye sığındıkları da iddia edilmektedir.
Bilindiği gibi Ankara-Erbil arasında zaman zaman sıkıntılı sürece giren ilişkiler karşılıklı menfaatler doğrultusunda belirli alanlara kanalize edilmeye çalışılmıştır. Ankara ile IKYB arasındaki anlaşmanın ana maddesi Kürt petrolünü Bağdat’ı bypass ederek Türkiye üzerinden satışıdır. Türkiye’nin gelecek on yılda büyümeye bağlı olarak enerji ihtiyacının daha da artacak olması nedeniyle ithalata ayrılan maliyetin azaltılması arzusundadır. Böylece Barzani bu antlaşmaya isteyerek ve iyice bağlandıysa da Ankara’dan kırmızıçizgilerini rafa kaldırmasını ve Kerkük’ten vazgeçmesini talep ettiği de iddia edilmektedir.
Barzani,TSK’nin müdahalesine karşı çıkmamakta ve hatta sivillerin savaş kurbanı olduğunu öne sürerek PKK’nın kendi sınırlarını terk etmesi çağrısında bulunmuştur. Diğer taraftan Barzani savaş alanının Irak Kürdistan’ından uzaklaştırılmasının çağrısını da ihmal etmemiştir!
Irak topraklarının hemen hemen % 40’ı IŞİD’in kontrolü altında ve Kürt bölgesi de Irak’ın egemenliğinin dışında olmasına rağmen Irak ve Arap Birliği, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği hava operasyonlarını kınamaktadırlar. Bilmem hangi egemenlikten bahsedilmektedir? Yoksa yine Washington’un direktifi mi? Zaten Saddam zamanında da Türkiye ile Irak arasında imzalanan sıcak takip anlaşmasına rağmen Irak yönetiminden benzeri çatlak sesler çıkmakta idi.
Irak’ta eskiye dönüşün mümkün olmayacağı su götürmez bir gerçektir ve Kürt grupları uluslararası arenada bağımsızlıktan çok daha rahat söz etmektedirler.
Hali hazırda Amerikan Kongresi’ne ve Avrupa’da sunulan tasarılar konusunda Kürt gruplarının yürüttükleri faaliyetlerin Ankara tarafından dikkatle izlenmesi yararlı olacaktır.

Dr. Cüneyt Mengü Yazarın diğer yazıları (103)...

Kerkük Valisi'nin Yarattığı Bayrak Krizi

Hits: 226

Son günlerde Kerkük Valisi Necmettin Kerim'in Kerkük Vilayet Meclisi'ne yaptığı başvuruda, Kerkük’te…

Devamı...

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Hits: 28

Türkmen diyarı Kerkük’ün Kürt Valisi Necmeddin Kerim, önceki gün yayınladığı Kürtçe bir genelge ile,…

Devamı...

İstanbul'da Türkmen bayrağı asılmasını İBB izin vermedi

Hits: 69

Türk Dünyası'nın her yıl geleneksel olarak buluştuğu Topkapı Türk Dünyası Mahallesi etkinlik alanınd…

Devamı...

Türkmenler, Kerkük’ü bayraklarıyla donattı

Hits: 55

Ankara’nın şımarttğı Barzani’nin, Kerkük’te Kürdistan bayrağı hamlesine karşı Türkmenler ayaklandı. …

Devamı...

Avrupa İrak Türkmenleri platformu 2. Kurultayı Kopenhag'da düzenlenecek

Hits: 49

Avrupa İrak Türkmenleri platformu düzenleyecek olan 2. Kurultayı Danimarka başkenti Kopenhag'da 29 …

Devamı...

Kerkük'teki Son Durum Ele Alındı

Hits: 38

Türkmen siyasi parti başkan ve temsilcileri, bazı Türkmen milletvekilleri ve Kerkük İl Meclisi'ndeki…

Devamı...

Salihi'den Kerkük'te yaşanan bayrak kirizi ile çok önemli açıklamalar

Hits: 40