1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son güncelleme: 2017-04-25
Facebook Twitter Youtube

MANKURTLAŞMAK

Hamza Hamamcıoğlu

Fevzi Türker

Eski Kazak ve Kırgız efsanelerine göre MANKURT, dönemin Orta Asya halkları arasında çok yaygın olan bir tür korkunç ve akıl almaz işkence ,zihin kontrolü, beyin yıkama ve köleleştirme yöntemiydi.

Türkçe’de MANKURT sözcüğü yaygın şekilde kullanılmakla beraber,MANKURT sözcüğünün aynı yaygınlıkta olmadığını görmekteyiz. MANKURT sözcüğü akıl yoksunluğunu ve aklın yok oluşunu ifade eder. MANKURT sözcüğü, Türkçe’de aptal, kalın kafalı ve anlayışsız anlamına gelen ”MANKAFA“ tabiri ile aynı kökten gelir ve benzer anlam içemektedir.

MANKURT sözcüğünü,Türk dünyasının en büyük yazarlarından biri olan Kırgızıstanlı usta yazar Cengiz Aytmatov sayesinde yeniden gündeme gelmiştir. Mankurtlaşmak, Milli kimlikten uzaklaşma, toplumun kültürüne, tarihine ve diline yabancılaşma, aklın yeniden inşası yoluyla bilinçsizleşme, bencilleşme ve başka güçlere yaranmayı içeren sosyo-kültürel bir kavramdı. Aklı yeniden inşa edilerek MANKURTLAŞTIRILAN kimse, soyunu yok etmek ve vatanını elinden almak isteyen düşmanı efendi kabul ederek kendi halkına ve tarihine karşı savaşan bir köledir.

Büyük Kırgız yazar Cengiz Aytmatov “Gün olur Asra Bedel” diğer adıyla ”Gün uzar Yüzyıl Olur” adlı eserinde ele aldığı, eski bir Türk efsanesinden yola çıkarak dünya dillerine tercüme edilmiş MANKURT adlı eserini 1980’de kaleme almıştır. Cengiz Aytmatov’un bu ölümsüz eseri, komünizm döneminde geleneklerini korumaya çalışan insanları da anlatır ve o dönemde yaşanan sosyal ve kültürel sorunların bir öz eleştirisidir.

Efsaneye göre, Juan-Juan adında acımasız bir toplum varmış, esir aldığı kimseleri vasıflı köleler haline getirmek için onların belleklerini silerek yok edermiş ve bellek yok etme işini de şöyle yaparmış:

Her şeyden önce o acımasız toplum, esir alınan kişinin başını kazır, saçlarını birer birer kökünden sökerlermiş,daha sonra kestikleri bir devenin kalın olan boyun derisini esirin kanlar içindeki kazınmış başına sıkıca sararlarmış. Kafasında kalın deve boynu derisi bulunan esiri yakıcı güneş altında birkaç gün bırakırlarmış, böylece kuruyup büzülen deri esirin kafasını mengene gibi sıkıp dayanılmaz acılar verirmiş, bir yandan da sökülen saçlar büyüyüp deve derisinden dışarı çıkamayınca esirin beynine doğru uzamaya başlarmış. Esir başını yerlere, sağa ve sola vurmasın diye bir yerlere bağlanır, çığlıkları duyulmasın diye ağzı, elleri ve ayakları bağlanırmış.

Esir, zamanla iyleşir, yer içer kendine gelir ve gücünü toparlasa da -o artık aklını yitirmiş bir köle- ölünceye kadar geçmişini unutan bir MANKURT olurmuş. MANKURTLAŞAN şahıs, kim olduğunu, hangi soydan geldiğini, anasını-babasını ve çocukluğunu hatta insan olduğunun farkında bile olmazmış. Bilinci, benliği olmadığı için MANKURT, efendisine hizmetçi ve onun istediklerini yerine getirir, onun için tek şey efendisine itaat etmek, emirlerini yerine getirmekmiş. Mankurt halkına, halkının değerlerine ve tarihine ihanet edenlerin ortak adıdır.

Dilini, benliğini, tarihini ve geçmişini unutmayan, yani MANKURTLAŞMAYANLAR arasında Yahudileri, Ermenileri ve Kürtleri sayabiliriz. 2500 yıl önce Filistinden kovulup dünyanın her yerine dağılan Yahudiler, yerleştikleri ülkelerde tarihlerini, dillerini, dinlerini ve geleneklerini koruyarak o ülkelerin, ticaretini, sanayisini ve siyasetini ele geçirmişlerdir. Kovulduktan 2500 yıl sonra, kovuldukları yere devlet kurarak dönebilen Yahudiler, bugün dünyanın süper gücü ve efendisi sayılan Birleşik Amerika Devletleri’ni yönetmektedirler. Ermeniler Yahudilere, Kürtler ise bugün Ermenilere özenmektedirler.

