1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-06-23
Facebook Twitter Youtube

MISIR KRİZİNİN ARKA PERDESİ

“Tarihi Kürdistan” yok

Dr. Cüneyt MENGÜ

Arap Dünyası ülkeleri arasında birçok yönden farklı özelliklere sahip olan Mısır’da son 2 yıl içerisinde yaşanan olayların iç yüzünün tamamı Türk medyasına yansımamıştır. Arap Birliği’nin kurucusu ve merkezi konumunda olan Mısır, yıllardır içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara rağmen diğer Arap ülkelerinden siyasi, kültürel, sosyal ve askeri açıdan pozitif yönden üstün olmasının yanı sıra, özellikle Nasır döneminden günümüze kadar Arap Dünyası’nın yol gösterici, rehberi ve istihdam kaynağı olmuştur.

Tunus ile başlayan Arap Baharı sürecinden ilham alan Mısır halkı ordunun desteği ile Hüsnü Mübarek’i devirmiş, ardından kurulan geçici konsey tarafından yapılan seçimlerin sonucunda iktidarı ele alan Müslüman Kardeşler’in adayı olan Mursi yine seçim neticesinde cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Ancak Mısır halkının beklentilerine istenilen düzeyde cevap veremeyen Mursi yönetimine karşı başlatılan imza kampanyasında 22 milyona yakın imza toplanması ve nihayet 30 Haziran 2013 tarihinde 33 milyon Mısırlının katılımıyla Tahrir Meydanı başta olmak üzere ülkenin birçok şehrinde yapılan eşine rastlanmayan gösteriler, Mısır ordusunun müdahalesine yol açmıştır. Mursi’nin cumhurbaşkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasına tepki gösteren Müslüman Kardeşler, aylarca Rabia Adeviye Meydanında protesto gösterileri düzenlemişlerdir.

Yaklaşık 90 milyon civarında olan Mısır nüfusunun ideolojik yönden dağılımı ise; yaptığım çalışmaların sonucunda % 10 hata payıyla aşağıda gösterilen şekildedir.

- Çoğunluğu kamu ve özel sektörde çalışanlardan oluşan Ilımlı İslamcılar: % 35 – 40 arası
- Müslüman Kardeşler Örgütü: % 2.5 – 3.5 arası
- Selefiler: % 3.5 – 4.5 arası
- Liberal ve Laikler: % 2.5 – 3.5 arası
- Ulusalcılar: % 3.5 – 4.5 arası
- Nubiler ve Bedeviler: % 1 – 1.5 arası
- Hıristiyanlar % 7.5 – 11 arası
- Yoksulluk sınırının altındaki kararsız kesim: % 30 – 35 arası (Her ne kadar BM verilerine göre % 20 – 25 arasında bir oran öne sürülmekte ise de, Mısırlı Aydınların ifadelerine göre % 40 düzeyindedir.)

Mısır halkının büyük bir çoğunluğunun mütedeyyin ve muhafazakar olmalarına karşın Müslüman kardeşlerin içinde sayılmaları doğru olmayacaktır. Her ne kadar Müslüman Kardeş yanlıları halk meclisi seçimlerinde oyların % 47’sini ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların % 51’ini almış olsalar dahi, daha sonraki gelişmelerden anlaşılacağı üzere bu oranların gerçeği yansıtmadığı görüşündeyim. Bu noktada bir hususun altının çizilerek ifadesi edilmesi gerekir ki halk meclisi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine halkın büyük bir bölümünün katılmaması nedeniyle, seçim sonuçlarının yukarıdaki oranlarda değerlendirilmesi ne kadar doğru olacaktır.

Müslüman Kardeşler grubuna mensup aydın bir kişinin ifadesine göre Müslüman kardeşler Mısır’ın % 10’unu oluşturmaktadır. Bununla birlikte ulusalcı ve liberal bir aydının ifadesine göre ise Müslüman kardeşler Mısır’ın ancak % 2’ini oluşturmaktadır. Yani bu ikisinin ortalaması % 6’dır. Bu da ancak ülkedeki Hıristiyanların nüfusuna yakın bir rakama bile denk gelmemektedir.

