1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-04-23
Facebook Twitter Youtube

Gençlerimizi Geçmişe Hapsetmeyelim

Kovulan Peşmerge’yi kente sokma peşindeler

Suphi Saatçi

<H1 style="MARGIN: 0cm 0.75pt 0pt 0cm; BACKGROUND: white"> 

Öncelikle 27 Mayıs 2013 tarihli gazetelerde verilen haberi okuyalım:


Irak’ın başkenti Bağdat’ta arka arkaya meydana gelen patlamalarda 70’in üzerinde kişi ِldü, 200’den fazla kişi ise yaralandı. Bağdat’ın Şii mahallelerinde bulunan kalabalık pazar yerlerinde ve alışveriş yapılan bِlgelerde bombalı araçlarla gerçekleştirilen en az 11 patlamayı henüz herhangi bir ِrgüt üstlenmedi. Irak'ta son haftalarda meydana gelen saldırılar, 2006-2007 yıllarında binlerce kişinin ِldüğü geniş çaplı mezhepsel çatışmaların yeniden yükselişine işaret ediyor.


 


Irak’ta giderek tırmanan terِr ve şiddet olaylarının ne zaman ve nasıl duracağını kimse bilmiyor. Akıl almaz biçimde kِrüklenen mezhep kavgaları, ülkeyi adeta kan gِlüne çevirmiştir. ABD’nin işgalden sonra Aralık 2011’de çekilirken, Irak halkının kucağına her zaman patlamaya hazır bir bomba bırakmıştır: Şii-Sünni çekişmesi.


 


Birinci Dünya Savaşı’ndan ِnce Ortadoğu ve Irak’ı dolaşan Gertrude Bell (Yorkshire/ İngiltere, 1868-Bağdat/Irak, 1926), işgal sonrası Irak’ta yerleşmiş ve İngiliz siyasî hâkimi Sir Percy Cox’un danışmanı olmuştur. Irak hakkında yazdığı mektuplarda (Gertrude Bell Archive-Newcastle University Library-Letter details)[1] ülkenin etnik ve mezhep durumu hakkında ilgi çekici yorumlar yapmıştır. Özellikle 3 Ekim 1920 tarihli mektubunda, Irak’ta Şii nüfusun Sünnîlerden fazla olduğunu, ancak ülkede istikrarın sağlanması için yِnetimin Sünnîlerde olması gerektiğini, Osmanlı dِneminde de Türkler, Irak’ta iktidarı Sünnîlere verdiklerini, dile getirmiştir.


 


Irak’ın Sünnî Baas Partisi, Suriye’nin Şii yanlısı Baas Partisi arasındaki çekişme yıllarca sürmüştür. Saddam ile Hafız Esed’in dikta rejimleri ile yِnettikleri Irak ve Suriye’nin uzun yıllar süren gergin ilişkilerinin arka planında Sünni-Şii çekişmesi yatmakta idi. Saddam’ın izlediği politika yüzünden Irak, uzun yıllar komşusu İran ile büyük sorunlar yaşamıştır. Hatta iki ülke arasındaki çekişmeler, 8 yıl süren anlamsız ve sonuçsuz bir savaşa dِnüşmüştür. Bu savaş yüzünden iki ülke de geniş çapta hem beşerî, hem de ekonomik tahribata maruz kalmıştır.


 


Irak’ın 2003 yılında ABD işgalinden sonra Şii oluşumlar, iktidar üzerinde nüfuz sahibi olmuşlardır. ABD yِnetimi ülkede Kürtlerden dolayı etnik yapılanmaya, Şiilerden dolayı da Şii yapılanmaya cevaz vermeğe başlayınca bu kapı ardına kadar açılmıştır. Bu tehlikeli gelişme, ne yazık ki Irak Anayasası ile kazanılmış bir hak ve demokratik bir aşama sayılmıştır. Zorla ve baskıyla bütün siyasî kutuplara kabul ettirilen bu anayasa yüzünden dolayı Irak’ta bugün, güven ve istikrardan eser kalmamıştır. ـzülerek ifade edelim ki Sünnî-Şii bombasını ülkenin kucağına koyan işgalciler gitmiş, ancak ülke halkı bunu patlatmaya devam ediyor.


