1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-06-22
Facebook Twitter Youtube

II. CENEVRE VE KIRIM KRİZİNDEN YENİDÜNYA DÜZENİNE

“Tarihi Kürdistan” yok

Dr. Cüneyt MENGÜ

Haziran 2013 tarihinde kimyasal silah kullanılması ile Suriye’de kriz zirveye tırmanmış ve Libya ile Irak’ta olduğu gibi Suriye’ye askeri harekat yapılması konusu ABD ve bazı müttefikleri tarafından kabul görmüştür. Bu gelişme karşısında Rusya’nın çok sert tutumu sonucunda yapılan II. Cenevre toplantısının kısa bir süre sonra Ukrayna’da krizin patlak vermesi ve Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesiyle eş zamanlı olarak nükleer başlık taşıyabilen kıtalar arası M füzesinin fırlatıldığı Rusya tarafından dünya kamuoyuna açıklanmıştır. Krizin fazla tırmanmaması ve stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesi için kısmen geri adım atan Rusya dünya konjonktürüne gerekli mesajı vermiştir.

Konuya Suriye yönünden bakıldığında bilindiği gibi 3 yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaş ve kaos, bir yandan Türkiye başta olmak üzere bölgeyi Suriyeli mülteci akınıyla baş başa bırakırken, diğer yandan konjonktürün siyasi yönden farklı tutum ve yönlendirmeleri yine Türkiye dahil bölge ülkelerini sürekli tedirgin etmektedir.

Rusya, Suriye’nin stratejik konumu ve birçok yönden kendisi için vazgeçilmez alanlarından biri olduğundan gelişmelere seyirci kalamazdı. Bilindiği gibi Suriye ile ilgili her gelişmeyi takip eden Rusya’nın sert tepkisi ABD idaresi tarafından dikkate alındı ve müdahale yerine Suriye rejimi ve muhaliflerin katılımı ile II. Cenevre Konferansı düzenlenmiştir. Konferanstan olumlu sonuç alınmamasına rağmen Rusya açısından başarılı olduğu kayda geçmiştir.

Konferansa BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi, Arap Birliği, AB, İslam İşbirliği Teşkilatı temsilcilerinin yanı sıra Türkiye ve Suudi Arabistan olmak üzere 29 ülkenin gözlemci temsilcileri de katılmıştır.

Suriye krizinin diğer ana aktörlerinden biri de Suriye rejimini destekleyen İran İslam Cumhuriyeti’dir. İran’ın konferansa katılmak istemesine rağmen, Suudi Arabistan ve Suriye muhaliflerinin çatı örgütü olan Suriye Ulusal Koalisyonunun itirazları karşısında BM tarafından yapılan davet geri çekilmiştir. Bilindiği gibi ABD, Suriye krizinin başladığı günden II. Cenevre konferansının yapıldığı 15.02.2014 tarihine kadar Suriye için Esed’siz bir yönetimin başa gelmesini istemiştir.

II. Cenevre’de başlayan görüşmelerde yine ABD yönetiminden cesaret alan muhalefet Esed’siz bir hükümet kurulmasını talep ederken, Şam yönetimi ise bu teklifi reddetmiştir.

“ Suriye’de taraflar bitap düşüp aynen Irak - İran savaşı gibi savaşamaz hale gelene kadar savaşın sürmesi ihtimali giderek artmaktadır.”

Amerika Yönetimi açısından II. Cenevre’de alınan diğer bir sonuç ise Suriye krizinin kilit noktalarından biri olan İran ile ilişkilerinin düzeltilme konusunun gündeme alındığı müşahede edilmektedir. Petrol ülkesi olan İran’ın ekonomik gücü ve devlet yapısı özellikleri dikkate alındığında ABD’nin II. Cenevre’den sonra İran’la varılacak bir antlaşma da söz konusu olabilir. Böyle bir mutabakat sağlandığı takdirde Rusya’nın 2 kutuplu dünya düzeni içerisinde yerini alma girişimlerini haliyle farklı yönden etkileyecektir. Böyle bir durumun gerçekleşmesi ile Körfez güvenliğinin Tahran’a bırakılması Türkiye, İsrail ve Suudi Arabistan’ı rahatsız edecektir. .
Suriye’den gözünü ayırmayan Rusya için aynı zamanda vazgeçilmez yaşam alanı olan, eski adıyla Sovyetler Birliği, yeni adı ise bağımsız devletler topluluğu içerisinde yer alan Ukrayna aynı zamanda Rusya için bir enerji koridorudur. Her ne kadar Rusya bağımsız ülkeler üzerinde eski alışkanlığını sürdürmesine rağmen bu ülkelerde yaşayan Rus kökenli vatandaşlar dışındaki diğer halklar Rus hegomonyasını kerhen kabul etmektedirler.

Kiev krizine gelince Ukrayna halkının AB ile entegrasyon girişimleri sonucunda Rus yanlısı Başkan yönetimden uzaklaştırılmıştır. Bu durumdan rahatsız olan ve dünya kamuoyu görüşlerini hiçe sayan Rusya’nın uluslararası kanunları ihlal ederek Kırım’ı işgal etmesi ile ortaya çıkan durum jeopolitik yönden 21. yüzyıldaki gidişatı gösterme yönünden bir fikir verebilir. Yani yine II. Cenevre’de olduğu gibi Dünya’da iki kutuplu bir sisteme dönmek için yapılan diğer bir girişimdir.

