1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-11-24
Facebook Twitter Youtube

Irak Dramı Nereye Kadar…

Türkiye’de Türkmen Öğrencileri Dilde Fikirde, işte Birlik Dedi…

Suphi Saatçi

Irak’ta adına bağımsızlık ve demokratikleşme hareketi denilen ve 2003’te başlayan ABD işgali on ikinci yılını doldururken, ülkede istikrar ve demokratikleşme yönünde henüz bir adım dahi ilerleme kaydedilmemiştir. Daha açık bir ifadeyle gidişat işgalin başlangıç noktasına göre günden güne daha da kötüye gitmiştir.

Ulusal ordu olmadığı için ülkede devlet otoritesi ve güvenlik bir türlü sağlanamıyor. Art arda gelen kötü yönetimler yüzünden, acil olarak duyulan ihtiyaçlar yerine getirilemiyor. Yatırımlar için ayrılan bütçelerin büyük kısımları, daha işin başlangıcında çalınıyor. Torpilli ve yandaş olan vasıfsız ve deneyimsiz yükleniciler, ilk avansların alınmasından sonra ortadan kayboluyorlar. En basit bir resmi evrak bile, rüşvet verilmeden bir masadan diğer masaya gitmiyor. Önemli ölçüde yozlaşan Irak’ta yanlış yönetimden dolayı hiçbir siyasî kadro geleceğe ümitle bakamıyor.

Can güvenliği olmadığı için ülkenin en iyi doktorları yurt dışına çıkmak zorunda kalmıştır. İlaç ithalatı durduğu için Irak’ta sağlık sektörü tamamen çökmüş durumdadır. Irak hükümeti bu yüzden hastalarını tedavi için yurt dışına göndermekte ve bunlara büyük paralar harcamaktadır. Güvenlik olmadığı için ticaret yapan iş adamlarının yatırımları sıfıra inmiştir. Güvenlik sorunu ne yazık ki Irak’ın her tarafına yayılmıştır. Bu boşluktan yararlanan IŞİD, ülke topraklarının üçte birini işgal etmiştir. 2003 yılında dağıtılan Irak ordusu ve ulusal güvenlik kurumları, büyük bir boşluk yaratmıştır. Irak’ta halen mecburi askerlik hizmeti yürürlükten kaldırıldığı için hiçbir kimse geçici bile olsa askere alınmıyor. Irak gerçek bir orduya sahip olmadıkça, yani eğitimli, disiplinli ve donanımlı bir profesyonel ordu oluşturmadıkça, ülkede hükümetin yasama ve yürütme görevini güvenli biçimde yerine getirmesi mümkün değildir.

Ülkenin ekonomik sorunlarını çözecek güçlü bir hükümete ihtiyaç vardır. Kötü yönetimler yüzünden ülke, ekonomik dar boğazlara sürüklenmiştir. Ekonomik zorlukların aşılması için istikrarlı ve siyasi, etnik ve mezhepsel çekişmelerden arındırılmış, teknokrat düzeyi yüksek bir hükümete ihtiyaç vardır. Sürekli savaş gerginliği ve siyasi çekişme içinde hükümet eden bir kabinenin icraat yapması mümkün değildir. Ekonomik durum Irak’ın bu şekilde devam edemeyeceğini göstermektedir. Gözlemcilerin de ifade ettikleri gibi, Irak’ta sadece petrole dayalı bir ekonominin olması ülkedeki sorunları çözmeye yetmemektedir.

Irak, gelirlerinin yaklaşık yüzde 75’ini maaşların ödenmesine ayırmaktadır. Bunun anlamı bu ödemeler karşılığında bir şey alınmadığıdır. Büyük bir bütçe açığı içinde olan ve nakit para sıkıntısı çeken bir ülkenin kalkınma yapması da düşünülemez. Irak’ta yeni kurulan hükümetin ne yapacağı, daha doğru bir ifade ile ne yapabileceği de henüz belli değildir. Ülkede yaşanan bütçe açığına ek olarak, yurtları ve evleri ellerinden alınan binlerce göçmenin giderlerinin karşılanması da, hükümete büyük mali yükler getirmekte ve sıkıntılar yaşatmaktadır.

Maliki Gitti El-Abadi Geldi
Sünnilerin baskıları ile Maliki değiştirilmiş, ancak sorun çözülmemiştir. Bütün sorunların başlıca sebebinin merkezi hükümet olmadığı da böylece anlaşılmıştır. Hem Şii, hem de Sünni partilerinin arasında söylem birliği olmaması ve tek lider etrafında toplanılmaması, krizin derinleşmesine yol açmıştır. Aynı sorun Kürtler için de söz konusudur. IŞİD’in çok kolay biçimde bazı bölgeleri işgal edişi ve kolayca ilerleyişi, peşmerge güçlerinin de profesyonel ve yeterli bir ordudan oluşmadığını ve ülke savunması için uygun biçimde hazırlanmadığını göstermiştir. Savaşmak için gerekli alt yapının olmadığı, ülkenin korunmasını sağlayacak profesyonel bir ordunun acilen kurulmasına gereksinim duyulduğu ortaya çıkmıştır.

Yetkin teknokrat kişilerden oluşması gereken bakanlar kurulu, daha çok partilerin önerdiği üyelerden meydana gelmiştir. Bu yüzden hükümet ciddi biçimde sorunların üzerine gidememektedir. Çünkü her hükümette bulunan eski Sünni, Şii ve Kürt gruplar yeni hükümette de aynen yer almış bulunuyor. Bunun sonucunda eski çekişmelerin, yeni üyeler tarafından eskisi gibi devam ettirildiği görülmektedir.

