1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-03-25
Facebook Twitter Youtube

NE TİKRİT NE DE BEŞİR KURTARILAMADI

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Dr. Cüneyt Mengü



Kısa bir süre önce Irak’ın 2. Büyük şehri olan Musul’u IŞİD’in elinden almak için Mart veya Nisan ayında geniş kapsamlı bir askeri harekâta geçileceğini açıklamasıyla uluslararası medyayı ayağa kaldıran Irak Merkezi Hükümeti, eş zamanlı olarak IŞİD’e karşı Tikrit ve Beşir operasyonunu başlatmıştır.
Musul ve Rumadi’den sonra önemli Sünni merkezlerinden biri olan Tikrit, Bağdat’ın 140 km kadar kuzey-batısında, Kerkük’ün 100 km kadar güney-batısında ve Türkmen şehri Tuzhurmatu’dan da 30 km uzaklıktadır. Türkmen yerleşim yeri Beşir ise Kerkük’ün 25 km. güneyinde bulunmaktadır.
Bilindiği gibi bir haftadan fazla süreyle devam eden, özellikle Tikrit, operasyonlarda Irak ordusuyla Arap ve Türkmenlerden oluşan Şii ve Sünni milislerinin yanı sıra İranlı General Kasım Süleymani komutanlığında İranlı askerler de IŞİD’e karşı yer almışlardır.
Bölgeden alınan bilgilere göre; Irak ordusunun şehri kuşatma ve düşürme safhasına gelmesi neticesinde, Amerika Birleşik Devletleri silahlı kuvvetlerinin anılan operasyonlara hava desteğini kesmesi ve bölgenin bubi tuzakları, mayınlar ve vb. ile tahkim edilmesi yüzünden harekât hedefine ulaşamadan tamamen durma noktasına gelmiştir.
Aynı durum Türkmen yerleşim yeri Beşir için de geçerlidir. Bu da Türkmenlerin ne kadar zor durumda olduğunu göstermektedir. Bu güne kadar Tikrit operasyonlarına katılanlardan yüzlerce can kaybının olduğunu ve bunun 100’den fazlasının Telaferli Türkmen olduğu ve Beşir bölgesinde de en az 50 Türkmen’in şehit edildiği de gelen bilgiler arasındadır.
Bu tablodan görüldüğü üzere hem Tikrit hem de Beşir’in kurtarılması noktasında ipin ucunun nasıl kaçtığını görmekteyiz. Yani Irak’ta bulunan Amerika Birleşik Devletleri silahlı kuvvetleri IŞİD’e karşı yapılacak operasyona müdahil olmadıkça bir sonuç alınamayacağı bariz bir şekilde anlaşılmaktadır. Nitekim bu durum IŞİD’in Erbil ve Bağdat’a yaptığı harekat esnasında da açıkça görülmüştür.
The New Yorker dergisinde askerî ve güvenlikle ilgili konularda makaleler yazan Amerikalı yazar Seymour Hersh’ün geçen ay 300’den fazla gazeteciye hitaben yapmış olduğu konuşmasında çok ilginç ifadeler kullanmıştır. Konuşmanın satırbaşları ise; İran’ın bölgede belirleyici aktör konumuna gelebileceği ve sürekli olarak nüfuzunu artırdığı, kendisinin ABD’li yetkililerle yaptığı görüşmelerden bölgede yeni bir senaryonun uygulama safhasına konulacağını, İran’a da nükleer faaliyetlerini sona erdirmesi nedeniyle bu safhada önemli bir rol verileceğini ve hatta müttefiki durumunda yer alabileceğidir. Ayrıca Suriye meselesinde de Esad veya Suriye Hükümeti’nin kimyasal silah kullanmadıklarını, bu silahları Türkiye’nin arkasında bulunduğu Suriyeli muhalif gruplarca kullanıldığını, tüm göstergelerin, istihbarat raporlarının ve siyasal gelişmelerin ışığında, Beşar Esad iktidarının değişmeyeceğini, Özgür Suriye Ordusu’nun rolünün bittiğini adeta bir tiyatro oyununun sergilendiğini ifade etmiştir. Ayrıca İran’ın, Türkiye’ye yakınlığıyla bilinen hem Talabani ve hem de Barzani’ye destek vermesi, Ortadoğu meselelerinin ne kadar komplike bir hal aldığını gösterdiğini ilave etmiştir.
Daha önce belirttiğimiz gibi IŞİD operasyonunun hedefleri arasında Irak ve Suriye’nin bölünmesi yer almaktadır. IŞİD’in işgal ettiği topraklardan temizlenmesi veya çekilmesiyle, yerine söz konusu bölgenin büyük bir bölümünün Sünniler ve küçük bir kısmının da Türkmenler tarafından idare edileceğinden söz edilmektedir.
Bize göre İran bölgede meydana gelen karışıklıklar ve çatışmaları kendi yararına yönlendirme çabaları içerisinde bulunarak her türlü araçları da kendi lehine olacak şekilde kullanmaktadır. İran’ın bölge üzerindeki etkinliğini artıracağı ve Ortadoğu haritasının yeniden çizilmesinde rol oynayabileceğinden endişe edilmektedir. Bu husus özellikle son aylarda kendini gösteren terör örgütü IŞİD operasyonunun, İran’ın nükleer programı ile takas edebilme teşebbüsünde bulunduğu iddia edilmektedir.
Türkiye bu komplike durum içerisinde yerini belirlerken Türkmenleri ve hele hele Telafer’i de unutmamalıdır.



Dr. Cüneyt Mengü
cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt Mengü Yazarın diğer yazıları (103)...

Kerkük Valisi'nin Yarattığı Bayrak Krizi

Hits: 226

Son günlerde Kerkük Valisi Necmettin Kerim'in Kerkük Vilayet Meclisi'ne yaptığı başvuruda, Kerkük’te…

Devamı...

Antalya Kerkük’e Ses Verdi

Hits: 28

Türkmen diyarı Kerkük’ün Kürt Valisi Necmeddin Kerim, önceki gün yayınladığı Kürtçe bir genelge ile,…

Devamı...

İstanbul'da Türkmen bayrağı asılmasını İBB izin vermedi

Hits: 69

Türk Dünyası'nın her yıl geleneksel olarak buluştuğu Topkapı Türk Dünyası Mahallesi etkinlik alanınd…

Devamı...

Türkmenler, Kerkük’ü bayraklarıyla donattı

Hits: 55

Ankara’nın şımarttğı Barzani’nin, Kerkük’te Kürdistan bayrağı hamlesine karşı Türkmenler ayaklandı. …

Devamı...

Avrupa İrak Türkmenleri platformu 2. Kurultayı Kopenhag'da düzenlenecek

Hits: 49

Avrupa İrak Türkmenleri platformu düzenleyecek olan 2. Kurultayı Danimarka başkenti Kopenhag'da 29 …

Devamı...

Kerkük'teki Son Durum Ele Alındı

Hits: 38

Türkmen siyasi parti başkan ve temsilcileri, bazı Türkmen milletvekilleri ve Kerkük İl Meclisi'ndeki…

Devamı...

Salihi'den Kerkük'te yaşanan bayrak kirizi ile çok önemli açıklamalar

Hits: 40