1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-10-16
Facebook Twitter Youtube

IRAK TÜRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Pabuç Pahalı!

Önder SAATÇİ

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat sürmüşken Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesinden sonra sıkıntılı süreçlerle karşı karşıya kalmışlardır. Bu safhada Irak Türkmenlerinin en fazla karşılaştıkları sorun kendi dillerini muhafaza edebilme ve kimliklerini, içinde bulundukları topluma kabul ettirme çabası olmuştur. Nitekim, önceleri “Irak Türkleri” şeklinde anılan bu kitle 1958’deki kanlı devrimden sonra, resmî belgelerde “Türk” yerine “Türkmen” kimliğiyle anılmaya başlanmıştır.[1] Irak Türkmenlerinin Irak’taki diğer kavmiyetlerle birlikte ana dillerinde eğitim almaları, zaman zaman Irak Anayasası ve ilgili kanunlarınca kabul edilmiş olsa da bu haklarını ancak kısa zaman aralıklarında kullanabilmişlerdir.[2] Bilhassa, 1968-2003 arasındaki Ba’s rejimi döneminde Irak Türkmenleri insanlık suçu sayılabilecek muamelelere tabi tutularak ağır bir baskı ve zulüm altında yaşamak zorunda kalmışlardır. İşte bütün bu devirler boyunca Irak Türkmenlerinin yegâne sığınakları ana dilleri olmuştur. Irak Türkmenlerinin en büyük dil yadigârı olan atasözleri, deyimleri, horyatları, masalları ve diğer folklor ürünleri bu zorlu var olma savaşının verildiği yıllarda derlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Bu uğurda canla başla çalışan Irak Türkmen araştırmacıları(Ata Terzibaşı, Şakir Sabir Zabit, Mevlüt Taha Kayacı, Mehmet Hurşit Dakuklu, Suphi Saatçi, Ziyat Akkoyunlu, vb.) çok sayıda eser vermiş ve Irak Türkmenlerinin millî varlığını devam ettirmesinde önemli rol oynamışlardır. Irak Türkmenleri arasında araştırmacılığıyla ünlenmiş isimlerden biri de İhsan Sıddık Vasfi’dir. Vasfi’nin en önemli eseri Irak Türk’lerinde Deyimler ve Atasözleri’dir. Bunun yanında Vasfi, Irak Türkmenlerinin en önemli yayın organı olan ve 1961 yılından bugüne kesintilerle de olsa yayınlanmaya devam eden Kardaşlık dergisinde yazdığı yazılarla Türk dilinin Irak coğrafyasındaki varlığının yarınlara taşınmasında üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiş bir Türkmen aydınıdır. Bu yazımızda onun bu yolda verdiği eserlerini ve Türk kültürüne katkılarını anlatmaya çalışacağız. Fakat ondan önce yazarı kısa hayat hikâyesiyle tanıtmaya çalışalım.

Hayatı:

İhsan Sıddık Vasfi, 1923 yılında Kerkük’te doğmuştur. İlk ce orta öğrenimini Kerkük’te yüksek tahsilini ise Bağdat Mustansıriyye Üniversitesinde, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlamıştır. İş hayatına Kerkük Petrol Şirketinde başlamış, sonraları müfettişlik göreviyle Irak Petrol Bakanlığında görevlendirilmişti. Bakanlıktaki görevinden dolayı Bağdat’ta bulunmuş, bu sırada Türkmen Kardeşlik Ocağının ve aynı kurumun yayınladığı Kardaşlık dergisinin idare heyetlerinde görev almıştır. Kardaşlık dergisinde dil, kültür ve edebiyat konularında çeşitli yazılar yayınlamış; ancak 1977’de dergiye Ba’s Partisince el konulmasından dolayı bu çalışmalarına ara vermiştir. Vasfi sonraki yıllarda Ba’as rejiminin ağır baskısından dolayı Suudi Arabistan’a göç etmiş, uzun yıllar bu ülkede yaşadıktan sonra 2007 yılında Ankara’da son nefesini vererek Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.



