1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-04-29
Facebook Twitter Youtube

Kerkük’ün Türk Kimliði ve Tarihi Gerçekler

site Bakimda

Ali Kerküklü

(Irak’a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük Kitabýnýn Yazarý)

Yýkýlmadan Önce Irak Türkmenlerin Simgesi Kerkük Kalesinden Bir görüntü

Irak, tarih boyunca pek çok medeniyete beþiklik eden bir ülkedir. Örneðin M.Ö. 5000 yýllarýnda Sümerlerin, 2750’lerde Akadlar’ýn, 2000 do-laylarýnda Asurlularýn, 1171 yýllarýna kadar da Babilliler’in yurdu olan Me-zopotamya, M.S. Romalýlar ve Sasanilerin elinde kalmýþtýr. 7. yy.’da Me-zopotamya Müslümanlarýn akýnlarýna sahne olmuþ ve 637 yýlýnda bölgenin tamamý Ýslam idaresine baðlanmýþtýr. Sýrasýyla Emevi Devleti, Abbasi Dev-leti, Selçuklu Devleti, Musul ve Sincar Atabeyliði, Erbil Atabeyliði, Celayir-liler Devleti, Karakoyunlu Devleti, Akkoyunlu Devleti, Osmanlý Ýmparator-luðu Irak’ta hüküm süren devletler oldular. Irak I. Dünya savaþýna kadar Osmanlý idaresinde kaldý.1918 Kasým ayýnda bölgenin tamamýný iþgal eden Ýngiltere’nin nezaretinde 1921 de Irak devleti kuruldu.
Görülgüðü gibi tarih boyunca bölgede Kerkük’ü içine alan hiçbir zaman ne bir Kürt devleti nede beyliði kurulmuþtur.


Bölgede Türkler tarafýndan kurulan Türkmen devlet ve beylikleri þunlar-dýr:

a. Irak Selçuklu Devleti 1118-1194
b. Atabeylikler
(1) Musul Atabeyliði 1127-1233
(2) Erbil Beyliði 1144-1233
c. Ýlhanlýlar Devleti 1258 -1339
d. Celayirliler Devleti 1339 -1410
e. Karakoyunlu Devleti 1411 -1468
f. Akkoyunlu Devleti 1468 -1508

Bu dönemden sonra 1918’e kadar Osmanlý Ýmparatorluðu Irak’ta hüküm sürmüþtür. Irak’ta Türk hâkimiyeti 900 yýldan daha fazladýr. 400 yýlý kesintisizdir. Yani Kürtlerin, Kerkük’ün tarihi bir Kürt kenti olduðu iddiasý bir hayal ve safsatadýr. Bunu ben söylemiyorum tarih söylüyor.



Irak’ta Türk Kimliðini Yok Etme Politikasý

1930´lu yýllardan itibaren Irak hükümetleri tarafýndan bölgeye yönelik olarak sistematik bir þekilde "Araplaþtýrma" politikasý baþladý. Bu politika Saddam Hüseyin´in iktidarý döneminde büyük yoðunluk kazandý. Saddam rejimi, Irak´taki Türklerin merkezi durumunda olan Kerkük´te, "Araplaþtýrma politikasýný büyük bir hýzla uygulamaya koydu. Bir tarafta güneyde yaþayan Araplarý Kerkük´e yerleþtirirken, Kerkük´te yaþayan Türkmenleri de göçe zorladý. Devrim Komuta Konseyi’nin 29 Ocak 1976 tarih ve 41 no’lu kararý ile Kerkük’ün adýný Araplaþtýrma politikasý gereðince Al-Tamim olarak deðiþtirildi ve Kerkük’ün en büyük Türkmen ilçesi olan Tuzhurmatu, Saddam’ýn doðum yeri olan Tikrit’e (Selahaddin’e) baðlandý.

Saddam Hüseyin´in rejimi 1979 yýlýnda Türkmen liderlerini göz altýna alýr, aðýr iþkencelere maruz kalýrlar. Bunlarýn arasýnda, Türkmen Kardaþlýk Ocaðý´nýn uzun yýllar baþkanlýðýný yapmýþ Emekli Albay Abdullah Abdurrahman ile Baðdat Üniversitesi´nde öðretim üyesi olan Doç. Dr. Necdet Koçak baþta geliyordu. Ayrýca Abdullah Abdurrahman´ýn yakýn çalýþma arkadaþý Dr. Rýza Demirci ve Müteahhit Adil Þerif de tutuklanarak, iþkencelere tabi tutulurlar. 16 Ocak 1980’de idam edilirler. Ancak bugüne kadar Dr. Rýza Demirci’nin ne cenazesi teslim edilmiþ, ne de idamý doðrulanmýþtýr. Yýllar boyunca binlerce masum Türkmen, aydýn, öðrenci, öðretmen tutuklandý, hapsedildi ve katledildi.

Diktatör Saddam Hüseyin, Kerkük‘ün Türk kimliðini ortadan kaldýrmak istedi. 1960´lý yýllarýn baþlarýna kadar Kerkük nüfusunun %95’i Türk iken, bu rakam sistemli göç hareketleri ile ve Kerkük ilinin sýnýrlarýnýn daraltýlmasý nedenleriyle 1980’li yýllarda %75’e düþtü. Birçok yerleþim yerinin Türkçe olan adlarý Arapça isimler ile deðiþtirildi. Hamzalý, Beþir, Belova, Türkalan, Leylan, Ömer Menden, Çardaklý, Yayçý, Kümbetler, Karahasan, Kýzýlyar, Sarýtepe, Topuzova, Yahyaova,Tisin, Kerkük Kalesi ve onlarca Türkmen köyü ve yerleþim yeri yýkýlmýþ ve Türkmenler Irak’ýn güneyine ve farklý illerine sürülmüþtür. Ýran-Irak savaþý süresince (1980-1988), vatanýný savunmak için cephelere koþan onbinlerce Türkmen gözünü kýrpmadan vataný için þehit düþerken, Devrim Komuta Konseyi’nin 20 Ekim 1981’de 1391 numaralý karar ile Türkmenlerin Güney illerine tehcir edilmeleri kararlaþtýrýr. 27.09.1984 tarihinde ise 1081 numaralý karar ile Türkmenlerin arazilerinin istimlak edilerek güneyden getirilen Araplara daðýtýlmasý saðlanýr. Dikkat edin bu zalim kararlar hangi tarihte alýnýyor ? Irak Türkleri savaþta (Ýran-Irak savaþýnda) vatanlarý Irak’ý cephelerde savunurken ve þehit düþerlerken alýnýyordu.!!! Böyle utanmaz, ahlaksýz, zalim ve insafsýzca karalar dünyanýn neresinde görülmüþtür? Irak devleti ve baþýndaki diktatör Saddam’ýn Türkmenlere yaptýklarý, inanýn Ýnsan düþmanýna bile yapmaz. Türkmenlerin Suçu neydi ? Petrol yataklarý üzerinde doðmak, vatanýný sevmek ve Türk soyundan olmaktý.

Türk bölgelerine Araplarýn yerleþtirilmesine devam edildi ve bu amaçla, 1984 ve 1986 yýlýnda Devrim Komuta Konseyinin almýþ olduðu karar ile, nüfus kütüðünü Kerkük’e nakleden ve buraya yerleþen Araplara 10.000 Irak dinarý (33 bin dolar) ve bedava arsalar verildi. Türkmenlere gayrimenkul alým-satýmý ve resmi dairelerde bile aralarýnda ana dilleri ile konuþmalarý yasaklandý. Göç ettirilen Türkmenlere hiçbir tazminat ödenmediði gibi, gönderildikleri yerlerde kendilerine kalacak yer dahi gösterilmemiþtir. Türkmenlerin mülklerine yerleþtirilen Araplara ise Irak devletinden her türlü mali destek saðlanmýþ, arazi ve konut tahsis edilmiþtir. Türkmenlere yönelik her türlü zulüm, sürgün, iþkence ve idam eylemleri sýradan hale gelmiþti. Binlerce Türkmen, Irak yönetiminin insanlýk dýþý uygulamalarýnýn kurbaný olmuþ ve bir o kadarý da kayýp olmuþtur.

Türkmenlerin simgesi olan Kerkük Kalesinde oturanlarýn tamamý Türkmen idi ve Kale dört mahalleden oluþmaktaydý: Meydan, Hamam, Aðalýk ve Zindan. 1995 yýlýnda Saddam Hüseyin´in talimatýyla kale sakinleri zorla boþaltýlýr ve 1997´den itibaren 2003´e kadar yüzlerce geleneksel tarihi Türk evleri buldozerlerle yerle bir edilir. Kerkük’te Türkmenlerin bugünkü durumunu en iyi tanýtan þey, tarihi Kerkük Kalesi´nde tanýk olduðumuz içler acýsý görüntü olsa gerek. Yakýn tarihe kadar yüzlerce evi barýndýran ve Türkmenlerin yüzyýllar boyunca yaþadýklarý kalenin içi bugün dozerlerle yerle bir edilmiþ halde duruyor. Saddam yönetimi sürekli olarak ülkede Türkmen toplumunun yaþamadýðý veya çok az sayýda olduðu iddiasýný ileri süregelmiþtir. Yukarýda anlatýlan baský ve zulümlerin önemli bir kýsmý BM Ýnsan Haklarý raporlarýnda da yer almaktadýr.

Baþlangýçta, Araplaþtýrma politikasý ile Türk kimliðini eritme çabalarý, günümüzde, yani ABD´nin Irak´ý iþgali ile "Kürtleþtirme" politikasýna dönüþtü. Irak yönetimlerinin Türkmenlere yönelik insanlýk dýþý uygulamalarýnýn daha beterini bugün Kürtler yapmaktadýr. Türkmenler, yaðmurdan kurtulduk derken, doluya yakalandýlar. 2003 Nisan ayýnda ABD iþgalinin hemen ardýndan Kürtlerin Kerkük´e girmeleri, Irak´taki bu Türk þehri için sonun baþlangýcý olmuþtur. Kürtler, þehre girer girmez nüfus ve tapu dairesine saldýrarak, yakýp yýkýp yaðmaladýlar. Bir anlamda, bunu yaparak, kentin tarihini/hafýzasýný yok etmek istediler. Bundan sonra, diðer bir deyiþle iþgalden hemen sonra Kürtler hýzla bölgeye/Kerkük´e göç etmeye baþladýlar (Kerkük’e 700 bin Kürt ithal edildi). Aslýnda, bu göçler bir anlamda teþvik edildi ve desteklendi. Kürtler, Türkmenlere ve devlete ait arazilere ev yaptýlar ve yerleþtiler. Ýþgal güçlerinin göz yummasýyla Kerkük’ün demografik yapýsý Kürtler tarafýndan hýzlý bir þekilde deðiþtirilmeye çalýþýldý. Kürtler, sözde Kerkük’ün tarihi bir Kürt kenti olduðunu iddia etmeye baþladýlar. Yani Yahudilerin, Filistin’de kendilerine ait olmayan toprak talebi gibi. Ýnsanýn aklýna þu soru geliyor; “Türkmen þehri Kerkük neden bu kadar önemlidir?“ Bunun cevabýný yazýmýzýn devamýnda bulabilirsiniz.

Belgelerle Kerkük’ün Kimliði

Kürtler, Kerkük konusunda siyasi çalýþmalarýnýn yaný sýra, siyasetçiler ve yazar çizerleri ile de, bölgenin yani Türkmeneli topraklarýnýn Kürt bölgesi olduðu, nüfusunun da Kürt olduðu iddiasýný yazarlar ve dünyayý yanýltmaya ve kandýrmaya çalýþýrlar. Onlarca yazarýn eserlerinde ve resmi devlet kayýtlarýndaki mevcut bilgilerle Kerkük’ün Türk, nüfusunun çoðun-luðunun Türk, konuþulan dilin de Türkçe olduðu belgelenmektedir. Birçok Arap, Türk ve yabancý araþtýrmacý ve yazarýn bu konuyu yani Kerkük´ün bir Türkmen þehri olduðu teyit eden birçok eseri mevcuttur.

Gertrude Bell, 1. Dünya Savaþý sonrasýnýn Irak’ýný kurmuþ, sýnýrlarýný cet-velle kendisi çizmiþ ve yarattýðý Irak’ýn kralýný bile bizzat kendisi tayin et-miþ bir Ýngiliz ajanýdýr. 14 Aðustos 1921 tarihinde babasýna yazdýðý mektu-bunda “Referandum yapýldý ve Kral Faysal oy birliði ile seçildi, ama Ker-kük, Kralýn lehine oy kullanmadý. Kerkük’ün içi ve ilçeleri Türkmenlerden oluþtuðu, bazý köylerin ise Kürtlerden sakin olduðunu yazmaktadýr.[1] Irak’ýn kurucusu Gertrude Bell’in mektuplarýnda Kerkük’ün Türkmen þehri olduðu açýk bir þekilde yazýlmaktadýr.

