1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-05-26
Facebook Twitter Youtube

Irak Anayasası Düzeltilmedikçe…

Suphi Saatçi

Türkmeneli bölgesinin önemli yerleşim merkezlerinden olan Tuzhurmatu, 200 bine yaklaşan nüfusu ile il olma vasfını kazanmış büyük bir ilçedir. Daha önceleri Kerkük’e bağlı olan Tuzhurmatu, 20.1.1976 tarihli ve 41 sayılı kararname ile Selahattin İline bağlı bir ilçe olmuştur.[1]

İlçeye bağlanan dört nahiye (bucak) Amirli, Bastamlı, Süleymanbeg (Muratlı) ve Kadir Kerem adları ile tanınır. Türkmenlerin en saf ilçelerinden olan Tuzhurmatu, Aksu ırmağının kenarında yer almış sakin, bağlara, bostanlara ve bereketli topraklara sahip bir beldedir. Şii Türkmenlerin yaşadığı Tuzhurmatu’dan öğretmen, memur, devlet ve siyaset adamı, edebiyatçı, şair, yazar, ressam, sivil ve asker birçok kıymetli Türkmen şahsiyet yetişmiştir.

Tuzhurmatu, 23 Ocak 2013 de tarihinin acılı günlerinden birini yaşadı. Olayın meydana gelişi ve daha önce yaşananlar, Tuzhurmatu’da güçlü varlık sergileyen Türkmen kimliğinin silinmesine karşı ince bir komplonun ve haince bir saldırının iç yüzünü ortaya sermiştir.

22 Ocak 2013 tarihinde Tuzhurmatu Sağlık Müdürlüğünde çalışan Ahmet Salah Asker, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Irak Türkmen Cephesi’nin Başkan Yardımcılığını yürüten ve aynı zamanda Selahattin İl Meclisi üyesi olan Ali Haşim Muhtaroğlu’nun da kayınbiraderi olan şehit Ahmet Salah Asker için ilçenin Seyyid-i Şüheda Hüseyniyesinde bir taziye merasimi düzenlendi. Merasime Türkmen ileri gelenlerinden ve halktan yoğun katılım olmuş, bu arada Türkmeneli bölgesinin değişik yörelerinden gelen birçok Türkmen yetkili taziyede hazır bulunmuştur. Baş sağlığı ve Fatiha okumak üzere törene iştirak eden ziyaretçilerin yoğun olduğu bir sırada, buraya canlı bombayla saldırı yapıldı. Patlama sonucu 24 Türkmen şehit düştü ve yüze yakın kişi de yaralandı. Bu facia, bir anda bütün Türkmeneli bölgesini yasa boğdu. Saldırıda Ali Haşim Muhtaroğlu, Ahmet Koca ve Münir Kâfili yaralandı. Bu saldırıda ne yazık ki edebiyatçı Mehmet Mehdi Bayat ile birlikte 23 Türkmen de şehitler kervanına katıldı.

Tuzhurmatu’daki acılı günler bununla da bitmedi. Terör olaylarından bıkan Tuzhurmatu halkı ile terör mağdurları bir gösteri düzenledi. Kerkük-Bağdat karayolunda gösteriler yapanlar teröre lanet yağdırdı. Protestoları sürekli hâle getirmek için yol kenarlarına çadırlar kurarak, 24 saat boyunca tepkilerini sürdürmeye başladılar. Terör odakları bu sefer çadırları hedef aldılar. 25 Haziran 2013 tarihinde yapılan intihar saldırısı sonucu Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu ile Selahattin İli vali muavini Ahmet Koca ve çok sayıda vatandaş hayatını kaybetti. Meydana gelen bu olayda ayrıca çok sayıda Türkmen vatandaşı da yaralandı.

ITC Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu, sürekli Irak’ın birliğini savunan ve Türkmenlerle diğer etnik gruplar arasında çatışma yaratmak isteyenlere karşı mücadele eden biri idi. Muhtaroğlu her fırsatta Türkmenleri koruyacak bir Türkmen gücü kurmayı dile getirmiş, ancak buna kulak asan olmamıştı. Muhtaroğlu’nun şehit olması Türk kamuoyunda da büyük yankı uyandırdı. Olayın Türkiye’de duyulması üzerine büyük protesto yürüyüşleri yapıldı. Türkiye’nin birçok kentinde Muhtaroğlu ile diğer şehitler için gıyabî cenaze namazı kılındı.

Türkmeneli bölgesinde ne yazık ki patlamaların ve terör saldırılarının ardı arkası kesilmiyor. Günümüze kadar Kerkük’te, Telafer’de, Tuzhurmatu’da ve Türkmeneli’nin diğer bölgelerinde terör bütün şiddetiyle devam ediyor. Bombalı saldırılar sonucu Telafer’de, Amirli’de, Tazehurmatu’da, Tuzhurmatu’da ve Kerkük’te evleri yıkılan, eşleri dul ve çocukları yetim kalan binlerce Türkmen kadını ve yavrusu yurtsuz yuvasız kalmıştır. Başlarını sokacak yuvaları olmayan bu mağdurlara, söz verilmiş olmasına rağmen devletten yardım ve destek gelmemiştir.

