1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-09-18
Facebook Twitter Youtube

TـRK DIŞ POLİTİKASINI ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM

Kardaslik 79

Önder SAATÇİ


Devletlerin dış politikaları başlıca iki esas üzerinde geliştirilir. Birincisi ülkenin sınırlarının korunması, ikincisi ise bir devletin siyasî nüfuz alanının genişletilmesi. İlki, normal bir devlet refleksi kabul edilse de ikincisi daha çok emperyalist (sِmürgeci-yayılmacı) devletler için geçerlidir.
Türkiye’nin dış politikasının, bugün, bu iki esastan hangisi üzerine dayandırıldığı sِylenebilir? Türkiye kendi toprakları dışındaki gelişmelere tamamen kayıtsız bir dış politika mı yürütmelidir, yoksa son zamanlarda dile getirilen “Yeni Osmanlıcılık”ı dış politikasının merkezine mi oturtmalıdır? Yıllarca kendi bِlgesindeki gelişmelere tesir edemeyen bir Türkiye’nin emperyal gayelerle olmasa da eskiden hükümran olduğu topraklarda olup bitenlere sessiz kalamayacağı gün gibi ortadadır. Yalnız, bِyle bir dış politika güdülürken doğru hesapların da yapılması şarttır. Dış politikada hangi ülkelerle ne gibi alışverişler içinde olunacağı, daha doğrusu, kimlerle dans edildiği iyi bilinmelidir.
Bugünkü gidişata bakarsak Türkiye’nin, komşularında cereyan eden iç savaşlara bir şekilde müdahil veya taraf olduğu gِrülür. Türkiye Cumhuriyeti Suriye’de Beşşar Esed yِnetimine açıktan açığa tavır almıştır. Gazze’deki katliamlardan dolayı da İsrail’le ilişkilerini sınırlandırmıştır. Ancak Irak’taki gelişmeler karşısında Türkiye’nin nasıl bir politika izlediği net değildir. Bir taraftan Irak’ın toprak bütünlüğü savunulurken diğer taraftan bu ülkenin kuzeyindeki Kürt yapılanmasına tam destek verilmektedir. Türkiye bir yandan burada çeşitli imar faaliyetlerine girişirken diğer yandan bِlge yِnetimiyle petrol anlaşmaları imzalayarak merkezî Irak hükûmetinin hilafına Irak (Kerkük) petrollerinin dış pazarlara (bu arada ABD ve İsrail’e) satılmasına aracılık etmektedir. Bu süreçler “Irak’ın kuzeyi”ni gitgide “Kuzey Irak” hâline getirmektedir. Zaten, daha 90’lı yılların başında, 36. paralelin kuzeyinde bir güvenlik bِlgesinin kurulması ve çekiç güç vasıtasıyla buralara lojistik destek sağlanması Türkiye’nin girişimleriyle gerçekleşmemiş miydi?
Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin bu bِlgede bir denge unsuru, hatta bir bِlge gücü olmak istediğinin gِstergeleri. Fakat bu hedeflere yِnelirken doğru hesaplar yapılıp yapılmadığı tartışılır. Her şeyden ِnce, Türkiye Cumhuriyeti hükûmeti Irak’taki gelişmelerden ne gibi bir beklentisi olduğunu kamuoyuna iyi izah etmelidir. Bilhassa, Irak’ın kuzeyindeki Kürt yapılanmasıyla flِrt ederek nereye varmak istendiğini halka iyi anlatmalıdır. Bِlgedeki Kürt yِnetimiyle sürdürülen bu ilişkilerin ya Türkiye’nin menfaatlerine veya Türkmenlerin menfaatlerine belli bir ِlçüde hizmet etmesi zaruridir. Mesela, bu ilişkilerin, Irak Türkmenlerinin Irak’taki durumlarını, konumlarını bir adım ileriye taşıdığını sِyleyebilecek durumda mıyız? Bu ilişkilerin sonucunda Irak’ın kuzeyindeki Türkmenlere Kürtlerin bakışında olumlu bir değişiklik olmuş mudur? Kürt yِnetimi Türkmenlere yِnelik birtakım haksız uygulamalara son vermiş midir? IŞİD saldırılarından sonra Kerkük’e el koyan Kürt