Kerkük’te Ýki buçuk sene il danýþmanlýðýný, idari müfettiþliðini ve Irak’ýn kuzeyinde Kürtlerin yoðun yaþadýðý Süleymaniye de de yýllarca görev yapan C. J. Edmonds Kürtler, Türkler ve Araplar adlý eserinde: “Kerkük’te Belediye gibi þehri ilgilendiren konularla uðraþan Miller (Ingiliz subayý), daha önce de söylediðim gibi Türkçeyi düzgün ve akýcý bir biçimde konuþmaktaydý ve özellikle Belediye Baþkaný Abdulmecid Yakubi ile dostane bir iliþki kurmuþ, sýk sýk kentten ayrýlmam gereken dönemlerde iyi bir iþ çýkararak mükemmel bir zemin çalýþmasý gerçekleþtirmiþti. Livanýn resmi dilinin Türkçe olarak kalmasý ve memurlarýn da yerel ahaliden olmasýný güvence altýna alacak bir bildirimde, bulunmasýydý. Bu formül, Kerkük için kaydedilen büyük bir aþamaydý.[2]

Görüldüðü gibi Kerkük’ün Türk olduðunu ispatlayan bu belge açýkça gösteriyor ki Kerkük’ün resmi dilinin Türkçe kalmasýnýn nedeni, þehrin ahalisinin Türk, dilinin Türk olmasýdýr. Kürtlerin dostu, iþgalci Ýngiltere tarafýndan bile kabul edilmiþtir.

Ýngiliz iþgali sýrasýnda, Kürtlerin Lawrence´i diye tanýnan Ýngiliz istihbarat subayý Binbaþý Edward William Charles Noel, Þeyh Mahmut Berzenci‘yi Kürtlerin yoðun yaþadýðý Süleymaniye temsilcisi olarak atama yetkisini almýþtý. Noel bu yetkiyi hemen kullanmýþ, ancak “Kerkük bölgesi Türkmen olup, Türkçe konuþtuklarý için, Þeyh Mahmut’un nüfuz alanýnda olmayý reddetmiþler, bunun üzerine iþgal kuvvetleri de bu bölgeyi, Kerkük Bölge-si ismiyle özel bir bölge olarak ilan etmiþti.

Kerkük’te siyasi subay olarak görev yapan binbaþý Stephen Hemsly Long-rigg “Irak’ýn Yeni Tarihinde Dört Asýr” adlý eserinde, Türkmenlerin yerleþim bölgelerini anlatarak þöyle demektedir: “Türkmenlerin, Telafer’de ve uzun bir çizgi olarak Musul yolunda Deli Abbas’tan Büyük zab’a kadar uzan-maktadýr. Güzel Kerkük þehri ise son iki asýrda pek deðiþmemiþtir. Ve bü-yük güzergah üzerindeki Türkmen köylerinin konumu, hatta yaðmura da-yalý tarýmla uðraþan çeþitli köylerin konumu da hiç deðiþmemiþtir. Türk kanýnýn hakim olduðu bölgelerde, Türkçe’nin ve Türk bariz bir þekilde gö-rüldüðü yerlerde, her zaman Türk aðýrlýðý görülmüþtür.”[3]

Longrigg bu kapsamda Kerkük’ü anlatýrken, konuþulan dilin Türkçe olduðunu söylemektedir. Bir Ýngiliz subayý olarak Kerkük’te görev yapmýþ olan Stephen Hemsly Longrigg, Kerkük’ün bir Türk þehri olduðunu söylemektedir, bu Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðu tescili deðil midir?

Ýngiliz iþgali sýrasýnda Erbil´in siyasi valisi olan W. R. Hay, bölge hakkýnda yazdýðý bir kitapta þöyle demektedir:, “Kerkük þehrinin bölgedeki Türkle-rin ana merkezi olduðunu ve savaþtan önce 30.000 nüfusu bulunduðunu, ayrýca civarda bir çok köy halkýnýn da Türkçe konuþtuðunu” yazmaktadýr. [4]

Alman araþtýrmacý Reinhard Fischer’in Berlin üniversitesinde yüksek lisans diplomasýný almak için sunduðu tezin konusu “Irak Türkmenleri”. Irak’taki Türkmenlerin en önemli merkezi Kerkük’tür. Kerkük’ün rolü yalnýz önemli bir kültür merkezi olmaktan ziyade, Türkmenlerin en yoðun olduðu þehirdir“.[5)

Fransýz araþtýrmacý ve yazar Chris KUTSCHERA’nýn "Kürt Ulusal Hareketi" adlý kitabýnda:

“Kerkük’ün çok özel bir statüsü vardý. Teorik olarak Irak’a baðlýydý. Baðdat’la iliþkilerinde resmi dil olarak TÜRKÇE kullanýlýyordu. Kerkük, danýþmanlarý Ýngiliz olan bir Türk mutasarrýfý (vali) tarafýndan yönetiliyordu. Ýngiliz yetkililer (Faysal’ýn 23 ekim 1922 tarihli genelgesi çerçevesinde) Kerkük eþrafýný kendi bölgelerinde bir kurucu meclis seçimi yapýlacaðýndan haberdar etmiþlerdi”.[6]

1890´lý yýllarda Duyun-i Umumiye müfettiþi olarak bölgeye gelen Fransýz Vital Cuinet, "Le Turquie î D´Asia" isimli eserinde, Kerkük þehrinin nüfusunu 30 bin olarak verirken, bu nüfusun 28 bininin Türkmen olduðunu belirtmektedir.[7]

Rus araþtýrmacý Vladimir F.Minorsky “Türkmenler; Telafer, Erbil, Altun-köprü, Kerkük, Tazehurmatu, Tavuk, Tuzhurmatu, Kifri ve Karatepe gibi þehir ve kasabalarda ve Musul bölgesinin güneyinden geçen tarihi “Ýpek Yolu” denilen yol üzerindeki bölgede çoðunluðu teþkil etmektedirler.”[8]

Kerkük katliamý 1959’da Kerkük’te Kürt komünistleri, Kürt askerleri ve KDP peþmergeleri silahsýz ve suçsuz Türkmenleri 3 gün 3 gece hünharca katlettiler. Ve bu tarihe “Kerkük Katliamý” olarak geçecektir. Bu olay Amerikan basýnýnda da yanký bulmuþtur. Amerikanýn tanýnmýþ gazetelerinden The Newyork Times Gazetesi bu konuda haber vermiþtir. "Baðdat´ýn 150 mil kuzeyinde olan Kerkük´ün çoðunluðu müreffeh Türkmenlerden oluþmaktadýr. eyleme, çeþitli silahlarla donatýlmýþ sivil Kürtlerle, ordu ile iþbirliði içerisinde olan komünist aðýrlýklý Halkýn Direniþ Grubu (çoðu Kürtlerden oluþuyordu) katýlmýþlardýr.[9]

Kürt asýllý Prof. Dr. Nuri Talabani, Kerkük Bölgesinin Araplaþtýrýlmasý adlý kitabýnda, Kerkük’ün 2. tümen komutaný Nazým Tabakçalý’nýn Kerkükteki geliþmeleri Baðdat’ta ki Savunma Bakanlýðý’nýn askeri istihbaratýna gönderdiði raporda:
Belge: Kerkük eyaletinin Arap, Hýristiyan (Asuri,Keldani, Ermeni) azýnlýklarýyla bir Türkmen çoðunluðuna sahip olduðuydu. Kerkük eyaletinde Kürt Eðitim Müdürlüðü kurulmasý veya giriþimi buradaki diðer milliyetler arasýnda projeye karþý huzursuzluk duygularý uyanmasýna yol açacaktýr. Ayrýca öðretmenler birliði (Arap milliyetçiler, Baasçýlar ve Türkmenlerden oluþan "Ulusal Liste" içinde Öðretmenler Birliði seçimlerini kazanan hepsi Türkmen olan grup) bunu bana kamu yararý için bildirdiklerini, ilkeleri Kürt olmayan çoðunluðun yaþadýðý bir eyalete asla uyarlanamayacak bir müdürlüðün varlýðýyla tehdit altýna girebilecek ülke geleceði, eðitimin birliði için yaptýklarýný da söylediler.[10]

Ýmzalý
Tümgeneral Nazým el-Tabakçalý
ikinci Tümen Komutaný
Askeri istihbarat Müdürlüðü

Aslý Arap olan ancak Amerika´da yaþayan Said K. Aburish, Saddam hakkýnda Ýngilizce kaleme aldýðý eserinde bir gerçeði aydýnlatmak istiyor

"Saddam, Kerkük´ü Araplaþtýrmaya çalýþýyordu. Saddam Kerkük´ün bir Arap, Kürtler de bir Kürt þehri olduðunu iddia ediyorlardý. Aslýnda bu þehir ne Arap ne de bir Kürt þehridir. O þüphe götürmez bir Türkmen þehridir. Kürtler 1960 yýllarýndan itibaren planlý bir þekilde Kerkük´e gelmeye ve yerleþmeye baþlamýþlardýr".[11]

Filistinli yazar ve araþtýrmacý Hanna Batatu : “Kerkük þehri yakýn tarihe kadar kelimenin tam manasýyla bir Türk þehri idi. Kürtler bu þehre yakýn köylerden göç etmeye baþladýlar. 1959 yýlýnda Kürtler þehrin yaklaþýk üç-te birini oluþturmaya baþladýlar.[12]

Ferik El-Mýzhýr El-Firavn “Irak’taki azýnlýklar þöyledir: Süleymaniye de Kürtler ve Kerkük’te Türkler.[13]

Seyyar El Cemil “Irak’ýn kuzeyinde belirli bölgelerde yaþayan Türkmenler Dicle nehrinin doðusundaki Kerkük’te ve nehrin batýsýndaki Telafer’de yoðun olarak yaþamaktadýr. Bunlarýn asýllarý Irak’ta egemenlik kuran Türkmen Devletlerine dayanmaktadýr.[14]

Araþtýrmacý yazar Sati Al-Hisri “Irak’ta Hatýralarým” adlý eserinde 1921 yýlýnda, o dönemin Eðitim Bakanlýðý baþ müþaviri görevinde bulunan Ýngiliz yüzbaþý N.Varel ile olan ihtilafý ve çarpýþmasýný, Eðitim Müdürü muavinliði görevini reddettiðini açýklarken, Varel’in kendisine:

“Kerkük’e git, orada Eðitim Müdürlüðü görevini sana verelim, orada Türk-çe konuþulur, sen de Türkçe biliyorsun”, dediðini hatýrlatýyor. Varel bu önerisini Kraliyet Sarayý Baþkaný Rüstem Haydar’a da tekrarlamýþ ve Al-Hisri’den Türkçe konuþulan Kerkük’te yararlý olabileceðini söylemiþti.[15]

Bir baþka yazar, Abdulmecid Hasip Al-Kaysi’ye bakacak olursak, 1 Hazi-ran 2000 tarihinde Londra’da çýkan el-Hayat gazetesinde Asuriler adlý ki-tabý hakkýnda yayýnlanan bir eleþtiriye verdiði cevapta, kendisini tanýtýr-ken Irak’ýn siyasi tarihiyle ilgilenmesinin elli yýlý bulduðunu ifade eden bu yazar, adý geçen kitabýnda Kerkük’ün bir Türkmen þehri olup, halkýnýn Türk ýrkýndan olduðunu yazmaktadýr.[16]

Dr. Mecit Khudduri “Cumhuriyet Döneminde Irak” adlý esrinde Kerkük, Altunköprü ve Telafer’e temas ederken, buralarýn Türkmenlerce meskun olduðunu yazar.[17]

Iraklý yazar Mir Basri “Yeni Irak’ýn Edebiyat Yýldýzlarý” adlý eserinde Irak’ta geliþen edebiyattan söz ederken, Kürtlerin Süleymaniye bölgesinde edebi eserler vermelerine karþýn, Kerkük’te Türkmen edebiyatýnýn yaygýn olduðunu yazarak, Fuzuli, Fazli, Rizai, Ahdi, Þemsi ve Hüseyni ile baþlayan edebiyat akýmýnýn, sadece Türkmen edebiyatý ile geliþtiðini ve Hicri Dede, Hýdýr Lütfü, Naci Hürmüzlü, Mehmet Sadýk ve Ahmet Faiz ile doruða çýktýðýný, Kürt asýllý Þeyh Rýza Talabani’nin de Türkçe yazmak durumunda olduðunu bildirmektedir.[18]

Irak’ýn yeni tarihi üzerine pek çok araþtýrmasý ve eseri bulunan Hayri Emin Ömeri de, Irak’ýn yeni tarihinden politik hikayeler (Arapça) , Bað-dat, 1969, S. 66. Irak tahtý üzerine yaþanan tartýþma ve çatýþmalarý anla-týrken Kerkük’te çoðunluðun Türkmen olduðunu yazmaktadýr.