 


Etnik ve mezhep çatışmaları yüzünden Irak’ta yaşam kararmış, insanlar bezgin ve bedbin bir duruma gelmiştir. Güven ortamının sağlanmaması yüzünden, ülkede kalkınma ve gelişme, eğitim, ekonomik istikrar, refah ve mutluluk gibi ruhî ve fizikî yِnden ülkede beşerî rehabilitasyondan da sِz edilemiyor. Toplumların yaşama sevinci içinde varlığını sürdürmesi için, asgarî koşulların sağlanması gerekirken, ülke insanları maddî ve manevî olarak dumura uğratılmaktadır. İşin en üzücü tarafı Sünni ve Şii halk arasında bir kavga olmamasına rağmen, ülkede sürekli bِyle bir çatışma hep gündemde tutuluyor. Çünkü ülkede mezhep kavgası diye gِsterilen bu manzara, aslında kanlı iktidar savaşlarının bir sonucudur. Kısacası bu iğrenç ve zalim boğuşmanın, siyaset yapanların bir icadı olduğunu kimse anlayamıyor.  


 


Irak’ın yakın tarihinde yaşananlar, üç kuşağın art arda heder olmasına yol açmıştır. 1980 yılında Irak’ta doğmuş olan bir çocuk, bugün 33 yaşındadır. Bu yaşa gelenlerin Irak’ta yaşadıklarını hızlı bir şekilde gِzden geçirirsek, bu insanın profilini daha net bir biçimde gِrmemiz de kolaylaştırır. 1980 yılında başlayan İran-Irak savaşı, 1988 yılında sona ermiştir. Demek ki 1980 doğumlu bir çocuğun ilk 8 yılı bu savaşın getirdiği yıkımlar içinde geçmiştir. Her gün cepheden gelen şehit cenazeleri, savaşta yaralanıp sakat kalan ve ِzürlü duruma gelen insan sayısının giderek artması yüzünden taziyelerin, acı ve gِzyaşlarının, dِvünme ve ağıtların yakıldığı bir ortamda 8 yaşına gelen bir çocuğun ruh hâlini anlamak kolay değildir.


Savaş yüzünden yaşanan ekonomik sıkıntılar ve yokluklar da cabası.


 


Ardından yaşanan gelişmeler ise bu felaketi daha da ileri boyuta vardırmıştır. Irak’ın Kuveyt’i işgali ve 1990 yılında başlayan 1. Kِrfez Savaşı, binlerce kişinin ِlümüne ve pek çok insanın sakat kalmasına sebebiyet vermiştir. Aynı tarihlerde Irak’a konan ekonomik ambargo, ülkeyi sefalete sürüklediği gibi sosyal hayatın çِkmesine de yol açmıştır. Bu felaket ortamında yaşayarak 2. Kِrfez Savaşı’nda 20 yaşlarını aşmaya başlayan bu kuşak eğitimden, kültürden uzak kalmış, ne için savaştığını bilmeden cepheden cepheye koşmuş, kan ve gِzyaşları, ِlüm ve dehşet sahneleri içinde yoğrularak ruh haleti bozuk bir tip olmuştur.


 


Günümüzde sayıları on binlerle ifade edilen bu kuşaktan sağlıklı bir gelecek beklemek elbette ki mümkün değildir. Irak’ta genel olarak tablo bِyle iken, Araplar ve Kürtlere gِre ülkede yine de en az tahribat yaşayan Türkmenlerdir denilebilir. Çünkü diğer kesimlere gِre Türkmen toplumunun sosyal ve geleneksel hayat yapısı daha güçlü ve sağlamdır. Bu bakımdan bizim de üzerimize düşen vazife, asıl yeniden yetişmekte olan kuşaklarımızı gِzetmek ve onlara daha iyi bir gelecek hazırlamaktır.


 


Bu noktada Türkmen aydınlarına hatırlatmak zorunda olduğumuz bazı noktalar vardır. Öncelikle yeni yetişmekte olan Türkmen gençlerini geleceği hazırlarken, onlara ِncelikle yaşama sevinci, ümit ve heyecan aşılamak gerekir. Gençlerin geçmişte olanlara takılarak, geleceklerini karartmalarına izin vermeyelim. Geleceği inşa etmek geçmişi değerlendirmek elbette ki doğrudur. Ancak geçmişe aşırı derecede takılarak kadere teslim olmak ve bu yüzden her şeye isyan edip hayata küsmek de geleceği karartır.