yِnetimine, Türkiye, Irak’ın anayasasını ve Kerkük’ün statüsünü hatırlatabilmekte midir? Türkiye IŞİD belasından kaçarak yurdunu terk eden Telaferli, Beşirli, Tuzhurmatılı Türkmen kardeşlerine insanî yardım malzemesi gِndermekten daha fazlasını yapabilmekte midir? Kürtler için kurulan güvenlik bِlgesinin bir benzerini Türkmenler için de kurma yِnünde Türkiye’nin bugüne kadar ciddi bir girişimi olmuş mudur? Türkiye’nin, soydaşlarıyla bu tarz münasebetlerinin, dış politikasının konusu olup olamayacağı belki bir tartışma konusu olabilir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, 30 yıldır bellerini büken terِr belasından kurtulmak isterlerken devletin Irak’taki Kürt yِnetimiyle kurduğu ilişkiler bu gayeye hizmet etmekte midir? Bugünkü tabloya baktığımızda, bu beklentinin de karşılandığı pek sِylenemez. Türkiye’de bِlücü-ayrılıkçı bir hareket yürüten malum terِr ِrgütü Kuzey Irak’ta cirit atıyor. Örgütün bu bِlgede pek çok bürosu, temsilciliği ve yan kuruluşları var. Kandil Dağı’ndaki inlerde de hâlâ yüzlerce terِrist barınıyor. Türkiye Cumhuriyeti, kendi vatandaşlarının menfaati doğrultusunda Kürt yِnetimiyle iş birliğinin bir semeresi olarak Irak’ın kuzeyindeki bu terِr yuvalarını etkisiz hâle getirebilmiş midir? Bu iş birliği sonucunda kendi sınır güvenliğini tesis edebilmiş midir? Öyle ki, yürütülmekte olan “çِzüm süreci” bir gün güneydoğunun diğer bِlgelerle bağını zayıflatacak bir netice doğurursa -ki bu hususta ciddi endişeler vardır- ve Irak’ın kuzeyindeki ِzerk yapılanma bağımsız bir devlete dِnüşürse bu gelişmelerin Türkiye’ye de sıçramayacağının, daha açık bir ifadeyle Türkiye’nin, bir bِlünmenin eşiğine gelmeyeceğinin garantisi var mıdır? O hâlde, Türkiye’nin dış politikadaki ortaklarını iyi seçtiği ve bu ilişkiden her iki tarafın da kazançlı çıktığı sِylenebilir mi? Dahası, Türkiye’nin, dış politikadaki bِylesi bir tercihinin Ortadoğu’yu hallaç pamuğu gibi atarak yeniden düzenlemeye çalışan ABD ve onun baş müttefiki İsrail’in ekmeğine yağ sürdüğü inkâr edilebilir mi? Nil’den Fırat’a uzanan toprakları kendisinin tarihî yurdu ve “Kızılelma”sı kabul eden bir İsrail’in, Kürt yِnetimiyle ilişkisinin geçmişi ve derinliği cümle âlemin malumuyken, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Irak’ın İsrail menfaatleri doğrultusunda bِlünmesine katkı sağlayan bir politika yürütmesi ne derece doğrudur? Şu an fiilen peşmerge kontrolünde bulunan Kerkük’ten Hayfa’ya uzanan ve 1948’de kullanımına son verilmiş olan boru hattının yeniden devreye sokularak İsrail’in bِlge petrolüne rahatça konması bundan sonra an meselesiyken, Türkiye’nin dış politikada doğru adımlar attığı sِylenebilir mi? İsrail’in menfaatlerine doğrudan hizmet eden bu gelişmeler ortadayken Türkiye’nin Gazze konusundaki tavrı ne derece inandırıcı ve samimi olabilir? Türkiye, Irak’taki Kürt yِnetimiyle kurduğu ilişkinin yalnızca ekonomik yِnüne odaklanmış olsa bile bu beklentilerini sonsuza dek karşılayamayacaktır. Yukarıda sِzünü ettiğimiz Kerkük-Hayfa boru hattı yakın bir gelecekte devreye girdiği anda Yumurtalık limanına bir damla petrol bile ulaşmayacaktır.
Her şeyden ِnemlisi Türkiye, Avrupa Birliği’nin bütün baskılarına rağmen Kıbrıs ve Ermenistan politikalarında gِstermiş olduğu kararlılığı Irak’ta neden gِsterememektedir?