Aslında Mısır’da Mübarek’in devrilmesi ile başlayan ve Mursi ile devam eden olayların perde arkasında ekonomik nedenler bulunmaktadır. Bu bağlamda BM’nin verilerine bakıldığında Mısır nüfusunun % 25’i yoksulluk sınırının altında yaşamlarını sürdürmektedirler. Ancak Mısırlı aydınlar tarafından bu rakamın % 35 – 40 arasında olduğu ifade edilmektedir. Yani Mısır’da her 3 kişiden 1’inin günlük geliri 2 $’ın altındadır. Kararsız olarak nitelendirdiğimiz bu kesim maddi destek karşılığında istenilen tarafa yönlendirilebilirler. Bu yönlendirme hem Mursi’nin yandaşı olarak ve hem de karşıtları için geçerli olmaktadır. Başka bir ifade ile herhangi bir ideolojiyi benimsemeyen bu kesimin rolü, siyasi sürece göre kendini gösterecektir.

Diğer taraftan Washington’da yerleşik Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayınlanan raporda; Mursi’nin görevden uzaklaştırılması ve tutuklanması konusunda Sina dosyası etkili olmuştur. Raporun başlığı ise Sina dönüm noktası mı, yoksa Mursi’nin uzaklaştırılmasının gerekçesi mi?

Raporda Mısır’daki olaylar hakkında yapılan analizlerin büyük bir bölümü 30 Haziran gösterisi üzerinde yoğunlaşırken, Sina’daki Bedevi kökten dinciler ile liberal ve ulusalcılar arasında gerçekleşen çatışmalar dikkate alınmamıştır. Aynı raporda; Mursi’nin ordunun sürekli uyarılarına kulak asmamasının sonucunda Sina’da 14 Mısır askerinin öldürülmesinin bardağı taşıran son damla olduğu belirtilmektedir. Sina ile Gazze arasında meydana gelen olaylarda Mursi’nin kökten dincilerin yanında bir duruş sergilemesi, ABD ve İsrail’in Mursi’nin devrilmesinde Mısır ordusunun yanında yer almalarına neden olmuştur.

Mursi’nin azledilmesi ile başlayan olayların akabinde İsrail’deki gazetelere bakıldığında;
Hartis gazetesi, Mursi döneminde İsrail ile Mısır arasındaki ilişkilerin Mübarek döneminden daha iyi olduğunu ve darbe ile uzaklaştırılmasının İsrail ile olan ilişkilerine zarar vereceğini ve bu darbenin de halkın ekonomik sıkıntıları sonucunda meydana geldiğini ifade etmektedir. Yine Hartis gazetesinde, Tel Aviv’in Müslüman Kardeşlerinin devrilmesinden yana olmadığını ve bu dönemde Mısır’ın İsrail ile güvenlik koordinasyonunun önceki dönemlere göre daha iyi olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Yedioth Ahronoth gazetesine göre, bundan sonra Arap Dünyasında Arap Birliğinden söz edilmesi mümkün olmayacaktır.

Yine İsrail’de yayınlanan Al Dabbagh gazetesi ise, Mısır’daki rejimin Müslüman kardeşler tarafından uzun süre devam ettirilmesinin İsrail’in aleyhine olacağını, Mübarek rejiminin devrilmesine bir İsrailli Bakanın ağladığını, ancak Mursi’nin devrilmesine hiçbir İsraillinin ağlamadığını dile getirmiştir.

Maarif gazetesinin ilk sayfasında ise; içlerinde Mursi’nin, Nasrullah’ın, İran cumhurbaşkanının, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarının yerleşirildiği İsrail Bayrakları ile birlikte Halep Caddesindeki yıkımları yansıtan fotoğraflara yer verilmiştir. Altında yapılan yorumda ise; Kahire’deki Tahrir Meydanı’ndan İstanbul’daki Taksim Meydanı’na, Gazze tünelinden Hasan Nasrallah sığınaklarına, harap edilmiş Halep caddelerinden Tahran’daki seçim sandıklarına kadar Ortadoğu bölgesindeki karışıklığın daha uzun süre devam edeceği ifade edilmiştir.

Konu Türkiye açısından incelendiğinde; Türk hükümetinin yukarıda sözü edilen durumlar çerçevesinde ne imza kampanyası ne de 30 Haziran’daki halk isyanını dikkate almadan çok aşırı dozda Müslüman kardeşlerin yanında yer alması Mısır halkı üzerinde Türkiye’ye karşı aynı dozda antipati yaratmıştır. Bunun sonucunda Türkiye’ye planlanmış seyahatler iptal edilmekte ve hatta Türk malı ve dizilerine karşı boykot edenlerin sayısı da artmaktadır.