Eserleri:

Bu yazıda İhsan S. Vasfi’nin daha çok dil çalışmaları üzerinde duracağız. Onun Kardaşlık dergisinde eski yazıdaki imla meseleleri hakkındaki görüşlerini anlatan bir yazısı[3], Irak Arapçasındaki bazı Türkçe kelimelerle ilgili seri makaleleri[4] ve en önemli eseri Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri [5] hakkında bazı bilgiler sunmaya çalışacağız. Vasfi’nin bu çalışmalarından bir kısmının Arapçayla kaleme alınmış olması bunların daha geniş kitlelere yayılmasının önünde bir engel gibi durmaktadır. Bu yüzden onun makalelerinin, tercüme yoluyla değilse bile, içeriğine dair vereceğimiz bilgilerle, anlaşılmasına gayret edeceğiz.

Yukarıda da ifade edildiği gibi Irak Türklerinin 20. asır boyunca en önemli sorunu dil ve onun yazıya geçirilmesidir. Irak Türkmenleri Türkiye’de Harf İnkılabı gerçekleştikten sonra yeni harfleri öğrenmek için büyük bir gayret göstermişlerdir. Ancak ana dilleriyle eğitim imkânına kavuşamadıkları gibi yeni harflerin de kabulü ve kullanılması oldukça gecikmiştir. Şunu hatırlatmakta fayda görüyoruz ki Irak Türkleri için Latin harflerine geçme iradesinin ardında daha ziyade Türkiye’yle olan kültürel bağların korunması kaygısı yatmaktadır. Ancak, Latin harfleri yerine Arap harfleriyle yazmaya devam edilmesi Türkmen aydınları arasında bazı sorunların tartışılmasını da engellememiştir. Kardaşlık dergisinde imlayla ilgili, bir taraftan İzeddin Abdi Bayatlı ve İbrahim Dakuklu eski yazının imlasının güçlüklerinden bahsederken ve bazı değişiklik teklifleri ileri sürerken, Ata Terzibaşı ve İhsan Vasfi eski yazının sorunlarının birtakım geçici tedbirlerle değil, Latin harfleriyle kökten çözülebileceği kanaatindedirler.[6] Kardaşlık dergisindeki bu tartışmalarda Vasfi; İbrahim Dakuklu’nun, geniz n’sinin atılması ve yerine doğrudan n harfinin kullanılması; o,ö,u,ü gibi ünlüleri birden karşılayan Arap alfabesindeki “vav” harfinin üzerine çeşitli işaretler konması ve hareke yerine ünlü harflarin(elif, vav, ye) kullanılması[7] teklifine karşılık geniz n’sinin eski yazıda bir imla geleneğinin ürünü ve Türkçenin bir ses zenginliği olduğunu, eski yazının imla kurallarına uyulduğu takdirde geniz n’sinin sorun teşkil etmeyeceğini ve buna benzer durumların her dilde bulunduğunu belirterek İngilizceden örnekler verir. İngilizcede yazılıp okunmayan harfler bulunduğunu(knife, knee, know), dolayosıyla, söz konusu harfin yazıda rahatlıkla kullanılabileceğini belirtir. Dakuklu’nun, Vav harfinin birçok ünlüyü karşılaması ve “göl-gül, kol-kul” gibi kelimelerin yazımında güçlüklere yol açtığı tezine ise bu sıkıntının cümlenin bağlamına dikkat edilerek aşılacağını ifade eder.

Kardaşlık dergisindeki bu tartışmalar bize Irak Türkmenlerinin kültürel seviyesini ortaya koyarken, yazarların tartışmalarda takındıkları objektif ve ağırbaşlı üslup Irak Türkmenlerinin medenî seviyelerinin göstergesidir. İmla tartışmalarında diğer yazarların (Ata Terzibaşı, İbrahim Dakuklu, İzeddin Abdi Bayatlı) da yazdıklarını dikkate aldığımızda ise İhsan Vasfi’nin imla meselesinde diğer yazarlara göre daha başka yaklaşımları bulunduğu ve meseleye daha geniş bir pencereden baktığı gözlenir. Ona göre, her şeye rağmen eski Türk imlasında, kelimelerin yazımında doğru kabul edilen bir şekil vardır (klasik imla) bunu sözlüklere bakarak anlamak mümkündür. Diğer yazım biçimleri yazanların şahsî tasarruflarıdır. Eski Türk imlasının zorluklarının asıl kaynağı harfler değil, kişilerin yazıyla telaffuz arasındaki farkı kavrayamamasıdır. Bunun da ardında okuma eksikliği, dinleme azlığı ve gramer kaidelerinin bilinmemesi yatmaktadır. Yine ona göre, eski yazıda değişiklikler yapmak sorunları çözmez, artırır. Eski yazıyla yazmayı benimsediysek onun kurallarına da uymalıyız. Ancak bütün bu imla sorunlarının asıl çözümü Latin harflerinin kabulünden geçer.