---------------
Kerkük’e Kürt nüfusunun yığılmasına son hızla devam edilmektedir. Birçok Türkmen siyasetçi Kürt yِnetimi bِlgesindeki hapishanelerde haksız yere tutulmaktadır. Irak Türkmen Cephesinin Erbil’de teşkilatlanmasına uzun süre izin verilmemiştir. M. Barzani bazı tabela partileri kurdurarak Türkmen siyasetini kendi lehine yِnlendirmeye çalışmaktadır. Gerek Kerkük’teki gerek Kuzey’deki kamu iş yerlerinde Kürt kadrolaşması had safhadadır.

Önder SAATÇİ Yazarn dier yazlar (17)...

Barzani ve Talabani'den Kerkük planı

Hits: 35

Türkmen Cephesi Kerkük Teşkilat Sorumlusu Mehmet Seman Ağaoğlu, ABD-Peşmerge ortaklığıyla y…

Devam...

Kardaslik 79

Hits: 1

Devam...

TÜRKMENLERİN ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

Hits: 62

Türkiye’de yaşayan Türkmenler arasında birliği, sosyal ve siyasal dayanışmayı pekiştirmek…

Devam...

"Kerkük konusunda hiç kimse ile pazarlığa oturmayacağız"

Hits: 81

Birleşmiş Milletler Bağdat Temsilcisi Yan Kobiş ile bir araya gelen Irak Türkmen Cephesi Genel …

Devam...

Türkmenlerden Basra'ya 108 ton içme suyu yardımı

Hits: 49

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi tarafından başlatılan yardım kampanyası kapsamında, içme suy…

Devam...

Kurtulus dergisi 143

Hits: 25

Devam...

Türkmen İstişare Toplantısı Yapıldı.

Hits: 147

Ankara’da faaliyet gösteren Türkmen Sivil Toplum Kuruluşları 2 Eylül 2018 tarihinde bölgedek…

Devam...

Türkmenler küçük ordu kurdu

Hits: 103

Kerkük’ün Haşdi Şabi destekli Irak ordusu tarafından Kürtlerden alınması sonrasında, kent…

Devam...

Irak Meclis'inde "Türkmen Grubu" kuruldu

Hits: 124

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi'nin Meclis binasında yaptığı basın to…

Devam...

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi: Halkımızın çıkarını İran için riske atamayız

Hits: 57

Irak'ta hükümet kurmak için meclis büyük grubunun kurulmasına değinen İbadi, lideri olduğu …

Devam...

Yazarn ok okunan

HABİB HـRMـZLـ’NـN HATIRALARINDAN,, IRAK TـRKMENLERİNİN YAKIN GEÇMİŞİNE PENCERELER

Hits: 37174

İnsanoğlu, zaman denen ezelî ve ebedî hazineden kendisine sunulan k…

Devam...

HABİB HـRMـZLـ’NـN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 33513

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı …

Devam...

IRAK TـRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Hits: 5423

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat…

Devam...

KERKـK HOYRATLARINDA TـRKÇE SEVDASI

Hits: 4316

Kalbinin bütün ızdıraplarını, ruhunun derinliklerinden kopan her feryadı ve sesini dış â…

Devam...

Kerkük Hoyrat ve Mânilerinde Millî Duygular-II

Hits: 4247

Hoyratlarımızın, konuları bakımından tasnif edilmesine yarayacağını umduğumuz o yazıda, s…

Devam...