1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-12-17
Facebook Twitter Youtube

ORTADOĞU OLAYLARI VE TÜRKMENLER

Kerkük

Mahir Nakip

Türkmeneli’nden..Türk’ün dilinden

Kaynayan Kazan

Şu anda dünyanın en sorunlu, en çok savaşın olduğu, en fazla göçün meydana geldiği, ölüm ve patlamaların vaka-i adiyeden kabul edildiği ve istikrarın en az bulunduğu coğrafya Ortadoğu’dur. 21. yüzyıla girerken dünya çok huzurlu değildi ama en azından Sovyetlerin çöküşü neticesinde soğuk savaş bitmiş, dünya iki kutupluluktan kurtulmuştu. Herkes bloklar, kıtalar ya da ülkeler arası rekabetin siyasi ve askeri olmaktan çıkarak, ekonomik alana kayacağına inanıyordu. Dünya ticaretinde büyük patlamalar yaşandı. Sovyetlerin çökmesi heyula bir pazarı ortaya çıkardı. Doğu Avrupa kısa sürede şekil değiştirdi ve müreffeh Avrupa’nın bir parçası olmaya başladı. Rusya Federasyonu ise, eski Sovyetlerin parçası olan bazı ülkeleri de baskı altına alarak dünyaya petrol ve gaz sevkiyatını yönetmeye çalıştı. Kısacası dünya giderek liberalleşiyor ve küreselleşiyordu.

Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi’nin vurulması 21. asırda yaşanacak bütün keşmekeşlerin uğursuz habercisi belki de kaynağı idi. Nitekim 2003 yılında Irak’a yapılan müdahale huzur değil, büyük bir felaket getirdi. Dünya bir anda Ortadoğu’ya odaklandı. ABD 2011’de Irak’tan çıkarken 2003 öncesine nazaran çok daha kötü bir Irak bıraktı. Bugün dünyanın en huzursuz ülkesi olan Irak’ta iki mutlu taraf vardır. Biri yarı devletleşebilmiş Kuzey Irak Kürt yönetimi, ikincisi de Irak’ın her yerine nüfuz edebilmiş İran yönetimi.

Masum şekilde Tunus’ta başlayan Arap Baharı, girdiği hiçbir ülkeye henüz huzur getirebilmiş değildir. Bilakis, bu sözde bahar, Mısır toplumunu ikiye böldü ve Suriye’yi de harabeye çevirdi; daha nelere mal olacağı da belirsiz.

Ortadoğu’daki Çözülme

20. yüzyılda iki cihan harbi ve büyük acılar yaşayan insanlığın, 21. yüzyıla girerken iki konuda tecrübe kazanması beklenirdi: Irkçılık ve fundamentalizm. Irkçılık ve fundamantalizm insanlığa büyük zararlar vermiş birer aşırılık olup, kimsenin tasvip etmediği iki ideolojidir. Ama başta Irak olmak üzere bütün Ortadoğu bu iki bela ile sanki yeni tanışıyormuş gibi gelişmelere sahne olmaktadır. Bugün Kuzey Irak Yerel Yönetimi’nin başını çeken KDP, Türkiye’de BDP-PKK ve Suriye’de de PYD bölgelerindeki gelişmelere ırkçı ve çıkarcı bir bakışla yaklaşmaktadırlar. Bu yaklaşım Irak’ı parçalamaya götürdüğü gibi Türkiye, Suriye ve İran’ı da ciddi tehdit etmektedir. Sosyalist bir davranış gösteren bu örgütler, içinde bulundukları ülkelerin birlik ve beraberlikleri hiç umurlarında değildir. Kendi kitlesel menfaatleri her şeyin önündedir. Yani, yurtseverlik, toplumsal birlik ve beraberlik, huzur ve sükûn, ekonomik refah hiç önemli değil, her şey Kürdistan için!

Diğer taraftan 20. yüzyılın ortalarında dinî hatta mezhebî ayrışma nisbeten küllenmişken, Ortadoğu’da yeniden alevlenmiştir. Irak ve Suriye’deki terör olayları bu iki ülkenin en eski sakinleri olan Hıristiyan kökenli azınlıkları hedef almış ve göçe zorlamıştır. Bugün Irak ve Suriye’de Hıristiyanların sayısı tükenmeye yüz tutmuştur. İran’da Bahailik, Irak’da Subbilik gibi eski inançlar bitme noktasına gelmiştir. Mısır’da ise Kıptiler sık sık hedef olmaktadır. Aynı şekilde 1980’li yıllara kadar birlikte huzurlu yaşayan Iraklı Sünni ve Şiiler, bugün tamamen bölgelerini birbirinden ayırmışlar ve birbirinin kanını dökmektedirler.