Dr. Fazýl Hüseyin’in “Musul Sorunu” kitabýnýn 2’nci baskýsýnýn 92’nci sayfasýnda, Erbil, Kerkük ve diðer Türkmen bölgeleri hakkýnda Milletler Cemiyeti raporunda þunu yazmýþtýr: “Milletler Cemiyeti komisyonu bu þehirlerin sakinlerinin asýllarýnýn Türk olduklarýný belirterek Erbil’de, Türklerden beþ, yarýsý Türk, yarýsý Kürt olan ve bir de Yahudi mahalle vardýr. Komisyonun ifadesinde, hükümet denetiminde tek gazete basýldýðýný, burada yayýnlanan resmi fermanlarda Arapça ve Türkçe dillerinin kullanýldýðýný belirtmiþtir. Kerkük’te bulunan Ýngiliz siyasi subayý Arapça ve Kürtçe konuþmayý dahi bilmiyordu. Yalnýzca Türkçe’yi öðrenmiþti. Altýnköprü ve Tuzhurmatu tamamen Türk veya Türkmen þehirleridir. Bunlar içinde birkaç aile Yahudi bulunmaktadýr. Karatepe %75’i Türk, %22’si Kürt, %3’ü ise Araplardan oluþmaktadýr. Tazehurmatu ve Dakuk tamamen Türk þehirleridir. Yalnýz çevresindeki köyler Kürtler-den oluþmaktadýr.”

Ansiklopedik bilgilere baþvuracak olursak, Cambridge Üniversitesi yayýný olan “Dünyanýn Yöresel Mimarisi Ansiklopedisi” adlý eserin Kirkuk (Kerkük) maddesi, Kerkük’te çoðunluðun Türkmen olduðunu ve Irak’ta Türkmen nüfusunun 2.5 milyonun altýnda olmadýðýný yazmaktadýr.[19]

Ana Britannica Ansiklopedisi’nin “Kerkük” maddesini J.H. Kramers yazmýþtýr. Kramers ilgili maddede “Kerkük’ün 1. Cihan Harbi’nden az ev-vel 20.000 kadar tahmin edilen nüfusunun hakim unsurunu Türkler teþkil ediyordu” diye yazmaktadýr.[20]

Microsoft Ansiklopedisinde ise Kerkük Irak’ýn petrol sanayisinin merkezi-dir. Akdeniz’e ham petrol taþýnmasý için petrol boru hattýyla baðlýdýr. Ker-kük nüfus çoðunluðu Türkmendir. Ayrýca Kürt, Arap, Asuri ve Ermenilerde bulunmaktadýr.[21]

28 Ekim 1992 tarihli Meydan Larousse’un Türkiye baskýsýnýn Kerkük maddesinde þu ifadeler yer almaktadýr: “Kerkük’te yoðun bir Türk topluluðu ile onun geliþtirdiði Türk kültürü vardýr. Þehirde 350 aile kadar olan Hýristiyanlar da Türkçe konuþur ve Türkçe’yi Süryani harfleri ile yazarlar ve bir bölümü de Kerkük Kalesi’nde otururlar.”

Irak’ýn kuzeyinde bütünüyle Türkmen kasaba ve köyleri vardýr. Önemli bir kent olan Kerkük’te bunlardan biridir.[22]

Kerkük konusunda yalan söylemekten çekinmeyen Kürtler, Kerkük´ün aslýnda Osmanlý arþivlerine göre de Kürt þehri olduðunu söylerken, gerçek Osmanlý arþivleri bu konuda tam tersini söylemektedir.

Belgelerle dolu olan bu kitap, T.C. Baþbakanlýk Devlet Arþivleri Genel Müdürlüðü, Osmanlý Arþivi Dairesi Baþkanlýðý Nu: 64, “Kanuni Devri”nde 111 numaralý Kerkük’e ait tahrir defteridir, yayýn tarihi: 2003.

Tahrir defteri incelendiðinde, bölgede yaþayan toplumlarýn etnik kimlikle-ri, baðlý olduklarý aþiretler ve bu aþiretlerin kimliði, bölgenin idari yapýsý, nüfusu, din ve mezhepleri, vakýflar, topraðýn yani arazilerin tasarruf þekli ve kime ait olduðu, hayvancýlýk hakkýnda bilgilerin yaný sýra 7320 erkek nüfusunun bulunduðu ve bunlarýn da % 90’ýnýn TÜRK OLDUÐU GÖRÜLMEKTEDÝR.

Kürtlerin gösterdiði ve her yerde ibraz ettikleri tek kaynaklarý, Arnavut asýllý Þemseddin Sami’nin verdiði bilgilerdir. Þemseddin Sami Türkçeyi öðrenerek kitaplar ve makaleler yazmaya baþlamýþtýr. Semseddin Sami Kerkük’ü hiç görmeden bazý Fransýz ansiklopedilerden yararlanarak Kamus-i A’lam’inin Kerkük maddesinde Kürtlerin Kerkük’te çoðunluðu oluþturuyor yazmaktadýr. Verdiði bilgilerin bilimsel, gerçekçi ve doðru olduðunu kabul etmemiz gerekirse, Baðdatý’n da bir Türk þehri olduðunu kabul etmemiz gerekir. Çünkü Þemseddin Sami ayný eserinde, Baðdat’ta halk tarafýndan konuþulan birinci lisanýn Türkçe, Ýkinci derecede ise Arapça olduðunu da tespit ettiðini yazmaktadýr

“Belge: ” Devlet arþivinden alýnmýþ bir devlet belgesidir. Tartýþma götür-mez gerçek bir belgedir.

“Musul Vilâyeti-Salnâme-i Resmiyesidir”. 1904 yýlýnda bundan 100 yýl önce yazýlan bu belge, Þemseddin Sami’nin yazdýklarý ile ayný tarihlere rastlar. Ýki belge arasýndaki farklara bakýlmak suretiyle bilimsel olarak konuyu iyi deðerlendirmek gerekmektedir. Eski Türk alfabesi ile yazýlan belgeden bazý satýrlarý okuyalým. S. 212, 213, 214.:

“Kerkük Sancaðýna dair malûmat:

... Kerkük þehrinde 26510 Ýslâm ve 432 Keldani ve 463 Musevi, buna bir misli ünas (kadýn), üç binden aþaðý olmayan yabancý ilâve olunursa þehrin nüfus mecmuasý 57810’a balið olur. Kerkük þehri “kale” ve “karþý yaka” ve “korya” namlarý ile üç kýsma münkasim (bölünmüþ) olup, bu her üç kýsýmda 14 mahalle vardýr. AHALÝ-Ý ÞEHÝR: UMUMÝYETLE TÜRK OLUP TÜRKÇE TEKELLÜM EDERLER. (konuþurlar). GURABA (yabancý) OLARAK BÝR MÝKTAR ARAP VE KÜRT ÝLE KALÝL’ÝL (az)- MÝKTAR ÝRANÝ BULUNUR”. Ayný yýllara rastlayan, biri resmi devlete, diðeri þahsa ait olan bilgi arasýndaki farka bakanlar ve Kerkük’ü, çevresini yakýndan bilenler, tanýyanlar, orada yaþayanlar, Kürtlerin ne kadar tarih bilgisinden yoksun, hayal peþinde koþtuklarýný anlayacaklardýr.

Kerkük Kalesini Kürtler mi Yaptý?

Sözde bazý Kürt araþtýrmacý, yazar ve çizerleri Kerkük’ü hayal edilen Kürt devletinin sýnýrlarý içine almak için türlü yalan ve uydurma belgelerle insanlarý yanýltýyorlar. Bu sözde Kürt Araþtýrmacýlarý:

"Bu bölgede yaþayan Kürtlerin baðýmsýz devletleri, imparatorluklarý, devletçikleri ve emirlikleri olmuþtur... Irak kuzeyinin kalesiyle meþhur olan þehri Kerkük´tür”.

Kürtlerin küçük ve daðýnýk beylikler kurduklarýný kabul etmek müm-kündür. Ancak, devletler, hatta imparatorluklar kurduklarýný iddia etmenin hiçbir bilimsel dayanaðý yoktur. Bu devletler ve imparatorluklar ne zaman ve nerede kurulmuþtur? Adlarý nedir, hükümdarlarý kimlerdir? Hiç belli deðildir.[23]

Zira tarihsizler, yapay geçmiþ yaratmaya çalýþýyorlar. Kürt siyasitçileri, tarihçileri ve aydýnlarý bir dala tutunmak ve yeni bir tarih yaratmak istiyorlar, ama tarihi dayanaklarý yok ve iddialarýný da hiçbir tarihi kaynak doðrulamýyor. Yapabildikleri tek þey, baþka milletlerin tarihi þahsiyetlerini ve kültürel varlýklarýný kendilerine mal etmeye çalýþmak. Yarýnda Osmanlý Ýmparatorluðu’nun kurucularýnýn Kürtler’in olduðunu söylerlerse kimse þaþmasýn.

Yoksa Kerkük Kalesini Kürtler mi Yaptý?!! Kerkük´te diktikleri, tarihi deðeri olan bir mimari eserleri var mý? Bir tane yoktur. Ama bu hayalperestler utanmadan Kerkük’ün tarihi ve coðrafi olarak Kürt þehridir derler!

Bir Ortadoðu uzmaný olan David McDowall Modern Kürt Tarihi isimli kitabýnda diyor ki:

"Az sayýda Kürt, 1958 gibi yakýn bir tarihten bu yana daha büyük bir Türkmen nüfusa sahip olmasýna raðmen, bugün bile Kerkük þehrinin kendilerinin olduðunu öne sürecektir"[24]

Kerkük’ün Türkmen þehri olduðunu gösteren önemli belgelerden birisi de, Irak liselerinde okutulan ve Milli Eðitim Bakanlýðý tarafýndan seçilen “Irak Coðrafyasý”adlý ders kitabýnda Kerkük nüfusuna dair verilen bilgilerdir. 1929 tarihinde Irak eski Baþbakaný ve Savunma Bakaný General Taha El-Haþimi tarafýndan yazýlan ve Baðdat’ta Dar El-Selam yayýnevinde basýlan bu kitap; Irak Coðrafyasý 1929

Irak Coðrafyasý - Lise Okullarý
Yazar: Zaim Taha El Haþimi
(Maarif Bakanlýðý tarafýndan Liselerde okutulmasýna karar verilmiþtir)
Darulselam Matbaasý - Baðdat
1929-1348
sayfa : 242

Kerkük Livasý

Bu liva Irak`ýn kuzeyinde bulunmaktadýr. Nüfus yoðunluðu 4:8/km2 (Çemçemal ve Kifri ) ila 16:32/km2 (Kerkük ilçeleri).

1920 yýlýnýn verilerine göre bu livanýn toplam nüfusu 92.000 kiþi, nüfusun çoðunluðu ise Türktür , daha sonra kürt ve arap . Yapýlan son sayýma göre Kerkük kazasý 59216, Kifri kazasý 32789 ve Çemçemal ve Kifri 35054 kiþi olarak tespit edildi.

Kerkük: Kerkük þehri Kara Hasan daðýnýn doðu eteklerinde yer almaktadýr. Hasa Su ýrmaðýnýn iki tarafýna bölünmüþ bir þekildedir. Hasa Su`nun doðu cephesinde kale yer almaktadýr. Doðu cephesine kale tarafý, batý cephesinede Korya olarak adlandýrýlmaktadýr. Korya tarafýnda çok sayýda bað ve bostan bulunmaktadýr. Þehrin kuzeyinde Þaturlu mahallesi yer almaktadýr. Konut sayýsý yaklaþýk 40.000 dir. Evler taþ ile yapýlmýþtýr. Son sayýmda Kerkük merkezinin toplam nüfusu 32191 olarak tespit edilmiþtir. Nüfusun çoðu Türktür . Baðdat -Kerkük demir yollarý bu þehirden geçmektedir. Kerkük Irak`ýn çok önemli merkezlerinden biridir.

Bu önemli belge, Kerkük’ün bir Türk þehri olduðunun Irak resmi makamlarýnca tescil edildiðini göstermektedir. Hem de Kerkük ve civarý-nýn Türk olduðunu belirten bu belgenin yazarý, o dönemin Irak Baþbakaný ve Savunma Bakanýdýr. Kerkük’ün Türkmen þehri olduðuna dair en küçük bir þüphesi olanlara bu belge ithaf olunur.

