1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-08-21
Facebook Twitter Youtube

MISIR KRİZİNİN ARKA PERDESİ

Türkmenler Telafer

Dr. Cüneyt MENGÜ

Arap Dünyası ülkeleri arasında birçok yönden farklı özelliklere sahip olan Mısır’da son 2 yıl içerisinde yaşanan olayların iç yüzünün tamamı Türk medyasına yansımamıştır. Arap Birliği’nin kurucusu ve merkezi konumunda olan Mısır, yıllardır içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara rağmen diğer Arap ülkelerinden siyasi, kültürel, sosyal ve askeri açıdan pozitif yönden üstün olmasının yanı sıra, özellikle Nasır döneminden günümüze kadar Arap Dünyası’nın yol gösterici, rehberi ve istihdam kaynağı olmuştur.

Tunus ile başlayan Arap Baharı sürecinden ilham alan Mısır halkı ordunun desteği ile Hüsnü Mübarek’i devirmiş, ardından kurulan geçici konsey tarafından yapılan seçimlerin sonucunda iktidarı ele alan Müslüman Kardeşler’in adayı olan Mursi yine seçim neticesinde cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Ancak Mısır halkının beklentilerine istenilen düzeyde cevap veremeyen Mursi yönetimine karşı başlatılan imza kampanyasında 22 milyona yakın imza toplanması ve nihayet 30 Haziran 2013 tarihinde 33 milyon Mısırlının katılımıyla Tahrir Meydanı başta olmak üzere ülkenin birçok şehrinde yapılan eşine rastlanmayan gösteriler, Mısır ordusunun müdahalesine yol açmıştır. Mursi’nin cumhurbaşkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasına tepki gösteren Müslüman Kardeşler, aylarca Rabia Adeviye Meydanında protesto gösterileri düzenlemişlerdir.

Yaklaşık 90 milyon civarında olan Mısır nüfusunun ideolojik yönden dağılımı ise; yaptığım çalışmaların sonucunda % 10 hata payıyla aşağıda gösterilen şekildedir.

- Çoğunluğu kamu ve özel sektörde çalışanlardan oluşan Ilımlı İslamcılar: % 35 – 40 arası
- Müslüman Kardeşler Örgütü: % 2.5 – 3.5 arası
- Selefiler: % 3.5 – 4.5 arası
- Liberal ve Laikler: % 2.5 – 3.5 arası
- Ulusalcılar: % 3.5 – 4.5 arası
- Nubiler ve Bedeviler: % 1 – 1.5 arası
- Hıristiyanlar % 7.5 – 11 arası
- Yoksulluk sınırının altındaki kararsız kesim: % 30 – 35 arası (Her ne kadar BM verilerine göre % 20 – 25 arasında bir oran öne sürülmekte ise de, Mısırlı Aydınların ifadelerine göre % 40 düzeyindedir.)

Mısır halkının büyük bir çoğunluğunun mütedeyyin ve muhafazakar olmalarına karşın Müslüman kardeşlerin içinde sayılmaları doğru olmayacaktır. Her ne kadar Müslüman Kardeş yanlıları halk meclisi seçimlerinde oyların % 47’sini ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların % 51’ini almış olsalar dahi, daha sonraki gelişmelerden anlaşılacağı üzere bu oranların gerçeği yansıtmadığı görüşündeyim. Bu noktada bir hususun altının çizilerek ifadesi edilmesi gerekir ki halk meclisi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine halkın büyük bir bölümünün katılmaması nedeniyle, seçim sonuçlarının yukarıdaki oranlarda değerlendirilmesi ne kadar doğru olacaktır.

Müslüman Kardeşler grubuna mensup aydın bir kişinin ifadesine göre Müslüman kardeşler Mısır’ın % 10’unu oluşturmaktadır. Bununla birlikte ulusalcı ve liberal bir aydının ifadesine göre ise Müslüman kardeşler Mısır’ın ancak % 2’ini oluşturmaktadır. Yani bu ikisinin ortalaması % 6’dır. Bu da ancak ülkedeki Hıristiyanların nüfusuna yakın bir rakama bile denk gelmemektedir.

