1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-07-26
Facebook Twitter Youtube

BAHAR GEZİSİ Mİ? YOKSA KIRILMA NOKTASI MI?

Kerkük Semasından bir yıldız daha kaydı...

Dr. Cüneyt MENGÜ


Gezi Parkı gösterilerinin 10. gününde İstanbul – Harbiye’de bulunan şirketimizi ziyaret etmek isteyen bir gazetenin değerli köşe yazarı Levent’ten arayarak durumun orada nasıl olduğunu sorduğunda, binlerce km uzaklıktan turist veya iş adamı olarak İstanbul’a gelmek arzusunda olanların gelmek için tereddüt etmelerinde ne kadar haklı olduklarını düşündüm.
30 Mayıs’ta çevrecilerin Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası ve AVM yapılması ile birkaç ağacın kesilmesine karşı koymalarıyla başlayan protesto gösterileri, ilk günlerde kaba ve anlayışsız davranışlar yüzünden çığ gibi büyüyerek ülkenin birçok şehrinden destek alarak yayılmıştır. Marjinal olarak adlandırılan gruplar dışındaki vatandaşların haklı bir çevre duyarlılığı ile başlattıkları eylemlerde 1990’lı kuşağın duruşuna hayran olmamak mümkün değil. Bu bağlamda Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından gösterilerle ilgili mesajların anlaşıldığı ifade edilmiştir. Bu tür yaklaşımlar olayların başladığı günlerde ülke yöneticileri tarafından yapılmış olsa idi olaylar bu aşamalara gelmemiş olurdu. Diğer taraftan bu gösterilerin seyrine bakıldığında ana maksadını aşarak hedefinin farklı yönlere çekilmeye çalışıldığı özellikle dış medyadaki yayınlardan açıkça görülmektedir. Böylece kışkırtıcılar zaman zaman bu olayların arkasına saklanarak toplumun güvenliğini tehdit ettiler.
Gösterilerin 18. gününde hükümetin gerek eylemci temsilcileri ve gerekse sanat çevresi ile yaptığı görüşmeler sonucunda eylemlerin sona ereceğine dair toplumda kanaat oluşmasına rağmen eylemcilerin inadı sonucunda 19. günün gecesinde Gezi Parkı ve çevresi güvenlik güçlerinin müdahalesi ile savaş alanına dönmüştür. Bu durum Cumhuriyet tarihine bir kırılma noktası şeklinde tescil edilecektir. Kanımca müdahale tatil günü dışında bir günde yapılsa idi katılımcı sayısı daha az olacağından olaylar bu kadar büyümeyebilirdi. Bu itibarla o gece bizi yurtdışından arayanlara Türkiye’ye gelebilirsiniz diyemedim.
Ülkemizin, 40 yıllık yoğun bir çalışma sonucunda, uluslar arası mukayeseli üstünlük sağladığı inkar edilemez. Ancak son yıllarda T.C. Anayasa’sı üzerinde tartışmaya açılan değişiklik önerileri, kabaran cari bütçe açığı, sonucunun ülkeye ne getirip götüreceği belli olmayan Suriye politikası, Irak’ta Merkezi Hükümetle Bölgesel Yönetim arasında meydana gelen ihtilafta sürdürülen eşitlik politikasına rağmen Bölgesel Yönetimin yanında durulması, Kosova’da, Balkanlar’da ve Kerkük’te milli kimliği yok etme girişimleri, sağlıklı açıklaması yapılmadığı için bazı uygulamaların yaşam tarzına müdahale olarak algılanması, bu gösteriler için birer birikim olduğu kanaatindeyim.
Gezi Parkı krizi, Cumhuriyet Tarihimizde önemli bir yeri işgal edecek ve sosyo politik yönden daha çok analizlere tabi tutulacaktır. Süreç farklı yönlerden incelendiğinde; Gezi Parkı’nı Arap Baharı’na benzetme girişimleri yapılmış ve bununla ilgili olarak dış medyaya Arap Baharı’nın bir ayaklanma olduğu halbuki Gezi Parkı’nın bir protestodan ibaret olduğu gerekli bir şekilde izah edilememiş ve bunun sonucunda çıkar odaklarının da desteği ile Batı medyasının Türkiye’yi “Güvenli Olmayan Ülke” olarak ilan etmesine kadar gitmiştir. Üzülerek söylemek gerekirse bazı dost Arap ülkelerinin medyasında, sanki Arap ülkelerinde yaşanan olayların nedenleri bilinmiyormuş gibi, Türkiye hakkında yanlış maksatlı yayın yapmaları sonucunda başta turizm sektörü olmak üzere diğer ekonomik sektörler de çok büyük darbe almıştır. Ortadoğulu turistlerin Türkiye yerine Londra veya Madrid’e seyahat etmeleri kendi ülkelerinde halen teşvik edilmektedir.
Kim ne derse desin ülkemizde muhafazakar kesim ile laik kesim olarak adlandırılan gruplar arasında iç savaşa yol açacak bir çatışmanın meydana gelmesi bana göre imkansızdır. Kendini bilmeyen veya maksatlı olarak cami avlusuna birayla girenleri ve başörtülü bir kadınımızın darp edilmesini laik kesime mal etmek, cumhuriyetin kuruluş felsefesine dil uzatanları muhafazakar kesime mal etmek kadar yanlıştır. Ancak başka bir şekilde benzer bir çatışmanın vuku bulması için dış mihraklar tarafından girişimlerde bulunulduğu bazı analistler tarafından zaman zaman dile getirilmektedir.
Bu krizin hiç şüphesiz son bulmayacağı aşikardır ve ayrıca nasıl sonuçlanacağı da meçhuldür. Tabiidir ki insanlar düşüncelerini yasalara uygun biçimde ifade etme haklarına sahiptir. Ancak birileri istiyor diye ülke idaresinin demokrasi dışı yollarla değiştirilmesi demokrasiye hizmet etmeyeceği gibi vereceği zarar da çok büyük olacaktır. Diğer taraftan kamu ve ülke vatandaşlarının mallarına eylemciler tarafından verilen zararlar ulu önder Atatürk’ün ilkeleriyle de kesinlikle bağdaşmamaktadır.