Irak Devletinin resmi belgelerinde bulunan en eski nüfus sayýmý olan 1947 nüfus sayýmý için yayýnlanan resmi kitapçýklarda Kerkük þehrinin o zamanki mahalleleri ve her mahalledeki aile sayýsý beyan edilmiþtir. Bu mahallelerin isimleri kitapçýðýn ikinci cildinin 101. Sayfasýnda þöyle beyan edilmiþtir: (1) Sarýkahya, (2) Þaturlu, (3) Begler, (4) Ýmam Kasým, (5) Bulak, (6) Ahi Hüseyin, (7) Meydan, (8) Aðalýk, (9) Hamam Mülim, (10) Hamam Mesihi. Bu resmi belgeye göre Kerkük þehri 1947 yýlýnda isimleri belirtilen 10 adet mahalleden oluþmaktadýr. Kürt ve Türkmenlerden oluþan ‘’Ýmam Kasým’’ mahallesi yer almakta ve Þorca mahallesi de geçen yüz yýlýn kýrklarý ve ellilerinde yoktur. Kerkük’te sonradan ihdas edilen ‘’iskan’’ ile ‘’Rahimava’’ Kürt mahalleleri bu listede yer almamýþtýr.

Listedeki kalan 9 mahallenin hepsi ki bunlar yüz yýllardan beri yerleþim bölgeleridir, Türkmenlerin oturduðu bölgelerdir. Bu bölgelerdeki tüm konutlar, tesisler, maðaza ve dükkânlar, hanlar, hamamlar, kahvehaneler ve camiler de Türkmenlerin mülkiyetinde olduðu yapýlardýr. Bunun yanýnda Begler, Sarýkahya ve Þaturlu mahallelerinde belirli sayýda Ermeni ve Süryani aileler de oturuyordu.

1947 yýlýnda ne þimdiki Kürt mahalleleri olan Þorca, Rahimava, Ýskan, Azadi mahalleleri vardý, ne de sonradan Baas partisi döneminde asimilasyon politikasý doðrultusunda Araplar için inþa edilen mahalleler vardý. 1947 yýlýnda bir adet Kürt ya da Arap mahallesi olsa idi, bu durum anýlan resmi belgede yerini almýþ olurdu. Buna baðlý olarak Kürtler hissedilir bir þekilde kentin baþka mahallelerine de sýzmaya baþladýlar.

Kerkük’le ilgili bütün resmi belgeler, açýkça gösteriyor ki,1958 yýlýna kadar Kerkük’te Kürtlerin nüfus oraný kesinlikle %10’u geçmiyordu. 1957 sayýmýna göre Kerkük’te mahalleler þunlardýr: “Sarýkahya, Mahatta (Ýstasyon), Tisin, Begler, Þaturlu, Hasa, Elmas, Bulak, Ahi Hüseyin, Çay, Çukur, Piryadi, Avçý, Musalla, Aðalýk, Kale Meydan, Hamam Müslim, Yeni Kerkük (Arafa), Ýmam Kasým, Þorca, Cýrýt Meydaný, Ýmam Abbas, Zeve, Meydan, Hamam Mesihi, Altuncular, Nefçiler, Yeni Tisin, Hamzeli, Baðdat Yolu, Çiniçiler, Helvacýlar”. Yalnýz iki mahallede Kürtler yoðun olarak yaþýyorlardý: Ýmam Kasým ve Þorca, ki Þorca Mahallesi Kýrklarda daha kurulmamýþtý. Kürt mahallelerinden bir tanesi tamamen Kürt’tür (Þorca); diðeri ise (Ýmam Kasým) Kürt ve Türkmen karýþýmýndan oluþmaktaydý. Kürtlerin yoðun yaþadýðý Þorca mahallesinde sadece 126 hane bulunmaktaydý. Araplarýn oturduðu tek bir mahalle vardý, o da Araplar mahallesi diye biliniyordu. Bir mahallede ise (Elmas mahallesi) Hýristiyanlar (Asuri, Keldani, Ermeni) ve Türkmenler karýþýk halde yaþýyorlardý. Kerkük Kalesinde oturanlarýn tamamý Türkmen idi ve burada dört mahalle bulunuyordu: Meydan, Aðalýk, Zýndan ve Hamam mahalleleridir. Yalnýz kale içinde yaþayan Türkmen nüfusu, 2 Kürt mahallesinin nüfusundan kat kat daha fazladýr. Ýskân ve Rahimava mahalleleri ise 1957 sayýmýnda henüz kurulmamýþtý. Bu mahalleler, 1958 devrimi sonrasýnda gerçekleþen Kürt göçlerinin ardýndan oluþmuþtur.1957 nüfus sayýmý ise Kerkük’ün kesin olarak bir Türk þehri olduðunu göstermekteydi. 1970’de Kürtlere özerklik verilmesine iliþkin görüþmeler esnasýnda Irak Hükümeti, 1957 nüfus sayýmýna dayanarak, Kerkük’ün hüviyetini belirlemek istemiþti ama Mesud Barzani’nin babasý Molla Mustafa Barzani Kerkük’ün demografik yapýsýný çok iyi bildiði için bu isteði kesin bir dil ile reddetmiþti. Þayet Kerkük gerçekten iddia ettikleri gibi bir Kürt þehri olsaydý reddeder miydi? Ýngiliz Yazar David McDowall A Modern History of The Kurds “Modern Kürt Tarihi”, eserinde þöyle demektedir:

“Molla Mustafa (Barzani) Baðdat hükümetini Kerkük, Hanekin ve Sincar gibi bölgelere Araplarý yerleþtirmekle suçladý ve Araplarý çoðunlukta gösteren nüfus sayýmý sonuçlarýný kabul etmeyeceðini hükümete bildirdi. Ayrýca üzerinde sahtekarlýk yapýldýðý için, 1965 yýlý nüfus sayýmýnýn verilerini de kabul etmedi. Hükümet, Kerkük için 1957 sayým sonuçlarýnýn dikkate alýnmasýný önerdi; ancak Barzani ise, Kerkük kentinde çoðunluðu hâlâ Türkmenlerin oluþturduðu gerekçesiyle bu öneriyi de reddetti."[25] Bu da Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðunun itirafýdýr.

1970’te Irak Devleti Türkmenlere kültürel haklar tanýdý.[26] Bu karara göre, Kerkük’te 124 okulun 104’ü, Tuzhurmatu, Kifri, Altunköprü ve baþ-ka bölgelerin ezici çoðunluðu da (toplam 199 okul) Türkçe öðretimi seç-miþtir. Yalnýzca bu rakamlar bile Kerkük’ün ne kadar Türk olduðunun ya-da Kürt olduðundan bir ispatý olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Bu okullarýn isimleri de Türkçe oldu. Bunlarýn bir kýsmý; Yýldýz, Baba gürgür, Aydýnlýk, Çalýþkan, Barýþ, Gençlik, Uður, Aktaþ gibi öz be öz Türkçe isimler taþýdý-lar.Türkçe eðitimi yapma kararý alýndýktan bir yýl sonra hükümet ayný kararý hiç bilip okullarý kapatarak Türkçe ile eðitim yapmayý yasaklamýþtýr.


Irak’taki Türk varlýðýnýn sembolü olan Kerkük üzerinde, yýllardýr sürdürü-len baský ve zulmü her fýrsatta dile getiriyor ve oynanan oyunlara dikkat çe
kiyoruz. Fakat son yýllarda, özellikle Körfez savaþýndan beri, bu tarihi Türk þehri üzerinde yoðun bir propaganda ve yayýn faaliyetlerinin yürütüldüðü gözlenmektedir.

Kerkük’teki Türkmen halkýnýn Irak yönetimince yýllardýr planlý ve maksatlý þekilde göçe zorlanmasý gerçeði dahi çarpýtýlmaktadýr. Son yýllarda gittik-çe daha da Kerkük üzerinde yoðunlaþan Kürtleþtirme planýna hizmet için yayýn yapan Kürt yayýn organlarý, Saddam rejiminin Kerkük’teki Kürtleri göçe zorladýðýný yayarak, konuyu çarpýtmaya yelteniyorlar.
Kerkük’ün bir Kürt þehri olmadýðýný söyleyen ve Kerkük’teki etnik dokuda-ki hakim rengin Türkmen olduðunu kaydeden Saddam’ýn sað kolu Tarýk Aziz’nin sözlerine dikkatinizi çekmek istiyoruz. Kerkük’ün Türkmen karakterli bir þehir olduðunu itiraf eden Irak’ýn ikinci adamý Tarýk Aziz’in sözlerini, bilmem bu fanatik yazarlar duymuþlar mýdýr, görmüþler midir? Gören- görmeyen duyan-duymayan herkese bu sözleri hatýrlatmak yerin-de olacaktýr. Gazeteci Yazar Hamide Na’ne, Tarýk Aziz’e soruyor:

- “Kerkük’ü Kürt bölgesine ilhak etmek istiyorlar?

Tarýk Aziz cevap veriyor:

- Doðrudur, 70’li yýllardan beri Baðdat yönetiminin bu konudaki tavrý belli idi: O da Kerkük’ün özerk Kürt bölgesinin içinde olmamasýdýr. Çünkü Kerkük özerk bölgeye alýndýðý taktirde, petrol oyunlarý ve uluslararasý entrikalar devreye girerek, merkezi yönetimden ayrýlmaya doðru büyük bir aþama kaydeder. Ki bu da ülkenin ulusal birliðini zedeler. Bu bakým-dan Kerkük’ün özerk bölge dýþýnda kalmasý ayrýlýkçý hareket ve oyunlarýný önlemiþ ve bölge için güvence saðlamýþ olur. Birinci Nokta: Tarihi açýdan Kerkük, Kürt vilayeti deðildir.

Kerkük’e gittiðiniz zaman orada Türkmenleri, Araplarý ve Kürtleri bulursunuz. Ancak baskýn kimlik Türkmendir”.

Tarýk Aziz, “Lider ve Dava” (Beyrut, 2000) adlý eserin 163. sayfasýnda Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðu ve baskýn kimlikte Türkmen olduðu, hem de Tarýk Aziz tarafýndan dile getirilmiþse, bunun ayrý bir önemi ve deðeri vardýr. Büyük bir kanýt niteliðinde olan bu itiraf, saðduyu sahibi olan bütün araþtýrmacýlarýn dikkatine, vicdanýna ve insafýna sunulmakta-dýr.[27]

Tarýk Aziz’in kerkük hakkýndaki bu sözü dikkat çekicidir: "Araplar Endülüs için yýllarca aðladý, Kürtler ise Kerkük için Kýyamete kadar aðlayacaklardýr." Yani Kürtler Türkmen þehri Kerkük´e asla sahip olamazlar. Kürtler kendilerine ait olmayan bu kente ýsrar ederse, zaten kendi sonlarýný da getirmiþ olurlar, çünkü Kürtler ateþle oynuyor.

Kerkük’te ilk matbaa 1879 yýlýnda kurulur ve vilayet matbaasýnýn kurulmasýyla 25 Þubat 1911 yýlýnda yayýnlanan ilk gazete Türkçe Havadis Gazetesidir (Sizce neden bu gazete Kerkük’te baþka bir dilde deðilde türkçe yayýnlanýyor ?). Ýlk dergi de Türkçe Maarif Dergisidir. Kevkeb-i Maarif dergisi, Nemce (Yýldýz) Gazetesi, Teceddüd Gazetesi, Kerkük Gazetesi (46 sene) ve Ýleri Gazetesi. Bu gazeteler ve dergiler Türkçe yayýnlanmýþtýr. Gavur Baðý Gazetesi, Afak Gazetesi, Beþir Gazetesi ve el-Mürebbi yayýný ise Türkçe – Arapça yayýnlanmýþtýr. Kerkük’de gazete ve dergi yayýnlarý 1974 tarihine kadar sürmüþtür. Bu tarihten sonra Baas rejimi, uygulamaya koyduðu Araplaþtýrma politikasý gereðince yýllarca Kerkük’te ne bir yayýn ve ne de bir dergi veya gazete yayýnlanmýþtýr. Ta-rihi boyunca bir Türk þehri olan Kerkük’ün, tarihi olarak da Kürtlere ait ol-duðu kimi çevrelerce iddia edilmektedir. Kerkük’te, Kürtler tarihlerinde ilk defa Þafak isminde Arapça-Kürtçe bir dergi yayýmlamýþlardýr. Lütfen tari-he dikkat edelim. Bu derginin ilk sayýsý, 15 Ocak 1958’de yayýnlanmýþtýr. Mayýs 1959 tarihli dördüncü sayýsý çýktýktan sonra derginin yayýmýna son verilmiþtir. Bu aylýk derginin sahibi Süleymaniye’li Abdulkadir Berzenci, mali iþler müdürü yine Süleymaniyeli Ali Bapir adýndaki þahýslardý. Dergi-nin idarehanesi, sahibinin kaldýðý Umera Otelin’in bir yatak odasýydý. Dergi sanki baþka þehirde çýkýyor gibi Kerkük toplumunun kültür ve edebiyatýndan hiç söz etmiyordu. Bu yüzden yerli halk tarafýndan boykot edilen ve raðbet görmeyen bu dergi, Süleymaniye de “Beh yan” yani Beyan adý altýnda sadece Kürtçe olarak basýlmaya baþlanmýþtýr.[28]

Ne gariptir ki, Kerkük’te Arapça-Kürtçe bir dergi yayýnlanýyor, sahipleri Kerküklü deðil Süleymaniye’li yani ithal. Ýdarehanesi kaldýklarý otelin ya-tak odasý. Þimdi ise Kürtler utanmadan, Kerkük üzerinde hak iddia ede-rek ‘Kürt þehridir’ diyebiliyorlar. Yani daðdan gelen baðdakini kovuyor.

Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðu en önemli canlý delillerden biri de, çok eskiden beri yanmakta olan ezeli ateþin adýnýn Baba Gürgür oluþudur. Burasý Kerkük merkezinden yaklaþýk 15 kilometre kuzey batýsýnda bulu-nan ve içinde sürekli petrol gazlarýnýn yandýðý bir çukurdur. Baba Gürgür ateþinin çok gür ve gürlercesine sesli yanýþýna özgü, Türkmenler çok eskiden bu adý uygun görmüþlerdir. Bu ad yabancýlar ve diðer topluluklar tarafýndan da aynen kullanýlmaktadýr. Eðer Türkmenlerin dýþýnda Kerkük ve çevresine Türkmenlerden daha önce baþka bir topluluk yerleþmiþ ise, neden kendi dillerinde adlar kullanmamýþlardýr? Eðer bu topraklar iddia ettikleri gibi çok eskiden beri Kürtlere ait ise, o kadar çok verimli toprak, mera ve su var iken Kürtler neden daðlarý mekan seçmiþlerdir? Kaldý ki, Türkmenler vatan haline getirdikleri bu topraklarda tarih içerisinde altý tane devlet ve beylik kurmuþlardýr. Bu bölge eski uygarlýklarýn beþiði olmuþtur. Bu nedenle buranýn eski yerlisi olan Türkmenlerin yarattýðý uygarlýðýn kalýcý izlerine her adýmda rastlanmaktadýr.

Buna karþýlýk bölgede Kürt topluluklarýna ait bir tane bile medeniyet eseri bulunmamaktadýr. Bugün dahi Irak’ta yaþayan kitleler arasýnda kültür düzeyi en yüksek olan topluluðun Türkmenler olmasý iddiamýzýn bir ispatýdýr.

Irak’ýn genelinde 1957 yýlý nüfus sayýmýna katýlmalarý duyurusu içeren Arapça broþürler daðýtýlýrken, Kerkük þehri üzerine eski Türkçe yazýlý lacivert renkte broþürler atýlmýþtýr. Türkçe broþür daðýtýlmasýnýn sebebi, 1957 yýlýnda Kerkük’te yaþayan halkýn ezici bir çoðunlukla Türkmen olmasýdýr. O günün demografik yapýsý içinde Kerkük’te yaþayan kayda deðer bir baþka etnik grup mevcut olsaydý mutlaka anlayabilmeleri için onlarýn dillerinde de broþürler yayýnlanýrdý.

Bir toplumun varlýðýný ispatlayan birkaç unsurdan biri edebiyat ve diðeri müziktir. Kerkük’te geçmiþten bugüne kadar Türkmenlerden Þair Fuzuli, Nesimi, Dede Hicri gibi bir çok ünlü þair çýkarken bugün Kerkük’te yaþa-yan diðer topluluklara mensup bir tane bile þair mevcut deðildir. Kerkük Türküleri, BBC ve Amerikanýn Sesi gibi bir çok radyoda ayný ad altýnda yayýnlanýrken neden Kerkük adý altýnda diðer topluluklarýn dillerinde Türküler yayýnlanmamýþ ve yayýnlanmamaktadýr. Çünkü yoktur ve bu da Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðunun önemli bir göstergesidir.

Neden Kerkük Bu Kadar Önemli ?

Mesud Barzani’nin, “Barzani I” adlý kitabýnda, Kerkük hakkýndaki görüþleri þöyledir: ” Kerkük þehri bir çok nedenden dolayý önem kazaný-yor. Bunlarýn en önemlisi de büyük bir petrol rezervine sahip olmasýdýr (Ýþte petrol, Türkmen þehri kerkük’ün demografik yapýsýnýn deðiþtirilmesi ile ilgili konunun özüdür, 2003 yýlýnda Irak’ýn iþgal edilmesinden sonra Kerkük’e 700 bin Kürt ithal edildi). Ayrýca bir ekonomik merkez olmasý da önemini artýrýyor. Kerkük’te bir Türk azýnlýðýnýn bulunduðu gerçeðini kimse inkar edemez. Bu bir realitedir. Ama bunun yanýnda Asuri azýnlýðý da var-dýr. Türkmenlerin Kerkük’te ve Kerkük’e baðlý bazý ilçelerde çoðunluðu oluþturduklarýna dair sözleri iþitiyor ya da okuyoruz. Bu noktayý tartýþmak istemiyorum. Diyelim ki bu iddia doðrudur, o zaman Kerkük’ün Kürt top-raklarýnda yer aldýðý, Türk topraðý olmadýðý gerçeði açýk bir þekilde kabul edilmelidir (Kardeþlik ve eþitliðin savunucusu Barzani! Türkmenler istesenizde istemesenizde Kerkük’ü Kürt bölgesine katacaðýz diyor)”[29]

Ayný kitabýn ikinci cildi,s.373’de bakýn Mesud Barzani ne kadar demokrat, barýþçýl, insancýl, hoþgörülü, halklarýn onurlu ve özgür bir hayat sürme hakkýný inkâr etmeyen birisi oluyor : "Kürt halký tarihte gelmiþ geçmiþ sayýsýz kuþaklarý boyunca her zaman hoþgörü sahibi ve bütün halklarla kardeþlik duygularý içinde bir arada barýþ içinde yaþamýþtýr. Kürt halký, hiçbir halkýn onurlu ve özgür bir hayat sürme hakkýný inkâr etmemiþtir. Haklar ve görevlerde tam eþitlik ilkesine samimiyetle baðlý kalmýþtýr. Bu, Barzani´nin düþüncesiydi ve bu düþüncesiyle tanýnýrdý. Halklar ve gruplar arasýnda kurulacak en iyi iliþkinin karþýlýklý saygýya dayalý iliþki olduðuna dair derin inancýyla saygýyla anýlmaktadýr. Ona göre barýþ ve istikrarý garanti edecek en ideal yol kardeþlik ve eþitlikti.“ [30]

Allah aþkýna hangi karþýlýklý saygý, kardeþlik, hoþgörü ve eþitlikten bahsediliyor?!! Ýlk önce Barzani bu haklarý Kürt halkýna tanýmýþ mý? Ki baþka halklara hoþgörülü olsun. Bölgede yaþayan Türkmenler, Araplar, Asuriler, Keldaniler, Süryaniler, Yezidiler, Þebekler ve diðerlerine karþý Kürt gruplarý tarafýndan yapýlan insan haklarý ihlalleri insanýn kanýný donduracak cinstendir.

Bölgede insan haklarý ihlallerini daha iyi anlamak için Asuri bir Hýristiyan büyüðünün bölgede yaþadýklarýný bakýn nasýl anlatýyor: “(Saddam Hüseyin dönemindeki) totaliter hükümet döneminde baský altýnda olmamýz anlaþýlabilirdi. Þimdi ise, özgür ve demokratik olmamýz gerekiyor, ama bu demokrasi bizi öldürüyor”. Baðdat’ki Katolik kilisesi Piskopaslarýndan Shlemon Warduni "Kim cehenneme inanmýyorsa Irak´taki Hýristiyanlarý ziyaret etsin". Bu insanlar, zorla göçe zorlanýyor. Ölüm tehtidleri karþýsýnda canýný kurtarmaya çalýþýyor. Irak’ta yaþayan Yezidiler dini ve kültürel faaliyetlerinin, Kürt siyasi partileri tarafýndan baský altýnda tutuluyor. Kürtlerden ve Araplardan farklý dini inanýþlara sahip olduklarýný ifade eden Yezidiler, Kürt siyasi partilerinin, milli, dini ve siyasi faaliyetlerine engel olmaya ve Yezidileri zorla Kürtleþtirmeye çalýþýyorlar. Yezidilerin dini lideri Muaviye bin Ýsmail el Yezidi (Prens Enver Muaviye Ýsmail) Kasým 1990 ve Aðustos 1992 yýlýnda yazdýðý iki yazýda: “Kürtler"le bir ilgilerinin olmadýðýný ifade ederek kendilerini þöyle tanýtýr: "Türkiye deki halkýmýz Doðu Anadolu: Diyarbakýr, Siirt, Mardin, Þanlýurfa gibi kentlerde ve bu kentlerin çevre köylerinde yaþýyor... Irak’taki Þeyhan, Tilkeyf, Baþika, Bazane, Dohuk, Musul, Zaho ve çevreleridir... Biz hepimiz Azda, Yazdan, Ýzed veya Ahura Mazdâ’nýn halkýyýz... Asuri ve Yezidiler büyük Asur
imparatorluðunun gerçek soylarýdýr... Bu duyuru ile, istisnasýz Irak’taki tüm Kürt partilerini, özellikle Mesud Barzani ve Celal Talabani’yi tüm uluslararasý düzeylerde Yezidileri temsil etmelerini.... durmalarýný, Yezidilerin bir Kürt milliyetine ait olduðuna dair asýlsýz yalanlarýn durdurmalarýný ve kendi idari bölgelerine baðlý Sincar ve Þekbari’deki
taleplerine son vermeleri için ikaz ederiz...”

Aðustos 2010’da Iraklý Yezidi Emiri Enver Muaviye Ýsmail ORSAM’a (Ortadoðu Stratejik Araþtýrmalar Merkezi) verdiði röportajda “Yezidiler üzerinde özellikle 2003 yýlýndaki iþgalden sonra büyük bir baský kurulduðunu, Yezidilerin siyasal tercihlerini özgürce yapamadýklarýný ve dini kimliklerinin etnik kimliðe dönüþtürülmek isteniyor. 2003’ten sonra kürtler silah zoru ile bizim bölgelerimizi iþgal ettiler. Yezidilerin merkezi hükümetle iliþkilerini tamamýyla kestiler. Tarihi deðiþtirmeye baþladýlar. Televizyon, internet, gazete aracýlýðý ile sahte bir tarih yazmaya baþladýlar. Burada asýl amaç tabii ki Yezidiler deðil, Yezidilerin arazileri idi. Bizim arazilerimize el koyup, kendi bölgelerine baðlamak istediler. Irak’ýn haritasýna bakarsanýz Yezidiler; Türkiye, Suriye, Irak üçgeninde yaþamaktadýr. O bölgeleri kontrol ettikleri zaman Suriye ile çok kolay bir þekilde baðlanabileceklerini düþünüyorlar. Karayolu ile Irak’ýn Türkiye ile olan baðlantýsýný kesmeyi amaçlýyorlar. Yezidilerin yaþadýðý stratejik bölgeleri kontrol etmek istiyorlar.”