İhsan Vasfi’nin Kardaşlık dergisinde kaleme aldığı diğer makaleler ise Irak Arap lehçesindeki Türkçe kelimelerle ilgilidir. Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi yazar bu hususta üç Arapça makale kaleme almış ve Arapçanın Irak lehçesinde (konuşma dilinde) gözlenen onlarca Türkçe kelimeye dikkat çekmiştir. Makalelerin ağırlığı kelimelerin dökümü ve bunların anlam ayrıntıları üzerinedir. Bu makalelerde Vasfi Irak lehçesindeki çeşitli Türkçe kelimelere dikkat çeker. Bunları şu başlıklar altında toplamak mümkündür:[8]



Kelimeler:



Alet-edevat: çamurluk, burgu, dişli,…

Mutfak eşyaları: ocak, tava, şiş, maşa,…

Çeşitli eşya adları: tütün, kapak, came(cam), gözlük, boru, kaytan, şuval< çuval, kayiş, düğme, basma”kurşun kalem”, aski, cınta< çanta, çadır, zincir, kamçi, kırbaç, balta, uti, kutıyye, kürek, soba, çingal, tıfke, tekne”leğen”, top(askeri top), saçm< saçma(tüfek için), dinge”direk”,…

Giyecekler: kat, boyuınbağ(kravat anlamında), yelek, şal, cizme, etek, boyama, yaşmak, başboziğ “resmi kimliği olmayan, sıradan kişi”< başı bozuk,…

Mobilya-döşeme: yatak, perde, koltuk, iskemle, karyola, koşe “dayanma yastığı” < köşe,…

Yiyecekler: dolma, börek, tatlı, dondurma, kızatma, külbastı, tas kebabi, tepsi, bastırma, kavurma, kuzi< kuzu, kiyme< kıyma, şekerleme, keymer< kaymak, yoğırt, çörek, burġil, şorba< çorba, yengi dunye “malta eriği”, hurma, turşi< turşu, mihleme< mıhlama, çerez, bırnoti < burun otu “enfiye”…

Sıfatlar: hoş, boş, kaba, zengin, çürük, keskin, tenguz< domuz “kötü kimse”, toḫ “koyu”(renkler ve çay için), açıh < açık(renkler ve çay için), cenbede< cumbıt “tomurcuk”

Kültür ve muaşeret kelimeleri: çelebi, ḳolliġ < kolluk “karakol”, buyrin< buyurun, efendim, aġati, ki gozim< iki gözüm, çalġi, ḫanım, ḫatun, hemmeyne< hem yine, kizzelkurt< kızıl kurt, nişan(yüzük takma), bitmiş(tavla, domino gibi oyunun bitmesi), ...

Mimari: seray, koşk< köşk, dam,...

Soyut kavramlar: yedek, yazuh< yazık, ḳaçaḫ< kaçak, kaçaḫçi < kaçakçı, suç, barabar “eşit”, oyun, haşarı, saġlam, saġ selim, sıra, nazik, nezake< nezaket, yaġniş < yanlış, hiç, …





Çeşitli Türkçe eklerle yapılan Arapça kelimeler:



-çi ekiyle yapılanlar: döşemeci, aşçi, kuşunçi, pençerçi, fiterçi,…

-siz ekiyle yapılanlar: akılsız, damaġsız “aptal”, bİiçimsiz,…



Türkçe fiillerin Arapçaya göre çekimlenmesi: yidaniş “danışıyor”, yıkariş “karışlayarak ölçüyor”, yiçalış “çalışıyor”, kappat(kapadı), çevir(emir),



Cümle ve deyimlerde Türkçe kelimeler:



La tedus taḫta çuruk: Çürük tahtaya basma.

Male gevil: gönlü yok.

Zarıp dalġa: dalga vurmak “düşüncelere dalmak”

Ma yissevi pare: bir para etmez.

La tudrup kayiş: hile yapma!

İnde ḳursaġ kebir: sabırlı, yumuşak huylu.