Netice itibari ile ABD yönetiminin dünya konjonktürü içerisinde sorumsuz ve çok yanlı politik davranışları, Rusya’nın tekrar ikinci bir kutup olarak dünya siyaset sahnesinde yer almasını bazı ülkeler isteyebilir. Bu durumda ülkeler için bir denge unsurunun varlığı önem arz etmektedir. Bugün hem II. Cenevre, hem de Kiev krizinde Rusya’nın duruşu ortadadır. Bu gelişmelerden sonra ABD, Şam yönetimi ile ilişkilerini tekrar normalleştirirse hiç şaşırmamak lazım. Bazı haber kaynaklarından aldığımız bilgilere göre bir kısım Avrupa ülkeleri Şam yönetimi ile diplomatik ilişkilerin tekrar kurulması için çalışmalarını sürdürmektedirler. Öte yandan 5 Mart 2014 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan haberde Şam yönetimi sözcüleri Başbakan Erdoğan ile görüşmelerde bulundukları yer almaktadır.

Konu Türkiye açısından irdelendiğinde Suriye krizinin başladığı günden bu yana rastgelelik politika izleyen Türkiye, artık çevresinde sorun çözen bir ülke olmaktan çıkmıştır. Çünkü Suriye örneğinde olduğu gibi sorunların üzerine giderken sorunun bir parçası haline gelmiştir. Nitekim Suriye politikasında başarı olamayan Türkiye aynı başarısızlığı Kıbrıs, Kerkük ve son gelişmeler karşısında Kırım’da da göstermiştir.

Türkiye’nin yenidünya düzeninin tartışıldığı günümüzde sahip olduğu jeopolitik ve stratejik konumunun kendisine bahşettiği kuvvetten yararlanarak ülkenin yüksek menfaatleri doğrultusunda hareket etmesi yerinde olacaktır.

Konu başlığına gelince; Rusya’nın Gürcistan, Suriye ve Kırım’da olduğu gibi kendi sahasında ABD’nin at oynatmasına izin vermeyeceği gibi diğer sahalarda da gözlemci sıfatıyla bulunacağı hususu yaşanan olay ve gelişmelerden anlaşılmaktadır.


Dr. Cüneyt MENGÜ
cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt MENGÜ Yazarn dier yazlar (112)...

Kerkük gazetesi 70

Hits: 5

Devam...

Irak’ta 1925 Anayasasına dönüş gerekebilir mi?

Hits: 24

Ülkedaşlarımdan özür dilemem lazım. Çünkü Irak halkının iradesiyle onaylanan bir Anay…

Devam...

“Tarihi Kürdistan” yok

Hits: 15

Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Savaş Eğilmez, Kerkük ve Sincar gibi tar…

Devam...

Kürt partilerine yakın çevreler,Türkmenleri hedef alarak bölümek istemektedirler....

Hits: 68

2003 yılından beri Türkmenlerin,bölücülüğe karşı olduğu için ,organize bir şekilde,kiml…

Devam...

Şehit çocuklarına bayram kıyafeti

Hits: 38

Kerkük Kışlası Irak Türkmenleri Siyasi Tutuklular ve Şehit Aileleri derneği Danimarka’da bu…

Devam...

Kardaşlık 74

Hits: 17

Devam...

Kerkük’te yapay nüfus oyunu

Hits: 168

Kerkük’ün nüfusunu, demografik yapıyla oynayarak 14 şrlda iki katına çıkaran IKBY’nin 25…

Devam...

KARA KARTAL’A TÜRKMEN NİŞANI

Hits: 59

Beşiktaş Vodafone Park’ta düzenlenen iftar programında Beşiktaş Kulübüne Irak Türkleri t…

Devam...

Sakarya'nın Kara su ilçesinde yaşam Türkmen kardeşlerimize mübarek Ramazan yardımı

Hits: 46

Türkmeneli insan hakları sakarya şub başkanlığı ile Türkmeneli işbirliği ve kültürel vak…

Devam...

Salihi'den MHP'ye anlamlı ziyaret.

Hits: 62

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşet Salihi,Ankara'daki temasları sırasında Milliyetçi H…

Devam...

Yazarn ok okunan

BÖLÜNME TARTIŞMALARI

Hits: 21045

1991’de BM kararıyla Güvenli Bölge adı altında Irak’ın kuzeyinde kurulan Irak Kürt Bölge…

Devam...

IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER

Hits: 19782

1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak hükümetleri arasında Ankara Antlaşması’nın imzalandı…

Devam...

LOZAN VE MUSUL OPERASYONU

Hits: 17058

Yaklaşık bir yıldan fazladır sözü edilen ve Irak’ın içinde ve dışında pazarlığı yap…

Devam...

TÜRKİYE DARBOĞAZDA

Hits: 15693

Irak ve Suriye’de tüm taraflar DEAŞ’ın işgal ettiği toprakların temizlenmesinin ardından …

Devam...

FIRAT KALKANI

Hits: 15146

Suriye’de Esad rejimine karşı 2011’de başlayan ayaklanmayla ilgili olarak Türkiye’nin eş …

Devam...