Batılılar Amerika kıtasını işgal ettiklerinde, o kıtanın yerli ve silahsız halkı olan Kızılderililerden milyonlarcasını acımasızca öldürmüşlerdi. Kimini ateşli silahlarla, kimini hastalıklara bulaştırarak, kimini de aç ve susuz bırakarak örneğin Kızılderililerin besin ve geçim kaynağı olan Bufalo sığırlarını yok etmekle.

Yeni Amerikalılar, her türlü acımasız ve insani olmayan yöntemlere başvurmalarına rağmen yok edemedikleri Kızılderilileri, içki ve uyuşturucu müptelası yaparak benliklerini yok ederek, hayatta kalabilenlerini MANKURTLAŞTIRMIŞLARDIR. Kızılderili topluluğu artık Amerikalılar için bir süs, müzelik ve folklorluk malzemenin ötesine gidememektedir.

Türkmen toplumunun bugün milli kimliği, Türklüğü, tarihi ve dili aşağılanmakta ve öz vatanı Türkmeneli işgal altındadır. Bir halkın milli değerleri aşağılanıyorsa, toprakları işgal ediliyorsa ve o halkın fertleri de bu durumdan mücadele ederek kurtulmanın yollarını aramıyorsa, susmayı tercih ediyorlarsa ve hallerinden hoşnutlar ise hiç kuşkunuz olmasın, o toplum ne iflah olur, ne de kurtulur.

Türkmen toplumu dün de bugün de, hem güçsüz hem yalnız ve sahipsizdir. Güçsüz olan kimseye en yakın akarabası bile sahip çıkmaz. Türkmenlerin acilen güçlenmeleri gerekir, aksi takdirde yarın da sahipsiz kalabilirler. Tükmenleri kimsesiz oldukları için değil, MİLLİ ve ÖZGÜRLÜKÇÜ bir hareketten yoksun oldukları için eskiden Araplar şimdi de Kürtler aşağılamaya ve asimile ederek yok etmeye çalışıyor.

Türk tarihinin gelmiş geçmiş en acımasız düşmanı sayılan mezhepçilik bugün Türkmen toplumunun kemiğini kemirmektedir, işte o acımasız düşman yıllardır Telafer’i ikiye bölmektedir. Türkmenler kendi dillerinde yapılmakta olan eğitime bile ilgi ve rağbet göstermemektedirler. Türkmenler açık hedef haline gelmişler ve dolayısıyla camileri patlatılıyor, öğretmenleri, doktorları ve polisleri ya kaçırılmakta ya da öldürülmektedirler. Mezhep savaşları Irak’ta başlamak üzeredir ve bu savaşlar, Sunni Arap ve Şii Arap devletlerini doğurabilir, yani Irak üç devletli olacak ve o zaman Türkmenler acaba hangisinin insafına terkedileceklerdir? Tuzhrmatu’nun Türkmen halkı güney illerine göçe zorlanıyor, çünkü Kerkük geçici olarak yerleşmelerine kapalı, ama aynı Kerkük, Suriye Kürtlerine açık. Kerkük valisi Kerkük’ü sinsice Kürtleştirerek Kürdistana hazırlıyor, halkımız ise valinin sokaklara attırdığı asfalttan dolayı memnun. Anayasanın 140.maddesi yetmiyormuş gibi 23.maddenin iki fıkrası iptal edildi. Sözde Türkmenlerin olan Türkmeneli kanalı Türkmenlerin değilmiş gibi malum yayınlarını sürdürmektedir.

Yukarıda sözü edilen olumsuz ve acı gerçekler, Türkmenlerin karşı karşıya oldukları onlarca ciddi tehlikenin ancak bir kaçını yansıtmaktadır, ama ne yazıktır ki bu acı gerçek ile tehlikeler anlaşılan kimsenin umurunda değil ve kimseyi artık ilgilendirmemektedir.