İhsan Vasfi bu makaleler vasıtasıyla ayrıca, Türk ve Arap toplumları arasındaki sosyal ve tarihî bağlara dikkat çekerek kelime alışverişinin bunun tabii bir sonucu olduğunu, bu alışverişte Türkçenin, bilhassa İslam kültürünün etkisiyle, Arapçadan daha fazla kelime aldığını; ancak Arapçaya birçok kelime de verdiğini göstermiş olur. Vasfi’nin verdiği örneklere bakıldığında, Arapçanın Irak lehçesindeki Türkçe kelimelerin konuşma dili bünyesine iyice yerleşmiş olduğunu hatta, bazı Türkçe eklerin kullanımıyla yeni kelimeler yapıldığını, hatta, bazı Türkçe kelimelerin Arapça dil bilgisi kaidelerine göre çekimlendiğini gösterir. Yazar, bu tür kelimelerin bunlarla sınırlı olmadığını, daha geniş akademik araştırmalara ihtiyaç olduğunu ve Irak Arapçasındaki Türkçe kelimelerin bir sözlüğünün yapılması gerektiğini de kaydeder.



İhsan Vasfi, bu makalelerde verdiği örneklerle dil bilimi dalında çalışanlara sağlam veriler sunmuş olur. Zira, onun verdiği örneklere bakıldığında (bazı Türkçe eklerle yapılan yeni kelimeler, bazı Türkçe kelimelerin Arapça kurallara göre çekime girmesi vb.) Irak Arap lehçesindeki Türkçe etkisinin basit kelime alışverişlerinden ibaret olmadığı görülür. Makalelerde sunulan bu tür örnekler dil ilişkileri bakımından incelenmeye değer niteliktedir.



İhsan Vasfi’nin araştırmacı kimliğinin en önemli verimi ve Irak Türkmen Türkçesine en büyük katkısı ise Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri adlı eseridir.[9] Bu eser; Şakir Sabir Zabit’in Irak Türkmenleri Ağzında Atalar Sözü, Ata Terzibaşı’nın Kerkük Eskiler Sözü ve Abdullatif Benderoğlu’nun Atasözlerimiz eserleriyle birlikte Irak Türkmenlerinin atasözleri ve deyim külliyatını oluşturan dört büyük eserden biridir.



Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri bugüne kadar iki kez basılmıştır. İlki 1985’te Fuzuli yayınlarından, ikincisi ise genişletilmiş hâliyle 2001 yılında Kerkük Vakfı tarafından. Eser başlıca iki bölümden oluşur: Deyimler ve atasözleri. Eserin girişinde, deyim ve atasözleri terimlerinin ele alındığı ve Irak Türkmenlerinde bu türlere ait çalışmaların konu edildiği de görülür. Irak Türkmen deyimlerinin ayrı bir başlık altında toplandığı yegâne sözlük budur. Söz konusu sözlükte deyimler ayrı bir bölümde toplanmakla yetinilmeyip anlamları da açıklanmıştır. Eserin Latin harfleriyle basılmış olması araştırıcılar için iyi bir imkân sağlamakla birlikte madde başları akademik çevrelerde benimsenmiş transkripsiyon harfleriyle kaydedilmemiştir. Eserde maddeler alfabetik sırayla düzenlenmiştir. Eseri zengin kılan bir diğer husus bazı deyimlerin doğuş hikâyelerine veya çıkış kaynaklarına de yer verilmesidir. Eserde hikâyesi veya kaynak bilgisi verilen atasözü ve deyimlerden bazıları şunlardır: dili didişmek, Hamav’ın kör beygiri tekin âhir getirmek; kaçanı tut, kalan malımızdır; kefin soyan gider, kazık koyan gelir,…



Vasfi’nin bu eseri, bilhassa deyim bölümünde bazı kusurlardan bütünüyle arındırılmış değildir. Mesela, “avrat-kişi, bakkal çakkal” gibi tekrar grupları, “Allah versin, Allah saklasın” gibi kalıp sözler veya “aslan ağzı”[10] (çiçek) gibi birleşik kelimeler de madde başı yapılarak Irak Türkmen deyimleri varlığı içinde değerlendirilmiştir. Buna karşılık, Kerkük ağzında sıkça kullanılan ve kalıplaşmış birleşik fiil yapısında olan arvad almak “erkeğin evlenmesi”, ağaç yemek “sopa yemek”, dilin almak “ağzını aramak”, dombalakuç olmak “tepetaklak düşmek” gibi pek çok deyim sözlüğe alınmamıştır. Atasözleri bölümünde de deyim niteliği taşıyan bazı ifadeler yer almaktadır: karınça kadarıyca; kozı veri dişsize, pilavı veri iştahsıza; yığdı kırpa kırpa, sora(sonra) verdi ‘ecci(acı) turpa; kurt karnınnan çıktı, çakal karnına girdi,…



