1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer
Son gncelleme: 2018-09-18
Facebook Twitter Youtube

IRAK’TA MESELENİN ÖZـ

Kardaslik 79

Önder SAATÇİ


Batılıların, hasta adam ilân ettikleri Osmanlı’yı kendi hâline bırakmaları beklenemezdi. Avrupalılar, Osmanlı’nın çekirdeğini manevî(dinî) ِzünden tecrit ederek(soyutlayarak)Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde zapt ettikten sonra, şapkadan tavşan çıkarırcasına, Osmanlı’nın külleri üzerinde, 20’den fazla devlet kurdurdular. Osmanlı’nın cesedi çiğnenerek kurulan bir sürü Arap devleti 20. asırda ya birbiriyle savaştı veya parçalandı. Yemen’i ِnce Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bِldüler sonra savaştırdılar. Filistin’i İsrail’e peşkeş çektikten sonra Yahudileri Arap komşularının üzerine salarak Oratadoğu’yu kan gِlüne çevirdiler. Balkanlarda Bosna faciasının baş mimarlığını yaptıktan sonra da Sudan’ın bِlünmesini başarıyla(!) tezgâhladılar. 2003 yılından beri de Irak’ın yamalı bohça halinden faydalanarak bu ülkeyi kurtlar sofrasına çevirdiler. Suriye’nin de Irak’tan farkı yok. Bütün bunların ardında da zengin petrol yataklarını kontrol etme politikaları var.
Osmanlı’nın tarihe intikal etmesiyle, onun birleştirici gücü olan İslâmın kitleleri bir arada tutan sosyolojik etkisi de ortadan kalkmış oldu. Bِylece, Irak ilk kurulduğu günden beri bir kavmiyetler ve mezhepler cehennemine dِnüştürüldü. Gerek Irak’taki gerek Türkiye’deki Millî devlet yapılanmaları dinin esas alındığı millîlikten kavmiyetin ِne çıkarıldığı bir “ulusçuluk”a dayandırıldı. Millî devletler, içinde barındırdıkları farklı etnik unsurları ret ve inkâr ederek ucuz bir ulusçuluğu birleştirici İslâm kardeşliği ve kader birliği gibi tarihî kazanımlara tercih ettiler. Bu ırkçı-ulusçu tutumu Ermenilerin ve Balkan devletlerinin, içlerinde barındırdıkları veya komşu oldukları Türkleri katliamlara tabi tutmasında gِrebileceğimiz gibi, Türkiye’nin yakın tarihinde ve Irak’ın yakın geçmişinde de gِrmek mümkündür. Bu gibi ulusçuluk politikaları zamanla, bir taraftan ırkçı-ayrılıkçı eğilimleri beslerken bir taraftan da emperyalist (sِmürgeci) yabancı güçlerin yıkıcı politikalarını icra edebilmelerine uygun bir zemin hazırladı. Geçmişte, Türkiye’de “Türk milliyetçiliği”ni üreten kadronun dinden uzak durmasıyla(Bunu bazı tarihî zaruretlere bağlayanlar da vardır.) bugün Kürt ayrılıkçılığının piyonlarının Kürtlere, İslâm yerine eski dinleri Zerdüştlüğü hatırlatmaya çalışması arasında bir doğru orantı olmadığı iddia edilebilir mi?...
Bu kısa tarihî-sosyolojik tahlilden ve uzun girişten sonra Irak’ta cereyan eden hadiselere daha iyi nüfuz edebiliriz, sanırım.
Irak’taki Arap ırkçılığıyla karşı karşıya gelen Türkler(Bugün daha çok “Türkmen” diye anılıyor.) ve Kürtler bu mesele karşısında farklı tutumlar sergilediler. Irak Türkleri, gerek tarihten tevarüs ettikleri medenî alışkanlıklarından gerek güçlü bir lideri içlerinden uzun süre çıkaramadıklarından ve gerek bir dış güç tarafından şِyle ya da bِyle desteklenmediklerinden hiçbir zaman Irak devleti aleyhinde bir faaliyette bulunmadılar. Türkmenler, uğradıkları bütün mezalime rağmen bugün dahi Irak’ın bütünlüğünü en çok savunan kitledir. Kürtler ise 50’li yıllardan itibaren Molla Mustafa Barzani’nin başını çektiği bir silâhlı ayaklanmayı yürüttüler ve bugün de oğul Barzani’nin elebaşılığında Irak’ta hedeflerine büyük ِlçüde ulaştılar. Kürt hareketi başlangıçtan beri sol karakterliydi ve emperyalistlerin (Rusya, İsrail, ABD) güdümünde yoluna devam etti. Kürt lider baba Barzani 50’li yıllarda Türkmenleri de yanına çekmek istediyse de Türkmenler Komünist Kürtlerle iş birliğine girişmediler. Bunun bedelini de 14 Temmuz (1959) Kerkük Katliamı’nda ağır bir şekilde ِdediler. Bugünden bakınca, Türkmenlerin o günkü tavrının her şeye rağmen isabetli olduğunu sِylemekte beis gِrmüyoruz. Zira, Türkmenler o günlerde Kürtlerle el ele verip Irak Hükûmetine karşı ayaklansalardı bugün yine de petrol iştihasıyla üzerlerine gelen ve kِkü İsrail’e dayanan entrikaların hedefine oturtulacaklardı. Zira Irak’taki bütün kavga petrol üzerine kurulmuştur. Irak’ın kuzeyinde düşünülen Kürt devletinin hâlâ tam müstakil olamayışı Türkmen ve petrol şehri Kerkük’ü kendi sınırlarına henüz katamamış olmasında aranmalıdır.
Irak’ta bugünkü kavmiyet ve mezhep çeşitliliğinin tarihten tevarüs edildiği gün gibi ortadadır. Ancak, bu farklılıkların çatışma konusu haline gelmesi Irak’ta bir “ulus-devlet” modelinin İngilizlerce Osmanlı sonrasında devreye konmasından sonradır. Bu gibi devletlerde her ne kadar bir “ulus” bilinci geliştirilmek istense de hiçbir zaman kavmiyetten milliyete geçiş mümkün olmamaktadır. Irak’ta bugüne kadar bir Iraklılık kimliği teşekkül etmemişse ve bu ülke bir insan mezbahasına dِnüştürülmüşse bunun sebebini biraz da tarihî gerçeklerle alay edercesine kurdurulan “ulus-devlet” mekanizmalarında aramak lâzım.
Bugün gelinen noktada ise Osmanlı coğrafyasının daha fazla bِlünmeye tahammülü kalmamıştır. Her bِlünme bir başka çatışmayı da beraberinde getirecektir. Barzani ve Talabani liderliğindeki Kürtler Irak yِnetiminden çektikleri sıkıntıların acısını Türkmen kardeşlerinden çıkararak veya bütün Iraklıların ortak malı olan petrolü tek başlarına(ABD –İsrail menfaatleri gereği) kontrol ederek daha emin bir istikbale çıkamayacaklardır. Kürtler şunu bilmelidirler ki çevre ülkelerden toprak koparıp büyük Kürdistan hayalleriyle yeni bir “ulus” kimliği inşa edilemez. Milletleşme ise tarihin getirdikleriyle mümkündür ve ırk, soy gibi ayrıntılarla kavranamayacak kadar geniş bir kavramdır. Bugün bu bِlgeye lâzım olan barış ve kalkınma her kavmiyetin kendi sınırları içinde barındığı küçük zümrelerin tahakkümüne verilmiş ve ipi başkalarının elinde olan kukla devlet yapılanmalarıyla asla gerçekleştirilemez. Gerek Türkiye’de gerek Irak’ta Kürtlerin daha uzun bir müddet Türk ve Arap kardeşleriyle birlikte yaşamaları kendi menfaatlerinedir.
Bِlge dışından dayatılan her türlü çِzüm modeli ve teklifinin(ِzerklik, bağımsızlık, ortak yِnetim, federalizm, vs.) bu bِlgenin emniyetine ve istikrarına hizmet etmeyeceği bilinmelidir.