Ağlanacak halimize kendimiz bile acımamaktayız, düşünün Türkmen halkı hedef alınarak yok edilmek istenirken, halkımıza yön verenlerin çoğu Türkmenlerin geleceği konusunda, kendini kandırıyor. Kimi egosunu tatmin etmeye çalışıyor, kimi gösteriş peşinde, kimi Türkmenlerin çıkış yolunun eski ve denenmiş yöntemlerde olduğunu düşnüyor ve kimi de Türkmenlerin geleceğini ve kurtuluşunu, Türk’ün ”T” sini ağzına almayanların politikalaında aramaktadır. Türkmenlerin şuan hür iradeli, milletperver, yetenekli ve uzak görüşlü siyasetçilere ihtiyacı vardır.

Kızılderililer MANKURTLAŞTIRILARAK, günümüzde Amerika’da süs ve müze malzemesi olmuşladır, biz Türkmenler de kendi durumumuzu değiştiremezsek, Allah korusun bu tehlikeli gidişatla yakın gelceğin MANKURTLAŞTIRILMIŞLARI olarak Kürt veya Sunni Arap devletlernin süs ve müze malzemesi olabiliriz. Allah Türkmenleri MANKURTLAŞTIRILMAKTAN korusun, ama unutmamalıyız ki, yüce Allah ra’d suresinin 11. ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”

Fevzi Türker Yazarın diğer yazıları (34)...

Türkiye, Kerkük’teki bütün Türkmenlerle diyalog geliştirmeli

Hits: 204

Kamu kurumlarında Irak bayrağının yanında IKBY bayrağının da asılmasıyla tansiyonun yükseldiği Kerkü…

Devamı...

Türkmeneli gazetesi 1359

Hits: 4

Devamı...

Irak Türkmen Cephesi'nin 22. yıldönümü Kerkük'te kutlandı.

Hits: 13

Kutlamada konuşan Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi, Tüm Türkmenleri …

Devamı...

Hukuki Boyutuyla Kerkük Krizi

Hits: 15

Kerkük Valisi, Kerkük il meclisine 14 Mart 2017 tarihli bir yazı yönelterek Kerkük’teki resmî dairel…

Devamı...

'Kerkük'te tek taraflı kararlarla Türkmen gerçeği değiştirilemez'

Hits: 10

Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Salihi: Kerkük'te tek taraflı kararlarla emrivak…

Devamı...

Irak Türkmen Cephesi 22. yaşında

Hits: 26

TKÜUGD Irak Masası tarafından yapılan açıklamada, "24 Nisan 1995 yılında Türkmen şehri Erbil'de kuru…

Devamı...

Hamza Hamamcıoğlu'nun Ardından

Hits: 44

Dertli geldin dünyaya dünyadan dertli gittin Ömrünün bir gününden hayır görmedin Hamza Yine de ne …

Devamı...

Türkmenler haykırdı! Susmayacağız

Hits: 63

Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Rıyaz Sarıkahya, yapılan saldırının sorumlusunun Kerkük Valisi Necm…

Devamı...

krizine ilişkin konuştu: Hakları yoktu

Hits: 37

Irak Başbakanı İbadi: Kerkük'te kamu binaları üzerinde bayrak asmaya hakları yoktu. Bunlar, Irak hük…

Devamı...

Arap Hakimiyeti Bitti, Kürt Hakimiyeti mi Başlayacak?

Hits: 51

1921'de başlayan ırkçı Sünni-Arap hakimiyeti, ABD''nin Irak'ı 2003'te işgal etmesiyle sona ermiştir.…

Devamı...

Yazarın çok okunanı

Türkmenler ve Kürdistan

Hits: 12971

Son zamanlarda basın yayın organlarında Türkmenlerin, Kürt yönetimiyle işbirliğinden sık sık söz edi…

Devamı...

YOK EDİLİYORUZ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL

Hits: 12617

Türkmenler bugün çok kritik dönemden geçtikleri gibi, yok edici iki tehlikeyle; topraksızlık ve mezh…

Devamı...

HER ŞEYDEN EVVEL TÜRKMEN OLDUĞUMUZU SÖYLE

Hits: 12173

TÜRKMENLER ,tarihleri boyunca hiç bugün olduğu kadar mezhep tehlikesiyle karşı karşıya kalmamışlardı…

Devamı...

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Hits: 10838

Türk devleti 15 Temmuz 2016 akşamı batı güdümlü Fethullah Gülen hizmet hareketinin planladığı kanlı …

Devamı...

TÜRKMEN EĞİTİMİNİN DÜNÜ ve BUGÜNÜ

Hits: 9890

Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan Türkmen eğitimini beş ayrı döneme ayırabiliriz: Osmanlı İmpara…

Devamı...