Vasfi, eserinin giriş bölümünde Irak Türkmenleri arasında geçen bazı deyimlerin Türkiye Türkçesinde farklı anlamlara geldiğini belirtir. Bu gibi örnekler aslında son yıllarda Türkoloji araştırmalarında sıklıkla üzerinde durulan yalancı eş değerlere örnektir. Giriş bölümünde bu açıdan örneklenen deyimler şunlardır: ayağını çek-, yağlı müşteri, ağzından çıkanı kulağı duymak. Yine giriş bölümünde yazar, bazı atasözlerindeki arkaik(kullanımdan düşmüş) kelimelere dikkat çekerek Irak Türkmen atasözleri ve deyimlerinin bu açıdan da ele alınmaya değer olduğunun ipuçlarını vermiş olur. Zaten atasözleri ve deyimlerimiz, gerek arkaik kelimeleri barındırması gerek yerli telaffuzları muhafaza etmesi ve birçok folklor unsurunu bünyesinde taşımasından dolayı Türkoloji çalışmaları açısından çok önemli malzemelerdir. İhsan Vasfi’nin Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri eseri de 2786 maddelik deyim bölümü ve 671 maddelik atasözü bölümüyle bu açıdan çok verimli bir kaynaktır.



Bir dilin canlılığını koruyabilmesi sağlıklı ve titiz araştırmalarla mümkündür. Bu da uzman araştırmacıların yetiştirilmesine bağlıdır. Irak Türkmenlerinin dil zenginliğinin ortaya çıkarılmasında diğer birçok araştırıcı gibi İhsan Vasfi’nin de değerli katkıları olmuştur. Yeni araştırmalar yapıldıkça onun ve eserlerinin değeri daha iyi anlaşılacaktır.




[1] Suphi Saatçi, Tarihî Gelişim İçinde Irak’ta Türk Varlığı, Tarihî Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı yayınları, İstanbul 1996, s. 17-18.

[2] 1991’den sonra Irak’ın kuzeyinde ve 2003 yılından sonra Irak’ın tamamındaki Türkmen bölgelerinde Latin harfleriyle Türkçe eğitime geçilmiştir.

[3] İhsan S. Vasfi, " مشاكل الكتابة القديمة في اللغة التركمانية " (Türkmencede Eski Yazının Problemleri), Kardaşlık (الاخاﺀ), Yıl: 2-1. S:1 (Mayıs 1962), s. 14-16.

[4] İhsan S. Vasfi, “ﺍﻟﻣﻔﺮﺪﺍﺖ ﺍﻟﺘﺮﻛﻴﺔ ﻔﻲ ﺍﻟﻟﻬﺠﺔ ﺍﻟﻌﺍﻣﻴﺔ ﺍﻟﻌﺮﺍﻗﻴﺔ” (Irak Halk Lehçesinde Türkçe Kökenli Kelimeler), Kardaşlık (الاخاﺀ), Yıl: 13, S: 10-11(Şubat-Mart 1974), s.2-3; İhsan S. Vasfi,“ﺍﻟﻣﻔﺮﺪﺍﺖ ﺍﻟﺘﺮﻛﻴﺔ ﻔﻲ ﺍﻟﻟﻬﺠﺔ ﺍﻟﻌﺍﻣﻴﺔ ﺍﻟﻌﺮﺍﻗﻴﺔ” (Irak Halk Lehçesinde Türkçe Kökenli Kelimeler - 2. bölüm), Kardaşlık (الاخاﺀ), Yıl: 13, S: 10-11(Şubat-Mart 1974), s.7-8; İhsan S. Vasfi, “ﺍﻟﻣﻔﺮﺪﺍﺖ ﺍﻟﺘﺮﻛﻴﺔ ﻔﻲ ﺍﻟﻟﻬﺠﺔ ﺍﻟﻌﺍﻣﻴﺔ ﺍﻟﻌﺮﺍﻗﻴﺔ” (Irak Halk Lehçesinde Türkçe Kökenli Kelimeler-Son bölüm), Kardaşlık (الاخاﺀ), Yıl: 14, S: 8-9 (Aralık 1974-Ocak 1975), s. 10-11.