Önder SAATÇİ Yazarn dier yazlar (17)...

Barzani ve Talabani'den Kerkük planı

Hits: 32

Türkmen Cephesi Kerkük Teşkilat Sorumlusu Mehmet Seman Ağaoğlu, ABD-Peşmerge ortaklığıyla y…

Devam...

Kardaslik 79

Hits: 1

Devam...

TÜRKMENLERİN ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

Hits: 62

Türkiye’de yaşayan Türkmenler arasında birliği, sosyal ve siyasal dayanışmayı pekiştirmek…

Devam...

"Kerkük konusunda hiç kimse ile pazarlığa oturmayacağız"

Hits: 81

Birleşmiş Milletler Bağdat Temsilcisi Yan Kobiş ile bir araya gelen Irak Türkmen Cephesi Genel …

Devam...

Türkmenlerden Basra'ya 108 ton içme suyu yardımı

Hits: 49

Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi tarafından başlatılan yardım kampanyası kapsamında, içme suy…

Devam...

Kurtulus dergisi 143

Hits: 25

Devam...

Türkmen İstişare Toplantısı Yapıldı.

Hits: 146

Ankara’da faaliyet gösteren Türkmen Sivil Toplum Kuruluşları 2 Eylül 2018 tarihinde bölgedek…

Devam...

Türkmenler küçük ordu kurdu

Hits: 103

Kerkük’ün Haşdi Şabi destekli Irak ordusu tarafından Kürtlerden alınması sonrasında, kent…

Devam...

Irak Meclis'inde "Türkmen Grubu" kuruldu

Hits: 124

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Erşat Salihi'nin Meclis binasında yaptığı basın to…

Devam...

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi: Halkımızın çıkarını İran için riske atamayız

Hits: 57

Irak'ta hükümet kurmak için meclis büyük grubunun kurulmasına değinen İbadi, lideri olduğu …

Devam...

Yazarn ok okunan

HABİB HـRMـZLـ’NـN HATIRALARINDAN,, IRAK TـRKMENLERİNİN YAKIN GEÇMİŞİNE PENCERELER

Hits: 37174

İnsanoğlu, zaman denen ezelî ve ebedî hazineden kendisine sunulan k…

Devam...

HABİB HـRMـZLـ’NـN HATIRALARINDAN BİR YAPRAK

Hits: 33513

Bugünlerde okumakta olduğum, Habib Hürmüzlü’nün, Kerkük Vakfınca yayınlanan yeni kitabı …

Devam...

IRAK TـRKMENLERİNDEN BİR DİLCİ: İHSAN S. VASFİ

Hits: 5422

Irak Türkmenleri Osmanlı Devletinin Irak’taki hâkimiyet asırlarında gayet müreffeh bir hayat…

Devam...

KERKـK HOYRATLARINDA TـRKÇE SEVDASI

Hits: 4315

Kalbinin bütün ızdıraplarını, ruhunun derinliklerinden kopan her feryadı ve sesini dış â…

Devam...

Kerkük Hoyrat ve Mânilerinde Millî Duygular-II

Hits: 4247

Hoyratlarımızın, konuları bakımından tasnif edilmesine yarayacağını umduğumuz o yazıda, s…

Devam...