Kürt Yönetimi tarafýndan bölgede yaþayan Türkmenlere, Araplara, Asurilere, Keldanilere, Süryanilere, Yezidilere, Þebeklere ve diðerlerine karþý uygulanan bu sistemli baský, sindirme, yýldýrma, etnik temizlik ve göçe zorlama politikalarý Uluslararasý Ýnsan Haklarý Örgütü rapor ve belgelerinde yer almaktadýr. Bu rapor ve belgelerde yer alan bilgiler ise insanýn kanýný donduracak cinstendir. Dýþ güçlerin Kürtlerle iþi bittikten sonra, dünya olup bitenleri tam öðrenme þansýna sahip olacaktýr. Dýþ güçler ile Kürtler arasýnda bal ayý daha bitmedi! Bal ayý bittikten sonra ne mi olacak? 1947,1975, 1988 ve 1991 yýllarýnda Irak’lý Kürtler silah sesini duyduklarýnda yanlýþ tarafta olduklarýný gördüler, ama Kürtler tarihin tekerrür edeceðini hesaba katmazlar ve derste almazlar. Ýnsanlar hatalarýndan neden ders almazlar? Ne diyelim; kendi düþen aðlamaz…

1947 yýlýnda Mesud Barzani’nin babasý Molla Mustafa Barzani Irak ve Ýran‘ý karýþtýrdý sonrada Sovyetler Birliði’ne Kaçtý. 20 Temmuz 1958 de Cumhuriyetin ilanýndan bir hafta sonra genel af ilan edildi. Krallýk döneminde gýyabýnda idam kararý verilen ve Sovyetler Birliðine kaçan Molla Mustafa Barzani, general Abdulkerim Kasým tarafýndan affedildi. Barzani’nin 11 sene sonra Irak’a dönüþü Kürtleri büyük ölçüde cesaretlendirdi. Kürtler, petrol yataklarý ile zengin Kerkük’ü (hedef gösterdiler) kendi bölgeleri arasýna katmayý planlamaya baþladýlar. Hayallerinde düþledikleri devlete ekonomik kaynak saðlamak için, zengin Baba Gürgür petrol yataklarýnýn yer aldýðý Kerkük’ü hedef seçtiler. Ancak bu planýn karþýsýnda büyük bir engel vardý. Bu da Kerkük’ün tamamiyle Türk þehri olmasý idi. O tarihlerde Kerkük’te çok az sayýda Kürt nüfusu vardý.[31]

Petrol zengini Kerkük baba Barzani, oðlu Mesud Barzani ve Celal Talabani tarafýndan Kürtlere hedef gösterildi. Kürtler, Kerkük’ü ele geçirmek için dýþ güçlerle iþbirliði yaptýlar, sözde Kürt devletini (ikinci Ýsrail’i) kurmak ve Kürt milliyetçiliðini tetiklemek için hep Kerkük koz olarak kullanýldý. Þimdi kardeþlikten bahsediliyor? Türkmenler zaten herkesle kardeþtir ve hiç kimseye de zararý dokunmamýþtýr. Kardeþ adaletli olur kardeþine haksýzlýk etmez. Kardeþinin yerine, yurduna ve topraklarýna göz dikmez ve kardeþinin hayatýný cehenneme çevirmez.

Kerkük olmadan sözde Kürt Devleti (ikinci Ýsrail’i) kurmak fikri bir anlam ifade etmiyor. Sözde kuracaklarý devleti yaþatabilmek için bölgenin kalbi tüm hayat damarlarýna mutlaka sahip olmak gerekiyor. Bunun bilincinde olan Kürtler, Kerkük’ü ele geçirmek, Kerkük’ü Kürtleþtirmek için ellerinden geleni yapýyorlar. Kerkük konusunda planlarýný uygulayabilmek için bölgenin ezici bir çoðunlukla hakim unsuru olan Türkmenleri etkisiz hale getirmek gerekliliðinin farkýndalar.

Türkmenlerin yaþadýðý baský, zulüm, göçe zorlama, etnik temizleme, çile, katliam ve idamlar bu petrol yüzünden deðil mi? Amerika’nýn 10 bin kilometre uzaktan gelip, Kürtlerle iþbirliði yaparak bu bölgeleri iþgal etmesinin nedeni de petrol deðil midir?

Amerikalý yazar Khristina O’Donelly “The Horseman” adlý kitabýnda Irak Türklerini ve maruz kaldýklarý haksýzlýklarý þöyle anlatýyor: “Irak’ýn üçüncü milliyeti olan Türkmenler, Orta Asya’dan 1000 sene önce göç edip Musul, Kerkük ve Erbil’e yerleþmiþlerdir. Kimse de bunlarýn çektikleri acýlarý hatýrlamaz, haksýzlýða uðrayan bu insanlarýn ise hiç mi yaþamaya haklarý yok? Acaba bunlar ikinci sýnýf insanlar mý? Hükümetler ise hep gerçek sayýlarýný sakladý, ki Türkmenler gerçekte 2 milyonun üzerinde bir nüfusa sahipti. Allah aþkýna bilmiyor musunuz? bunlar Türk asýllýdýrlar, Türkiye, eski Sovyetler Birliðinin güneyinde yaþayanlar gibi (Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kýrgýzistan, Kazakistan). Bazý Irak Hükümetleri tarafýndan asimilasyona ve yok edilmeye maruz kalmýþlardýr. Bu topluma karþý Baas rejimi tarafýndan yoðun insan haklarý ihlalleri yapýlmýþtýr ( Þimdi de Kürtler daha beterini yapmaktadýrlar, Ne yazýk ki Türkmenlerin kaderi bu gün bile deðiþmemiþtir). Özellikle öðrenci ve aydýn kesimine baský, hapis ve idamlar yapýlmýþtýr”.[32]

Irak Türklerinin Nüfus Durumu

Irak´taki nüfus projeksiyonu 1927, 1934, 1947, 1957, 1965, 1977, 1987 ve 1997 yýllarýnda yapýlan sayýmlarýndaki oranlarla,

Sayým yýlý Irak’ýn Nüfusu
1927 2.968.000
1934 3.380.000
1947 4.816.000
1957 6.340.000
1965 8.097.000
1977 12.000.497
1987 16.287.319
1997 22.000.000

olarak bulunmuþtur. Bu sayýmlardaki Irak etnik yapýsý aþaðýdaki þekilde ortaya çýkmýþtýr.

Arap % 62, Türk % 15, Kürt % 20, Hýristiyan ve diðerleri % 3. Bu oranlara göre, Irak nüfusunu 30.000.000 (otuz milyon) olarak alýrsak ve Irak´ta bugüne kadar yapýlan bütün sayýmlar, yýllýk büyüme oraný ve buradaki etnik nüfus daðýlýmýný da göz önüne alýrsak tahmini nüfus etnik yapýya göre þöyledir; Arap 22.400.000, Türk 3.000.000, Kürt 4.000.000, Hýristiyan (Asuri ve Keldaniler) ve diðerleri 600.000.

Musul, Kerkük ve Erbil illeri, Diyala ve Selahattin´in bazý ilçe ve köyleri ile Baðdat´ta yaþayan 300.000´den fazla Türk nüfusunun toplamý bize Irak’taki Türk varlýðýnýn en düþük rakamla iki buçuk milyonun üzerine olduðunu ispatlamaktadýr. [33]

1957´de yapýlan nüfus sayýmýnda Irak´ýn nüfusu 6.340.000, Türkmen nüfusu da 500 bin olarak bildirilmiþtir. 1958 devriminden sonra, Türkmen nüfusu 567 bin olarak verilmiþtir. 1958 yýlýnda Baðdat´ta yayýmlanan "The Iraqi Revolution 14th July Celebrations Committee" adlý rapora göre de, 1957 sayýmýnda Türkmen nüfusunun 600 bin olduðu ifade edilmiþtir. 1965´te Irak Planlama Baþkanlýðýnýn Sayýmlar Ýdaresince de Türkmen nüfusu 780 bin olarak tahmin edilmiþtir. 1965´te Ýngiltere´de basýlan "Britannica" ansiklopedisi de Kerkük þehrini, Arapça ve Kürtçe konuþulsa da aslýnda bir Türkmen þehri olarak açýklamýþtýr.

1957 yýlý nüfus sayýmý esas alýnarak yapýlan tahminlere göre 1987´deki Türkmen nüfusun 1.6 milyon civarýnda olacaðý tahmin edilmiþtir. Ýngiltere´de yayýmlanan Inquiry dergisinin1987 Þubat sayýsýnda da, Irak´taki Türkmen nüfusunun 1.500.000´den fazla olduðu bildirilmektedir.

ABD’de yayýmlanan ve saygýn kuruluþlardan olan The Washington Institute for Near East Policy (yakýn doðu politikasý Washington Enistütüsü’nün) 27 Mart 2003 tarihli, 735 numaralý tespit raporuna göre; Belge: ”1957 sayýmýnda ki Türkmenlerin kendi varlýklarýyla kayýt yaptýrabildikleri son sayýmdýr, 567 bin Türkmen (6,300,000 olan ülke nüfusunun %9’u) sayýmý yapýlmýþtýr. Ayný sayýmda Kürtlerin nüfusu 819 bin, yani ülke nüfusunun %13’ü oranýnda çýkmýþtýr. ”

1957 sayýmýnda Kerkük’ün konumuna göz atmak gerekirse Baðdat’ta Nüfus genel müdürlüðünce yayýmlanan “1957 Genel Sayýmý formlar ve kayýt taslaklarý rehberinin Medeni Sicile geçirilmesi” adlý eserinde, Kerkük’ün çeþitli mahallelerinde yaþayan ailelerin dökümü verilmiþtir.
(Emin el-Hilali, Delil Ýstimarat ve Müsveddat el-Tescil el-âm lilsene 1957 ve irtibatüha bil-Sicilli’l-Medeni.[34]

Bu formlara göre, o tarihte Kerkük þehir merkezinde daðýtýlan formlarýn toplamý 22945 olmuþtur. O zaman Kerkük’te þu mahalleler vardý. Ve burada ikamet edenlere formlar daðýtýlmýþtý: Sarýkahya, Mahatta (Ýstasyon), Tisin, Begler, Þaturlu, Hasa, Elmas, Ýmam Kasým, Bulak, Ahi Hüseyin, Þorca, Çay, Çukur, Piryadi, Avcý, Musalla, Aðalýk, Kale, Meydan, Hamam, Müslim ve Yeni Kerkük (Arafa).

Bu sayýmda temel alýnan mahalleler arasýnda bugün Kerkük’te bulunan Ýskan, Azadi veya Rahimava gibi mahalleler yoktu. Bunlar sonradan Süleymaniye ve Erbil istikametinden göç alarak kurulmuþtu. 1947 sayýmýnda Kerkük mahalleleri dökümüne baktýðýmýzda da bugün Kürtlerin çoðunlukta olduðu Þorca Mahallesi bile yoktur. (Emin el-Hilali, Delil Ýstimarat ve Müsveddat el-Tescil el-âm lilsene 1957 ve irtibatüha bil-Sicilli’l-Medeni.[35]

Çeþitli siyasi geliþmelere baðlý olarak Kerkük ve çevresinin demografik yapýsý deðiþtirilmeye çalýþýlmýþtýr. Bunda bölgenin zengin petrol kaynaklarýna sahip olmasý en önemli etken olmuþtur. Dün ve bugün emperyalist devletler ile bunlarýn yönlendirdikleri Arap ve Kürt gruplar bölgenin nüfus yapýsýný Kerkük Türklerinin aleyhine deðiþtirmek için her yola baþvurmuþlardýr.

Ýngilizler bölgeyi iþgal ettikten sonra 1919’da yaptýklarý nüfus tespitinde vilayet nüfusunu 703.378 olarak vermiþlerdir. Bunun 601.893’ü Müslüman (% 85.58), 55.470’i Hýristiyan (% 7.88), 14.835’i Yahudi (% 2.11), 31.180’ de Yezidi (% 4.43) idi. Osmanlý Devleti’nin nüfus sayýmlarýndaki eksiklikler þüphesiz Ýngilizlerin tespitlerinde de bulunmaktadýr. Fakat, bütün sayýmlardaki Müslüman, Gayrimüslim oranlarýnýn bu sayýmda da yaklaþýk olarak ayný olduðu (% 85.58 Müslüman, % 14.42 Gayrimüslim) görülmektedir.

Ýngilizler, bu aþamada henüz Türk taleplerini ciddi bir tehdit olarak deðerlendirmedikleri için bu oranlarý aslýna uygun olarak vermiþlerdir. Bundan sonraki hiçbir Ýngiliz nüfus tespitinde (1921, 1922, 1924) Müslümanlar açýsýndan bu oranlarý görmek mümkün olamayacaktýr. Baþlangýçta petrol politikalarýný bölgedeki Hýristiyanlar üzerine bina etmek isteyen Ýngilizler, bunun yeterli olamadýðýný görünce; bu defa Müslüman unsurlar üzerinde özellikle de Kürtler üzerinde çalýþmaya baþlayacaktýr. Bu nedenle, sonraki Ýngiliz nüfus istatistiklerinde daima Arap ve Kürt nüfuslar artýrýlacak; buna karþýlýk Türk nüfus hep az gösterilecektir

Kerkük’ün Tarihi Yapýlarý

Türkmenlerin simgesi Kerkük Kalesi, en eski tarihi eserleri de surlarý içerisinde saklamaktadýr. Türkmenlerin yaþadýðý Kerkük Kalesi Saddam yönetimi tarafýndan yýkýldý, kale sakinleri boþaltýldý ve bir çok eserde tahrip edildi. Türkmenlere ait ne varsa, tarihi eserleri, hatta mezar taþlarý bile yok edildi. Amaç Kerkük’ün Türkmen özelliðini ve izlerini silmekti.