[5] İhsan S. Vasfi, Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri, Fuzulî yayınları, İstanbul 1985.

[6] Bkz. Habib Hürmüzlü, “Irak Türkmen Ağzı ve Yazılı Metinlerde İmla Sorununa Toplu Bir Bakış”, Kardaşlık, Ekim-Aralık 2008, 40. sayı, s. 26-33.

[7] İbrahim Dakuklu, “اللغة التركمانية ( مشاكلھا- اسبابھا – علاجھا) ”, Kardaşlık(الاخاﺀ), Yıl: 1 Sayı: 11 (Mart 1962), s. 10-12.





[8] Bu bölümde sunulan örneklerden, ses yapısı fazlaca değişenler Arapçadaki telaffuzlarıyla verilmiş ve aslı belirtilmiştir. Diğerleri ise Türkçedeki telaffuza uygun yazılmıştır.

[9] F. Sibel Bayraktar , “İhsan S. Vasfi, Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri, Kerkük Vakfı, 20x13, 264 Sayfa, İstanbul 2001”, Türkoloji Dergisi, Cilt: 16, Sayı:1, Ankara 2002, s. 299-303.

[10] Sözlükte ayrı yazılmıştır.

Önder SAATÇİ Yazarn dier yazlar (11)...

Irak güçleri Kerkük Havalimanı'nda kontrolü sağladı

Hits: 20

Kerkük'teki ilerleyişini sürdüren Irak güçlerinin Kerkük Havalimanı'nda da kontrolü sağlad…

Devam...

Kerkük'te son dakika: Irak ordusu Kerkük havalimanını ele geçirdi

Hits: 15

IKBY'nin bağımsızlık referandumunun sonuçlarını iptal etmeyi reddetmesi üzerine Irak ordusu …

Devam...

Tuzhurmatu'da Türkmen milletvekilinin evine hain saldırı

Hits: 12

Selahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesinin Türkmen milletvekili Niyazi Mimaroğlu'nun evine bug…

Devam...

"200 Kişi ile Çıkarma Yapacağız" Diyen Alperenler, Kerkük'e Ulaştı

Hits: 94

Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican, beraberindeki grupla birlikte Türkmen ken…

Devam...

Kerkük'te askeri gerilim devam ediyor

Hits: 26

Irak'ın Kerkük kentinde Peşmerge ve Haşdi Şabi güçleri arasındaki gerginlik devam ederken, y…

Devam...

Irak Genelkurmay Başkan Ganimi: Kerkük ne şekilde olursa olsun geri alınacak

Hits: 17

Irak Savuma Bakan Yardımcısı ve Genel Kurmay Başkanı Osman Al Ganimi DHA muhabirine verdiği r…

Devam...

Türkiye-Amerika Krizi

Hits: 95

Türk Hükümeti ile Amerikan Hükümetleri arasında çıkan vize krizinin asıl nedeni Amerikan’…

Devam...

Kerkük’te Kızılca Kıyamet Kopmak Üzere!

Hits: 35

Türk yurdu Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014 yıl…

Devam...

Pabuç Pahalı!

Hits: 24

2014’ten beri Peşmerge işgali altında olan Türkmen şehri Kerkük çevresinde Irak ordusunun y…

Devam...

Referandumdan Konfederasyona

Hits: 180

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve B…

Devam...

Yazarn ok okunan

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN,, IRAK TÜRKMENLERİNİN YAKIN GEÇMİŞİNE PENCERELER

Hits: 24611

İnsanoğlu, zaman denen ezelî ve ebedî hazineden kendisine sunulan k…

Devam...

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 17361

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı …

Devam...

IRAK TÜRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Hits: 4500

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat…

Devam...

KERKÜK HOYRATLARINDA TÜRKÇE SEVDASI

Hits: 3797

Kalbinin bütün ızdıraplarını, ruhunun derinliklerinden kopan her feryadı ve sesini dış â…

Devam...

Kerkük Hoyrat ve Mânilerinde Millî Duygular-II

Hits: 3091

Hoyratlarımızın, konuları bakımından tasnif edilmesine yarayacağını umduğumuz o yazıda, s…

Devam...