1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-03-25
Facebook Twitter Youtube

ALTINKÖPRÜ ŞEHİTLERİ İÇİN İSTANBUL’A ANIT DİKİLMELİ

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Dr. Cüneyt Mengü

Altınköprü katliamının 24. yıldönümü, Kerkük başta olmak üzere Türkmeneli bölgesindeki kurumlar, Ankara, İstanbul ve batı ülkelerindeki Sivil Toplum Kuruluşları tarafından geçen hafta dualar ve saygı ile anıldı.
28 Mart 1991’de Kerkük’ten 35 km uzaklıkta bulunan sevimli Türkmen kasabası Altınköprü’de Saddam yönetimi tarafından 100’ün üstünde Türkmen katledilerek belki tarihte benzeri görülmeyen bir vahşet yaşandı. Yüz yüze bir savaş, ayaklanma veya düşman safında yer alma değil, kalleşçe, insafsızca ve insanlık dışı bir vahşetten bahsediyoruz.
Irak ile Kuveyt arasındaki ihtilaf ile ilgili olarak ABD yönetiminin tarafsız kalacağına güvenen Saddam yönetiminin 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal etmesi ile başlayan macerası, 16 Ocak 1990’da ABD önderliğindeki koalisyon güçlerinin Irak’a 2 ay süren hava harekâtı ile noktalanmıştır. Kuveyt’ten çekilmeyi kabul eden Saddam yönetimine ait Irak ordusu tarihte benzeri görülmeyen onur kırıcı ateşkes anlaşmasını imzalamıştır. Bu olaylardan cesaretlenen kuzeyde Kürtler, güneyde Şiiler Mart ayında ayaklandılar. Bu ayaklanmanın yayılmasında ABD’nin Iraklılara yönelik “Hür Irak’ın Sesi” radyosundan yapılan yayınlar önemli rol oynamıştır.
Kuzey Irak’taki Peşmerge ayaklanmasının en büyük hedefi başta Kerkük olmak üzere; Tuzhurmatu, Tazehurmatu ve Altınköprü olmuştur. Özellikle Kerkük’te büyük bir kargaşa yaşandı. Bu kargaşa sırasında Peşmerge milisleri tarafından Kerkük’teki tapu ve nüfus daireleri gibi önemli arşiv vasfını taşıyan kurumlara zarar verilmiştir. Kerkük Türkmenleri ise bu olayları endişe ile takip ettiler. Türkmenlerin bir kısmı işin vahametini görerek şehri terk etmeye başlarken, çoğunluğu oluşturan diğerleri ise çaresizlik içinde evlerinde beklediler. ABD her ne kadar başlangıçta ayaklanmaları teşvik ettiyse de aynı zamanda Saddam’ın bu olayları bertaraf etmek için izlediği yollara da göz yummuştur. Bundan cesaret alan Saddam’a ait Irak ordu birlikleri Bağdat’tan yola çıkarak 24-25 Mart’ta Tuzhurmatu ve Tazehurmatu’ya ulaşmalarıyla bu iki kasabada rastgele birçok masum Türkmen vatandaşı kurşuna dizmişlerdir. Aynı günlerde Irak ordusu Kerkük’ü bombalamaya başlatmadan, ayaklanmayı başlatan Peşmerge milisleri Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Altınköprü ve Kerkük’ü çoktan terk etmişlerdir.
En büyük trajik dram 28 Mart 1991 tarihinde Altınköprü’de yaşandı. Aralarında Kerkük’ü terk edenler ile birlikte 100’ün üstünde masum Altınköprülü Türkmen vatandaşı soruşturma yapmak bahanesiyle tek tek evlerinden alınarak yargısız vahşi bir şekilde kurşuna dizildiler. Kurşuna dizilenler arasında hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar, öğrenciler, öğretmenler, işçiler, memurlar, çiftçiler ve hemen hemen her kesimden insanlar vardı.
Sonuçta Saddam’ın bu saldırıları Kuzey Irak’ta güvenli bir bölgenin oluşturulmasına yol açmıştır. Yani oyun içinde oyun. Nitekim Nisan 1991’de ABD’nin alelacele öne sürdüğü tasarı ve BM 688 sayılı karar ile huzur operasyonu başlatılmış ve 36. paralelin kuzeyi güvenli bölge olarak ilan edilmiştir.
2003’de Saddam rejiminin sona ermesinden bir müddet sonra Saddam’ın yargılanma sürecinde Irak Türkmen Cephesi müdahil olmaya çalışmış ve özelikle Altınköprü Katliamı ile ilgili mahkemeye belgeler sunmuştur. Ancak Irak mahkemesi tarafından Altınköprü katliamı ile ilgili Türkmenlerin müdahil olma başvurusu dikkate alınmamıştır.
1959 ve 1980’de yaşanan katliamların yanı sıra 28 Mart 1991 ‘da meydana gelen Altınköprü katliamı Türkmenlerin karşılaştıkları trajik kırılma noktalarından biridir ve bir soykırım girişimidir. Günümüzde IŞİD tarafından uygulanmakta olan saldırılar, geçmişte Saddam yönetimi tarafından Türkmeneli bölgesinde başlatılan operasyonların bir benzeridir.
Bu soykırım her sene yalnız Türkmen toplumuna değil uluslararası alanda insan haklarıyla ilgili faaliyet gösteren STK’lar aracılığıyla dünya kamuoyuna anlatılmalı ve bu insanlık dışı uygulamaların bir soykırım olduğu tescil edilmelidir. Öte yandan Türkmen hukukçularımızca şehitlerimizin her türlü maddi ve manevi tazminat haklarının talep edilmesi için yargı süreci yolları da aranmalıdır. Son olarak Altınköprü katliamını hatırlatacak bir anıtın özellikle İstanbul’da dikilmesi zamanı gelmiş ve geçmiştir.
Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ederim. Mekânları cennet olsun.

Dr. Cüneyt Mengü Yazarın diğer yazıları (103)...

Kerkük Valisi'nin Yarattığı Bayrak Krizi

Hits: 226

Son günlerde Kerkük Valisi Necmettin Kerim'in Kerkük Vilayet Meclisi'ne yaptığı başvuruda, Kerkük’te…

Devamı...

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Hits: 28

Türkmen diyarı Kerkük’ün Kürt Valisi Necmeddin Kerim, önceki gün yayınladığı Kürtçe bir genelge ile,…

Devamı...

İstanbul'da Türkmen bayrağı asılmasını İBB izin vermedi

Hits: 69

Türk Dünyası'nın her yıl geleneksel olarak buluştuğu Topkapı Türk Dünyası Mahallesi etkinlik alanınd…

Devamı...

Türkmenler, Kerkük’ü bayraklarıyla donattı

Hits: 55

Ankara’nın şımarttğı Barzani’nin, Kerkük’te Kürdistan bayrağı hamlesine karşı Türkmenler ayaklandı. …

Devamı...

Avrupa İrak Türkmenleri platformu 2. Kurultayı Kopenhag'da düzenlenecek

Hits: 49

Avrupa İrak Türkmenleri platformu düzenleyecek olan 2. Kurultayı Danimarka başkenti Kopenhag'da 29 …

Devamı...

Kerkük'teki Son Durum Ele Alındı

Hits: 38

Türkmen siyasi parti başkan ve temsilcileri, bazı Türkmen milletvekilleri ve Kerkük İl Meclisi'ndeki…

Devamı...

Salihi'den Kerkük'te yaşanan bayrak kirizi ile çok önemli açıklamalar

Hits: 40