Son olarak, Tunus, Mısır ve Libya olayları ile ilgili olan bir makalemde, bir ülke yöneticisinin halkıyla yüz göz olmasının yanlış olduğunu ifade etmiştim. Tarihten aldığımız dersler doğrultusunda ülke idaresi sabır gerektiren çok farklı bir sanattır.




cuneyt.mengu@mercanonline.com

Dr. Cüneyt MENGÜ Yazarn dier yazlar (114)...

Ağıt

Hits: 46

Gaziler yolunda Gazi'miz gitti Arkaya bakmadan sel oldu aktı Çıkarken yoluna çok genç yaşın…

Devam...

Kerkük Semasından bir yıldız daha kaydı...

Hits: 30

Türkmen Mücadeleci,Düşünür ve eski liderlerinden Gazi Abdülmecit'ın vefat haberini büyük …

Devam...

KUZEY SURİYE’DE KÜÇÜK AMERİKA

Hits: 76

ABD’nin yıllardır üzerinde çalıştığı Kürdistan projesi göz ardı edilemez. Projenin Kuz…

Devam...

Türkmengüncesi 106

Hits: 19

Devam...

Geri sayım başladı! Türkmen kenti Telafer'e operasyon başlıyor

Hits: 50

Musul'un DEAŞ'ten geri alınmasıyla beraber Telafer için dev geri sayım başladı. Irak ordu bir…

Devam...

Irak "Kerkük İçin Referandum Kararını" Reddetti

Hits: 48

Irak Bakanlar Kurulu, geçen nisan ayında Kerkük'ün Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) ilha…

Devam...

Kerkük Türkmenlerini sadece Ankara destekliyor

Hits: 79

Türk Birliği Kurultayı’na katılmak üzere Kayseri’ye gelen Irak Milli Türkmen Partisi (IMT…

Devam...

Telafer operasyonunda 'Haşdi Şabi ve Peşmerge' olmayacak

Hits: 56

Irak'ta Musul kent merkezinin DEAŞ'tan geri alınmasıyla birlikte gözler, örgütün hala elinde …

Devam...

Kerkük'te Türkmenler silahlı birlik kurmaya başladı

Hits: 79

Kerkük'ün DAEŞ sonrası peşmerge tarafından işgali neticesinde Türkmenlerin endişeleri her g…

Devam...

Türkmen Koordinasyon Kurulu (TKK) Beşnc olağan Toplantısı Bildirisi

Hits: 59

Türkmen Koordinayon Kurulu (TKK) Beşinci olağan Toplantısı Bağdata 18/7/2107 Salı gecesi yap…

Devam...

Yazarn ok okunan

BÖLÜNME TARTIŞMALARI

Hits: 22630

1991’de BM kararıyla Güvenli Bölge adı altında Irak’ın kuzeyinde kurulan Irak Kürt Bölge…

Devam...

IRAK MUTABAKATI VE TÜRKMENLER

Hits: 22384

1926’da Türkiye, İngiltere ve Irak hükümetleri arasında Ankara Antlaşması’nın imzalandı…

Devam...

TÜRKİYE DARBOĞAZDA

Hits: 21697

Irak ve Suriye’de tüm taraflar DEAŞ’ın işgal ettiği toprakların temizlenmesinin ardından …

Devam...

LOZAN VE MUSUL OPERASYONU

Hits: 17768

Yaklaşık bir yıldan fazladır sözü edilen ve Irak’ın içinde ve dışında pazarlığı yap…

Devam...

FIRAT KALKANI

Hits: 15668

Suriye’de Esad rejimine karşı 2011’de başlayan ayaklanmayla ilgili olarak Türkiye’nin eş …

Devam...