Şunu da ifade etmekte yarar vardır. Mübarek’in devrilmesi ile çok iyi organize olmuş Müslüman Kardeşler Örgütü, her ne kadar başlangıçta durumu kendi lehlerine yürütmüş olsalar da ekonomi ile ilgili vermiş oldukları vaatleri yerine getirememeleri, tüm kesimleri kucaklayamamaları, devlet deneyimlerinin yetersiz olması gibi nedenlerle başarılı olamamışlardır.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım sebeplerden dolayı ister Suriye ister Mısır için en ideal yöntem; ulu önder Atatürk’ün Türkiye için 1923’lerde benimsediği ve Sayın Erdoğan’ın Mursi döneminde Kahire’ye yapmış olduğu ziyarette yaptığı konuşmada belirttiği üzere ( her ne kadar Türkiye’de iktidar muhafazakar ve İslami eksen doğrultusunda olmakla birlikte ülkenin benimsediği rejim laikliktir) laik sistemin uygun olacağı kanaatindeyim.

Dr. Cüneyt MENGÜ
cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt MENGÜ Yazarn dier yazlar (112)...

DEAŞ, IRAK TÜRKMENLERİ'NİN MUSUL'DAKİ MEDENİYET SİMGELERİNİ HEDEF ALMAKTADIR.

Hits: 19

DEAŞ,Türkmen bölgelerini ele geçirdiği ilk günden buyana, tarih boyunca Türkmen Sultanları'n…

Devam...

Türkiye’nin Irak Politikasındaki Hataları

Hits: 84

Geçmiş, Geleceği Belirler... Önceki yazılarımızda 1 Mart Tezkeresi’nin doğurduğu olumsuz…

Devam...

Kerkük gazetesi 70

Hits: 11

Devam...

Irak’ta 1925 Anayasasına dönüş gerekebilir mi?

Hits: 49

Ülkedaşlarımdan özür dilemem lazım. Çünkü Irak halkının iradesiyle onaylanan bir Anay…

Devam...

“Tarihi Kürdistan” yok

Hits: 32

Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Savaş Eğilmez, Kerkük ve Sincar gibi tar…

Devam...

Kürt partilerine yakın çevreler,Türkmenleri hedef alarak bölümek istemektedirler....

Hits: 78

2003 yılından beri Türkmenlerin,bölücülüğe karşı olduğu için ,organize bir şekilde,kiml…

Devam...

Şehit çocuklarına bayram kıyafeti

Hits: 40

Kerkük Kışlası Irak Türkmenleri Siyasi Tutuklular ve Şehit Aileleri derneği Danimarka’da bu…

Devam...

Kardaşlık 74

Hits: 18

Devam...

Kerkük’te yapay nüfus oyunu

Hits: 180

Kerkük’ün nüfusunu, demografik yapıyla oynayarak 14 şrlda iki katına çıkaran IKBY’nin 25…

Devam...

KARA KARTAL’A TÜRKMEN NİŞANI

Hits: 66

Beşiktaş Vodafone Park’ta düzenlenen iftar programında Beşiktaş Kulübüne Irak Türkleri t…

Devam...

Yazarn ok okunan

BÖLÜNME TARTIŞMALARI

Hits: 21087

1991’de BM kararıyla Güvenli Bölge adı altında Irak’ın kuzeyinde kurulan Irak Kürt Bölge…

Devam...

IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER

Hits: 19846

1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak hükümetleri arasında Ankara Antlaşması’nın imzalandı…

Devam...

LOZAN VE MUSUL OPERASYONU

Hits: 17074

Yaklaşık bir yıldan fazladır sözü edilen ve Irak’ın içinde ve dışında pazarlığı yap…

Devam...

TÜRKİYE DARBOĞAZDA

Hits: 15698

Irak ve Suriye’de tüm taraflar DEAŞ’ın işgal ettiği toprakların temizlenmesinin ardından …

Devam...

FIRAT KALKANI

Hits: 15162

Suriye’de Esad rejimine karşı 2011’de başlayan ayaklanmayla ilgili olarak Türkiye’nin eş …

Devam...