Kerkük’te 13 Temmuz 2013 tarihinde bir kahvede meydana gelen patlama sonucu 38 kişi hayatını kaybetti. Aynı olayda 20’den fazla insan yaralandı. Mübarek Ramazan günlerinde bile durmayan terör can almaya devam ediyor. Bu yüzden Türkmeneli’nde halk artık evlerinden dışarıya çıkmaktan imtina eder hâle gelmiştir.

Türkmenlere yapılan katliamların başlıca sebebi ve hedefi, Irak’ın en ileri ve entelektüel toplumu olan Türkmen nüfusunu sindirmek, göçe zorlamak ve Irak’ta her zaman yönetim üzerinde etkili olan bir kesimi devre dışı bırakmaktır. İkinci sebebi ise Irak’taki iktidarların, Türk kökenli olan bu toplumun Türkiye’ye karşı olan ilgisini her zaman potansiyel bir tehlike olarak görmesidir. Bütün bu olumsuz koşullara ve insanlık dışı uygulamalara rağmen Türkmenler, varlıklarını ayakta tutmaya çalışmaktadırlar.



İşgalin başladığı 2003 yılından itibaren Irak’ta demokrasi (!) rejimi 10 yılını doldurmuş bulunuyor. Bu süre zarfında iş başına gelen hükümetlerin yaptığı icraatların hiç biri hedefine ulaşmamış, bu yüzden halkın beklentileri karşılanmamıştır. Irak’ta politikacılar kendi yarattıkları fasit dairenin içine girmişlerdir. Aslında gelinen bu nokta, sergilenen yanlış zihniyetin ve seçilen yanlış siyasî yol haritasının doğal ve kaçınılmaz bir sonucudur. Kısacası bunun böyle olacağı başından beri belliydi.

Bir politikacı, bir bakan veya bir genel müdür Sünnî Arap ise, kendisini sadece Sünnî Araplara hizmet eden, görev ve sorumluluğunu sadece mensup olduğu taifenin istekleri doğrultusunda tercihe devam eden bir kişi olarak görürse, sonuçta ülke içinde varlık gösteren diğer taifelerin tepkisini çekecektir. Bunun gibi bir Şii Arap da kendisini sadece Şii Araplara hizmet etmekle yükümlü sayan bir zihniyet sergilerse, sonuçta Şii Araplar dışındaki diğer bütün toplulukların tepkisi ile karşı karşıya kalacaktır.

Bu durum Kürt siyasetçileri için de söz konusudur. Kürt bakan, vali veya genel müdür olsun, kendisine verilen görevi fark gözetmeksizin, hizmetini ve yatırımlarını bütün Irak halkına eşit biçimde yapmaz ise, halkın tamamının desteğini alamaz. Neticede topluluklar arasında kin ve husumet giderek artar. Böyle bir ülkede de huzur, güven ve istikrarın sağlanması mümkün olmaz.

Irak’ta siyaseti kilitleyen en büyük etken, ülkede fesat ve fitne tohumu eken, siyasî ideolojileri etnik ve mezhep temeli üzerine oturtmak anlayışıdır. Oysa çağdaş demokrasilerde siyasal partiler ve örgütler, ideolojik söylemlere göre kurulur. Nitekim dünyanın bütün medenî ülkelerinde partiler demokrasi, eşitlik, ileri, terakki, millet, halk, adalet, birlik, kardeşlik, liberal, sosyalist ve hatta komünist söylemler dahi, demokrasi yelpazesinde yer alabilmiştir. Ancak çağdaş düzenlerde yeri olmayan Arap, Sünni, Şii, Kürt, Türkmen vs. gibi etnik ve mezhep esasına dayalı partiler, ülkeyi kamplara ayırmaktan ve vatandaşlar arasında kin, nefret ve düşmanlık tohumlarını ekmekten başka işe yaramaz.

Irak’ın bugün içine düştüğü durumun başlıca sebebi anayasanın ta kendisidir. Bu anayasa etnik milliyetçiliği ve mezhepçiliği körükleyen bir barut fıçısı gibidir. Bunun patlaması da en başta, bunu körükleyenlere zarar verir. Irak halkına dayatılan anayasa, ülkede uzlaşma ve güven ortamını sağlayan yaptırımlara da sahip değildir.

Günümüzde hiç bir ülkenin Irak’a benzemesini kimse istemiyor. Çünkü Irak deneyimi, komşu ülkeler için de çok kötü bir örnek olmuştur. Dolayısıyla komşu ülkeler de Irak’ı uyarmalı ve bu anayasadan vazgeçme telkininde bulunmalıdır. En azında Irak anayasasının mutlaka köklü bir reformdan geçirilmesi için Irak’a baskı yapmalıdır.

