1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2017-10-16
Facebook Twitter Youtube

IRAK’TA MESELENİN ÖZÜ

Pabuç Pahalı!

Önder SAATÇİ


Batılıların, hasta adam ilân ettikleri Osmanlı’yı kendi hâline bırakmaları beklenemezdi. Avrupalılar, Osmanlı’nın çekirdeğini manevî(dinî) özünden tecrit ederek(soyutlayarak)Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde zapt ettikten sonra, şapkadan tavşan çıkarırcasına, Osmanlı’nın külleri üzerinde, 20’den fazla devlet kurdurdular. Osmanlı’nın cesedi çiğnenerek kurulan bir sürü Arap devleti 20. asırda ya birbiriyle savaştı veya parçalandı. Yemen’i önce Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye böldüler sonra savaştırdılar. Filistin’i İsrail’e peşkeş çektikten sonra Yahudileri Arap komşularının üzerine salarak Oratadoğu’yu kan gölüne çevirdiler. Balkanlarda Bosna faciasının baş mimarlığını yaptıktan sonra da Sudan’ın bölünmesini başarıyla(!) tezgâhladılar. 2003 yılından beri de Irak’ın yamalı bohça halinden faydalanarak bu ülkeyi kurtlar sofrasına çevirdiler. Suriye’nin de Irak’tan farkı yok. Bütün bunların ardında da zengin petrol yataklarını kontrol etme politikaları var.
Osmanlı’nın tarihe intikal etmesiyle, onun birleştirici gücü olan İslâmın kitleleri bir arada tutan sosyolojik etkisi de ortadan kalkmış oldu. Böylece, Irak ilk kurulduğu günden beri bir kavmiyetler ve mezhepler cehennemine dönüştürüldü. Gerek Irak’taki gerek Türkiye’deki Millî devlet yapılanmaları dinin esas alındığı millîlikten kavmiyetin öne çıkarıldığı bir “ulusçuluk”a dayandırıldı. Millî devletler, içinde barındırdıkları farklı etnik unsurları ret ve inkâr ederek ucuz bir ulusçuluğu birleştirici İslâm kardeşliği ve kader birliği gibi tarihî kazanımlara tercih ettiler. Bu ırkçı-ulusçu tutumu Ermenilerin ve Balkan devletlerinin, içlerinde barındırdıkları veya komşu oldukları Türkleri katliamlara tabi tutmasında görebileceğimiz gibi, Türkiye’nin yakın tarihinde ve Irak’ın yakın geçmişinde de görmek mümkündür. Bu gibi ulusçuluk politikaları zamanla, bir taraftan ırkçı-ayrılıkçı eğilimleri beslerken bir taraftan da emperyalist (sömürgeci) yabancı güçlerin yıkıcı politikalarını icra edebilmelerine uygun bir zemin hazırladı. Geçmişte, Türkiye’de “Türk milliyetçiliği”ni üreten kadronun dinden uzak durmasıyla(Bunu bazı tarihî zaruretlere bağlayanlar da vardır.) bugün Kürt ayrılıkçılığının piyonlarının Kürtlere, İslâm yerine eski dinleri Zerdüştlüğü hatırlatmaya çalışması arasında bir doğru orantı olmadığı iddia edilebilir mi?...
Bu kısa tarihî-sosyolojik tahlilden ve uzun girişten sonra Irak’ta cereyan eden hadiselere daha iyi nüfuz edebiliriz, sanırım.
Irak’taki Arap ırkçılığıyla karşı karşıya gelen Türkler(Bugün daha çok “Türkmen” diye anılıyor.) ve Kürtler bu mesele karşısında farklı tutumlar sergilediler. Irak Türkleri, gerek tarihten tevarüs ettikleri medenî alışkanlıklarından gerek güçlü bir lideri içlerinden uzun süre çıkaramadıklarından ve gerek bir dış güç tarafından şöyle ya da böyle desteklenmediklerinden hiçbir zaman Irak devleti aleyhinde bir faaliyette bulunmadılar. Türkmenler, uğradıkları bütün mezalime rağmen bugün dahi Irak’ın bütünlüğünü en çok savunan kitledir. Kürtler ise 50’li yıllardan itibaren Molla Mustafa Barzani’nin başını çektiği bir silâhlı ayaklanmayı yürüttüler ve bugün de oğul Barzani’nin elebaşılığında Irak’ta hedeflerine büyük ölçüde ulaştılar. Kürt hareketi başlangıçtan beri sol karakterliydi ve emperyalistlerin (Rusya, İsrail, ABD) güdümünde yoluna devam etti. Kürt lider baba Barzani 50’li yıllarda Türkmenleri de yanına çekmek istediyse de Türkmenler Komünist Kürtlerle iş birliğine girişmediler. Bunun bedelini de 14 Temmuz (1959) Kerkük Katliamı’nda ağır bir şekilde ödediler. Bugünden bakınca, Türkmenlerin o günkü tavrının her şeye rağmen isabetli olduğunu söylemekte beis görmüyoruz. Zira, Türkmenler o günlerde Kürtlerle el ele verip Irak Hükûmetine karşı ayaklansalardı bugün yine de petrol iştihasıyla üzerlerine gelen ve kökü İsrail’e dayanan entrikaların hedefine oturtulacaklardı. Zira Irak’taki bütün kavga petrol üzerine kurulmuştur. Irak’ın kuzeyinde düşünülen Kürt devletinin hâlâ tam müstakil olamayışı Türkmen ve petrol şehri Kerkük’ü kendi sınırlarına henüz katamamış olmasında aranmalıdır.
Irak’ta bugünkü kavmiyet ve mezhep çeşitliliğinin tarihten tevarüs edildiği gün gibi ortadadır. Ancak, bu farklılıkların çatışma konusu haline gelmesi Irak’ta bir “ulus-devlet” modelinin İngilizlerce Osmanlı sonrasında devreye konmasından sonradır. Bu gibi devletlerde her ne kadar bir “ulus” bilinci geliştirilmek istense de hiçbir zaman kavmiyetten milliyete geçiş mümkün olmamaktadır. Irak’ta bugüne kadar bir Iraklılık kimliği teşekkül etmemişse ve bu ülke bir insan mezbahasına dönüştürülmüşse bunun sebebini biraz da tarihî gerçeklerle alay edercesine kurdurulan “ulus-devlet” mekanizmalarında aramak lâzım.
Bugün gelinen noktada ise Osmanlı coğrafyasının daha fazla bölünmeye tahammülü kalmamıştır. Her bölünme bir başka çatışmayı da beraberinde getirecektir. Barzani ve Talabani liderliğindeki Kürtler Irak yönetiminden çektikleri sıkıntıların acısını Türkmen kardeşlerinden çıkararak veya bütün Iraklıların ortak malı olan petrolü tek başlarına(ABD –İsrail menfaatleri gereği) kontrol ederek daha emin bir istikbale çıkamayacaklardır. Kürtler şunu bilmelidirler ki çevre ülkelerden toprak koparıp büyük Kürdistan hayalleriyle yeni bir “ulus” kimliği inşa edilemez. Milletleşme ise tarihin getirdikleriyle mümkündür ve ırk, soy gibi ayrıntılarla kavranamayacak kadar geniş bir kavramdır. Bugün bu bölgeye lâzım olan barış ve kalkınma her kavmiyetin kendi sınırları içinde barındığı küçük zümrelerin tahakkümüne verilmiş ve ipi başkalarının elinde olan kukla devlet yapılanmalarıyla asla gerçekleştirilemez. Gerek Türkiye’de gerek Irak’ta Kürtlerin daha uzun bir müddet Türk ve Arap kardeşleriyle birlikte yaşamaları kendi menfaatlerinedir.
Bölge dışından dayatılan her türlü çözüm modeli ve teklifinin(özerklik, bağımsızlık, ortak yönetim, federalizm, vs.) bu bölgenin emniyetine ve istikrarına hizmet etmeyeceği bilinmelidir.

