1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-05-26
Facebook Twitter Youtube

BAHAR GEZİSİ Mİ? YOKSA KIRILMA NOKTASI MI?

Avrupa Türkmen Federasyonu, terörle mucadele konferansında.

Dr. Cüneyt MENGÜ


Gezi Parkı gösterilerinin 10. gününde İstanbul – Harbiye’de bulunan şirketimizi ziyaret etmek isteyen bir gazetenin değerli köşe yazarı Levent’ten arayarak durumun orada nasıl olduğunu sorduğunda, binlerce km uzaklıktan turist veya iş adamı olarak İstanbul’a gelmek arzusunda olanların gelmek için tereddüt etmelerinde ne kadar haklı olduklarını düşündüm.
30 Mayıs’ta çevrecilerin Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası ve AVM yapılması ile birkaç ağacın kesilmesine karşı koymalarıyla başlayan protesto gösterileri, ilk günlerde kaba ve anlayışsız davranışlar yüzünden çığ gibi büyüyerek ülkenin birçok şehrinden destek alarak yayılmıştır. Marjinal olarak adlandırılan gruplar dışındaki vatandaşların haklı bir çevre duyarlılığı ile başlattıkları eylemlerde 1990’lı kuşağın duruşuna hayran olmamak mümkün değil. Bu bağlamda Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından gösterilerle ilgili mesajların anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu tür yaklaşımlar olayların başladığı günlerde ülke yöneticileri tarafından yapılmış olsa idi olaylar bu aşamalara gelmemiş olurdu. Diğer taraftan bu gösterilerin seyrine bakıldığında ana maksadını aşarak hedefinin farklı yönlere çekilmeye çalışıldığı özellikle dış medyadaki yayınlardan açıkça görülmektedir. Böylece kışkırtıcılar zaman zaman bu olayların arkasına saklanarak toplumun güvenliğini tehdit ettiler.
Gösterilerin 18. gününde hükümetin gerek eylemci temsilcileri ve gerekse sanat çevresi ile yaptığı görüşmeler sonucunda eylemlerin sona ereceğine dair toplumda kanaat oluşmasına rağmen eylemcilerin inadı sonucunda 19. günün gecesinde Gezi Parkı ve çevresi güvenlik güçlerinin müdahalesi ile savaş alanına dönmüştür. Bu durum Cumhuriyet tarihine bir kırılma noktası şeklinde tescil edilecektir. Kanımca müdahale tatil günü dışında bir günde yapılsa idi katılımcı sayısı daha az olacağından olaylar bu kadar büyümeyebilirdi. Bu itibarla o gece bizi yurtdışından arayanlara Türkiye’ye gelebilirsiniz diyemedim.
Ülkemizin, 40 yıllık yoğun bir çalışma sonucunda, uluslar arası mukayeseli üstünlük sağladığı inkar edilemez. Ancak son yıllarda T.C. Anayasa’sı üzerinde tartışmaya açılan değişiklik önerileri, kabaran cari bütçe açığı, sonucunun ülkeye ne getirip götüreceği belli olmayan Suriye politikası, Irak’ta Merkezi Hükümetle Bölgesel Yönetim arasında meydana gelen ihtilafta sürdürülen eşitlik politikasına rağmen Bölgesel Yönetimin yanında durulması, Kosova’da, Balkanlar’da ve Kerkük’te milli kimliği yok etme girişimleri, sağlıklı açıklaması yapılmadığı için bazı uygulamaların yaşam tarzına müdahale olarak algılanması, bu gösteriler için birer birikim olduğu kanaatindeyim.
Gezi Parkı krizi, Cumhuriyet Tarihimizde önemli bir yeri işgal edecek ve sosyo politik yönden daha çok analizlere tabi tutulacaktır. Süreç farklı yönlerden incelendiğinde; Gezi Parkı’nı Arap Baharı’na benzetme girişimleri yapılmış ve bununla ilgili olarak dış medyaya Arap Baharı’nın bir ayaklanma olduğu halbuki Gezi Parkı’nın bir protestodan ibaret olduğu gerekli bir şekilde izah edilememiş ve bunun sonucunda çıkar odaklarının da desteği ile Batı medyasının Türkiye’yi “Güvenli Olmayan Ülke” olarak ilan etmesine kadar gitmiştir. Üzülerek söylemek gerekirse bazı dost Arap ülkelerinin medyasında, sanki Arap ülkelerinde yaşanan olayların nedenleri bilinmiyormuş gibi, Türkiye hakkında yanlış maksatlı yayın yapmaları sonucunda başta turizm sektörü olmak üzere diğer ekonomik sektörler de çok büyük darbe almıştır. Ortadoğulu turistlerin Türkiye yerine Londra veya Madrid’e seyahat etmeleri kendi ülkelerinde halen teşvik edilmektedir.
Kim ne derse desin ülkemizde muhafazakar kesim ile laik kesim olarak adlandırılan gruplar arasında iç savaşa yol açacak bir çatışmanın meydana gelmesi bana göre imkansızdır. Kendini bilmeyen veya maksatlı olarak cami avlusuna birayla girenleri ve başörtülü bir kadınımızın darp edilmesini laik kesime mal etmek, cumhuriyetin kuruluş felsefesine dil uzatanları muhafazakar kesime mal etmek kadar yanlıştır. Ancak başka bir şekilde benzer bir çatışmanın vuku bulması için dış mihraklar tarafından girişimlerde bulunulduğu bazı analistler tarafından zaman zaman dile getirilmektedir.
Bu krizin hiç şüphesiz son bulmayacağı aşikardır ve ayrıca nasıl sonuçlanacağı da meçhuldür. Tabiidir ki insanlar düşüncelerini yasalara uygun biçimde ifade etme haklarına sahiptir. Ancak birileri istiyor diye ülke idaresinin demokrasi dışı yollarla değiştirilmesi demokrasiye hizmet etmeyeceği gibi vereceği zarar da çok büyük olacaktır. Diğer taraftan kamu ve ülke vatandaşlarının mallarına eylemciler tarafından verilen zararlar ulu önder Atatürk’ün ilkeleriyle de kesinlikle bağdaşmamaktadır.