Son 10 yılda Irak’ta vatanperverlik yok olmuş, yerini Kürtler’de ırkçılığa, Araplarda da Sünniciliğe ve Şiiciliğe bırakmıştır. Kürt, kendi bölgesine Arap’ı sokmazken; Sünni Araplarla Şii Araplar da, değil sadece siyasî yönden, sosyo-ekonomik ve bölgesel ayrışmaya bile girmişlerdir. Diğer taraftan Suriye’de belki de Bahreyn’de de aynı filmi izleme ihtimalimiz olacaktır. Kısacası kaynayan Ortadoğu çözülmeye doğru gitmekte ve burada yaşayan zayıflar ezilmekte, güçlüler daha güçlü olmaktadır.

Türkmenlerin Nasibine Düşen!

Irak ve Suriye’de yaşayan Türkmenler Osmanlıdan bu yana, takriben bir asırdır coğrafyalarını Arap ve Kürtlerle paylaşmışlar, onların yaşadıklarını yaşamaktadırlar, hatta Arap ve Kürtlerin baskı ve tehditlerine de maruz kalmaktadırlar. Özellikle Irak’ta Türkmenlerin, Kürtlerin uyguladıkları katliamlara ve işgallere, Arapların da idam ve asimilasyon faaliyetlerine maruz kaldıklarını hepimiz bilmekteyiz. Günümüzde de Kürtler Irkçılık yaparken, Araplar da kendi aralarında mezhepçilik güderken, Türkmenlerin bu ayrıştırıcı cereyanlardan etkilenmemeleri mümkün olmamaktadır. Ancak Türkmenleri diğerlerinden üstün kılan (!) meziyetleri varsa o da yurtseverlikleridir. Bunun haricinde onlar da Kürtlerin Erbil ve Kerkük’te uyguladıkları ırkçı baskılara isyan ederek karşı koymakta, Arapların güttükleri mezhepçilikten nasiplerini almaktadırlar. Nitekim Telafer’de Şii Türkmenlerle Sünni Türkmenler arasında ihtilaf da bu kör cehaletten doğmuştur. Yani Irak’ta Türkmenleri, sair Irak halkından, bu halkın alışkanlık ve atlattıkları badirelerden nasibini almış ve onlar da çözülme sürecine girmişlerdir.

Bugün gerçekten Ortadoğu’da ve hatta Irak’ta cereyan eden olaylar, oynanan oyunlar, (varsa) çizilen gizli planlar, Türkmenlerin boyunu aşmaktadır. Türkmenlerin, içinde yaşadıkları puslu ve dumanlı atmosferin dışına çıkıp, yukarıdan manzarayı seyredebilme imkânı bulunmamaktadır. Silahsız ve dış desteksiz olan Türkmenlerin tek güçleri, Irak Parlamentosunda samimiyetle çalışan ve bir elin parmak sayısını geçmeyen vekilleridir. En basit örnek Musul mahalli seçimlerinde ortaya çıktı. Türkmenler yerel meclise Araplardan daha çok temsilci gönderebildikleri halde ne valilik, ne meclis başkanlığı ne de vali birinci yardımcılığı makamını alabilmişlerdir. Onlara sadece Meclis Başkan Yardımcılığı uygun görüldü. Nasıl bu mağduriyete maruz kaldıkları, neden seslerine kimsenin kulak vermediği, niçin pazarlık yapamadıkları belirsiz. Tek kelimeyle çünkü silahları, askerleri ya da arkaları yok. Arka çıkması yana dursun, bu meseleden Türkiye’nin belki haberi bile olmamıştır.

Yakında Kerkük konusunda da Türkmenlerin başına gelecekler olacak. Kürtlerin Kerkük’e fütursuzca dolmaları üzerine Irak Türkmen Cephesi, Kerkük seçmen kütüklerine itiraz etmişler, bunun üzerine mahalli seçimler bu şehirde ertelenmiştir.Seçmen kütüklerinin düzenlenmesi konusunda Anayasa Mahkemesi’ne yapmış oldukları itiraz kaşla göz arasında reddedildi ve Kerkük’te mahalli seçimlerin Kürtlerin istediği şekilde yapılması yolu açıldı. Her ne hikmetse, aynı gün bu âdil mahkeme (!) Maliki’nin üçüncü kez başbakan olmasına engel olan meclis kararını da reddetmiştir. Yani Barzani ile Maliki arasında al gülüm ver gülüm...