“Yýktýlar kalamýzý
Sürdüler balamýzý
Daha can boðazdayken
Çektiler salamýzý”


Kerkük’te Tarihi Eserler:

60’tan fazla Türk eserine Kerkük’ün her noktasýnda rastlamak mümkündür.

Danyal Peygamber Camisi,

Ulu Cami: 1200’lü yýllarýn baþýnda yapýlmýþtr

Kilciler pazarý: Üstü kapalý iki katlý, iki kapýlý boydan ikiye bölünmüþ her bölümde yan yana dizilmiþ mermer kemerli karþýlýklý 17 dükkan yer almakta.

Uryan Camisi; 1729 yýlýnda Osmanlý döneminde yapýlmýþ olup kale surlarý içerisinde bulunmaktadýr.


Gök Kümbet: 1361 yýlýnda Celayirliler döneminde yapýlmýþtýr.

Hasan Pakiz Camisi: 1701 yýlýnda Vali Firari Hasan Paþa tarafýndan yapýlmýþtýr.

Fuzuli Mescidi: Türk Þairi Fuzuli’nin babasý Molla Süleyman bu mescidin imamlýðýný yapmýþtýr.


Nakýþlý Minare Camisi: Kayseri Çarþýsýnýn yanýnda yer alan Nakýþlý Minare Camisi 1818´de yapýldý.


Seyit Necip Tekkesi: 1897 yýlýnda Kerkük kalesinde yapýlan bu tekke, Rifai (Rufai) Tarikatýnýn dergahýdýr.

Þeyh Abdurrahman Tekkesi: Günümüze kadar ulaþabilen önemli ibadet merkezlerinden biri, 1706´da yapýlan Þeyh Abdurrahman Tekkesi´dir. Birçok Türk edip ve þairi, Kadiri Tarikatýnýn Kerkük´teki dergâhý olan bu tekkede yetiþmiþtir. Maalesef bu Türk eseri, bugün ´Talabani Tekkesi´ olarak anýlmaktadýr.

Mehmet Gavs Efendi Camisi: Bu cami 1753 yýlýnda yapýldý.

Hacý Numan Camisi: Kayseri Çarþýsýnýn hemen yakýnýndaki Hacý Numan Camisi de 1808´de yapýldý.

Ýmam Kasým Camisi ve Zaviyesi,

Halk tarafýndan Kayseri olarak bilinen Kapalý Çarþý 1800’lü yýllarda Osmanlý tarafýndan yapýlmýþ, 7 kapý ve 365 dükkandan ibarettir.

Kýrdar Haný ve Çarþýsý: Mustafa Kýrdar tarafýndan 1883 yýlýnda yapýldý.

Kerkük Kale Haný,

Mecidiye Sarayý: 1854 tarihinde Vali Ali Paþa tarafýndan yapýlmýþtýr.

Aziziye kýþlasý (Kerkük Kýþlasý): 1863 yýlýnda Sultan Abdulaziz zamanýnda, Baðdat Valisi Mehmet Namýk Paþa tarafýndan yapýldý. Irak’ta Önemli Türk mimarý eserleinden biridir.

Taþköprü: 1875 yýlýnda Vali Muþir Nafiz Paþa tarafýndan 16 gözlü olarak yapýlmýþtýr. Kerkük’ün iki yakasýnýn birbirine baðlanmasý amacýyla yapýlan köprü, 2 Mart 1954 tarihinden itibaren siyasi nedenlerden dolayý Irak yönetimi tarafýndan yýkýlmýþtýr.

Altun Köprü: Kerkük´teki önemli Türk eserlerinden biri olan Altun Köprü, adýný aldýðý Kerkük ile Erbil arasýndaki Altunköprü Kasabasý´nda, Küçük Zap Suyu üzerinde bulunuyordu. Köprünün Selçuklu Türkleri döneminde yapýldýðý biliniyor. Altun Köprü, Osmanlý Türkleri döneminde, Sultan IV. Murat´ýn emriyle 1664´te Vali Çerkez Hasan Paþa tarafýndan tamir ettirildi. Saddam rejimi, 28 Mart 1991 tarihinde Altunköprü´de yüzlerceTürkmen´i katletti ve bu Türk kasabasý, tarihe bu faciayla da geçti. Yüzlerce Türkmen gencinin kurþuna dizildiði bu faciada 8-10 yaþlarýnda bulunan ve ne olduðunu anlamayan Türkmen çocuklarý da can vermiþtir. Aralarýnda Tazehurmatulu, Kerküklü ve Altunköprülülerin de bulunduðu Türkmen þehitleri, toplu mezarlara gömülmüþlerdir.Türkmen þehitlerinin mezarlarý daha sonraki günlerde ortaya çýkarýlmýþtýr.

Dakuk Ulu Cami Minaresi: Dakuk (Tavuk) kasabasý, Baðdat-Kerkük Karayolu üzerinde bulunuyor. Buradaki Ulu Cami´nin, 1167-1232 tarihleri arasýnda Erbil Atabek’in Türk Hükümdarý Muzafferiddin Kökbörü tarafýndan yaptýrýldýðý sanýlmaktadýr, Türkmen þehri Erbil’de bulunan Muzafferiye (Çöl) Minaresinin benzeridir. Irak Eski Eserler Müdürlüðü´nce 1955-1956´da kazý yapýlarak minarenin güneydoðusundaki caminin temelleri ortaya çýkarýldý. Camiden günümüze ulaþan tuðladan yapýlmýþ minarenin kaide üzerindeki birinci þerefesi tamamen yýkýlmýþtýr. Gövdenin bir kýsmý ile üst þerefesi de bugün mevcut deðildir.


Kerkük’te yaþayan Türkmenlerin dýþýndaki milletlerin buna benzer acaba kaç tane tarihi eseri vardýr? Ama en güçlü delil sayýlabilecek cami, tekke, medrese, han, köprü ve hamam gibi sivil yapýlar oldukça önemlidir. Bunlarýn sahipleri kimse, o kentin sahipleri de onlardýr. Yapýlarýn dili yoksa da kimlikleri vardýr. Kerkük, bütün bunlarý tamamlayan; okullar, kütüphaneler, mezarlýklar, geleneksel Türk evleri, eski camiler, kapalý ya da açýk çarþýlar, hamamlar, ticaret hanlarý, folklor, þairleri, edipleri, basýn ve yayýn hayatý, halk müziði, ses ustalarý, tiyatrosu, ressamlarý, spor hayatý gibi bütün diðer kültür unsurlarý açýsýndan da tamamýyla bir Türkmen þehridir. Þüphesiz kendi bölgelerinde Araplarýn tarihi ve sivil mimarileri olmuþtur. Kürtlerin de Süleymaniye’de bir halk mimarileri olduðu bilinmektedir. Ancak Kerkük’teki sivil mimarinin sahibi ve ustalarý sadece Türkmenlerdir.[36]

Þimdi sormak istiyorum. Mademki, Kerkük’te Kürt nüfusu çoðunluktaydý da Kerkük ve Musul’u Kürtler iþgal edince, neden Kürtlerin ilk iþi nüfus kayýtlarýný ve tapu evraklarýný yok etmek oldu? Mademki, Kürtler Kerkük seçimlerinden emindiler, ne diye Irak’ýn Kuzeyinden kamyon kamyon adam taþýdýlar? Daha nice akýl almaz hilekarlýklara niçin baþvurdular? Kendine, nüfusuna, güvenen kiþiler bu kepazelikleri yaparlar mý hiç? 2003 Nisan Irak iþgalinden sonra Kerkük’e ithal edilen 700 bin Kürde ne diyeceksiniz?

10 Nisan 2003 günü Kerkük iþgal ,yaðma ve talan edildiðinde Irak devlet arþivi belgelerine göre Kerkük’ün nüfusu 830 bin civarýndaydý bugün ise 1.5 milyonu aþmýþtýr.Kerkük’e 700 bin kürt ithal edildi. Bu Kürtler çevre iller, Türkiye, Ýran ve Suriye gibi ülkelerden getirildi. Ýthal edilenlere aþ, iþ, toprak, maaþ ve konut yapmak için 20 bin dolar para yardýmýnda bulunuldu.Getirilen Kürtlere sahte “Kerkük” nüfus Kaðýdý ve gýda karnesi verildi. Kerkük’te 2004 yýlýnda 369 bin olan toplam seçmen sayýsý 2009 yýlý itibarýyla 840 bine yükselmiþtir, 840 bin rakamý sadece seçmen sayýsýdýr. Bu Saddam döneminin Irak´ýnda ve BM kaynaklarýna göre, Saddam Hüseyin döneminde Kerkük´ten göçe zorlanan Türkmen, Kürt, Arap ve Keldo-Asuri’nin toplam sayýsý ise 11 bin 800 civarýnda… Saddam´ýn devrilmesinden sonra Kerkük´e ithal edilen Kürt sayýsý 700 bindir. 9 sene önce Kerkük’ün nüfus sayýsý 830 bin iken bugün ise 1.5 milyonu aþmýþtýr. Bu da gösteriyor ki Kerkük´ün nüfus yapýsý kökten deðiþtiriliyor.

Kürtler Türkmen þehri Kerkük’ün kendilerine ait olduðunu iddia ediyorlar. Þayet Kürtler, Kerkük’ün yerel halký iseler tarih, medeniyet ve kültür miraslarý nerede? Hiç yok. Ellerinde bu asýlsýz iddiayý doðrulayacak bir belge, Kerkük’te yaþadýklarýna dair tapularý olmadýðý için kentin Türk kimliðini yok etmek gayesiyle nüfus ve tapu kayýtlarýný imhaya kalkýþtýlar. Bu tahrip, talan ve yaðmalarýn meydana gelmesi, Irak ordusunun Kerkük’ten güneye doðru çekilmesinden sonra olmuþtur. Herhangi bir savaþ yaþanmadýðý bir ortamda Kürtler, devlet dairelerini, hastane ve okullarý, insanlarýn evlerini, özel ve devlete ait araçlarý ve iþ yerlerini yaðmalamýþlardýr. Bir de utanmadan Kürtler Kerkük´ün kendilerine ait olduðu iddiasýnda bulunuyorlar. Sayýn Okuyucular Allah aþkýna insan kendine ait olan bir þehri talan edip, yaðmalar mý hiç? Ayrýca bu talan ve yaðmalama Kürtlerin yoðun yaþadýðý Süleymaniye ve Dohuk þehirleri ile Çamçamal, Akra, Hac Umran, Selahaddin, Zaho gibi kent ve kasabalar da olmamýþtýr. Kürtler tarafýndan bu yaðma ve talanýn sadece Türkmen þehri Kerkük ve Musul’da olmasý bir anlam taþýmýyor mu sizce? Kerkük tarihi olarak Kürtlere ait ise, o zaman Kürtler neden Kerkük’ü yaðmalayýp, yakýp yýkýp, talan ediyor?

Belgere dayalý bu çalýþmamýz, Türkmen þehri Kerkük’ün sözde “Kürtlerin Kudüs´ü” iddiasýnda bulunan, tarihi çarpýtan, utanmaz, hayasýz ve arsýzlarýn yüzlerini kýzartacak mý ?!! Kürtlerin, Kerkük ile ilgili tezgahlarýný ahlaklý, insaflý ve þerefli insanlarýn vicdanýna býrakýyoruz. Herkes bilmelidir, Türkmenler yerinden, yurdundan, topraðýndan ve haklarýndan asla vazgeçmeyecek, kimseye de boyun eðmeyecektir. Kerkük Irak Türklerinin kýrmýzý çizgisidir !!!

Tabii ki Kerkük’ün bir Türkmen þehri olduðunu gösteren yüzlerce kaynak ve belge vardýr. Arap, Türk, Kürt ve yabancý kaynaklarýn yalnýzca bir bölümünü kullandýk. Hepsini kullanmaya ne zamanýmýz ne de yazýmýz yeterdi. Kerkük’ün Türkmen þehri olduðunu ispatlamaya gayret etmiyoruz. Zaten güneþ balçýkla sývanmaz. Yalnýz þüphesi olanlara ithaf ediyoruz.