Aslında Mısır’da Mübarek’in devrilmesi ile başlayan ve Mursi ile devam eden olayların perde arkasında ekonomik nedenler bulunmaktadır. Bu bağlamda BM’nin verilerine bakıldığında Mısır nüfusunun % 25’i yoksulluk sınırının altında yaşamlarını sürdürmektedirler. Ancak Mısırlı aydınlar tarafından bu rakamın % 35 – 40 arasında olduğu ifade edilmektedir. Yani Mısır’da her 3 kişiden 1’inin günlük geliri 2 $’ın altındadır. Kararsız olarak nitelendirdiğimiz bu kesim maddi destek karşılığında istenilen tarafa yönlendirilebilirler. Bu yönlendirme hem Mursi’nin yandaşı olarak ve hem de karşıtları için geçerli olmaktadır. Başka bir ifade ile herhangi bir ideolojiyi benimsemeyen bu kesimin rolü, siyasi sürece göre kendini gösterecektir.

Diğer taraftan Washington’da yerleşik Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayınlanan raporda; Mursi’nin görevden uzaklaştırılması ve tutuklanması konusunda Sina dosyası etkili olmuştur. Raporun başlığı ise Sina dönüm noktası mı, yoksa Mursi’nin uzaklaştırılmasının gerekçesi mi?

Raporda Mısır’daki olaylar hakkında yapılan analizlerin büyük bir bölümü 30 Haziran gösterisi üzerinde yoğunlaşırken, Sina’daki Bedevi kökten dinciler ile liberal ve ulusalcılar arasında gerçekleşen çatışmalar dikkate alınmamıştır. Aynı raporda; Mursi’nin ordunun sürekli uyarılarına kulak asmamasının sonucunda Sina’da 14 Mısır askerinin öldürülmesinin bardağı taşıran son damla olduğu belirtilmektedir. Sina ile Gazze arasında meydana gelen olaylarda Mursi’nin kökten dincilerin yanında bir duruş sergilemesi, ABD ve İsrail’in Mursi’nin devrilmesinde Mısır ordusunun yanında yer almalarına neden olmuştur.

Mursi’nin azledilmesi ile başlayan olayların akabinde İsrail’deki gazetelere bakıldığında;
Hartis gazetesi, Mursi döneminde İsrail ile Mısır arasındaki ilişkilerin Mübarek döneminden daha iyi olduğunu ve darbe ile uzaklaştırılmasının İsrail ile olan ilişkilerine zarar vereceğini ve bu darbenin de halkın ekonomik sıkıntıları sonucunda meydana geldiğini ifade etmektedir. Yine Hartis gazetesinde, Tel Aviv’in Müslüman Kardeşlerinin devrilmesinden yana olmadığını ve bu dönemde Mısır’ın İsrail ile güvenlik koordinasyonunun önceki dönemlere göre daha iyi olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Yedioth Ahronoth gazetesine göre, bundan sonra Arap Dünyasında Arap Birliğinden söz edilmesi mümkün olmayacaktır.

Yine İsrail’de yayınlanan Al Dabbagh gazetesi ise, Mısır’daki rejimin Müslüman kardeşler tarafından uzun süre devam ettirilmesinin İsrail’in aleyhine olacağını, Mübarek rejiminin devrilmesine bir İsrailli Bakanın ağladığını, ancak Mursi’nin devrilmesine hiçbir İsraillinin ağlamadığını dile getirmiştir.

Maarif gazetesinin ilk sayfasında ise; içlerinde Mursi’nin, Nasrullah’ın, İran cumhurbaşkanının, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarının yerleşirildiği İsrail Bayrakları ile birlikte Halep Caddesindeki yıkımları yansıtan fotoğraflara yer verilmiştir. Altında yapılan yorumda ise; Kahire’deki Tahrir Meydanı’ndan İstanbul’daki Taksim Meydanı’na, Gazze tünelinden Hasan Nasrallah sığınaklarına, harap edilmiş Halep caddelerinden Tahran’daki seçim sandıklarına kadar Ortadoğu bölgesindeki karışıklığın daha uzun süre devam edeceği ifade edilmiştir.

Konu Türkiye açısından incelendiğinde; Türk hükümetinin yukarıda sözü edilen durumlar çerçevesinde ne imza kampanyası ne de 30 Haziran’daki halk isyanını dikkate almadan çok aşırı dozda Müslüman kardeşlerin yanında yer alması Mısır halkı üzerinde Türkiye’ye karşı aynı dozda antipati yaratmıştır. Bunun sonucunda Türkiye’ye planlanmış seyahatler iptal edilmekte ve hatta Türk malı ve dizilerine karşı boykot edenlerin sayısı da artmaktadır.