Son olarak, Tunus, Mısır ve Libya olayları ile ilgili olan bir makalemde, bir ülke yöneticisinin halkıyla yüz göz olmasının yanlış olduğunu ifade etmiştim. Tarihten aldığımız dersler doğrultusunda ülke idaresi sabır gerektiren çok farklı bir sanattır.




cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt MENGÜ Yazarn dier yazlar (110)...

Rıyaz Sarıkahya: Peşmerge hareketi yanlışından geri dönmeli

Hits: 37

Irak'ta Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Sarıkahaya, yaptığı açıklamada, "İnatçı, dikt…

Devam...

Avrupa Türkmen Federasyonu, terörle mucadele konferansında.

Hits: 37

Avrupa’da Irak Türkmen Federasyon Başkanı sayın bayan Sündüs Abbas sayın Fransa Büyükelç…

Devam...

Türkmen Koordinasyon Kurulu ilk Toplantısını Bağdatta gerçekleştirdi

Hits: 38

Türkmen Koordinasyon Kurulu 24 Mayıs 2017 akşamı BM (UNAMİ) nin temsilcisinin Sayın Şeyh Ta…

Devam...

ABD'nin Kerkük telaşı

Hits: 59

Salı günü ABD Senatosunda düzenlenen bir oturumda konuşan, ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA…

Devam...

Tarih Tekerrür Etmesin (Bir Anekdot)

Hits: 39

Tarihin en çirkin ve kirli savaşlarından biri şüphesiz geçen yüzyılın sonlarında eski yugo…

Devam...

SALİHİ: Şehit Yarbay Mustafa Amirli gibi kahramanları kaybettik.

Hits: 23

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşet Salihi,Tuzhurmatu Emniyet Müdürü Yarbay Mustafa Amir…

Devam...

Erşat Hürmüzlü: Türkmenler olarak bu toprakları bırakmamız mümkün değil

Hits: 260

11'inci Cumhurbaşkanı Gül'ün Ortadoğu danışmanı Hürmüzlü, "Türkmenler hiçbir zaman mezh…

Devam...

Türkmenler, Kerkük yerel yönetiminin değiştirilmesini istiyor

Hits: 39

Türkmeneli Partisi Başkanı Sarıkahya, "İnatçı, diktatör ve tekel bir yönetim olan Kerkük…

Devam...

TÜRKMEN DEKLARASYONU

Hits: 190

Kerkük’te Kürt bayrağının asılmasıyla başlayan krizin ardından Türkmen toplumunda yaşan…

Devam...

Salihi: Türkmen kurultayını değerlendiriyor (video)

Hits: 44

Türkmeneli TV ye Bağdatta gerçeleşen Türkmen Kurultayı hakkında çok önemli açıklamalarda …

Devam...

Yazarn ok okunan

BÖLÜNME TARTIŞMALARI

Hits: 16749

1991’de BM kararıyla Güvenli Bölge adı altında Irak’ın kuzeyinde kurulan Irak Kürt Bölge…

Devam...

LOZAN VE MUSUL OPERASYONU

Hits: 15203

Yaklaşık bir yıldan fazladır sözü edilen ve Irak’ın içinde ve dışında pazarlığı yap…

Devam...

IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER

Hits: 14485

1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak hükümetleri arasında Ankara Antlaşması’nın imzalandı…

Devam...

TÜRKİYE DARBOĞAZDA

Hits: 14130

Irak ve Suriye’de tüm taraflar DEAŞ’ın işgal ettiği toprakların temizlenmesinin ardından …

Devam...

FIRAT KALKANI

Hits: 13704

Suriye’de Esad rejimine karşı 2011’de başlayan ayaklanmayla ilgili olarak Türkiye’nin eş …

Devam...