“Kerkük Türk’tür Türk Kalacak”


Ali Kerküklü



KAYNAKLAR:

1-Doç. Dr. Türel Yýlmaz, Gazi Üniv. ÝÝBF Uluslar arasý Ýliþkiler Bölümü,Türkiyesiz Kerkük´te çözüm olmaz.
2-Dr. Bülent Aksoy, Kerkük-Tarihi Türk Þehri..
3-Nihat Kaþýkçý, Irak’ta Yok Edilen Türk Mirasý.
4-Nefi Demirci, Belgelerle Kerkük’ün Kimliði, Orkun Dergisi, Sayý:80, Ekim 2004.
5-Erþat Hürmüzlü, Irak’ta Türkmen Gerçeði, Kerkük Vakfý Yayýnlarý, Ankara, 2005.
6-Suphi Saatçi, Tarihten Günümüze Irak Türkleri, Ötüken Yayýnlarý, Ýstanbul, 2003.
7-Mahir Nakip, Kerkük’ün Kimliði, Bilgi Yayýnevi, Ankara, 2007.
8- Raþit Kýsacýk, ABD’den Kürtlere Bir Demet Kerkük, Truva Yayýncýlýk, Ýstanbul, 2007.
9-Kardaþlýk Dergisi, Yýl: 3, Sayý: 10, Nisan-Haziran 2001.
10-Mesud Barzani, Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi I,2. Ýstanbul Doz Yayýnlarý, 2005.
11-Chris Kutschera, Kürt Ulusal Hareketi, Avesta Yayýnlarý, Ýstanbul, 2001.
12-Stephen Hemsley Longrigg, 1900 – 1950 Arasý Yeni Irak, Tercüme ve Yorum, Selim Taha el-Tikriti, el-Fecir Yayýnlarý, Baðdat, 1988.
13-Ata Terzibaþý, Kerkük Matbuat Tarihi, Kerkük Vakfý Yayýnlarý, Ýstanbul, 2005.
14-W.R.Hay, Two Years in Kurdistan, Experiencies of a Political Officer 1918-1920, London 1921.
15-FISCHER, Reinhard, Die Turkmenen Im Irak, frei Wissenchaftliche Arbeit zur erlangung des grades eines Magister Artrium, Universitat Berlin.
16-Zekeriya Kurþun; “Kerkük’ün Sosyal ve Demografik Yapýsý”, Global Strateji, Yýl:1 Sayý:1 Ýlkbahar 2005.
17-Ferik El-Mýzhýr El-Firavn-1920 Irak Ayaklanmasý Liderlerinden, “Irak 1920 Ayaklanmasý” Baðdat-ikinci baský,1995.
18-Said K. Aburish, Saddam Hussein, The Political Of Revenge (Saddam Hüseyin: Ýntikamýn Politikasý), Blooms Bury, London, 2001.
19- Hanna Batatu, Irak 1. Kitap, Komünistler, Baasçýlar ve Özgür Subaylar, Arap Araþtýrmalarý Yayýnevi, Beyrut, 1992.
20- Said K. Aburish, Saddam Hussein, The Political Of Revenge (Sadam Hüseyin : Ýntikamýn Politikasý, Blooms bury, London, 2001.
21-Vladimir F. Minorsky, Musul Sorunu, Çeviri : Salim Þahin, Kürt Araþtýrmalarý Merkezi Yayýnlarý, Ýstanbul, 1998.
22-Hayri Emin Ömeri de, Irak’ýn yeni tarihinden politik hikayeler (Arapça) , Baðdat, 1969.
23-Philip G. Kreyenbroek, Kürtler (Güncel Araþtýrma) Cep Belgesel, Ýstanbul, 2.b.2003.
24-Nefi Demirci, Sönmeyen Ateþ Dinmeyen Hasret Kerkük, Türkmeneli Ýnsan Haklarý Derneði Yayýnlarý, Ýstanbul, 2006.
25-Abdüsselam Uluçam, Irakta’ki Türk Kültür Varlýðý, Kültür Bakanlýðý Yayýnlarý, Ankara, 1991.
26-David McDowall, A Modern History of The Kurds, London, 1996.
27-Edmond Gharib. The Kurdish Question In Iraq. Syracuse: Syracuse University Pres, 1981.
28-Edmonds, C.J., Kürtler, Türkler ve Araplar, Avesta Yayýnlarý, Ýstanbul, 2003.
29-Suphi Saatçi, Kardaþlýk, Dergisi, Yýl: 9, Sayý: 33, Ocak Mart 2007.
30- Suphi Saatçi, Kerkük Evleri, Klasik Yayýnlarý, Ýstanbul, 2003.
31 -Hamide Na’ne, Tarýk Aziz.. Bir Kiþi ve Bir Dava, Beyrut, 2000.
32- Semih Ýdiz,Dozerle Yok Edilen Türkmen Kimliði, Milliyet Gazetesi,15 Þubat 2007.
33- Ali Semin, Irak’ýn Kuzeyinde Ýnsan Haklarý Ýhlalleri, Ortadoðu-Afrika Masasý, Kýdemli Asistan,12 Kasým 2009.
34-Ali Kerküklü, Oyun Ýçinde Oyun Kerkük, Kum Saati Yayýnlarý, Ýstanbul, 2006.



DÝPNOTLAR:

[1]Bayan Gertude Bell “El-Irak Fi Resaili Miss Bell” tercüme ve yorum. Cafer El-Hayyat,s.383.
[2]C.J. Edmonds Kürtler, Türkler ve Araplar, s.446.
[3] Stephen Hemsly Longrigg, Irak’ýn Yeni Tarihinde Dört Yüzyýl, s.122, 361.
[4]W.R.Hay, Two Years in Kurdistan, Experiencies of a Political Officer 1918-1920, London 1921, s.81.
[5]FISCHER, Reinhard, Die Turkmenen Im Irak, frei Wissenchaftliche Arbeit zur erlangung des grades eines Magister Artrium, Universitat Berlin.
[6]Chris Kutschera, Kürt Ulusal Hareketi, s.85, 86.
[7]Zekeriya Kurþun; “Kerkük’ün Sosyal ve Demografik Yapýsý”, Global Strateji, Yýl:1 Sayý:1 Ýlkbahar 2005, s.7.
[8]Vladimir F.Minorsky “ Musul Meselesi”, adlý kitabý Arapça tercümesi: Salim Þahin Kürt Araþtýrma Mer-kezi yayýný, Ýstanbul-1998 s.22.
[9]The New York Times, 21 Temmuz 1959.
[10]Nuri Talabani, Kerkük Bölgesinin Araplaþtýrýlmasý, s.90,91.
[11]Said K. Aburish, Saddam Hussein, The Political Of Revenge (Saddam Hüseyin: Ýntikamýn Politikasý), Blooms Bury, London, 2001, s.88.
[12]Hana Batatu “Irak” 3. cilt,Beyrut 1. baský. 1992,s :224.
[13]Ferik El-Mýzhýr El-Firavn-1920 Irak Ayaklanmasý Liderlerinden, “Irak 1920 Ayaklanmasý” Baðdat-ikinci baský,1995, s.12.
[14]Seyyar El Cemil “Liderler ve Efendiler, Osmanlý paþalarý ve Arap Ýlericileri”, Amman – Ürdün. 1. bas-ký, 1999, s.131.
[15]Sati Al-Hisri, Irak’ta Hatýralarým 1. Cilt, 1927, s.140, 141, 142.
[16]Abdulmecid Hasip El-Kaysi, Modern Irak’ýn siyasi tarihi Asuriler, s.41.
[17]Mecit Khudduri, Cumhuriyet Döneminde Irak, s.201.
[18]Mir Basri ,Yeni Irak’ýn Edebiyat Yýldýzlarý, s.27.
[19]Paul, Oliver. Encyclopedia Of Vernacular Architecture Of The World, Cambridge.
[20]Hasan Celal Güzel, Tercüman Gazetesi, 9 Þubat 2005.
[21]Microsoft.Encyclopedia.GlobalSecurity.Org.
[22]KREYENBROEK – SPERL , Kürtler (Güncel bir araþtýrma), s.45.
[23]Prof. Dr. Mahir Nakip,Bilgi Yayýnevi, Kerkük’ün Kimliði, s.256.
[24]David McDowall, Modern Kürt Tarihi, Doruk, Ýstanbul 2004, s.24.
[25]David McDowall, A Modern History of The Kurds “Modern Kürt Tarihi”, London, 1996, s.329
[26]Devrim Komite Konseyi kararý: No.89, Tarih: 24 Ocak 1970.
[27] Suphi Saatçi, Kardaþlýk, Dergisi, Yýl: 3, Sayý: 10, Nisan-Haziran 2001,Ýstanbul,s.2.
[28]Ata Terzibaþý, Kerkük Matbuat Tarihi, s.121,122)
[29]Mesud Barzani, Barzani I, s.375,376,377.
[30]Mesud Barzani, Barzani II, s. 373.
[31]Zubaida Umar, “The Forgotton Minority The Turkman’s Of Iraq”, “Afkar inquiry”;4/2, February 1987, s.37,43.
[32]Khristina O’Donelly “The Horseman”, s.554,555.
[33]Raþit Kýsacýk, ABD’den Kürtlere Bir Demet Kerkük, s.69,70,74.
[34]1957 Genel sayýmý formlar ve kayýt taslaklarý rehberinin Medeni Sicile geçirilmesi), Cilt.1-Bölüm 1, Baðdat 1965.
[35]1957 Genel sayýmý formlar ve kayýt taslaklarý rehberinin Medeni Sicile geçirilmesi), Cilt.1-Bölüm 1, Baðdat 1965. “Son Ýki Kaynak, Kardaþlýk Dergisi, Araþtýrmacý-Yazar Erþat Hürmüzlü’den alýnmýþtýr.”
[36]Mahir Nakip, Kerkük’ün Kimliði, Bilgi Yayýnevi, Ankara, 2007,s.118.





Ali Kerküklü Yazarn dier yazlar (44)...

site Bakimda

Hits: 18

Devam...

Baþbakan Ýbadi'den Kerkük açýklamasý

Hits: 33

Irak Baþbakan? Haydar el-Ýbadi Kerkük'te yerel seçimlerin yapýlmasýný desteklediðini ancak m…

Devam...

Kerkük'te Terör Örgütü PKK Yandaþlarýndan Gösteri

Hits: 36

Irak'ýn Kerkük kentinde terör örgütü PKK yandaþý bir grup, Türk Silahlý Kuvvetleri'nin (TS…

Devam...

Salihi-Türkmen Öðrencilerin mezuniyet törenine katýldý-

Hits: 38

Irak Türkmen Cephesi Baþkaný Erþet Salihi,Türkmeneli Öðrenci ve Gençler Birliði tarafýndan…

Devam...

Ali Kerküklü Kimdir?

Hits: 35

Ali Kerküklünün yayýmlanan 4 kitabý: "Ýstihbarat Oyunlarý, Petrol ve Kerkük", "Oyun Ýçinde…

Devam...

KERKÜK'Ü ÝÞGAL ADIMLARI

Hits: 35

Yüzlerce yýllýk bir Türkmen þehri olan Kerkük'ün demografik yapýsý deðiþtirilerek iþgale…

Devam...

KERKÜK’ÜN GELECEÐÝ TEHLÝKEDE

Hits: 37

Kerkük’ün Kürt Valisi kentteki kamu dairelerinde Kürt bayraðý asýlmasý ve Kürtçenin zoru…

Devam...

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliþtirmeli

Hits: 297

Kamu kurumlarýnda Irak bayraðýnýn yanýnda IKBY bayraðýnýn da asýlmasýyla tansiyonun yükse…

Devam...

Türkmeneli gazetesi 1359

Hits: 15

Devam...

Irak Türkmen Cephesi'nin 22. yýldönümü Kerkük'te kutlandý.

Hits: 36

Kutlamada konuþan Irak Türkmen Cephesi Baþkaný ve Kerkük Milletvekili Erþet Salihi, Tüm Türk…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak Türkmenleri petrol kurbanýdýr!

Hits: 14959

18 Ekim 2016 tarihinde Türkiye Cumhurbaþkaný Recep Tayyip Erdoðan, Musul'a yönelik yaptýðý a…

Devam...

Türkmen Þehri Kerkük’ün Güvenlik Dosyasý Kimin Elinde?

Hits: 12568

Eski Irak Cumhurbaþkaný Celal Talabani liderliðinde KYB Genel Sekreter Yardýmcýsý ve Irak K…

Devam...

Erbil’in Türk Kimliði ve Tarihi Gerçekler

Hits: 11776

Er­bil, Kerkük gibi bir Türk þeh­ridir. Türk­men­le­rin yoðun yer­le­þim mer­kez­le…

Devam...

Türk Diyarý Kerkük Elden Gidiyor!

Hits: 7269

Türkmen þehri Kerkük resmi olarak Baðdat yönetimine baðlý bir kenttir. Ancak peþmerge, 2014…

Devam...

Türkmen Þehri Kerkük

Hits: 6962

Kerkük, asýrlardan beri Irak Türkmenlerinin bu coðrafyada þekillenmiþ Türk kültürünün mer…

Devam...