Şunu da ifade etmekte yarar vardır. Mübarek’in devrilmesi ile çok iyi organize olmuş Müslüman Kardeşler Örgütü, her ne kadar başlangıçta durumu kendi lehlerine yürütmüş olsalar da ekonomi ile ilgili vermiş oldukları vaatleri yerine getirememeleri, tüm kesimleri kucaklayamamaları, devlet deneyimlerinin yetersiz olması gibi nedenlerle başarılı olamamışlardır.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım sebeplerden dolayı ister Suriye ister Mısır için en ideal yöntem; ulu önder Atatürk’ün Türkiye için 1923’lerde benimsediği ve Sayın Erdoğan’ın Mursi döneminde Kahire’ye yapmış olduğu ziyarette yaptığı konuşmada belirttiği üzere ( her ne kadar Türkiye’de iktidar muhafazakar ve İslami eksen doğrultusunda olmakla birlikte ülkenin benimsediği rejim laikliktir) laik sistemin uygun olacağı kanaatindeyim.

Dr. Cüneyt MENGÜ
cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt MENGÜ Yazarn dier yazlar (116)...

Türkmeneli dergi 114

Hits: 3

Devam...

Kerkük'te Kürdistan bayrağı krizi derinleşiyor... Mahkeme kararını uygulamayacaklar

Hits: 9

Bağdat İdare Mahkemesi'nin verdiği 'Kürdistan bayrağı' kararı sonrasında kriz sürüyor. son…

Devam...

REFERANDUM ENGELLENİR VEYA ERTELENİR Mİ?

Hits: 10

Irak Kürdistan Bölgesi ile Kerkük başta olmak üzere ihtilaflı toprakları içine alan bölgede…

Devam...

Irak Türkmenleri: Referandumu reddediyoruz

Hits: 8

Irak Türkmen Cephesi Başkanı Salihi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin 25 Eylül'deki bağımsı…

Devam...

Türkmenler Telafer'den güvenli bölgelere kaçıyor

Hits: 41

Irak Türkmen Cephesi Milletvekili Maruf, DEAŞ'ın elinde mahsur kalan Telafer'deki Türkmenlerin…

Devam...

Türkmenlerden referandum tepkisi: Tek başlarına karar almamaları lazım

Hits: 56

Irak Türkmen Cephesi Sözcüsü Ali Mehdi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) 25 Eylül’…

Devam...

Barzani'nin "bağımsızlık referandumu" kararına tepkiler giderek artıyor

Hits: 33

Barzani'nin bağımsızlık referandumu kararına tepkiler giderek artıyor. Irak Başbakanı Haydar…

Devam...

TÜRKMEN KENTİ TELAFER İÇİN HAREKETE GEÇİLDİ

Hits: 30

Terör örgütü IŞİD'in elinde tuttuğu Türkmen kenti Telafer'deki hedeflerin, uluslararası k…

Devam...

Türkmen lider Hürriyet’e konuştu: ‘Barzani son ana kadar çıtayı yükseltecektir’

Hits: 64

IRAK Türkmen Cephesi (ITC) lideri Erşad Salihi, Irak Kürt Bölgesel Yönetim (IKBY) Başkanı Mes…

Devam...

Türkmen Çocukların Yüzünü Ülkücü Ağabeyleri Güldürdü

Hits: 46

Eskişehir Yunus Emre Ülkü Ocağı üyeleri, 50 Türkmen çocuğuna güzel bir gün yaşattılar. …

Devam...

Yazarn ok okunan

BÖLÜNME TARTIŞMALARI

Hits: 24208

1991’de BM kararıyla Güvenli Bölge adı altında Irak’ın kuzeyinde kurulan Irak Kürt Bölge…

Devam...

IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER

Hits: 23578

1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak hükümetleri arasında Ankara Antlaşması’nın imzalandı…

Devam...

TÜRKİYE DARBOĞAZDA

Hits: 22212

Irak ve Suriye’de tüm taraflar DEAŞ’ın işgal ettiği toprakların temizlenmesinin ardından …

Devam...

GÜVENLİ Mİ YOKSA ÖZERK Mİ BÖLGELER?

Hits: 19214

Tampon, Güvenli ve Özerk Bölge kavramları arasında terminolojik, içerik ve amaç yönünden bi…

Devam...

LOZAN VE MUSUL OPERASYONU

Hits: 18202

Yaklaşık bir yıldan fazladır sözü edilen ve Irak’ın içinde ve dışında pazarlığı yap…

Devam...