Yakın bir tarihte Kerkük’te mahalli seçimler yapılacak ve mevcut sahte seçmen listeleri ile seçime gidilecektir. Kerkük Yerel Meclisi’nde altı temsilci olan Türkmenlerin böyle bir seçimde 1-2 temsilci çıkarırlarsa kimse üzülmesin ya da kimse Türkmenlere “siz birlik olmuyorsunuz” demesin. Bundan da Türkiye’nin haberi olmamış ya da tahmin etmiyor olabilir. Demek ki bu da Türkmenlerin makûs kaderidir. Adaletin olmadığı yerde güçlü, zayıfı ezer. Bugün Irak’ta iki güçlü var biri Şiileri diğeri de Kürtlerdir. İkisi de zalim ve acımasız.


Türkiye Ne Yapıyor?

Türkiye Türkmenler konusunda kılını kıpırdatmıyor dense mübalağa olmaz. Ancak bunu doğru tahlil etmek lazım. Aslında Türkiye’nin Türkmenler meselesine ilgisiz kalmasından çok,“Türkmen meselesi önemsizleşmiştir” demek daha doğru olur. Çünkü bir taraftan Ortadoğu’da çok hacimli gelişmeler oluyor, diğer taraftan da Türkiye’nin resmi söylemleri Ortadoğu geneli için söz konusu ediliyor. Ortadoğu gemisinin basit bir yolcusu olan Türkmenlerin Türkiye’nin gündemin en alt sıralarında yer aldığı bundandır. Bu gidişle o maddeye hiç sıra gelmeyecektir.

Hâlbuki gönül isterdi ki Türkiye’nin Irak’ta sözünü dinletebildiği Sünni Araplarla Barzani’ye, Türkmenler konusunda ciddi telkinlerde bulunsun. Meselâ Musul Vali Yardımcılığı makamını Türkiye Üsame El Nüceyfi’den isteseydi her halde Türkiye’yi kırmazdı. Ya da seçmen kütükleri konusunda Barzani’ye bir kırmızı çizgi gösterilseydi ya da en azından Türkmenleri hesaba katan kararlar alması telkin edilseydi, Barzani Türkiye’yi gücendirmezdi. Eğer Türkiye, Barzani ve özellikle de Nüceyfi tanınmaz birer siyasetçi iken, Türkmenler üzerinden bu iki kişiyle ilişki kurmayı deneseydi, bugün Türkmenler çok daha iyi yerde olurdu. Yani demek istiyoruz ki, Irak’ta taraflar Türkmenleri, Türkiye’nin önemsediği kadar önemsemektedir. Bu da çok doğal bir davranıştır. Irak, belki sonsuza yakın bir zaman diliminde istikrara kavuşur ya da bölünür. Türkiye, Ortadoğu girdabına alabildiğine girmiş ve evdeki hesabı çarşıya uymamış bir ülke görünümünde olup, Ortadoğu’daki Türkmenleri, “soydaş” olarak değil, bölgede yaşayan diğer topluluklar gibi muamele eden bir ülke durumundadır. Bu realiteyi kaydetmeliyiz.

Pekiyi Türkmenler bu durumda ne yapmalı?
Müteaddit defalar ve birçok Türkmen aydını tarafından dile getirilmiş tekliflere göz atıldığında, hepsinin üstünde müttefik olduğu husus, Türkmenlerin kendi yağlarında kavrulmayı ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeleri gerektiğidir. Irak’ta Şiiler Sünnileri, Kürtler de Türkmenleri eritmeye ve bölgelerini yutmaya çalışmaktadır. Bunlar büyük ölçüde başarılmıştır. Bağdat ve Basra Şiileşirken; Kerkük, Erbil, Altunköprü ve Kifri Kürtleştirilmiştir. Bu realite karşısında Türkmenler Irak’ta var olmak istiyor ve Hristiyanlar gibi erimek istemiyorlarsa uzun vadede bazı tedbirlere sarılmaları gerekmektedir:

1. Nüfuslarını arttırmalıdırlar. Bugün nüfus artış hızı en yüksek olan Kürtler ve Şiilerdir; en az olan da önce Türkmenler sonra da Sünni Araplardır. Çok çocuklu olmaktan korkmamak ve kaçınmamak gerekmektedir.
2. Legal yollarla ve merkezi hükümete baskı yaparak Kerkük, Telafer ve Tuzhurmatu gibi şehirlerde mutlaka yerel güvenlik güçlerini tesis etmelidirler.
3. Ekonomik yönden güçlenmek için basit-zor ya da az-çok demeden ticaret, sanayi, esnaflık yapmaları gerekmektedir. Devlet memurluğu olmadığı yerde bunlar mutlaka düşünülmelidir.
4. Türkmenler arasında işbirliği, sosyal dayanışma ve maddi yardımlaşma mutlaka kurumsallaşmalıdır.
5. Türkmen siyasi davası için yurtiçi ve yurtdışında çalışan Türkmenlerden mutlaka para toplanmalıdır.

Sonuç olarak görünen odur ki Ortadoğu’daki karmaşa tahminlerden çok daha uzun sürecektir. Bu karmaşa en çok azınlıkları ve zayıf olanları bölgeden silip götürecektir. Türkmenler başkalarından desteksiz yaşamayı öğrenmedikçe, eriyenlerin arasına katılma ihtimali artacaktır.

Mahir Nakip Yazarn dier yazlar (48)...

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi bürolarına silahlı saldırı

Hits: 36

Kerkük Polis Müdürü Hattap Ömer, "Kerkük kent merkezinde Irak Türkmen Cephesi'nin iki bürosu…

Devam...

Gün Milli Birlik Günüdür

Hits: 26

Irak Türkmenleri tarih boyunca varlığını korumak için mücadele edip birçok zorlukları a…

Devam...

Irak Cumhurbaşkanı, Türkmen liderle görüştü

Hits: 32

Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşe…

Devam...

Türkmeneli dergi 118

Hits: 11

Devam...

Irak Türkmen Cephesi havan saldırısının sebebini açıkladı

Hits: 105

​ Irak Türkmen Cephesi, Salahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesine dün düzenlenen havan sald…

Devam...

Türkmenlere Havan Saldırısı! Şehit ve Yaralılar Var

Hits: 63

Irak’ın Selahattin iline bağlı Türkmen Tuzhurmatu ilçesinde düzenlenen havan saldırısınd…

Devam...

Ah Bağdat ah...

Hits: 49

Anadolu Yayıncılar Derneği olarak Irak Gazeteciler Cemiyetinin davetlisi sıfatı ile Bağdat’a…

Devam...

Peşmerge ve Kürt Güvenlik Güçleri Bölgede İnsanlık ve Savaş Suçu İşliyor

Hits: 85

Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak'ın kuzeyindeki yönetime bağlı Asayiş güçleri tarafında…

Devam...

Barış ve Anda'dan Türkmen okullarına yardım

Hits: 51

ANDA Kardeşe Vefa Derneği ve Barış İnsani Yardım Vakfı Türkmen okullarına eğitim malzemele…

Devam...

Türkmenler Kerkük'teki ABD varlığından endişeli

Hits: 53

Irak Türkmen Cephesi Kerkük Milletvekili Turan, "ABD güçlerinin, geçmişte olduğu gibi tarafs…

Devam...

Yazarn ok okunan

Kerkük Üzerinden Türkiye’ye Mesaj Var

Hits: 31565

Yıllardır Kerkük’te valilik yapan Amerikan vatandaşı Necmettin Kerim durup dururken Bir karar…

Devam...

TÜRKMENLERİN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ZİYARETİNDEN YANSIMALAR

Hits: 27550

İşin Gelişimi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, Irak Türkmen siyasetçilerini Ank…

Devam...

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Hits: 24112

Geçmiş, Geleceği Belirler... Önceki yazılarımızda 1 Mart Tezkeresi’nin doğurduğu olumsuz…

Devam...

Türkmeneli’nden.. Türk’ün dilinden BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI

Hits: 22870

Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet göze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yönet…

Devam...

HAŞD ŞAABİ VE TÜRKMENLER

Hits: 22803

ABD, ordusu ile bir ülkeye girip başarı ile çıktığı hiç bir ülke yoktur; Vietnam’dan yen…

Devam...