Önder SAATÇİ Yazarn dier yazlar (11)...

Irak güçleri Kerkük Havalimanı'nda kontrolü sağladı

Hits: 20

Kerkük'teki ilerleyişini sürdüren Irak güçlerinin Kerkük Havalimanı'nda da kontrolü sağlad…

Devam...

Kerkük'te son dakika: Irak ordusu Kerkük havalimanını ele geçirdi

Hits: 15

IKBY'nin bağımsızlık referandumunun sonuçlarını iptal etmeyi reddetmesi üzerine Irak ordusu …

Devam...

Tuzhurmatu'da Türkmen milletvekilinin evine hain saldırı

Hits: 12

Selahattin iline bağlı Tuzhurmatu ilçesinin Türkmen milletvekili Niyazi Mimaroğlu'nun evine bug…

Devam...

"200 Kişi ile Çıkarma Yapacağız" Diyen Alperenler, Kerkük'e Ulaştı

Hits: 94

Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Kürşat Mican, beraberindeki grupla birlikte Türkmen ken…

Devam...

Kerkük'te askeri gerilim devam ediyor

Hits: 26

Irak'ın Kerkük kentinde Peşmerge ve Haşdi Şabi güçleri arasındaki gerginlik devam ederken, y…

Devam...

Irak Genelkurmay Başkan Ganimi: Kerkük ne şekilde olursa olsun geri alınacak

Hits: 17

Irak Savuma Bakan Yardımcısı ve Genel Kurmay Başkanı Osman Al Ganimi DHA muhabirine verdiği r…

Devam...

Türkiye-Amerika Krizi

Hits: 95

Türk Hükümeti ile Amerikan Hükümetleri arasında çıkan vize krizinin asıl nedeni Amerikan’…

Devam...

Kerkük’te Kızılca Kıyamet Kopmak Üzere!

Hits: 35

Türk yurdu Kerkük resmi olarak Bağdat yönetimine bağlı bir kenttir. Ancak peşmerge, 2014 yıl…

Devam...

Pabuç Pahalı!

Hits: 24

2014’ten beri Peşmerge işgali altında olan Türkmen şehri Kerkük çevresinde Irak ordusunun y…

Devam...

Referandumdan Konfederasyona

Hits: 180

Bazıları Barzani’nin referandumdaki inadını anlamakta zorlanıyor. ABD, Türkiye, İran ve B…

Devam...

Yazarn ok okunan

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN,, IRAK TÜRKMENLERİNİN YAKIN GEÇMİŞİNE PENCERELER

Hits: 24611

İnsanoğlu, zaman denen ezelî ve ebedî hazineden kendisine sunulan k…

Devam...

HABİB HÜRMÜZLÜ’NÜN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 17361

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı …

Devam...

IRAK TÜRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Hits: 4499

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat…

Devam...

KERKÜK HOYRATLARINDA TÜRKÇE SEVDASI

Hits: 3797

Kalbinin bütün ızdıraplarını, ruhunun derinliklerinden kopan her feryadı ve sesini dış â…

Devam...

Kerkük Hoyrat ve Mânilerinde Millî Duygular-II

Hits: 3091

Hoyratlarımızın, konuları bakımından tasnif edilmesine yarayacağını umduğumuz o yazıda, s…

Devam...