Irak Başbakanı Haydar El-Abadi’nin bakan seçme gibi bir yetkisi bulunmadığı için, ona verilen parti üyelerini aynen kabineye atamak zorunda kaldığı anlaşılmıştır. Kısacası Maliki’den kurtulunca durumun bir anda düzelerek daha iyiye gideceği beklentisi içinde olanlar, büyük bir düş kırıklığı yaşamışlardır. Başka bir ifade ile Maliki dışında başka bir şey değişmemiştir. Geçmişte yapılan hatalara devam edildikçe, halkın beklentilerine cevap verecek hükümetlerin iş başına gelmesinin daha çok uzak ihtimaller dâhilinde olduğu söylenebilir.

Geleceğe Ümitle Bakmak İçin…
Irak’ta yıllardır baskı ve zulüm altında yaşayan halkın hâlâ her günü endişe ve ölüm korkusu içinde geçmektedir. Herkes çocuklarını okullara göndermekte, ancak korku içinde çocuklarının yolunu gözlemektedir. Her gün çarşı pazardan alış veriş yapan halk, evine ve ailesine rızık taşımaktadır. Hayatın asgari şartları olan bu eylemleri de insanlar güven ve huzur içinde yapmak istemektedir. Bu kadar basit işlerin bile endişe ve korku içinde yapılması, Irak halkının hayatını zindana dönüştürmüştür.

Herkesin umutsuz ve mutsuz olduğu bir ülkede, bir de IŞİD gibi yeni bir takım terör örgütlerinin tehdidi altına girmesi, halk yığınlarını endişe ve korkuya sürüklemektedir. Üstelik halkı koruyan, güvenlik ve huzuru sağlayan devlet otoritesinin olmaması da, insanların beklentisini, geleceğe ümitle bakmasını, kısacası yaşama sevincini ortadan kaldırmıştır.

Korumasız, güvencesiz ve her türlü tehdit ve tehlikeye açık bir ülkede yaşayan masum bir halka, en azından güven ve ümit verecek bir çıkış yolu mutlaka bulunmalıdır. Etnik ve mezhep ayrımcılığına son verilmesi ve Iraklılık bilincinin tekrar canlandırılıp oluşturulması mümkün müdür? Bunu tahmin etmek ve söylemek bugün için belki çok zor görülmektedir. Ancak birilerinin Irak’taki siyasî aktörlere bu hususta yardımcı olmaları ve telkinde bulunmaları gerekir. Bu konuda hiç şüphesiz Irak’a komşu olan ülkelere de önemli görevler düşmektedir. Irak’ta kalıcı iç barışı ve huzuru sağlamak için dost ve deneyimli ülkelerin seslerine her zamankinden fazla ihtiyaç duyulmaktadır.

Suphi Saatçi Yazarn dier yazlar (32)...

SOÇİ’den çıkanlar

Hits: 21

Devlet yönetmek için bilgi ve donanım yetmez , Devleti yöneteneler feraset sahibi olmalıdırlar…

Devam...

Türkiye’de Türkmen Öğrencileri Dilde Fikirde, işte Birlik Dedi…

Hits: 21

Türkiye’nin başkaneti Ankara’da 1997 yılında kurulan Türkmeneli Öğrenci Birliğ…

Devam...

Türkmen Milletvekili Niyazi Mimaroğlu Meclisi Göreve Çağırdı

Hits: 29

Bağımsız Türkmen Milletvekili Niyazi Mimaroğlu, Tuzhurmatu’da meydana gelen bombalı saldır…

Devam...

Tuzhurmatuda Patlama: 20 Ölü, 100 Yaralı

Hits: 68

Irak’ın Kerkük şehrinde bir pazar yerinde meydana gelen patlamada en az 20 kişinin hayatını …

Devam...

İsmail Serttürkmen ve “Ant olsun mavi asmanım sana”

Hits: 60

Irak’ta Türkmen Milli Marşının tarihine adını altın harflarla yazan usta Türkmen Şairi İ…

Devam...

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Yıldız Türkmenlerle buluştu

Hits: 60

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız, Irak'ın başkenti Bağdat'ta Türkmen aileler…

Devam...

'Musul-Kerkük belgelerine gözümüz gibi bakıyoruz'

Hits: 62

Osmanlı coğrafyası arşivleriyle ilgili tarihe ışık tutacak bir kongre yapacaklarını ifade e…

Devam...

Erbil'deki Türkmenler, siyasi geleceklerini görüştü

Hits: 72

-ITC Erbil Milletvekili Maruf:-'Gayrimeşru referandum sonrası yaşanan siyasi değişim sürecinde…

Devam...

Kerkük'te DAEŞ ile çatışma: 4 Türkmen asker şehit

Hits: 48

Kerkük'ün güney batısındaki Beşir Kasabası'nda dağlık araziye sığınan DAEŞ teröris…

Devam...

Türkmeneli dergi 117

Hits: 16

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 22602

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortam…

Devam...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 20524

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul…

Devam...

Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi

Hits: 19851

Bugünkü Irak toprakları Osmanlı döneminde Bağdat, Basra ve Musul adları ile tanınan üç eya…

Devam...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 4367

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki önemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca…

Devam...

Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşköprü

Hits: 3732

Şehirlerin kimlikleri de tıpkı insanlar gibidir. İnsanlar görünüşleri, ses tonları gibi …

Devam...