 


Bu bakımdan, yeni yetişen çocuklarımızın da geleceğini karartmak yazıktır ve günahtır. Geçmişe takılarak, geleceği heba etmek telafisi mümkün olmayan bir kayıptır.


Hiçbir şeyde kusuru ve günahı olmayan yeni kuşakların geleceklerini, daha da aydınlık tablolara gِre hazırlamak için onlara var gücümüzle destek olmalıyız. Çünkü çocuklarımızın da kendilerine gِre umutları, geleceğe yِnelik hayalleri ve projeleri vardır.


 


Bu hususta bizim de üzerimize düşen gِrevler vardır. Unutmayalım ki gelecek her şeyi sorgulayacak ve hesap soracaktır. En adil hakem zamandır ve onun verdiği hüküm de değiştirilemez.            








[1] Bu mektupların Irak ile ilgili olanları Arapçaya çevrilmiştir. Bkz. El-Irak fi Resail el-Miss Bell (1917-1926), tercüme ve yorum: Cafer el-Hayyat, ed-Darü’l-Arabiyye li’l-Mevsuat, Beyrut, 2003.

Suphi Saatçi Yazarn dier yazlar (33)...

Kerkük dergisi 1

Hits: 3

Devam...

TÜRKMEN GÜNCESİ 1-15 NİSAN 2018

Hits: 5

Devam...

Kerkük'te mayın patladı: 2 ölü, 2 yaralı

Hits: 52

Kerkük Polis Müdürlüğü Basın Sorumlusu Kamil, ''Kerkük-Selahaddin karayolu üzerinde Mırbat…

Devam...

Kovulan Peşmerge’yi kente sokma peşindeler

Hits: 29

Batı, tartışmalı referandumun ardından Kerkük’ü terk eden Peşmerge’yi yeniden şehre sok…

Devam...

Kerkükte Türkmen Cephesi Adayına Bombalı Saldırı: 1 Ölü

Hits: 60

Kerkük Türkmen Cephes partisii seçim adayı Ammar Kahya’ya bombalı saldırı düzenlendi. Sa…

Devam...

Türkmenler 2018 seçimlerinden kazançlı çıkmayı hedefliyor

Hits: 28

Türkmenler, 12 Mayıs'ta yapılacak seçimlere Kerkük'te tek çatı altında girerken, diğer kent…

Devam...

Kerkük Türkmen Cephesi seçim programını açıklandı

Hits: 52

ITC ve Kerkük Türkmen Cephesi Başkanı Salihi :"Hedefimiz Kerkük'ü özel bir idari bölge halin…

Devam...

Türkmen liderler Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nda ağırlandı

Hits: 43

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşat Salihi ve Kerkük Milletvekili Hasan Turan, Türkiye'ni…

Devam...

Irak'ta Türkmen milletvekili adayına saldırı düzenlendi

Hits: 29

Irak meclis seçimlerine Türkmen Cephesi listesinden aday olan bir kişinin bombalı saldırıya u…

Devam...

PKK destekçisi eski Kerkük Valisi hakkında tutuklama kararı

Hits: 60

PKK destekçisi eski Kerkük Valisi Necmettin Kerim için Irak Federal Mahkemesi'nden tutuklama kara…

Devam...

Yazarn ok okunan

Irak ve Suriye’de İstikrar Sağlanmadıkça…

Hits: 26094

Güney komşumuz Irak, 2003 yılı işgalinden sonra, ne yazık ki hâlâ istikrar ve barış ortam…

Devam...

Kerkük Katliamı ve Türkmenlerin Bitmeyen Çilesi

Hits: 25518

Bugünkü Irak toprakları Osmanlı dِneminde Bağdat, Basra ve Musul adları ile tanınan üç eya…

Devam...

Kerkük’te Bayrak Zorbalığı

Hits: 24517

Osmanlı Devleti’nin idarî taksimatında Irak üç eyaletten oluşuyordu: Bağdat, Basra ve Musul…

Devam...

Erbilli Sanatçı Yunus Hattat Demirci

Hits: 4676

Türkmen kültürü ve sanatının Irak’taki ِnemli merkezlerinden biri olan Erbil, tarih boyunca…

Devam...

Türkmen Dağarcığı: Kerkük’ün Altın Gerdanlığı - Taşkِprü

Hits: 3947

Şehirlerin kimlikleri de tıpkı insanlar gibidir. İnsanlar gِrünüşleri, ses tonları gibi …

Devam...