Irak’ta yaşanan insanlık dışı dramı önlemek için görev yapacak hükümet, şüphesiz ki ilk önce güvenliği sağlayan bir otoriteye sahip olmalıdır. Üniter bir Irak isteniyorsa toplumu bölen ve siyasî örgütleri etnik yapılar ve mezhep gruplarına göre kamplara ayıran böyle bir anayasanın çağdaş demokrasilerde yeri yoktur. Yeniden bir millet inşa etmek için, bütün halkı Iraklılık bilinci içinde ele almak, dini, mezhebi, etnik kimliği ve eğilimi ne olursa olsun herkesi Anayasa önünde eşit bir birey olarak kucaklamak gerekir.

Siyasî partilerin silahlı milis güçleri dağıtılmalı, halkın içinde hiçbir kimsenin silah taşımasına izin verilmemelidir. Silahtan arındırılan ve tamamen sivilleşen halkın demokratik biçimde yeniden teşkilatlanmasına başlanmalıdır.

Bugünkü koşullar altında ülkenin tamamında huzuru sağlamak mümkün değildir. Etnik, dini ve mezhebi ayrım üzerine kurulan siyasal örgütlenmelerin, ülkeye huzur ve güven sağlamadığı görüldü ve anlaşıldı. Irak’ta huzur ve güvenin yeniden kurulması isteniyorsa, halkı parçalanmaya iten ve teşvik eden şimdiki Irak Anayasası yerine çağdaş, bireyleri eşit gören ve Irak vatandaşı olarak tanımlanan bir kimlik esası üzerine oturan bir anayasa getirilmelidir.

Aksi takdirde ülke, daha uzun yıllar kan kaybetmeye devam edecektir…
----------------------------------------------------------

[1] Bu kararname, Irak’ın 7.6.1976 tarihli ve 20532 sayılı resmi gazetesi Vakayiü‘l-‘Irakıyye’de yayımlanmıştır.

Suphi Saatçi Yazarn dier yazlar (31)...

Rıyaz Sarıkahya: Peşmerge hareketi yanlışından geri dönmeli

Hits: 37

Irak'ta Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Sarıkahaya, yaptığı açıklamada, "İnatçı, dikt…

Devam...

Avrupa Türkmen Federasyonu, terörle mucadele konferansında.

Hits: 37

Avrupa’da Irak Türkmen Federasyon Başkanı sayın bayan Sündüs Abbas sayın Fransa Büyükelç…

Devam...

Türkmen Koordinasyon Kurulu ilk Toplantısını Bağdatta gerçekleştirdi

Hits: 38

Türkmen Koordinasyon Kurulu 24 Mayıs 2017 akşamı BM (UNAMİ) nin temsilcisinin Sayın Şeyh Ta…

Devam...

ABD'nin Kerkük telaşı

Hits: 59

Salı günü ABD Senatosunda düzenlenen bir oturumda konuşan, ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA…

Devam...

Tarih Tekerrür Etmesin (Bir Anekdot)

Hits: 39

Tarihin en çirkin ve kirli savaşlarından biri şüphesiz geçen yüzyılın sonlarında eski yugo…

Devam...

SALİHİ: Şehit Yarbay Mustafa Amirli gibi kahramanları kaybettik.

Hits: 23

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşet Salihi,Tuzhurmatu Emniyet Müdürü Yarbay Mustafa Amir…

Devam...

Erşat Hürmüzlü: Türkmenler olarak bu toprakları bırakmamız mümkün değil

Hits: 260

11'inci Cumhurbaşkanı Gül'ün Ortadoğu danışmanı Hürmüzlü, "Türkmenler hiçbir zaman mezh…

Devam...

Türkmenler, Kerkük yerel yönetiminin değiştirilmesini istiyor

Hits: 39

Türkmeneli Partisi Başkanı Sarıkahya, "İnatçı, diktatör ve tekel bir yönetim olan Kerkük…

Devam...

TÜRKMEN DEKLARASYONU

Hits: 190

Kerkük’te Kürt bayrağının asılmasıyla başlayan krizin ardından Türkmen toplumunda yaşan…

Devam...

Salihi: Türkmen kurultayını değerlendiriyor (video)

Hits: 44

Türkmeneli TV ye Bağdatta gerçeleşen Türkmen Kurultayı hakkında çok önemli açıklamalarda …

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 10124

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortam…

Devam...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 8090

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul…

Devam...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 3699

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki önemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca…

Devam...

Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşköprü

Hits: 3438

Şehirlerin kimlikleri de tıpkı insanlar gibidir. İnsanlar görünüşleri, ses tonları gibi …

Devam...

Kardaşlık 18 Yaşında

Hits: 3378

Ocak 1999 da yayın hayatına başlayan Kardaşlık 69. sayısı ile siz değerli okuyucularına bir…

Devam...